Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Gerçek mutluluk
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurhadimi" data-source="post: 141804" data-attributes="member: 526"><p><span style="color: darkblue"><strong>Gerçek mutluluk </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"></span></p><p><span style="color: darkblue"><img src="http://www.yeniasya.de/gencyaklasim/images/resimler/2008/200812-07.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></p><p><span style="color: darkblue"></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>"Lezzetin bekası, lezzetten daha lezizdir" der Bediüzzaman. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Lezzeti lezzet yapan, devam etmesidir her zaman. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Bir lezzet ki, son bulmaya mahkûmsa, bitmelidir daha o ân. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Yoksa acı duyar her lahzâda insan. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>*** </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>İnsan, sevdiği şeylerin bitmesini, son bulmasını istemez. Hatta bu duyguyla sarılır herşeye. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Ne ki bu duygu kimi zaman vehmîdir. Faniliklere olan sevgiler gibi... Hiç bitmeyecekleri zannıyla sarılır, bel bağlar insan onlara. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Lâkin aldanır; anlık gafletlerin toplamıdır tüm fânî sevişler... </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>*** </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>"Ejderhayı ve tutunduğum dalı kemiren fareleri gördüğümde ise, artık hiçbir baldan tat alamaz oluyordum" diyordu Tolstoy. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Ölüm bir sonsa, hayat da anlamını yitiriyordu çünkü. Lezzet lezzet olmaktan çıkıyor, nimet nikmete dönüşüyordu. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Zehirli bir bal gibiydi dünya lezzetleri... Vicdanı dâim azap içinde bırakan... Daha dünyada iken Cehennemi yaşatan... Onun için buyuruyordu ya, "Günaha dalan kâfirler Cehennem ateşindedir" (İnfitar: 14) diye Hazret-i Kur'ân... </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>*** </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>İnsan, gerçeklerle yüzleşmek ya da onları es geçmekle karşı karşıyadır aslında. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Ve esgeçilen kimi gerçekler, belki bir takım mutluluklar yaşatır insana şu dünyada. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Lâkin "gelmesi muhakkak olan" büyük gerçek, esgeçilse ve bu sayede nice mutluluklar yaşansa da, hepsini sahte gülüşler kılar sonunda... </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>*** </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>"Yine de düşünmeyeceğim!.." diyebilir mi insan? </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Nereye kadar? </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Düşünmemek mümkün müdür? </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>"Ya aklını çıkar at, hayvan ol, kurtul. Veya aklını imanla başına al, Kur’ân’ı dinle, yüz derece hayvandan ziyade ve fâni dünyada dahi sâfi lezzetleri kazan!" der Bediüzzaman. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>"Ey zevk ve lezzete mübtelâ insan! </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>"Ben yetmiş beş yaşımda, binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hâdiselerle aynelyakîn bildim ki, hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imândadır ve imân hakikatleri dairesinde bulunur. Yoksa, dünyevî bir lezzette çok elemler var. Bir üzüm tanesini yedirir, on tokat vurur gibi, hayatın lezzetini kaçırır." (Sözler, s.137) </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>*** </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Sâfî lezzetleri, kedersiz sevinçleri kazanmanın tek yoludur iman. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>İman ile lezzetler dünyasına girer insan. Bazen bir hakikatin dünyasına açılmasıyla imanının ziyadeleştiğini hisseder. Ve hayatta tadılacak bambaşka zevklerin olduğunu anlar o demler. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Artık bir mutluluk yolcusudur o. Envâı çeşit çiçekten topladığı özlerle bal yapan arı misâli, lütuflu kahırlı türlü tecellilerden aldığı feyizle, iman ve marifet balını elde eder kalbinde. </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>Ve işte o marifet, o Rabbini biliş, onu sonsuz nurlara, sırlara ve mutluluklara mazhar eder her zaman ve her yerde... </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>İsmail Tezer </strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>---</strong></span></p><p><span style="color: darkblue"><strong>alıntı</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurhadimi, post: 141804, member: 526"] [COLOR=darkblue][B]Gerçek mutluluk [/B] [IMG]http://www.yeniasya.de/gencyaklasim/images/resimler/2008/200812-07.jpg[/IMG] [B]"Lezzetin bekası, lezzetten daha lezizdir" der Bediüzzaman. Lezzeti lezzet yapan, devam etmesidir her zaman. Bir lezzet ki, son bulmaya mahkûmsa, bitmelidir daha o ân. Yoksa acı duyar her lahzâda insan. *** İnsan, sevdiği şeylerin bitmesini, son bulmasını istemez. Hatta bu duyguyla sarılır herşeye. Ne ki bu duygu kimi zaman vehmîdir. Faniliklere olan sevgiler gibi... Hiç bitmeyecekleri zannıyla sarılır, bel bağlar insan onlara. Lâkin aldanır; anlık gafletlerin toplamıdır tüm fânî sevişler... *** "Ejderhayı ve tutunduğum dalı kemiren fareleri gördüğümde ise, artık hiçbir baldan tat alamaz oluyordum" diyordu Tolstoy. Ölüm bir sonsa, hayat da anlamını yitiriyordu çünkü. Lezzet lezzet olmaktan çıkıyor, nimet nikmete dönüşüyordu. Zehirli bir bal gibiydi dünya lezzetleri... Vicdanı dâim azap içinde bırakan... Daha dünyada iken Cehennemi yaşatan... Onun için buyuruyordu ya, "Günaha dalan kâfirler Cehennem ateşindedir" (İnfitar: 14) diye Hazret-i Kur'ân... *** İnsan, gerçeklerle yüzleşmek ya da onları es geçmekle karşı karşıyadır aslında. Ve esgeçilen kimi gerçekler, belki bir takım mutluluklar yaşatır insana şu dünyada. Lâkin "gelmesi muhakkak olan" büyük gerçek, esgeçilse ve bu sayede nice mutluluklar yaşansa da, hepsini sahte gülüşler kılar sonunda... *** "Yine de düşünmeyeceğim!.." diyebilir mi insan? Nereye kadar? Düşünmemek mümkün müdür? "Ya aklını çıkar at, hayvan ol, kurtul. Veya aklını imanla başına al, Kur’ân’ı dinle, yüz derece hayvandan ziyade ve fâni dünyada dahi sâfi lezzetleri kazan!" der Bediüzzaman. "Ey zevk ve lezzete mübtelâ insan! "Ben yetmiş beş yaşımda, binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hâdiselerle aynelyakîn bildim ki, hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imândadır ve imân hakikatleri dairesinde bulunur. Yoksa, dünyevî bir lezzette çok elemler var. Bir üzüm tanesini yedirir, on tokat vurur gibi, hayatın lezzetini kaçırır." (Sözler, s.137) *** Sâfî lezzetleri, kedersiz sevinçleri kazanmanın tek yoludur iman. İman ile lezzetler dünyasına girer insan. Bazen bir hakikatin dünyasına açılmasıyla imanının ziyadeleştiğini hisseder. Ve hayatta tadılacak bambaşka zevklerin olduğunu anlar o demler. Artık bir mutluluk yolcusudur o. Envâı çeşit çiçekten topladığı özlerle bal yapan arı misâli, lütuflu kahırlı türlü tecellilerden aldığı feyizle, iman ve marifet balını elde eder kalbinde. Ve işte o marifet, o Rabbini biliş, onu sonsuz nurlara, sırlara ve mutluluklara mazhar eder her zaman ve her yerde... İsmail Tezer ---[/B][/COLOR] [COLOR=darkblue][B]alıntı[/B][/COLOR][COLOR=darkblue][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Gerçek mutluluk
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst