Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Gönüllerde yer açmak...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 250288" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: black"><em><strong>Bismillahirrahmanirrahim </strong></em></span></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Sevdiginiz seylerden vermedikçe asla iyilige erisemezsiniz. ( Âl-i Imran, 92 ) </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Birgün Dervişlerden birine sormuşlar: </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">"Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi paylaşanlar arasında ne fark vardır?" </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">"Bakın göstereyim..." demiş, Derviş. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">Bir sofra hazırlamiş. Sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle de indirmeyen kişileri çağırmış bu sofraya. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">Hepsi yerlere oturmuslar. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Derken,tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından derviş kaşığı denilen bir metre boyunda kaşıklar. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Derviş: </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">"Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz." diye de şart koşmuş. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">"Peki..." demişler ve çorbayı içmeye girişmişler. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Fakat o da ne? </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Kaşıklar uzun geldiğinden sofradaki hiç kimse bir türlü döküp saçmadan götüremiyormuş çorbayı ağzına. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, vazgeçmişler çorbadan. Öylece kalkmışlar sofradan. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">Onlar kalkınca, Derviş: </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">"Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım yemeğe." demis. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen nurlu insanlar gelmiş oturmuş sofraya. Derviş : </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">"Buyurun bakalım" deyince de her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içirmişler çorbalarını. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Böylece her biri diğerini doyurmuş ve kendisi de doymuş olarak şükür içinde kalkmış sofradan. Derviş : </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">"İşte, kim hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayi düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de onu doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki, hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman" </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Paylaömak maddî-mânevî her şeyi... Varlığımızla bölüşmek. Diğerimizle bütünleşip büyümek. Paylaştıkça dökülüp saçılmadan ihyâ olmak. Yeri gelir, bir somunu bölüşür insan. Elleri uzanırken yüreğinden gözlerine akseden sevgiyle bütünleşir kardeşinde. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Yeri gelir ilmini paylaşır. Paylaşırken Imâm-i A’zam Ebû Hanife hazretlerinin, "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe değerdi." sözünü unutmaz. Öyleyse bildiklerimle gönülleri oksayarak ihya etmeliyim, der. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">Sakinmaz bildiklerini. Hazret-i Mevlânâ’nin sözü yüregini tutuşturur."Bir mum, diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez." </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Sevinci paylaşmak isteriz bazen. Bazen de derdimizi. Şâirin dediği gibi: </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">"Yine gam yükünün kervanı geldi. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">Çekemem bu derdi, bölek seninle." deriz. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Bölüşecek birilerini ararız. Farkında olmaz insan, bölüştükçe küçülürüz sanırız. Oysa ki, her bölünmede gönüller ulanır birbirine. Cenâb-ı Hak vücudumuzu küçücük hücrelerden yaratmıştır. Bir bütünde sayılamayacak kadar çok zerrecikler. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Bir uzvumuzu diğerine âmâde kılmıştır. Ağza giden bir lokmaya kaç uzvumuz hizmet etmektedir. Mevlâmız milyarlarca zerreden bir bütün yapmış. Her birini diğerine âmâde kılmışsa, bize de, şu fâni hayatın her şeyini ve âhireti kazanmanın külfetini kardeşlerinizle paylaşarak bir bütün olun demektedir, sanki. Her paylaşıma bir sevgi kıvılcımı koyup gönüllerde büyüyerek. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">"Sıçrayıp ufuk değiştirmek bile ancak bir zemine basarak mümkündür." der Ahmet Hamdi Tanpinar. Öyle ise bizler de Rabbimizin bize vermiş olduğu nimetlerini, cânânımıza şükrümüzü îfâ etmek için, derviş kaşıklarına doldurup, döküp saçmadan kardeşlerimizle paylaşabilmeliyiz. Sevgiyle paylaşmak, toplum nizamımızı da güzelleştirecek ve güçlendirecektir. Muhammed Ikbal’in, kalemiyle yüreğimize fısıldadığı enfes inci dizeleriyle : </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">"Çağımızın delirmiş aklına sevginin neşterini vurmalıyız." </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Peygamber Efendimiz’in (sav) hadis-i şerifinde de buyurdukları gibi : </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">"Birbirlerine acimakta, birbirlerini sevmekte ve birbirlerine şefkat göstermekte, mü’minlerin tek bir vücut gibi olduklarını görürsün. Bu vücudun bir uzvu muzdarip olduğu takdirde, diğer kısımları da uykusuz kalıp ateşler içinde ızdırabını duyarlar." ( Müslim, 66 ) </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Cenâb-i Hak cümlemize merhameti şiâr edinen, onu sevgiyle yoğurup gönüllere sunan bir kalb nasip etsin. Amin. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: black">alıntı.</span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 250288, member: 1004566"] [COLOR=black][I][B]Bismillahirrahmanirrahim [/B][/I][/COLOR] [I][B][COLOR=black]Sevdiginiz seylerden vermedikçe asla iyilige erisemezsiniz. ( Âl-i Imran, 92 ) [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Birgün Dervişlerden birine sormuşlar: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi paylaşanlar arasında ne fark vardır?" [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Bakın göstereyim..." demiş, Derviş. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Bir sofra hazırlamiş. Sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle de indirmeyen kişileri çağırmış bu sofraya. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Hepsi yerlere oturmuslar. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Derken,tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından derviş kaşığı denilen bir metre boyunda kaşıklar. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Derviş: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz." diye de şart koşmuş. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Peki..." demişler ve çorbayı içmeye girişmişler. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Fakat o da ne? [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Kaşıklar uzun geldiğinden sofradaki hiç kimse bir türlü döküp saçmadan götüremiyormuş çorbayı ağzına. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, vazgeçmişler çorbadan. Öylece kalkmışlar sofradan. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Onlar kalkınca, Derviş: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım yemeğe." demis. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen nurlu insanlar gelmiş oturmuş sofraya. Derviş : [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Buyurun bakalım" deyince de her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içirmişler çorbalarını. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Böylece her biri diğerini doyurmuş ve kendisi de doymuş olarak şükür içinde kalkmış sofradan. Derviş : [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"İşte, kim hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayi düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de onu doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki, hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman" [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Paylaömak maddî-mânevî her şeyi... Varlığımızla bölüşmek. Diğerimizle bütünleşip büyümek. Paylaştıkça dökülüp saçılmadan ihyâ olmak. Yeri gelir, bir somunu bölüşür insan. Elleri uzanırken yüreğinden gözlerine akseden sevgiyle bütünleşir kardeşinde. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Yeri gelir ilmini paylaşır. Paylaşırken Imâm-i A’zam Ebû Hanife hazretlerinin, "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe değerdi." sözünü unutmaz. Öyleyse bildiklerimle gönülleri oksayarak ihya etmeliyim, der. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Sakinmaz bildiklerini. Hazret-i Mevlânâ’nin sözü yüregini tutuşturur."Bir mum, diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez." [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Sevinci paylaşmak isteriz bazen. Bazen de derdimizi. Şâirin dediği gibi: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Yine gam yükünün kervanı geldi. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Çekemem bu derdi, bölek seninle." deriz. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Bölüşecek birilerini ararız. Farkında olmaz insan, bölüştükçe küçülürüz sanırız. Oysa ki, her bölünmede gönüller ulanır birbirine. Cenâb-ı Hak vücudumuzu küçücük hücrelerden yaratmıştır. Bir bütünde sayılamayacak kadar çok zerrecikler. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Bir uzvumuzu diğerine âmâde kılmıştır. Ağza giden bir lokmaya kaç uzvumuz hizmet etmektedir. Mevlâmız milyarlarca zerreden bir bütün yapmış. Her birini diğerine âmâde kılmışsa, bize de, şu fâni hayatın her şeyini ve âhireti kazanmanın külfetini kardeşlerinizle paylaşarak bir bütün olun demektedir, sanki. Her paylaşıma bir sevgi kıvılcımı koyup gönüllerde büyüyerek. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Sıçrayıp ufuk değiştirmek bile ancak bir zemine basarak mümkündür." der Ahmet Hamdi Tanpinar. Öyle ise bizler de Rabbimizin bize vermiş olduğu nimetlerini, cânânımıza şükrümüzü îfâ etmek için, derviş kaşıklarına doldurup, döküp saçmadan kardeşlerimizle paylaşabilmeliyiz. Sevgiyle paylaşmak, toplum nizamımızı da güzelleştirecek ve güçlendirecektir. Muhammed Ikbal’in, kalemiyle yüreğimize fısıldadığı enfes inci dizeleriyle : [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Çağımızın delirmiş aklına sevginin neşterini vurmalıyız." [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Peygamber Efendimiz’in (sav) hadis-i şerifinde de buyurdukları gibi : [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]"Birbirlerine acimakta, birbirlerini sevmekte ve birbirlerine şefkat göstermekte, mü’minlerin tek bir vücut gibi olduklarını görürsün. Bu vücudun bir uzvu muzdarip olduğu takdirde, diğer kısımları da uykusuz kalıp ateşler içinde ızdırabını duyarlar." ( Müslim, 66 ) [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Cenâb-i Hak cümlemize merhameti şiâr edinen, onu sevgiyle yoğurup gönüllere sunan bir kalb nasip etsin. Amin. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]alıntı.[/COLOR][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Gönüllerde yer açmak...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst