Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Gözden Irak Gönüle Yakın
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 234747" data-attributes="member: 1004566"><p><strong><span style="color: #840084">Yalnız Allah için yapmak ve yapılanı mümkün mertebe gizlemek ne kadar övülmüşse, gösteriş için yapmak ve riyakârlık da o denli kerih görülmüştür. Sahabilerden biri Efendimiz s.a.v.’e sordu: “Kurtuluş nerededir, nededir?” Efendimiz s.a.v. cevap verdi: “Yaptığı amel ile insanlara gösteriş etmemektedir.”</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Yalnız O bilse, gönlümden geçenler gibi. Unutturulsa, unutsam, yalnız O duysa. Cihan kör olsa da yalnız O görse… Ara vakitlerde, belki dar bir zamanda yalnız O’nunla geçen bir dakikam olsa. O’nu düşündüğüm, O’nu andığım… Haşyetinden gözlerim yaşarsa. Yalnızlığımı o denli duysam da yalnız O’na dayansam. O’ndan istesem, O’ndan beklesem. Kıyılarda köşelerde verdiğim ama unuttuğum bir lokma ekmeğim, bir yudum suyum olsa. Kuş unutsa, kedi unutsa, ben unutsam. O bilse, O hatırlasa. Yalnız O’nun bildiği, O’nunla dolduğum bir anım olsa. Rabbim, desem. Gecelere yazılsa, sulara yazılsa. Gönlümden geçenleri yalnız sen duyarsın ya, öyle gönülden olsa… O Kalptir ki…</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Efendimiz s.a.v. uzunca bir hadisinde anlattılar: “Allah Tealâ yeryüzünü yarattığı zamanlar yeryüzü çalkalandı durdu. Yeryüzünü teskin etmek için kazık vazifesini gören dağları yarattı. Bunu gören melekler: Şüphesiz ki Allah’ın yarattıkları içinde dağlardan güçlüsü yoktur, dediler.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Allah Tealâ sonra demiri yarattı. Demir dağları yardı. Melekler bu sefer: Muhakkak ki demir dağlardan güçlüdür, dediler.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Sonra ateşi yarattı. Ateş demiri eritti. Melekler ateşi demirden güçlü gördüler. Suyu yarattı sonra. Su ateşi söndürdü. Öyleyse su hepsinden daha güçlü kuvvetliydi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Rüzgârı yarattı, rüzgârda su çalkalandı.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Allah Tealâ bu şekilde birbirinden kuvvetli varlıkları yaratınca melekler hangisinin daha kuvvetli olduğuna karar veremediler. Allah Tealâ’ya sordular. O buyurdu:</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">En kuvvetli yarattığım, sağ elinin verdiğini sol elinden gizleyen âdemoğlunun kalbidir.” Ve Efendimiz s.a.v. kıyamet gününü anlatır ki, o gün Arş’ın gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı gündür. O gün Allah Tealâ’nın gölgelendireceği yedi kısım insanı bizlere haber verir. Der ki: </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">– O insanların yedincisi, sağ eli ile verdiğini sol elinden saklayacak kadar gizliliğe riayet edenlerdir.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ve buyruldu ki:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Eğer sadakalarınızı açıktan verirseniz ne güzeldir. Ve eğer onları gizler de gizlice fakirlere verirseniz bu gizleyiş sizin için daha hayırlıdır. Ve günahlarımızdan bir kısmının affına vesile olur. Hem Allah ne yaparsanız haberdardır.” (Bakara, 271)</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">. . . </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Unutsam, unutturulsa.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Şüphesiz ki sen haberdarsın</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Rabbim.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Sen Rabbim, sen haberdar</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">olduktan sonra cihan küçülse, önemini yitirse…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Yalnız senin bildiğin kabahatlerim o gizlilik hatırına kimseler duymadan, bilmeden birer birer silinse.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Sen bilsen her şeyi bildiğin gibi…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Sen Bilirsin Halimi</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Öyleleri vardı ki Efendimiz s.a.v.’in arkadaşları içinde, daima Efendimiz’in sohbetinde bulunur, O’nun ilminden feyz alırlardı. O’nun ağzından çıkan tek bir kelimeyi kaçırmak istemezlerdi. Gecelerini ibadet ve Kur’an-ı Kerim okumakla geçirirlerdi. Geçimlerini temin için yakacak toplar, bunları satar ve yiyeceklerini alırlardı. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Başka kabilelere öğretici göndermek gerektiğinde onlar giderdi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">İslâm mürşitleriydi onlar, muallimdiler, kurraydılar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Suffelilerdi onlar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Sürekli bir gelirleri yoktu. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Zar zor geçinir, bazen bir iki gün yiyecek bulamazlar, namazda ayakta duramayacak hale gelir, yere düşerlerdi. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Efendimiz s.a.v.’e bir hediye geldiğinde hemen Suffelileri çağırır, gelenleri onlarla paylaşırdı. Kendilerine verilen, gelen dışında kimseden bir şey istemezlerdi. Belki çoğunlukla bilinmezdi halleri. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">İşte bu sırada, sözsüz ve takatsiz kalındıkta Hak devreye girer, söz olurdu. İhtiyacını halka duyurmaktan çekinenler için Hak Tealâ buyururdu:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış, yeryüzünde dolaşamayanlara, hayâlarından dolayı kendilerini tanımayanların zengin sandıkları yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan yüzsüzlük edip de bir şey istemezler. Sarf ettiğiniz her hayrı Allah elbette bilir.” (Bakara, 273)</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ve Efendimiz s.a.v. buyurmuşlardır:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Hani o sadaka için kapı kapı dolaşıp, halkın kendisine bir iki lokma, bir iki hurma verdiği dilenci sınıfı yok mu? Bunlar düşkün değildir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Belki gerçek düşkün, kendini geçindirecek malı olmayan ve kendisine sadaka vermek için halk tarafından muhtaçlığı bilinmeyen, kendisi de kalkıp halktan sadaka istemeyen iffetli, nezih kimsedir.” </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Bir tek Hak bilir hallerini.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">O’ndan ister, O’na dayanırlar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">O’na arz ederler de hallerini,</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Hak bildirir onların halka hallerini.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Kim İçin?</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Yalnız Allah için yapmak ve yapılanı mümkün mertebe gizlemek ne kadar övülmüşse, gösteriş için yapmak ve riyakârlık da o denli kerih görülmüştür.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Sahabilerden biri Efendimiz s.a.v.’e sordu: </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Kurtuluş nerededir, nededir? </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Efendimiz s.a.v. cevap verdi:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Yaptığı amel ile insanlara gösteriş etmemektedir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Ve yine arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbet esnasında buyurdu:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Sizin için en çok korktuğum şey küçük şirktir. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Arkadaşları merakla sordular:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Küçük şirk nedir ey Allah’ın Rasulü? </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Buyurdu ki:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Küçük şirk riyadır. Allah Tealâ herkesi ameline göre mükâfatlandıracağı kıyamet günü riyakârlara: “Dünyada kime gösteriş yapmış iseniz gidin bakın, onların size vereceği bir mükâfat var mı?” buyuracaktır..</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ve yaptıkları amel karşılığında insanlardan bir karşılık, yardım ya da övünme bekleyenlere ağır bir ihtar geliyor. Nebi s.a.v. buyurdular:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Kıyamet günü Allah Tealâ riyakârlara buyuracak ki: Size alışverişte kolaylık gösterilmedi mi? Size, siz selam vermeden selam verilmedi mi? İhtiyacınız giderilmedi mi? Siz mükâfatınızı aldınız, size ecir yok!” </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ve yine buyurdular:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Kıyamet günü iş güçleştiği zaman erkek kadın her mümin Rabbinin azametine secde eder. Yalnız dünyada halka gösteriş yapmak için secde edenler secdesiz kalırlar. Gerçi o riyakârlar da secde etmeye çalışırlar, fakat eğilip secde edemezler.”</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">. . . </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Gönlüne bak, gönlünü yokla, gönlüne sor… Niçin, kim için? Beklentim nedir?</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Rıza, rıza, rıza diyebilmek duasıyla.. Bir ferahlık vardır, gelir:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Sahabeden biri Nebi s.a.v.’e sordu:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Ey Allah’ın Rasulü, ben amelimi gizli yaparım, duyulmasını istemem. Fakat duyulur. Duyulunca da sevinirim. Ne buyurursunuz?</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Nebi s.a.v. cevapladı:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Senin için iki karşılık vardır. Biri amelinin, diğeri de duyulmasının mükâfatıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Aynada bir an güzel görünebilmek adına ebedi güzelliğimizi kaybetmek ne acı. Aynalarda kaybolur, akar gider her güzellik.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Allah yaptıklarımızdan haberdardır. Neyi, ne için, kim için yaptığımızdan da.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Gönlüm, sen ne dersin bu işe?</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Karıncanın Ayak Seslerinden </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Şeddad b. Evs r.a. bir gün Nebi s.a.v.’i ağlar vaziyette gördü. Sordu:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Ne oldu ya Rasulallah, niçin ağlıyorsunuz? Nebi s.a.v. buyurdu:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Ümmetim için ağlıyorum. Onların şirke düşmesinden korkuyorum. Gerçi ümmetim puta, aya, taşa tapmazlar. Ancak onlar amelleri ile riya ederler. Yani insanlara gösteriş yaparlar. Amelleri yalnız Allah için değildir. İnsanlara herhangi bir dünyalığı hedefleyerek ibadet ederler. Ve Efendimiz s.a.v. karıncanın ayak seslerinden daha gizli olarak tarif ediyorlar.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ve bir kudsî hadislerinde buyuruyorlar:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Allah Tealâ buyurur: Benim için bir amel işleyip başkasını buna ortak eden kimsenin bu ameli tamamen kendisi içindir. Ben bu amelden uzağım. Bu ortaklıktan en uzak, en müstağni olanım.”</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">. . . </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Riya, gösteriş ne kadar korkutuyorsa, yalnız Allah’ı murat etmek de o denli müjdeli…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Maksudumuz sensin ya İlâhi! Matlubumuz sen. Dilimiz bu zikri söyler. Gönlümüz doğrular bir gün. Duamız budur.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Huşu Kalptedir</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Efendimiz s.a.v. buyurdular:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Her kim işlediği bir hayrı dünyalık geleceği için halka duyurursa, Allah onun gizli işlerini duyurur. Her kim de işlediği hayrı gösterir, riyakârlık ederse Allah da onun riyakârlığını teşhir eder, gösterir.”</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Adamın biri İbn Mes’ud r.a.’a şöyle dedi:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Ben gece Bakara Suresi’ni okudum.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">İbn Mes’ud r.a.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– İşte, okuduğundan nasibin budur, dedi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Hz. Ömer r.a. boynunu bükmüş bir adamı görünce onu şöyle uyardı:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Ey eğik başlı, başını kaldır!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Huşu boyun bükmekte değil, kalptedir.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">O’nun Yanında Saklı</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Gece simsiyah örtüsüyle örttüğünde üzerimizi, kimileri uykuda, kimileri fikirde, kimileri zikirdedir.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Kimilerinin ise günahına örtü olur geceler. Yaradan tanıktır bir tek, geceler kimler neler işler?</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ondandır ki Efendimiz s.a.v. buyurdular:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Ümmetimin hepsi affolunmuştur. Yalnız açık günahkârlar değil. Bu günahkâr delilerden öyleleri vardır ki, kişi geceleyin bir günah işler sonra, şöyle şöyle bir iş işledim, diyerek duyurur. Halbuki Rabbi onun bu günahını görmezden gelmişti. Fakat bu deli Allah’ın örttüğü perdeyi açarak sabahlıyor, fıskını gösteriyor.”</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Rabbim sonsuz rahmetiyle karanlık gecelerde yalnız kendisinin bildiği hatalarımızı, günahlarımızı saklıyor, açmıyor biz açmadıkça.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ya yalnız O’nun bildiği zikirlerimiz, şükürlerimiz…</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Efendimiz s.a.v. gizli zikir için: “Başkalarının duymadığı sessiz zikir sesli zikirden yetmiş kat üstündür.” buyurmuş, bu zikrin Allah ile kulu arasında bir sır olduğunu, onu meleklerin dahi bilmediğini, mükâfatının da yine Allah Tealâ’nın yanında saklı olduğunu bize haber vermişlerdir..</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Arş’ın gölgesinden başka bir gölgenin kalmadığı dehşet gününde Allah’ın gölgesinde gölgelenecekleri anlatırken de, bir rivayete göre yedinci sırada şu kişiyi vasfediyor:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– O, tenhalarda dille ya da kalben Allah Tealâ’yı zikredip de gözü dolup taşan kişidir.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Seher Vakitlerinde </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Onlar Rableri için secde ve kıyamla gecelerler.” (Furkan, 64)</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Gecelerde saklı secdeler, kıyamlar… Tüm gözlerden uzak… Bilenlerin bilmesinden ırak…</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Gecenin ıssızlığında O’nunla dolup taşmak… El ayak çekildikte O’nun elinde olduğunu duymak, hissetmek belki hiç duymadığımız kadar…</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Nebi s.a.v. gece namazı için demiştir ki:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Onun güzelliğini ve uzunluğunu sormayın. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Gece vakti olunca hücre-i saadetlerinde namaz kılarlardı. Hücrenin duvarı alçak olduğu için insanlar namaz kıldığını gördüler. Bazıları namaza durup kendisine uydular, tabi oldular. Sabah olunca da bu yaptıklarını Nebi s.a.v.’e arz ettiler. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ertesi gece tekrar namaza kalktı. Yine bazı kişiler kendisine uyarak gece namazı kıldılar. Bu iş iki ya da üç gece sürdü. Sonraki gece Nebi s.a.v. evinde oturdu ve namaza çıkmadı.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Sabah olunca sebebini sordular. Nebi s.a.v. buyurdu:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Gece namazı size farz olacak diye korktum. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Sonra şöyle dedi:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">– Yaptığınızı gördüğüm bu işi beğendim. Ama yine de bu nafile namazı evinizde kılın. Zira namazın efdali insanın kendi evinde kıldığı namazdır. Fakat farz namaz başka… Onu mescitte cemaatle kılmak efdaldir.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Ve buyurdular: </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">“Gecenin son çeyreği kaldığında, Rabbimiz keyfiyeti bizce meçhul bir halde dünya semasına tecelli ederek buyururlar ki: </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">‘Hani bana kim dua eder, duasına icabet edeyim!’</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">‘Benden kim bir şey ister, ona istediğini vereyim.’</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">‘Benden kim af diler, onu affedeyim.’ ”</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">. . . </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Cebrail a.s. “Arş titrer.” diyor seher vakitlerinde. Senden istesek, sana yakarsak, seni bilsek o vakitlerde.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Gece bile uykuda olsa, sen duysan, ‘buyur ey kulum’ desen.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">“Onlar geceleyin yataklarından kalkarlar, korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızklardan hayra harcarlar.” (Secde, 16) </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Sadaka Taşları </span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">İki metre boylarında mermer bir sütun. Üstünde bir çukur var.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">Bu çukura hali vakti yerinde bir adam aldığı nefesin şükrünü eda edercesine sadakasını bırakıyor. Bir başkası gelip; “Allahım senden bilirim. Vesile olandan razı ol..” duasıyla ihtiyacı kadarını alıyor. Veren vermenin gururundan uzak. Alan almanın ezikliğinden uzak.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #840084">O mermer taşlar merhameti fısıldıyor. Tevazuyu, nezaketi…</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">“Onların yapmış oldukları amellere mükâfat olarak göz aydınlığından nelerin gizlenmekte olduğunu şimdi hiçbir kimse bilemez.” (Secde, 17)</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #840084">Semerkand Dergisi </span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 234747, member: 1004566"] [B][COLOR=#840084]Yalnız Allah için yapmak ve yapılanı mümkün mertebe gizlemek ne kadar övülmüşse, gösteriş için yapmak ve riyakârlık da o denli kerih görülmüştür. Sahabilerden biri Efendimiz s.a.v.’e sordu: “Kurtuluş nerededir, nededir?” Efendimiz s.a.v. cevap verdi: “Yaptığı amel ile insanlara gösteriş etmemektedir.”[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Yalnız O bilse, gönlümden geçenler gibi. Unutturulsa, unutsam, yalnız O duysa. Cihan kör olsa da yalnız O görse… Ara vakitlerde, belki dar bir zamanda yalnız O’nunla geçen bir dakikam olsa. O’nu düşündüğüm, O’nu andığım… Haşyetinden gözlerim yaşarsa. Yalnızlığımı o denli duysam da yalnız O’na dayansam. O’ndan istesem, O’ndan beklesem. Kıyılarda köşelerde verdiğim ama unuttuğum bir lokma ekmeğim, bir yudum suyum olsa. Kuş unutsa, kedi unutsa, ben unutsam. O bilse, O hatırlasa. Yalnız O’nun bildiği, O’nunla dolduğum bir anım olsa. Rabbim, desem. Gecelere yazılsa, sulara yazılsa. Gönlümden geçenleri yalnız sen duyarsın ya, öyle gönülden olsa… O Kalptir ki…[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Efendimiz s.a.v. uzunca bir hadisinde anlattılar: “Allah Tealâ yeryüzünü yarattığı zamanlar yeryüzü çalkalandı durdu. Yeryüzünü teskin etmek için kazık vazifesini gören dağları yarattı. Bunu gören melekler: Şüphesiz ki Allah’ın yarattıkları içinde dağlardan güçlüsü yoktur, dediler.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Allah Tealâ sonra demiri yarattı. Demir dağları yardı. Melekler bu sefer: Muhakkak ki demir dağlardan güçlüdür, dediler.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sonra ateşi yarattı. Ateş demiri eritti. Melekler ateşi demirden güçlü gördüler. Suyu yarattı sonra. Su ateşi söndürdü. Öyleyse su hepsinden daha güçlü kuvvetliydi.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Rüzgârı yarattı, rüzgârda su çalkalandı.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Allah Tealâ bu şekilde birbirinden kuvvetli varlıkları yaratınca melekler hangisinin daha kuvvetli olduğuna karar veremediler. Allah Tealâ’ya sordular. O buyurdu:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]En kuvvetli yarattığım, sağ elinin verdiğini sol elinden gizleyen âdemoğlunun kalbidir.” Ve Efendimiz s.a.v. kıyamet gününü anlatır ki, o gün Arş’ın gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı gündür. O gün Allah Tealâ’nın gölgelendireceği yedi kısım insanı bizlere haber verir. Der ki: [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– O insanların yedincisi, sağ eli ile verdiğini sol elinden saklayacak kadar gizliliğe riayet edenlerdir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ve buyruldu ki:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Eğer sadakalarınızı açıktan verirseniz ne güzeldir. Ve eğer onları gizler de gizlice fakirlere verirseniz bu gizleyiş sizin için daha hayırlıdır. Ve günahlarımızdan bir kısmının affına vesile olur. Hem Allah ne yaparsanız haberdardır.” (Bakara, 271)[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]. . . [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Unutsam, unutturulsa.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Şüphesiz ki sen haberdarsın[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Rabbim.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sen Rabbim, sen haberdar[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]olduktan sonra cihan küçülse, önemini yitirse…[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Yalnız senin bildiğin kabahatlerim o gizlilik hatırına kimseler duymadan, bilmeden birer birer silinse.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sen bilsen her şeyi bildiğin gibi…[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sen Bilirsin Halimi[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Öyleleri vardı ki Efendimiz s.a.v.’in arkadaşları içinde, daima Efendimiz’in sohbetinde bulunur, O’nun ilminden feyz alırlardı. O’nun ağzından çıkan tek bir kelimeyi kaçırmak istemezlerdi. Gecelerini ibadet ve Kur’an-ı Kerim okumakla geçirirlerdi. Geçimlerini temin için yakacak toplar, bunları satar ve yiyeceklerini alırlardı. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Başka kabilelere öğretici göndermek gerektiğinde onlar giderdi.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]İslâm mürşitleriydi onlar, muallimdiler, kurraydılar.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Suffelilerdi onlar.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sürekli bir gelirleri yoktu. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Zar zor geçinir, bazen bir iki gün yiyecek bulamazlar, namazda ayakta duramayacak hale gelir, yere düşerlerdi. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Efendimiz s.a.v.’e bir hediye geldiğinde hemen Suffelileri çağırır, gelenleri onlarla paylaşırdı. Kendilerine verilen, gelen dışında kimseden bir şey istemezlerdi. Belki çoğunlukla bilinmezdi halleri. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]İşte bu sırada, sözsüz ve takatsiz kalındıkta Hak devreye girer, söz olurdu. İhtiyacını halka duyurmaktan çekinenler için Hak Tealâ buyururdu:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış, yeryüzünde dolaşamayanlara, hayâlarından dolayı kendilerini tanımayanların zengin sandıkları yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan yüzsüzlük edip de bir şey istemezler. Sarf ettiğiniz her hayrı Allah elbette bilir.” (Bakara, 273)[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ve Efendimiz s.a.v. buyurmuşlardır:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Hani o sadaka için kapı kapı dolaşıp, halkın kendisine bir iki lokma, bir iki hurma verdiği dilenci sınıfı yok mu? Bunlar düşkün değildir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Belki gerçek düşkün, kendini geçindirecek malı olmayan ve kendisine sadaka vermek için halk tarafından muhtaçlığı bilinmeyen, kendisi de kalkıp halktan sadaka istemeyen iffetli, nezih kimsedir.” [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Bir tek Hak bilir hallerini.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]O’ndan ister, O’na dayanırlar.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]O’na arz ederler de hallerini,[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Hak bildirir onların halka hallerini.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Kim İçin?[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Yalnız Allah için yapmak ve yapılanı mümkün mertebe gizlemek ne kadar övülmüşse, gösteriş için yapmak ve riyakârlık da o denli kerih görülmüştür.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sahabilerden biri Efendimiz s.a.v.’e sordu: [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Kurtuluş nerededir, nededir? [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Efendimiz s.a.v. cevap verdi:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Yaptığı amel ile insanlara gösteriş etmemektedir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ve yine arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbet esnasında buyurdu:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Sizin için en çok korktuğum şey küçük şirktir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Arkadaşları merakla sordular:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Küçük şirk nedir ey Allah’ın Rasulü? [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Buyurdu ki:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Küçük şirk riyadır. Allah Tealâ herkesi ameline göre mükâfatlandıracağı kıyamet günü riyakârlara: “Dünyada kime gösteriş yapmış iseniz gidin bakın, onların size vereceği bir mükâfat var mı?” buyuracaktır..[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ve yaptıkları amel karşılığında insanlardan bir karşılık, yardım ya da övünme bekleyenlere ağır bir ihtar geliyor. Nebi s.a.v. buyurdular:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Kıyamet günü Allah Tealâ riyakârlara buyuracak ki: Size alışverişte kolaylık gösterilmedi mi? Size, siz selam vermeden selam verilmedi mi? İhtiyacınız giderilmedi mi? Siz mükâfatınızı aldınız, size ecir yok!” [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ve yine buyurdular:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Kıyamet günü iş güçleştiği zaman erkek kadın her mümin Rabbinin azametine secde eder. Yalnız dünyada halka gösteriş yapmak için secde edenler secdesiz kalırlar. Gerçi o riyakârlar da secde etmeye çalışırlar, fakat eğilip secde edemezler.”[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]. . . [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Gönlüne bak, gönlünü yokla, gönlüne sor… Niçin, kim için? Beklentim nedir?[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Rıza, rıza, rıza diyebilmek duasıyla.. Bir ferahlık vardır, gelir:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sahabeden biri Nebi s.a.v.’e sordu:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Ey Allah’ın Rasulü, ben amelimi gizli yaparım, duyulmasını istemem. Fakat duyulur. Duyulunca da sevinirim. Ne buyurursunuz?[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Nebi s.a.v. cevapladı:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Senin için iki karşılık vardır. Biri amelinin, diğeri de duyulmasının mükâfatıdır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Aynada bir an güzel görünebilmek adına ebedi güzelliğimizi kaybetmek ne acı. Aynalarda kaybolur, akar gider her güzellik.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Allah yaptıklarımızdan haberdardır. Neyi, ne için, kim için yaptığımızdan da.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Gönlüm, sen ne dersin bu işe?[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Karıncanın Ayak Seslerinden [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Şeddad b. Evs r.a. bir gün Nebi s.a.v.’i ağlar vaziyette gördü. Sordu:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Ne oldu ya Rasulallah, niçin ağlıyorsunuz? Nebi s.a.v. buyurdu:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Ümmetim için ağlıyorum. Onların şirke düşmesinden korkuyorum. Gerçi ümmetim puta, aya, taşa tapmazlar. Ancak onlar amelleri ile riya ederler. Yani insanlara gösteriş yaparlar. Amelleri yalnız Allah için değildir. İnsanlara herhangi bir dünyalığı hedefleyerek ibadet ederler. Ve Efendimiz s.a.v. karıncanın ayak seslerinden daha gizli olarak tarif ediyorlar.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ve bir kudsî hadislerinde buyuruyorlar:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Allah Tealâ buyurur: Benim için bir amel işleyip başkasını buna ortak eden kimsenin bu ameli tamamen kendisi içindir. Ben bu amelden uzağım. Bu ortaklıktan en uzak, en müstağni olanım.”[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]. . . [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Riya, gösteriş ne kadar korkutuyorsa, yalnız Allah’ı murat etmek de o denli müjdeli…[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Maksudumuz sensin ya İlâhi! Matlubumuz sen. Dilimiz bu zikri söyler. Gönlümüz doğrular bir gün. Duamız budur.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Huşu Kalptedir[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Efendimiz s.a.v. buyurdular:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Her kim işlediği bir hayrı dünyalık geleceği için halka duyurursa, Allah onun gizli işlerini duyurur. Her kim de işlediği hayrı gösterir, riyakârlık ederse Allah da onun riyakârlığını teşhir eder, gösterir.”[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Adamın biri İbn Mes’ud r.a.’a şöyle dedi:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Ben gece Bakara Suresi’ni okudum.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]İbn Mes’ud r.a.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– İşte, okuduğundan nasibin budur, dedi.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Hz. Ömer r.a. boynunu bükmüş bir adamı görünce onu şöyle uyardı:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Ey eğik başlı, başını kaldır![/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Huşu boyun bükmekte değil, kalptedir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]O’nun Yanında Saklı[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Gece simsiyah örtüsüyle örttüğünde üzerimizi, kimileri uykuda, kimileri fikirde, kimileri zikirdedir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Kimilerinin ise günahına örtü olur geceler. Yaradan tanıktır bir tek, geceler kimler neler işler?[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ondandır ki Efendimiz s.a.v. buyurdular:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Ümmetimin hepsi affolunmuştur. Yalnız açık günahkârlar değil. Bu günahkâr delilerden öyleleri vardır ki, kişi geceleyin bir günah işler sonra, şöyle şöyle bir iş işledim, diyerek duyurur. Halbuki Rabbi onun bu günahını görmezden gelmişti. Fakat bu deli Allah’ın örttüğü perdeyi açarak sabahlıyor, fıskını gösteriyor.”[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Rabbim sonsuz rahmetiyle karanlık gecelerde yalnız kendisinin bildiği hatalarımızı, günahlarımızı saklıyor, açmıyor biz açmadıkça.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ya yalnız O’nun bildiği zikirlerimiz, şükürlerimiz…[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Efendimiz s.a.v. gizli zikir için: “Başkalarının duymadığı sessiz zikir sesli zikirden yetmiş kat üstündür.” buyurmuş, bu zikrin Allah ile kulu arasında bir sır olduğunu, onu meleklerin dahi bilmediğini, mükâfatının da yine Allah Tealâ’nın yanında saklı olduğunu bize haber vermişlerdir..[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Arş’ın gölgesinden başka bir gölgenin kalmadığı dehşet gününde Allah’ın gölgesinde gölgelenecekleri anlatırken de, bir rivayete göre yedinci sırada şu kişiyi vasfediyor:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– O, tenhalarda dille ya da kalben Allah Tealâ’yı zikredip de gözü dolup taşan kişidir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Seher Vakitlerinde [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Onlar Rableri için secde ve kıyamla gecelerler.” (Furkan, 64)[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Gecelerde saklı secdeler, kıyamlar… Tüm gözlerden uzak… Bilenlerin bilmesinden ırak…[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Gecenin ıssızlığında O’nunla dolup taşmak… El ayak çekildikte O’nun elinde olduğunu duymak, hissetmek belki hiç duymadığımız kadar…[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Nebi s.a.v. gece namazı için demiştir ki:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Onun güzelliğini ve uzunluğunu sormayın. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Gece vakti olunca hücre-i saadetlerinde namaz kılarlardı. Hücrenin duvarı alçak olduğu için insanlar namaz kıldığını gördüler. Bazıları namaza durup kendisine uydular, tabi oldular. Sabah olunca da bu yaptıklarını Nebi s.a.v.’e arz ettiler. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ertesi gece tekrar namaza kalktı. Yine bazı kişiler kendisine uyarak gece namazı kıldılar. Bu iş iki ya da üç gece sürdü. Sonraki gece Nebi s.a.v. evinde oturdu ve namaza çıkmadı.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sabah olunca sebebini sordular. Nebi s.a.v. buyurdu:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Gece namazı size farz olacak diye korktum. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sonra şöyle dedi:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]– Yaptığınızı gördüğüm bu işi beğendim. Ama yine de bu nafile namazı evinizde kılın. Zira namazın efdali insanın kendi evinde kıldığı namazdır. Fakat farz namaz başka… Onu mescitte cemaatle kılmak efdaldir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Ve buyurdular: [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Gecenin son çeyreği kaldığında, Rabbimiz keyfiyeti bizce meçhul bir halde dünya semasına tecelli ederek buyururlar ki: [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]‘Hani bana kim dua eder, duasına icabet edeyim!’[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]‘Benden kim bir şey ister, ona istediğini vereyim.’[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]‘Benden kim af diler, onu affedeyim.’ ”[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]. . . [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Cebrail a.s. “Arş titrer.” diyor seher vakitlerinde. Senden istesek, sana yakarsak, seni bilsek o vakitlerde.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Gece bile uykuda olsa, sen duysan, ‘buyur ey kulum’ desen.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Onlar geceleyin yataklarından kalkarlar, korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızklardan hayra harcarlar.” (Secde, 16) [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Sadaka Taşları [/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]İki metre boylarında mermer bir sütun. Üstünde bir çukur var.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Bu çukura hali vakti yerinde bir adam aldığı nefesin şükrünü eda edercesine sadakasını bırakıyor. Bir başkası gelip; “Allahım senden bilirim. Vesile olandan razı ol..” duasıyla ihtiyacı kadarını alıyor. Veren vermenin gururundan uzak. Alan almanın ezikliğinden uzak.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]O mermer taşlar merhameti fısıldıyor. Tevazuyu, nezaketi…[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]“Onların yapmış oldukları amellere mükâfat olarak göz aydınlığından nelerin gizlenmekte olduğunu şimdi hiçbir kimse bilemez.” (Secde, 17)[/COLOR][/B] [B][COLOR=#840084]Semerkand Dergisi [/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Gözden Irak Gönüle Yakın
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst