Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Genetik şifreyi çözen, zayıflıyor!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="HaberRss" data-source="post: 440799" data-attributes="member: 5873"><p><img src="http://cdncms.zaman.com.tr/2013/09/21/genetiksifrre.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />Kalp-damar hastalıkları, diyabet, osteoporoz, kanser ve nörolojik bozukluklar… Bu hastalıklardan bir ya da birkaçına genetik yatkınlığınız varsa korkmayın. Zira genetiğe uygun diyet programıyla bu hastalıklara yakalanma riskini azaltırken, kiloluysanız daha hızlı kilo verebiliyorsunuz.Genetik tarama testleri gitgide yaygınlaşıyor. Kişinin aileden gelen hangi hastalıklara yatkın olduğunu belirleyen bu testler erken tedbir alınmasına sağladığı için hayat kurtarıcı olabiliyor. Peki bu genetik testler sayesinde daha hızlı ve kalıcı kilo vermek mümkün mü? Medical Park Göztepe Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Gökmen’e göre bu sorunun cevabı evet. Üstelik hangi hastalıklara yatkın olduğunuzu genetik merkezinde yapılan testler vasıtasıyla öğrenip beslenmenizi buna göre düzenleyerek hastalık riskini de en aza indirmiş oluyorsunuz.Üç kat hızlı kilo vermek mümkünGenetiğe uygun beslenmenin tıbbi literatürdeki adı nutrigenetik. Nutrigenomik, terim olarak ilk kez 1975 yılında kullanılmış olmakla birlikte son yıllarda genetikteki büyük ilerlemeler ve besin moleküllerinin daha iyi tanınması sonucu çok tartışılan ve ilgi çeken bir alan haline gelmiş. Nutrigenetik, beslenme ve hastalık ilişkisinde genetik farklılıkların rolünü araştıran bir dal. Arzu Gökmen, “Bir bilimsel araştırmada aynı diyetle kadınların bir kısmının belli bir süre içinde 15 kilo zayıfladıkları, bir kısmının ise 5 kg aldıkları görülmüş. Sonra kilo veren ve alanlar arasındaki farkı merak etmişler. Bunun üzerine Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre insanların hangi tip diyetle daha kolay zayıflayabileceklerini, genetik özelliklerinin belirlediği çıktı ortaya. Örneğin; genetik olarak düşük karbonhidrat diyetinden faydalanma eğilimi olanların, bu genetik özelliği olmayanlara göre yaklaşık 3 kat daha fazla kilo kaybettiğini gözlemlediler. Düşük yağlı diyetler için de benzer saptamalar yapıldı.” diyor.Sistem nasıl işliyor?Aynı toplumdan, hatta aynı aileden bireyler aynı besinleri tüketseler bile bireysel genetik farklılıklar nedeniyle bir kısmı sağlıklıyken, bazılarında aşırı zayıflık ya da obezite, kanser, kalp hastalıkları ve diyabet hastalığı görülebilir. Bu da kişinin genetik özelliklerinden kaynaklanıyor. Gökmen, bu nedenle hastaların ilk olarak hastanenin genetik ünitesine yönlendirildiğini söylüyor. Genetik ünitesindeki doktorlar hastayı görüp gerekli testleri istiyor. Hastanın genetiğine uygun raporu çıktıktan sonraysa beslenme ve diyet uzmanına yönlendiriliyor. Rapor sonuçlarına göre beslenme programı hazırlanıp, hastanın genetik özellikleri doğrultusunda bir yol haritası çiziliyor.Hangi hastalığa yatkın olanlar nasıl beslenmeli?Her hastanın genetik raporuna göre bir beslenme programı düzenleniyor. Tüm programlar kişiye özel. Örneğin; hastanın genetiğinde kalp hastalıkları riski ve obezitesi varsa ve yağdan fakir bir diyetle beslenmesi gerekiyorsa ona göre bir beslenme programı planlanıyor. Genetik olarak kalp hastalığına yatkın olan biri, doymuş yağ oranı düşük, yani katı yağ, tereyağı, margarin gibi besinlerden uzak durmalı. Kızartılmış yiyecekleri ve kavrulmuş besinleri tüketmemeli. Kurubaklagilleri haftada iki veya üç kere, haftada en az iki gün de balık yemeli. Genetik olarak diyabete yatkınlığı olan kişiler öncelikle şeker ve şekerli gıdalardan, beyaz ekmek, börek, çörek, pirinç gibi gıdalardan uzak durmalı. Mutlaka beslenme alışkanlıklarını değiştirmeli ve günde 5-6 öğün beslenmeli. Meyve suyu, gazlı içecekler gibi besinleri nadiren veya hiç tüketmemeliler. Kansere genetik olarak yatkınlık varsa, kişiyi kanserden korumak adına mutlaka yeşil çay tüketimi günde 3 fincan olmalı. Mevsim sebzeleri ve meyveleri yemeli, mevsiminde olmayan hiçbir sebze-meyve tüketilmemeli. Hazır gıdalardan uzak durmakta da fayda var. Ancak diyet uzmanı Arzu Gökmen, bu önerilerin hastalığa özgü genel beslenme önerileri olduğunun altını çiziyor. Yani beslenme programları genetik bölümünden gelen raporla şekilleniyor. Örneğin, genetik olarak diyabet hastalığına yatkın ancak karbonhidrat duyarlılığı olmayan kişinin diyetinde karbonhidratı çok kısıtlamaya gerek yok. Ancak karbonhidrat duyarlılığı olan kişilerde karbonhidrat içeren besinleri kısıtlamak gerekebiliyor.</p><p></p><p><a href="http://www.zaman.com.tr/cmts_genetik-sifreyi-cozen-zayifliyor_2138907.html" target="_blank">Devami...</a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="HaberRss, post: 440799, member: 5873"] [IMG]http://cdncms.zaman.com.tr/2013/09/21/genetiksifrre.jpg[/IMG]Kalp-damar hastalıkları, diyabet, osteoporoz, kanser ve nörolojik bozukluklar… Bu hastalıklardan bir ya da birkaçına genetik yatkınlığınız varsa korkmayın. Zira genetiğe uygun diyet programıyla bu hastalıklara yakalanma riskini azaltırken, kiloluysanız daha hızlı kilo verebiliyorsunuz.Genetik tarama testleri gitgide yaygınlaşıyor. Kişinin aileden gelen hangi hastalıklara yatkın olduğunu belirleyen bu testler erken tedbir alınmasına sağladığı için hayat kurtarıcı olabiliyor. Peki bu genetik testler sayesinde daha hızlı ve kalıcı kilo vermek mümkün mü? Medical Park Göztepe Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Gökmen’e göre bu sorunun cevabı evet. Üstelik hangi hastalıklara yatkın olduğunuzu genetik merkezinde yapılan testler vasıtasıyla öğrenip beslenmenizi buna göre düzenleyerek hastalık riskini de en aza indirmiş oluyorsunuz.Üç kat hızlı kilo vermek mümkünGenetiğe uygun beslenmenin tıbbi literatürdeki adı nutrigenetik. Nutrigenomik, terim olarak ilk kez 1975 yılında kullanılmış olmakla birlikte son yıllarda genetikteki büyük ilerlemeler ve besin moleküllerinin daha iyi tanınması sonucu çok tartışılan ve ilgi çeken bir alan haline gelmiş. Nutrigenetik, beslenme ve hastalık ilişkisinde genetik farklılıkların rolünü araştıran bir dal. Arzu Gökmen, “Bir bilimsel araştırmada aynı diyetle kadınların bir kısmının belli bir süre içinde 15 kilo zayıfladıkları, bir kısmının ise 5 kg aldıkları görülmüş. Sonra kilo veren ve alanlar arasındaki farkı merak etmişler. Bunun üzerine Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre insanların hangi tip diyetle daha kolay zayıflayabileceklerini, genetik özelliklerinin belirlediği çıktı ortaya. Örneğin; genetik olarak düşük karbonhidrat diyetinden faydalanma eğilimi olanların, bu genetik özelliği olmayanlara göre yaklaşık 3 kat daha fazla kilo kaybettiğini gözlemlediler. Düşük yağlı diyetler için de benzer saptamalar yapıldı.” diyor.Sistem nasıl işliyor?Aynı toplumdan, hatta aynı aileden bireyler aynı besinleri tüketseler bile bireysel genetik farklılıklar nedeniyle bir kısmı sağlıklıyken, bazılarında aşırı zayıflık ya da obezite, kanser, kalp hastalıkları ve diyabet hastalığı görülebilir. Bu da kişinin genetik özelliklerinden kaynaklanıyor. Gökmen, bu nedenle hastaların ilk olarak hastanenin genetik ünitesine yönlendirildiğini söylüyor. Genetik ünitesindeki doktorlar hastayı görüp gerekli testleri istiyor. Hastanın genetiğine uygun raporu çıktıktan sonraysa beslenme ve diyet uzmanına yönlendiriliyor. Rapor sonuçlarına göre beslenme programı hazırlanıp, hastanın genetik özellikleri doğrultusunda bir yol haritası çiziliyor.Hangi hastalığa yatkın olanlar nasıl beslenmeli?Her hastanın genetik raporuna göre bir beslenme programı düzenleniyor. Tüm programlar kişiye özel. Örneğin; hastanın genetiğinde kalp hastalıkları riski ve obezitesi varsa ve yağdan fakir bir diyetle beslenmesi gerekiyorsa ona göre bir beslenme programı planlanıyor. Genetik olarak kalp hastalığına yatkın olan biri, doymuş yağ oranı düşük, yani katı yağ, tereyağı, margarin gibi besinlerden uzak durmalı. Kızartılmış yiyecekleri ve kavrulmuş besinleri tüketmemeli. Kurubaklagilleri haftada iki veya üç kere, haftada en az iki gün de balık yemeli. Genetik olarak diyabete yatkınlığı olan kişiler öncelikle şeker ve şekerli gıdalardan, beyaz ekmek, börek, çörek, pirinç gibi gıdalardan uzak durmalı. Mutlaka beslenme alışkanlıklarını değiştirmeli ve günde 5-6 öğün beslenmeli. Meyve suyu, gazlı içecekler gibi besinleri nadiren veya hiç tüketmemeliler. Kansere genetik olarak yatkınlık varsa, kişiyi kanserden korumak adına mutlaka yeşil çay tüketimi günde 3 fincan olmalı. Mevsim sebzeleri ve meyveleri yemeli, mevsiminde olmayan hiçbir sebze-meyve tüketilmemeli. Hazır gıdalardan uzak durmakta da fayda var. Ancak diyet uzmanı Arzu Gökmen, bu önerilerin hastalığa özgü genel beslenme önerileri olduğunun altını çiziyor. Yani beslenme programları genetik bölümünden gelen raporla şekilleniyor. Örneğin, genetik olarak diyabet hastalığına yatkın ancak karbonhidrat duyarlılığı olmayan kişinin diyetinde karbonhidratı çok kısıtlamaya gerek yok. Ancak karbonhidrat duyarlılığı olan kişilerde karbonhidrat içeren besinleri kısıtlamak gerekebiliyor. [url=http://www.zaman.com.tr/cmts_genetik-sifreyi-cozen-zayifliyor_2138907.html]Devami...[/url] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Genetik şifreyi çözen, zayıflıyor!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst