Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Gizli ene ve kusurunu görmek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 142273" data-attributes="member: 8283"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><p style="text-align: left"><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'verdana'"><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Verdana'"><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p></span></span></span></span></span></p><p style="text-align: right"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p></p> <p style="text-align: left"></span></p></p> <p style="text-align: left"></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ</span></span></span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ</span></span></span></span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"> </span></span></span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></span><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Meali: <a href="http://www.tevhid.gen.tr/#_ftn1" target="_blank">(Haşiye)</a> "Nefis daima kötü şeylere sevkeder." Âyetinin, hem de </span>اَعْدَى عَدُوِّكَ نَفْسُكَ الَّتِى بَيْنَ جَنْبَيْكَ<span style="color: black">mana-yı şerifi: <strong>"Senin en zararlı düşmanın nefsindir."</strong> hadîsinin bir nüktesidir.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Tezkiyesiz nefs-i emmaresi bulunmak şartıyla kendi nefsini beğenen ve seven adam, başkasını sevmez. Eğer zahirî sevse de samimî sevemez, belki ondaki menfaatini ve lezzetini sever. Daima kendini beğendirmeye ve sevdirmeye çalışır ve kusuru nefsine almaz; belki avukat gibi kendini müdafaa ve tebrie eyler. Mübalağalar ile, belki yalanlarla nefsini medh ü tenzih ederek âdeta takdis eder ve derecesine göre </span>مَنِ اتَّخَذَ اِلَهَهُ هَوَيهُ<span style="color: black">âyetinin bir tokadını yer.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Temeddühü ve sevdirmesi ise, aks-ül amel ile istiskali celbeder, soğuk düşürtür. Hem amel-i uhrevîde ihlası kaybeder, riyayı karıştırır. Akibeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya mübtela olan hisse ve heva-yı nefse mağlub olup, yolunu şaşırmış hissin fetvasıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür. Âdeta ders aldığı Amme Cüz'ünü bir tek şekerlemeye satan hevaî bir çocuk gibi, elmas kıymetinde bulunan hasenatını, hissini okşamak için ve hevasını memnun etmek için ve hevesini tatmin etmek için, ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enaniyetlere vesile edip, kârlı işlerde hasaret eder.</span>”</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">اَللَّهُمَّ احْفَظْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ وَالشَّيْطَانِ وَمِنْ شَرِّ الْجِنِّ وَاْلاِنْسَانِ</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">(Lem’alar sh: 275</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“</strong><span style="color: black">Sâlisen: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş:</span>اِذَا اَرَادَ اللَّهُ بِقَوْمٍ خَيْرًا اَبْصَرَهُمْ بِعُيُوبِ اَنْفُسِهِمْ<span style="color: black">Kur'an-ı Hakîm'de Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm demiş: </span>وَمَا اُبَرِّىءُ نَفْسِىاِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ<span style="color: black"> Evet nefsini beğenen ve nefsine itimad eden, bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır. Öyle ise, sen bahtiyarsın.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Fakat bazan olur ki, <strong>nefs-i emmare, ya levvameye veya mutmainneye inkılab eder; fakat silâhlarını ve cihazatını a'saba devreder.</strong> A'sab ve damarlar ise, o vazifeyi âhir ömre kadar görür. Nefs-i emmare çoktan öldüğü halde, onun âsârı yine görünür. Çok büyük asfiya ve evliya var ki, nüfusları mutmainne iken, nefs-i emmareden şekva etmişler. Kalbleri gayet selim ve münevver iken, emraz-ı kalbden vaveylâ etmişler.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">İşte bu zâtlardaki, <strong>nefs-i emmare değil, belki a'saba devredilen nefs-i emmarenin vazifesidir.</strong> Maraz ise kalbî değil, belki maraz-ı hayalîdir.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">İnşâallah aziz kardeşim, <strong>size hücum eden nefsiniz ve emraz-ı kalbiniz değil,</strong> belki mücahedenin devamı için beşeriyet itibariyle a'saba intikal eden ve terakkiyat-ı daimîye sebebiyet veren, dediğimiz gibi bir halettir.” </span>(Mektubat sh: 329)</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“<span style="color: black">İkinci Nokta:</span></strong><span style="color: black"> Şeytanın mühim bir desisesi: <strong>İnsana kusurunu itiraf ettirmemektir.</strong> Tâ ki, istiğfar ve istiaze yolunu kapasın. Hem nefs-i insaniyenin enaniyetini tahrik edip, tâ ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin; âdeta taksirattan takdis etsin. Evet <strong>şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez; görse de, yüz tevil ile tevil ettirir.</strong></span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">وَ عَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ<span style="color: black">sırrıyla: </span><strong><span style="color: maroon">Nefsine nazar-ı rıza ile baktığı için ayıbını görmez. Ayıbını görmediği için itiraf etmez, istiğfar etmez, istiaze etmez; şeytana maskara olur.</span></strong><span style="color: black"> Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm gibi bir Peygamber-i Âlîşan,</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">وَمَا اُبَرِّىءُ نَفْسِى اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ اِلاَّ مَا رَحِمَ رَبِّى</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">dediği halde, nasıl nefse itimad edilebilir? </span><strong><span style="color: #003366">Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiaze eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur.</span></strong><span style="color: black"> Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, afva müstehak olur.</span>” (Lem’alar sh: 87)</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“<span style="color: black">Aziz, sıddık kardeşlerim!</span></strong></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Birbirinizi enaniyetle veya sadakatsızlıkla ittiham etmemek için, bir hakikatı beyan etmek ihtar edildi.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Ben bir zaman enaniyetini bırakmış ve nefs-i emmaresi kalmamış büyük evliyadan şiddetli bir surette nefs-i emmareden şikayet ettiğini gördüm, hayrette kaldım. Sonra kat'î bildim ki, âhir ömre kadar mücahede-i nefsiyenin sevabdar devamı için nefs-i emmarenin ölmesi üzerine onun cihazatı damarlara ve hissiyata devredilir, mücahede devam eder. İşte o büyük evliyalar, bu ikinci düşmandan ve nefsin vârisinden şikayet ederler. Hem manevî kıymet ve makam ve meziyet, bu dünyaya bakmıyor ki, kendini ihsas etsin. Hattâ en büyük makamda bulunanlardan bazı zâtlara verilen büyük bir ihsan-ı İlahîyi hissetmediklerinden, kendilerini herkesten ziyade bîçare ve müflis telakki etmeleri gösteriyor ki; avamın nazarında medar-ı kemalât zannedilen keşf ü keramet ve ezvak u envâr, o manevî kıymet ve makamlara medar ve mehenk olamaz. Sahabelerin bir saati, başka velilerin bir gün, belki bir çillesi kadar kıymeti olduğu halde; keşif ve manevî hârikulâde hâlâta evliya gibi mazhariyetleri her sahabede olmaması, bu hakikatı isbat ediyor.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">İşte kardeşlerim! Dikkat ediniz; sizin nefs-i emmareniz, kıyas-ı binnefs cihetinde, sû'-i zan noktasında sizleri aldatmasın; Risale-i Nur terbiye etmiyor diye şübhelendirmesin.</span><strong>” </strong>(Şualar sh: 332)</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“<span style="color: black">Üçüncü Mes'ele:</span></strong><span style="color: black"> Bir kardeşimiz kusurunu görmediği münasebetiyle, onu ikaz için yazılmış ince bir mes'eledir. Belki size faidesi olur diye yazdık.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Bir zaman evliya-i azîmeden nefs-i emmaresinden kurtulanlardan birkaç zâttan, şiddetli mücahede-i nefsiyeler ve nefs-i emmareden şekvalarını gördüm. Çok hayret ediyordum. Hayli zaman sonra, nefs-i emmarenin kendi desaisinden başka, daha şiddetli ve daha ziyade söz dinlemez ve daha ziyade ahlâk-ı seyyieyi idame eden ve heves ve damar ve a'sab, tabiat ve hissiyat halitasından çıkan ve nefs-i emmarenin son tahassüngâhı bulunan ve nefs-i emmareyi tezkiyeden sonra onun eski vazife-i seyyiesini gören ve mücahedeyi âhir ömre kadar devam ettiren, bir manevî nefs-i emmareyi gördüm. Ve anladım ki, o mübarek zâtlar hakikî nefs-i emmareden değil; belki mecazî bir nefs-i emmareden şekva etmişler. Sonra gördüm ki, İmam-ı Rabbanî dahi bu mecazî nefs-i emmareden haber veriyor. Bu ikinci nefs-i emmarede şuursuz kör hissiyat bulunduğu için, akıl ve kalbin sözlerini anlamıyor ve dinlemiyor ki, onlarla ıslah olsun ve kusurunu anlasın. Yalnız tokatlar ve elemler ile nefret edip veya tam bir fedailiğe her hissini maksadına feda etsin. Ve Risale-i Nur'un erkânları gibi herşeyini, enaniyetini bıraksın.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Bu acib asırda dehşetli bir aşılamak ve şırınga ile hem hakikî, hem mecazî iki nefs-i emmare ittifak edip; öyle seyyiata öyle günahlara</span><span style="color: black">severek giriyor, kâinatı hiddete getiriyor. Hattâ kendim, bir dakika zarfında yirmi paralık bir sıkıntı ile, altmış liralık bir haseneye tercih etmeye çalıştım. Hem on dakika zarfında, büyük bir mücahede-i manevîde, benim cephemde kırkikilik bir top gibi düşmanlarıma atıp yol açtığı halde; o iki nefs-i emmarenin muvakkat bir gaflet fırsatında, hodgâmlık ve meyl-i tefevvuk gibi gayet zulümlü ve zulümatlı hissiyle, büyük bir şükür ve teşekkür yerine, "Ne için ben atmadım" diye en çirkin bir riya ve rekabet damarını hissettim.</span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Cenab-ı Hakk'a yüzbin şükür ediyorum ki, Risale-i Nur ve bilhassa İhlas Risaleleri o iki nefsin bütün desaisini izale ve onların açtığı yaraları tedavi ettiği gibi, o bir dakika ve on dakikadaki haletleri birden izale etti. Ve manevî bir istiğfar olan kusurumu bildim. O hatanın muaccel cezası olan içindeki elemden ve azabdan kurtuldum.</span><strong>” K:233</strong></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> </span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <ul> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“Hırs-ı şöhret,</strong></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>hubb-u câh,</strong></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>makam sahibi olmak,</strong></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>emsaline tefevvuk etmek gibi hisler ve</strong></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>insanlara iyi görünmek,</strong></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>tasannu'kârane haddinden fazla kendine ehemmiyet verdirmek ve</strong></span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>tekellüfkârane lâyık olmadığı yüksek makamlarda görünmek tarzını takınmak ile riya eder.</strong></span></li> </ul></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: black">Risale-i Nur şakirdleri</span></strong><span style="color: black"> ene'yi nahnü'ye tebdil ettikleri, yani<strong>enaniyeti bırakıp, Risale-i Nur dairesinin şahs-ı manevîsinin hesabına çalışması, ben yerine biz demeleri</strong>ve ehl-i tarîkatın "fena fi-ş şeyh" ve "fena fi-r resul" ve nefs-i emmareyi öldürmek gibi riyadan kurtaran vasıtaların bu zamanda birisi de "fena fi-l ihvan" yani şahsiyetini kardeşlerinin şahs-ı manevîsi içinde eritip öyle davrandığı için, inşâallah ehl-i hakikatın riyadan kurtulmaları gibi, bu sır ile onlar da kurtulurlar.</span>” (Kastamonu Lahikası sh: 184)</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“</strong>Çünki o halde Sâniin manen,kalben görünmemesi, ya<strong>basiretin fıkdanındandır</strong> veya <strong>kalb gözünün kör olmasındandır</strong> veya pek dar olduğundan <strong>mes'eleyi azametiyle kavramadığındandır.</strong><strong>hızlan'</strong>dır. Ve illâ Sâniin inkârı, basarın şuhudunu inkârdan daha ziyade münkerdir.” (Mesnevi sh: 210)</span><span style="font-family: 'Verdana'"> Veya bir</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: red">“Gaye-i Hayal Olmazsa, Enaniyet Kuvvetleşir</span></strong></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><span style="color: black">Bir gaye-i hayal olmazsa, yahut nisyan basarsa, ya tenasi edilse;</span></strong><span style="color: black"> elbette </span><strong><span style="color: maroon">zihinler enelere dönerler,</span></strong></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Etrafında gezerler. Ene kuvvetleşiyor, bazan <strong>sinirleniyor.</strong></span></span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: black">Delinmez, tâ "nahnü" olsun. <strong>Enesini sevenler, başkaları sevmezler.</strong></span><strong>”</strong>(Sözler sh: 708)</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“</strong><span style="color: black">Esefa; gaye-i hayalden tenasi veya nisyan olmakla, <strong>ezhan enelere dönüp etrafında gezerler.</strong> İşte gaye-i hayal, maksad-ı âlî bütün vuzuhuyla meydana atılmıştır. </span>” Sti:84</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-family: 'verdana'"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><a href="http://www.tevhid.gen.tr/#_ftnref1" target="_blank">(Haşiye)</a> Bu parçanın da, herkese faidesi var</span></span></span></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"></p></span></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'times new roman'"></p> </p><p></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 142273, member: 8283"] [SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=times new roman][LEFT][LEFT][FONT=verdana][LEFT][FONT=Verdana][RIGHT][FONT=Verdana] [/FONT][/RIGHT] [/FONT][/LEFT] [/FONT] [SIZE=4][COLOR=Red][FONT=times new roman][FONT=verdana][FONT=Verdana][FONT=Verdana]اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ [/FONT][/FONT][/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=Red][FONT=times new roman][FONT=verdana][FONT=Verdana][FONT=Verdana]بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ[/FONT][/FONT][/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE][SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=times new roman][FONT=verdana][FONT=Verdana][FONT=Verdana] [/FONT][/FONT][/FONT][/FONT][/COLOR][/SIZE][FONT=verdana][FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Meali: [URL="http://www.tevhid.gen.tr/#_ftn1"](Haşiye)[/URL] "Nefis daima kötü şeylere sevkeder." Âyetinin, hem de [/COLOR]اَعْدَى عَدُوِّكَ نَفْسُكَ الَّتِى بَيْنَ جَنْبَيْكَ[COLOR=black]mana-yı şerifi: [B]"Senin en zararlı düşmanın nefsindir."[/B] hadîsinin bir nüktesidir.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Tezkiyesiz nefs-i emmaresi bulunmak şartıyla kendi nefsini beğenen ve seven adam, başkasını sevmez. Eğer zahirî sevse de samimî sevemez, belki ondaki menfaatini ve lezzetini sever. Daima kendini beğendirmeye ve sevdirmeye çalışır ve kusuru nefsine almaz; belki avukat gibi kendini müdafaa ve tebrie eyler. Mübalağalar ile, belki yalanlarla nefsini medh ü tenzih ederek âdeta takdis eder ve derecesine göre [/COLOR]مَنِ اتَّخَذَ اِلَهَهُ هَوَيهُ[COLOR=black]âyetinin bir tokadını yer.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Temeddühü ve sevdirmesi ise, aks-ül amel ile istiskali celbeder, soğuk düşürtür. Hem amel-i uhrevîde ihlası kaybeder, riyayı karıştırır. Akibeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya mübtela olan hisse ve heva-yı nefse mağlub olup, yolunu şaşırmış hissin fetvasıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür. Âdeta ders aldığı Amme Cüz'ünü bir tek şekerlemeye satan hevaî bir çocuk gibi, elmas kıymetinde bulunan hasenatını, hissini okşamak için ve hevasını memnun etmek için ve hevesini tatmin etmek için, ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enaniyetlere vesile edip, kârlı işlerde hasaret eder.[/COLOR]”[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana]اَللَّهُمَّ احْفَظْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ وَالشَّيْطَانِ وَمِنْ شَرِّ الْجِنِّ وَاْلاِنْسَانِ[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana](Lem’alar sh: 275[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B]“[/B][COLOR=black]Sâlisen: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş:[/COLOR]اِذَا اَرَادَ اللَّهُ بِقَوْمٍ خَيْرًا اَبْصَرَهُمْ بِعُيُوبِ اَنْفُسِهِمْ[COLOR=black]Kur'an-ı Hakîm'de Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm demiş: [/COLOR]وَمَا اُبَرِّىءُ نَفْسِىاِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ[COLOR=black] Evet nefsini beğenen ve nefsine itimad eden, bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır. Öyle ise, sen bahtiyarsın.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Fakat bazan olur ki, [B]nefs-i emmare, ya levvameye veya mutmainneye inkılab eder; fakat silâhlarını ve cihazatını a'saba devreder.[/B] A'sab ve damarlar ise, o vazifeyi âhir ömre kadar görür. Nefs-i emmare çoktan öldüğü halde, onun âsârı yine görünür. Çok büyük asfiya ve evliya var ki, nüfusları mutmainne iken, nefs-i emmareden şekva etmişler. Kalbleri gayet selim ve münevver iken, emraz-ı kalbden vaveylâ etmişler.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]İşte bu zâtlardaki, [B]nefs-i emmare değil, belki a'saba devredilen nefs-i emmarenin vazifesidir.[/B] Maraz ise kalbî değil, belki maraz-ı hayalîdir.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]İnşâallah aziz kardeşim, [B]size hücum eden nefsiniz ve emraz-ı kalbiniz değil,[/B] belki mücahedenin devamı için beşeriyet itibariyle a'saba intikal eden ve terakkiyat-ı daimîye sebebiyet veren, dediğimiz gibi bir halettir.” [/COLOR](Mektubat sh: 329)[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B]“[COLOR=black]İkinci Nokta:[/COLOR][/B][COLOR=black] Şeytanın mühim bir desisesi: [B]İnsana kusurunu itiraf ettirmemektir.[/B] Tâ ki, istiğfar ve istiaze yolunu kapasın. Hem nefs-i insaniyenin enaniyetini tahrik edip, tâ ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin; âdeta taksirattan takdis etsin. Evet [B]şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez; görse de, yüz tevil ile tevil ettirir.[/B][/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana]وَ عَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ[COLOR=black]sırrıyla: [/COLOR][B][COLOR=maroon]Nefsine nazar-ı rıza ile baktığı için ayıbını görmez. Ayıbını görmediği için itiraf etmez, istiğfar etmez, istiaze etmez; şeytana maskara olur.[/COLOR][/B][COLOR=black] Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm gibi bir Peygamber-i Âlîşan,[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana]وَمَا اُبَرِّىءُ نَفْسِى اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ اِلاَّ مَا رَحِمَ رَبِّى[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]dediği halde, nasıl nefse itimad edilebilir? [/COLOR][B][COLOR=#003366]Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiaze eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur.[/COLOR][/B][COLOR=black] Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, afva müstehak olur.[/COLOR]” (Lem’alar sh: 87)[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B]“[COLOR=black]Aziz, sıddık kardeşlerim![/COLOR][/B][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Birbirinizi enaniyetle veya sadakatsızlıkla ittiham etmemek için, bir hakikatı beyan etmek ihtar edildi.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Ben bir zaman enaniyetini bırakmış ve nefs-i emmaresi kalmamış büyük evliyadan şiddetli bir surette nefs-i emmareden şikayet ettiğini gördüm, hayrette kaldım. Sonra kat'î bildim ki, âhir ömre kadar mücahede-i nefsiyenin sevabdar devamı için nefs-i emmarenin ölmesi üzerine onun cihazatı damarlara ve hissiyata devredilir, mücahede devam eder. İşte o büyük evliyalar, bu ikinci düşmandan ve nefsin vârisinden şikayet ederler. Hem manevî kıymet ve makam ve meziyet, bu dünyaya bakmıyor ki, kendini ihsas etsin. Hattâ en büyük makamda bulunanlardan bazı zâtlara verilen büyük bir ihsan-ı İlahîyi hissetmediklerinden, kendilerini herkesten ziyade bîçare ve müflis telakki etmeleri gösteriyor ki; avamın nazarında medar-ı kemalât zannedilen keşf ü keramet ve ezvak u envâr, o manevî kıymet ve makamlara medar ve mehenk olamaz. Sahabelerin bir saati, başka velilerin bir gün, belki bir çillesi kadar kıymeti olduğu halde; keşif ve manevî hârikulâde hâlâta evliya gibi mazhariyetleri her sahabede olmaması, bu hakikatı isbat ediyor.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]İşte kardeşlerim! Dikkat ediniz; sizin nefs-i emmareniz, kıyas-ı binnefs cihetinde, sû'-i zan noktasında sizleri aldatmasın; Risale-i Nur terbiye etmiyor diye şübhelendirmesin.[/COLOR][B]” [/B](Şualar sh: 332)[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B]“[COLOR=black]Üçüncü Mes'ele:[/COLOR][/B][COLOR=black] Bir kardeşimiz kusurunu görmediği münasebetiyle, onu ikaz için yazılmış ince bir mes'eledir. Belki size faidesi olur diye yazdık.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Bir zaman evliya-i azîmeden nefs-i emmaresinden kurtulanlardan birkaç zâttan, şiddetli mücahede-i nefsiyeler ve nefs-i emmareden şekvalarını gördüm. Çok hayret ediyordum. Hayli zaman sonra, nefs-i emmarenin kendi desaisinden başka, daha şiddetli ve daha ziyade söz dinlemez ve daha ziyade ahlâk-ı seyyieyi idame eden ve heves ve damar ve a'sab, tabiat ve hissiyat halitasından çıkan ve nefs-i emmarenin son tahassüngâhı bulunan ve nefs-i emmareyi tezkiyeden sonra onun eski vazife-i seyyiesini gören ve mücahedeyi âhir ömre kadar devam ettiren, bir manevî nefs-i emmareyi gördüm. Ve anladım ki, o mübarek zâtlar hakikî nefs-i emmareden değil; belki mecazî bir nefs-i emmareden şekva etmişler. Sonra gördüm ki, İmam-ı Rabbanî dahi bu mecazî nefs-i emmareden haber veriyor. Bu ikinci nefs-i emmarede şuursuz kör hissiyat bulunduğu için, akıl ve kalbin sözlerini anlamıyor ve dinlemiyor ki, onlarla ıslah olsun ve kusurunu anlasın. Yalnız tokatlar ve elemler ile nefret edip veya tam bir fedailiğe her hissini maksadına feda etsin. Ve Risale-i Nur'un erkânları gibi herşeyini, enaniyetini bıraksın.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Bu acib asırda dehşetli bir aşılamak ve şırınga ile hem hakikî, hem mecazî iki nefs-i emmare ittifak edip; öyle seyyiata öyle günahlara[/COLOR][COLOR=black]severek giriyor, kâinatı hiddete getiriyor. Hattâ kendim, bir dakika zarfında yirmi paralık bir sıkıntı ile, altmış liralık bir haseneye tercih etmeye çalıştım. Hem on dakika zarfında, büyük bir mücahede-i manevîde, benim cephemde kırkikilik bir top gibi düşmanlarıma atıp yol açtığı halde; o iki nefs-i emmarenin muvakkat bir gaflet fırsatında, hodgâmlık ve meyl-i tefevvuk gibi gayet zulümlü ve zulümatlı hissiyle, büyük bir şükür ve teşekkür yerine, "Ne için ben atmadım" diye en çirkin bir riya ve rekabet damarını hissettim.[/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Cenab-ı Hakk'a yüzbin şükür ediyorum ki, Risale-i Nur ve bilhassa İhlas Risaleleri o iki nefsin bütün desaisini izale ve onların açtığı yaraları tedavi ettiği gibi, o bir dakika ve on dakikadaki haletleri birden izale etti. Ve manevî bir istiğfar olan kusurumu bildim. O hatanın muaccel cezası olan içindeki elemden ve azabdan kurtuldum.[/COLOR][B]” K:233[/B][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [LIST] [*][FONT=Verdana][B]“Hırs-ı şöhret,[/B][/FONT] [*][FONT=Verdana][B]hubb-u câh,[/B][/FONT] [*][FONT=Verdana][B]makam sahibi olmak,[/B][/FONT] [*][FONT=Verdana][B]emsaline tefevvuk etmek gibi hisler ve[/B][/FONT] [*][FONT=Verdana][B]insanlara iyi görünmek,[/B][/FONT] [*][FONT=Verdana][B]tasannu'kârane haddinden fazla kendine ehemmiyet verdirmek ve[/B][/FONT] [*][FONT=Verdana][B]tekellüfkârane lâyık olmadığı yüksek makamlarda görünmek tarzını takınmak ile riya eder.[/B][/FONT] [/LIST] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B][COLOR=black]Risale-i Nur şakirdleri[/COLOR][/B][COLOR=black] ene'yi nahnü'ye tebdil ettikleri, yani[B]enaniyeti bırakıp, Risale-i Nur dairesinin şahs-ı manevîsinin hesabına çalışması, ben yerine biz demeleri[/B]ve ehl-i tarîkatın "fena fi-ş şeyh" ve "fena fi-r resul" ve nefs-i emmareyi öldürmek gibi riyadan kurtaran vasıtaların bu zamanda birisi de "fena fi-l ihvan" yani şahsiyetini kardeşlerinin şahs-ı manevîsi içinde eritip öyle davrandığı için, inşâallah ehl-i hakikatın riyadan kurtulmaları gibi, bu sır ile onlar da kurtulurlar.[/COLOR]” (Kastamonu Lahikası sh: 184)[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B]“[/B]Çünki o halde Sâniin manen,kalben görünmemesi, ya[B]basiretin fıkdanındandır[/B] veya [B]kalb gözünün kör olmasındandır[/B] veya pek dar olduğundan [B]mes'eleyi azametiyle kavramadığındandır.[/B][B]hızlan'[/B]dır. Ve illâ Sâniin inkârı, basarın şuhudunu inkârdan daha ziyade münkerdir.” (Mesnevi sh: 210)[/FONT][FONT=Verdana] Veya bir[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B][COLOR=red]“Gaye-i Hayal Olmazsa, Enaniyet Kuvvetleşir[/COLOR][/B][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B][COLOR=black]Bir gaye-i hayal olmazsa, yahut nisyan basarsa, ya tenasi edilse;[/COLOR][/B][COLOR=black] elbette [/COLOR][B][COLOR=maroon]zihinler enelere dönerler,[/COLOR][/B][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Etrafında gezerler. Ene kuvvetleşiyor, bazan [B]sinirleniyor.[/B][/COLOR][/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][COLOR=black]Delinmez, tâ "nahnü" olsun. [B]Enesini sevenler, başkaları sevmezler.[/B][/COLOR][B]”[/B](Sözler sh: 708)[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [FONT=Verdana][FONT=Verdana][B]“[/B][COLOR=black]Esefa; gaye-i hayalden tenasi veya nisyan olmakla, [B]ezhan enelere dönüp etrafında gezerler.[/B] İşte gaye-i hayal, maksad-ı âlî bütün vuzuhuyla meydana atılmıştır. [/COLOR]” Sti:84[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [/FONT] [FONT=verdana] [/FONT] [FONT=verdana][FONT=Verdana] [/FONT][FONT=Verdana][FONT=Verdana][URL="http://www.tevhid.gen.tr/#_ftnref1"](Haşiye)[/URL] Bu parçanın da, herkese faidesi var[/FONT][/FONT][/FONT] [FONT=verdana] [/FONT] [FONT=verdana] [/FONT] [/LEFT] [FONT=verdana] [/FONT][/LEFT] [/FONT][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Gizli ene ve kusurunu görmek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst