Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Dua Ediyorum
Dua Kardeşliği
Gök Kapilarini Titreten Dua
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="alanyacan" data-source="post: 1678" data-attributes="member: 38"><p><span style="color: green">E y Allah' ın mü' min kulu! İyi bil ki, senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allahu Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.' ' </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Asrı Saadet' te ticaretle uğraşan bir tacir mü' min vardı. Bu tacir ticaretinde helâlı haramı gözetir, Allah ve Resûlü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi. Çoğunlukla da ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirirdi. Çoğunlukla ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi. Bir alacağını almış, satacağını da satmış ve Şam' dan Medine' ye doğru hareket etmişti. Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silâhlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mü' min taciri tehdit etti: </span></p><p><span style="color: green">"Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla." </span></p><p><span style="color: green">Mü' min tacir: </span></p><p><span style="color: green">"Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim." </span></p><p><span style="color: green">"Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok. Senin hem mallarını alacağım, hem de canını." </span></p><p><span style="color: green">"Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim var." </span></p><p><span style="color: green">"Söyle talebini." </span></p><p><span style="color: green">"Ben müslümanım, abdest alıp, iki rekât namaz kılayım, ondan sonra beni öldür." </span></p><p><span style="color: green">Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır, sonra da iki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar: </span></p><p><span style="color: green">"Ya Vedud!, Ya Vedud! Ya Ze' arşi' mecid! Ya Mübdi, Ya Mu' id! Ya Fe' aalün lima yürid! Es' elüke binuri vechikellezi mele' e erkane arşike ve es' elüke bikudretikelleti kadderte biha halkake ve birahmetikelleti vesiat külle şey' in. La ilâhe illâ ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni!.." </span></p><p><span style="color: green">Mü' min tacirin duası bitmişti ki, çok garip bir hâdise meydana gelir. Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde de harbe olan bir süvari peyda oldu. Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi. Eşkıya, taciri ve malları unuttu, bu ortaya çıkan süvariye saldırdı. Süvari bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü. Süvari tacire dönerek: </span></p><p><span style="color: green">"Öldür bu eşkıyayı" dedi. </span></p><p><span style="color: green">"Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem, beni bağışla." dedi. Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü. </span></p><p><span style="color: green">Tacir sordu: </span></p><p><span style="color: green">"Sen kimsin?" </span></p><p><span style="color: green">"Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim. Bu adamı öldürmeyi Allahu Teâlâ bana nasip etti. Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında, gök kapılarının çalındığını duyduk, öyle şiddetle çalınıyordu ki, mühim bir hâdisenin olduğunu anladık. İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı. Üçüncü defa dua ettiğinde, Allahu Teâlâ, Cebrail' i görevlendirdi. Cebrail şöyle dedi: "Dua eden falan mü' mini kim kurtaracak?" Ben talep ettim ve beni görevlendirdiler. Ey Allah' ın mü' min kulu! İyi bil ki, senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allahu Teâlâ onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder." </span></p><p><span style="color: green">Bu hâdiseden sonra mü' min tacir yola koyulur ve Medine' ye varır. Soluğu Kâinatın Efendisinin huzurunda alır ve başından geçen hâdiseyi anlatır. Taciri dinleyen Kâinatın Efendisi şöyle buyurur: </span></p><p><span style="color: green">"Muhakkak ki, Allahu Teâlâ sana esmai hüsnayı telkin etmiş. O isimlerle Allahu Teâlâ' ya dua edilirse, istenen verilir." <span style="color: green">E y Allah' ın mü' min kulu! İyi bil ki, senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allahu Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.' ' </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green"></span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">Asrı Saadet' te ticaretle uğraşan bir tacir mü' min vardı. Bu tacir ticaretinde helâlı haramı gözetir, Allah ve Resûlü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi. Çoğunlukla da ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirirdi. Çoğunlukla ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi. Bir alacağını almış, satacağını da satmış ve Şam' dan Medine' ye doğru hareket etmişti. Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silâhlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mü' min taciri tehdit etti: </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla." </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">Mü' min tacir: </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim." </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok. Senin hem mallarını alacağım, hem de canını." </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim var." </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Söyle talebini." </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Ben müslümanım, abdest alıp, iki rekât namaz kılayım, ondan sonra beni öldür." </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır, sonra da iki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar: </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Ya Vedud!, Ya Vedud! Ya Ze' arşi' mecid! Ya Mübdi, Ya Mu' id! Ya Fe' aalün lima yürid! Es' elüke binuri vechikellezi mele' e erkane arşike ve es' elüke bikudretikelleti kadderte biha halkake ve birahmetikelleti vesiat külle şey' in. La ilâhe illâ ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni!.." </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">Mü' min tacirin duası bitmişti ki, çok garip bir hâdise meydana gelir. Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde de harbe olan bir süvari peyda oldu. Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi. Eşkıya, taciri ve malları unuttu, bu ortaya çıkan süvariye saldırdı. Süvari bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü. Süvari tacire dönerek: </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Öldür bu eşkıyayı" dedi. </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem, beni bağışla." dedi. Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü. </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">Tacir sordu: </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Sen kimsin?" </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim. Bu adamı öldürmeyi Allahu Teâlâ bana nasip etti. Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında, gök kapılarının çalındığını duyduk, öyle şiddetle çalınıyordu ki, mühim bir hâdisenin olduğunu anladık. İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı. Üçüncü defa dua ettiğinde, Allahu Teâlâ, Cebrail' i görevlendirdi. Cebrail şöyle dedi: "Dua eden falan mü' mini kim kurtaracak?" Ben talep ettim ve beni görevlendirdiler. Ey Allah' ın mü' min kulu! İyi bil ki, senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allahu Teâlâ onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder." </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">Bu hâdiseden sonra mü' min tacir yola koyulur ve Medine' ye varır. Soluğu Kâinatın Efendisinin huzurunda alır ve başından geçen hâdiseyi anlatır. Taciri dinleyen Kâinatın Efendisi şöyle buyurur: </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="color: green">"Muhakkak ki, Allahu Teâlâ sana esmai hüsnayı telkin etmiş. O isimlerle Allahu Teâlâ' ya dua edilirse, istenen verilir." </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="alanyacan, post: 1678, member: 38"] [COLOR=green]E y Allah' ın mü' min kulu! İyi bil ki, senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allahu Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.' ' Asrı Saadet' te ticaretle uğraşan bir tacir mü' min vardı. Bu tacir ticaretinde helâlı haramı gözetir, Allah ve Resûlü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi. Çoğunlukla da ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirirdi. Çoğunlukla ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi. Bir alacağını almış, satacağını da satmış ve Şam' dan Medine' ye doğru hareket etmişti. Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silâhlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mü' min taciri tehdit etti: "Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla." Mü' min tacir: "Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim." "Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok. Senin hem mallarını alacağım, hem de canını." "Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim var." "Söyle talebini." "Ben müslümanım, abdest alıp, iki rekât namaz kılayım, ondan sonra beni öldür." Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır, sonra da iki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar: "Ya Vedud!, Ya Vedud! Ya Ze' arşi' mecid! Ya Mübdi, Ya Mu' id! Ya Fe' aalün lima yürid! Es' elüke binuri vechikellezi mele' e erkane arşike ve es' elüke bikudretikelleti kadderte biha halkake ve birahmetikelleti vesiat külle şey' in. La ilâhe illâ ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni!.." Mü' min tacirin duası bitmişti ki, çok garip bir hâdise meydana gelir. Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde de harbe olan bir süvari peyda oldu. Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi. Eşkıya, taciri ve malları unuttu, bu ortaya çıkan süvariye saldırdı. Süvari bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü. Süvari tacire dönerek: "Öldür bu eşkıyayı" dedi. "Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem, beni bağışla." dedi. Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü. Tacir sordu: "Sen kimsin?" "Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim. Bu adamı öldürmeyi Allahu Teâlâ bana nasip etti. Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında, gök kapılarının çalındığını duyduk, öyle şiddetle çalınıyordu ki, mühim bir hâdisenin olduğunu anladık. İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı. Üçüncü defa dua ettiğinde, Allahu Teâlâ, Cebrail' i görevlendirdi. Cebrail şöyle dedi: "Dua eden falan mü' mini kim kurtaracak?" Ben talep ettim ve beni görevlendirdiler. Ey Allah' ın mü' min kulu! İyi bil ki, senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allahu Teâlâ onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder." Bu hâdiseden sonra mü' min tacir yola koyulur ve Medine' ye varır. Soluğu Kâinatın Efendisinin huzurunda alır ve başından geçen hâdiseyi anlatır. Taciri dinleyen Kâinatın Efendisi şöyle buyurur: "Muhakkak ki, Allahu Teâlâ sana esmai hüsnayı telkin etmiş. O isimlerle Allahu Teâlâ' ya dua edilirse, istenen verilir." [COLOR=green]E y Allah' ın mü' min kulu! İyi bil ki, senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allahu Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.' ' Asrı Saadet' te ticaretle uğraşan bir tacir mü' min vardı. Bu tacir ticaretinde helâlı haramı gözetir, Allah ve Resûlü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi. Çoğunlukla da ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirirdi. Çoğunlukla ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi. Bir alacağını almış, satacağını da satmış ve Şam' dan Medine' ye doğru hareket etmişti. Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silâhlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mü' min taciri tehdit etti: "Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla." Mü' min tacir: "Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim." "Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok. Senin hem mallarını alacağım, hem de canını." "Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim var." "Söyle talebini." "Ben müslümanım, abdest alıp, iki rekât namaz kılayım, ondan sonra beni öldür." Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır, sonra da iki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar: "Ya Vedud!, Ya Vedud! Ya Ze' arşi' mecid! Ya Mübdi, Ya Mu' id! Ya Fe' aalün lima yürid! Es' elüke binuri vechikellezi mele' e erkane arşike ve es' elüke bikudretikelleti kadderte biha halkake ve birahmetikelleti vesiat külle şey' in. La ilâhe illâ ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni!.." Mü' min tacirin duası bitmişti ki, çok garip bir hâdise meydana gelir. Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde de harbe olan bir süvari peyda oldu. Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi. Eşkıya, taciri ve malları unuttu, bu ortaya çıkan süvariye saldırdı. Süvari bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü. Süvari tacire dönerek: "Öldür bu eşkıyayı" dedi. "Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem, beni bağışla." dedi. Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü. Tacir sordu: "Sen kimsin?" "Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim. Bu adamı öldürmeyi Allahu Teâlâ bana nasip etti. Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında, gök kapılarının çalındığını duyduk, öyle şiddetle çalınıyordu ki, mühim bir hâdisenin olduğunu anladık. İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı. Üçüncü defa dua ettiğinde, Allahu Teâlâ, Cebrail' i görevlendirdi. Cebrail şöyle dedi: "Dua eden falan mü' mini kim kurtaracak?" Ben talep ettim ve beni görevlendirdiler. Ey Allah' ın mü' min kulu! İyi bil ki, senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allahu Teâlâ onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder." Bu hâdiseden sonra mü' min tacir yola koyulur ve Medine' ye varır. Soluğu Kâinatın Efendisinin huzurunda alır ve başından geçen hâdiseyi anlatır. Taciri dinleyen Kâinatın Efendisi şöyle buyurur: "Muhakkak ki, Allahu Teâlâ sana esmai hüsnayı telkin etmiş. O isimlerle Allahu Teâlâ' ya dua edilirse, istenen verilir." [/COLOR][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Dua Ediyorum
Dua Kardeşliği
Gök Kapilarini Titreten Dua
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst