GIYBET ETMEYİN
Bir gün Bediüzzaman’a bir talebesinden mektup geldi. Mektupta tanınmış bir hocadan söz ediyor ve hocanın Risale-i Nur’ların aleyhinde konuştuğunu yazıyordu.
Bediüzzaman mektubu okuyanın sözünü kesti ve devamını okumasına izin vermedi. Üzülmüştü, biraz da kızmıştı.
“O zât, ilim ehlidir, âlimdir, bize dosttur, o öyle söylemez, siz benim kardeşimle aramı mı açacaksınız?” dedi.
Ve talebelerine şöyle ders verdi:
“Kardeşim, biz daima olayları iyiye ve güzele yormakla görevliyiz, kötü düşünceler âlemimizi işgal etmemeli. Kesinlikle gıybet etmeyin ve kimsenin aleyhinde konuşmayın.”
(Bediüzzaman'la Yaşayan Öyküler-1 kitabından)
Bir gün Bediüzzaman’a bir talebesinden mektup geldi. Mektupta tanınmış bir hocadan söz ediyor ve hocanın Risale-i Nur’ların aleyhinde konuştuğunu yazıyordu.
Bediüzzaman mektubu okuyanın sözünü kesti ve devamını okumasına izin vermedi. Üzülmüştü, biraz da kızmıştı.
“O zât, ilim ehlidir, âlimdir, bize dosttur, o öyle söylemez, siz benim kardeşimle aramı mı açacaksınız?” dedi.
Ve talebelerine şöyle ders verdi:
“Kardeşim, biz daima olayları iyiye ve güzele yormakla görevliyiz, kötü düşünceler âlemimizi işgal etmemeli. Kesinlikle gıybet etmeyin ve kimsenin aleyhinde konuşmayın.”
(Bediüzzaman'la Yaşayan Öyküler-1 kitabından)