Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Gençlik Rehberi
Gençlik rehberi 18- (Otuzikinci Sözün Üçüncü Mevkıfından)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 185145" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"><span style="color: Red"><strong>Sûal: Enbiya ve Evliyaya muhabbet, nasıl faidesiz kalır?</strong></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Elcevap</strong></span>: Ehl-i Teslisin İsâ Aleyhisselâma ve Râfizîlerin Hazret-i Ali Radiyallahu Anh'a muhabbetleri faidesiz kaldığı gibi...</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Eğer o muhabbetler, Kur'an'ın irşad ettiği tarzda ve Cenab-ı Hakkın hesabına ve muhabbet-i Rahmân namına olsalar; o zaman hem dünyada, hem âhirette güzel neticeleri var.</strong></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Amma dünyada ise</strong></span>: Leziz taamlara, güzel meyvelere muhabbetin, elemsiz bir nîmet ve ayn-ı şükür bir lezzettir.</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Nefsine muhabbet ise</strong></span>; ona acımak, terbiye etmek, zararlı hevesattan menetmektir. O vakit nefis sana binmez, seni hevâsına esir etmez. Belki sen nefsine binersin. Onu hevâya değil, hüdâya sevk edersin.</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Refika-i hayatına muhabbetin</strong></span>: Madem</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black">sh:» (G: 130)</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black">hüsn-ü sîret ve mâden-i şefkat hediyye-i rahmet olduğuna bina edilmiş; o refikaya samimî muhabbet ve merhamet edersen, o da sana ciddî hürmet ve muhabbet eder. İkiniz ihtiyar oldukça o hal ziyadeleşir, mes'ûdane hayatını geçirirsin. Yoksa, hüsn-ü surete muhabbet nefsanî olsa, o muhabbet çabuk bozulur. Hüsn-ü muaşereti de bozar.</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Peder ve valideye karşı muhabbetin</strong></span>; Cenab-ı Hak hesabına olduğu için, hem bir ibadet, hem de onlar ihtiyarlandıkça hürmet ve muhabbeti ziyadeleştirirsin. En âlî bir his ile, en merdane bir himmet ile onların tûl-i ömrünü ciddi arzu edip bekalarına dua etmek; «Tâ onların yüzünden daha ziyade sevap kazanayım.» diye samimî hürmetle onların elini öpmek, ulvî bir lezzet-i ruhanî almaktır. Yoksa; nefsanî, dünya itibariyle olsa, onlar ihtiyar oldukları ve sana bâr olacak bir vaziyete girdikleri zaman, en süfli ve en alçak bir his ile vücutlarını istiskaz etmek; sebeb-i hayatın olan o muhterem zatların mevtlerini arzu etmek gibi vahşî, kederli, ruhanî bir elemdir.</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Evlâdına muhabbet ise</strong></span>: Cenab-ı Hakkın senin nezaretine ve terbiyene emanet ettiği sevimli, ünsiyetli o mahlûklara muhabbet ise: saadetli bir muhabbet, bir nimettir. Ne musi-</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black">sh:» (G: 131)</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black">betleriyle fazla elem çekersin. Ne de ölümleriyle me'yûsane feryad edersin. Sabıkan geçtiği gibi; onların Hâlikları hem Hakîm, hem Rahîm olduğundan: «Onlar hakkında o mevt, bir saadettir.» dersin. Senin hakkında onları sana veren Zatın rahmetini düşünürsün. Firak eleminden kurtulursun.</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Ahbablara muhabbetin ise</strong></span>: Madem Lillâh içindir. O ahbabların firakları, hattâ ölümleri, sohbetinize ve uhuvvetinize mâni olmadığı için; o mânevî muhabbet ve ruhanî irtibattan istifade edersin. Ve mülâkat lezzeti, dâimî olur. Lillâh için olmazsa, bir günlük mülâkat lezzeti, yüz günlük firak elemini netice verir. (Hâşiye).</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> <span style="color: Red"><strong>Enbiya ve Evliyaya muhabbetin ise</strong></span>: Ehl-i gaflete karanlıklı bir vahşetgâh görünen âlem-i berzah, o nuranîlerin vücutlariyle tenevvür etmiş menzilgâhları suretinde sana göründüğü için, o âleme gitmeye tevahhuş, tedehhüş değil; belki bilâkis temayül ve iştiyak hissini verir; hayat-ı dünyeviyenin lezzetini kaçırmaz. Yoksa, onların muhabbeti, ehl-i medeniyetin meşahir-i insaniyeye muhabbeti nev'inden olsa; o kâmil insanların fena ve zevalle-</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> _____________________</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"> (Hâşiye) : <span style="color: Red"><strong>Lillâh için bir saniye mülâkat, bir senedir. Dünya için olsa; bir sene, bir saniyedir...</strong></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black">sh:» (G: 132)</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black">rini ve mazi denilen mezar-ı ekberinde çürümelerini düşünmekle, ehemli hayatına bir keder daha ilâve eder. Yani: «Öyle kâmilleri çürüten bir mezara, ben de gideceğim.» diye düşünür. Mezaristana endişeli bir nazarla bakar, «Ah!» çeker. Evvelki nazarda ise: Cisim libasını mâzide bırakıp, kendileri istikbal salonu olan berzah âleminde kemal-i rahatla ikametlerini düşünür; mezaristana ünsiyetkârane bakar.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 185145, member: 5987"] [SIZE="3"][COLOR="Black"][COLOR="Red"][B]Sûal: Enbiya ve Evliyaya muhabbet, nasıl faidesiz kalır?[/B][/COLOR] [COLOR="Red"][B]Elcevap[/B][/COLOR]: Ehl-i Teslisin İsâ Aleyhisselâma ve Râfizîlerin Hazret-i Ali Radiyallahu Anh'a muhabbetleri faidesiz kaldığı gibi... [COLOR="Red"][B]Eğer o muhabbetler, Kur'an'ın irşad ettiği tarzda ve Cenab-ı Hakkın hesabına ve muhabbet-i Rahmân namına olsalar; o zaman hem dünyada, hem âhirette güzel neticeleri var.[/B][/COLOR] [COLOR="Red"][B]Amma dünyada ise[/B][/COLOR]: Leziz taamlara, güzel meyvelere muhabbetin, elemsiz bir nîmet ve ayn-ı şükür bir lezzettir. [COLOR="Red"][B]Nefsine muhabbet ise[/B][/COLOR]; ona acımak, terbiye etmek, zararlı hevesattan menetmektir. O vakit nefis sana binmez, seni hevâsına esir etmez. Belki sen nefsine binersin. Onu hevâya değil, hüdâya sevk edersin. [COLOR="Red"][B]Refika-i hayatına muhabbetin[/B][/COLOR]: Madem sh:» (G: 130) hüsn-ü sîret ve mâden-i şefkat hediyye-i rahmet olduğuna bina edilmiş; o refikaya samimî muhabbet ve merhamet edersen, o da sana ciddî hürmet ve muhabbet eder. İkiniz ihtiyar oldukça o hal ziyadeleşir, mes'ûdane hayatını geçirirsin. Yoksa, hüsn-ü surete muhabbet nefsanî olsa, o muhabbet çabuk bozulur. Hüsn-ü muaşereti de bozar. [COLOR="Red"][B]Peder ve valideye karşı muhabbetin[/B][/COLOR]; Cenab-ı Hak hesabına olduğu için, hem bir ibadet, hem de onlar ihtiyarlandıkça hürmet ve muhabbeti ziyadeleştirirsin. En âlî bir his ile, en merdane bir himmet ile onların tûl-i ömrünü ciddi arzu edip bekalarına dua etmek; «Tâ onların yüzünden daha ziyade sevap kazanayım.» diye samimî hürmetle onların elini öpmek, ulvî bir lezzet-i ruhanî almaktır. Yoksa; nefsanî, dünya itibariyle olsa, onlar ihtiyar oldukları ve sana bâr olacak bir vaziyete girdikleri zaman, en süfli ve en alçak bir his ile vücutlarını istiskaz etmek; sebeb-i hayatın olan o muhterem zatların mevtlerini arzu etmek gibi vahşî, kederli, ruhanî bir elemdir. [COLOR="Red"][B]Evlâdına muhabbet ise[/B][/COLOR]: Cenab-ı Hakkın senin nezaretine ve terbiyene emanet ettiği sevimli, ünsiyetli o mahlûklara muhabbet ise: saadetli bir muhabbet, bir nimettir. Ne musi- sh:» (G: 131) betleriyle fazla elem çekersin. Ne de ölümleriyle me'yûsane feryad edersin. Sabıkan geçtiği gibi; onların Hâlikları hem Hakîm, hem Rahîm olduğundan: «Onlar hakkında o mevt, bir saadettir.» dersin. Senin hakkında onları sana veren Zatın rahmetini düşünürsün. Firak eleminden kurtulursun. [COLOR="Red"][B]Ahbablara muhabbetin ise[/B][/COLOR]: Madem Lillâh içindir. O ahbabların firakları, hattâ ölümleri, sohbetinize ve uhuvvetinize mâni olmadığı için; o mânevî muhabbet ve ruhanî irtibattan istifade edersin. Ve mülâkat lezzeti, dâimî olur. Lillâh için olmazsa, bir günlük mülâkat lezzeti, yüz günlük firak elemini netice verir. (Hâşiye). [COLOR="Red"][B]Enbiya ve Evliyaya muhabbetin ise[/B][/COLOR]: Ehl-i gaflete karanlıklı bir vahşetgâh görünen âlem-i berzah, o nuranîlerin vücutlariyle tenevvür etmiş menzilgâhları suretinde sana göründüğü için, o âleme gitmeye tevahhuş, tedehhüş değil; belki bilâkis temayül ve iştiyak hissini verir; hayat-ı dünyeviyenin lezzetini kaçırmaz. Yoksa, onların muhabbeti, ehl-i medeniyetin meşahir-i insaniyeye muhabbeti nev'inden olsa; o kâmil insanların fena ve zevalle- _____________________ (Hâşiye) : [COLOR="Red"][B]Lillâh için bir saniye mülâkat, bir senedir. Dünya için olsa; bir sene, bir saniyedir...[/B][/COLOR] sh:» (G: 132) rini ve mazi denilen mezar-ı ekberinde çürümelerini düşünmekle, ehemli hayatına bir keder daha ilâve eder. Yani: «Öyle kâmilleri çürüten bir mezara, ben de gideceğim.» diye düşünür. Mezaristana endişeli bir nazarla bakar, «Ah!» çeker. Evvelki nazarda ise: Cisim libasını mâzide bırakıp, kendileri istikbal salonu olan berzah âleminde kemal-i rahatla ikametlerini düşünür; mezaristana ünsiyetkârane bakar.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Gençlik Rehberi
Gençlik rehberi 18- (Otuzikinci Sözün Üçüncü Mevkıfından)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst