Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Çocuk Gemisi
Çocuk Çocuğa Muhabbet
Hikaye Bahçesi
Gözümü Gördüm, Âmâ Aynasında...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="evvab" data-source="post: 184818" data-attributes="member: 17382"><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p> <strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">VAPUR iskelesinin bekleme salonundayım. Araba vapuru kıyıya iyice yakınlaştı. Ben onu izlerken, iki âmâ bastonlarıyla tık tık gelip oturacak yer aradılar. Yanımdaki koltuklar boştu, oradakiler hep birlikte onları oturttuk. Bunlar arkalarına dayanmışlardı ki vapur da iskeleye yanaşmaya başladı. Derken herkes vapura binme, işe yetişme telâşıyla vapura doğru yürüdüler. Bekleme salonunda sadece ben ve iki âmâ kalmıştık. Yardım teklif ettim. Sevinerek kabul ettiler. Onlar birbirinin koluna girdiler, ben de birinin koluna girdim, küçük adımlarla yürümeye başladık. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Turnikelerden vapura varmak için ne kadar uzun ve adım başı engellerle dolu bir yürüyüş yapmak gerekiyormuş, ilk defa farkına vardım. Halbuki her zaman orayı üç beş adımla geçip vapura binip gidiyordum. Benim için gayet sıradan, yapageldiğim bir şeydi bu. Fakat onlar için o iki adımlık mesafe bile, göze alınması ve ondan sonra da gerçekten dikkatle, endişeyle ve adeta diken üstünde yürünmesi gereken çok ciddi bir yol idi. Bana ise gayet kolaydı, fakat bu kolaylık Allah’ın, bana lütfettiği iki adet gören gözle mümkün oluyordu. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Küçük adımlarla ilerlerken, bir yandan da tanıştık; isimleri, Semih ve Muazzez imiş. Semih bana, “Siz çok iyi birisisiniz” dedi. “Yardımcı olmanız bizi çok rahatlattı.” Meğer yollarda yürüyebiliyor, fakat vapurla karşıya geçmek için yardıma ihtiyaçları oluyormuş. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Ben bu yaptığımı, öncelikle bir insanlık görevi olarak yapıyordum. Onlara, “Her insan iyidir” dedim, “Allah, her insanı iyiliklerle donatıp gönderir dünyaya, ancak bazıları bu iyi taraflarını zamanla bir şekilde unuturlar.” </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Tebessüm ettiler. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Derken vapura binmiştik, onları düşmeden yolculuk yapacakları emniyetli bir yere götürdüm. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Semih bir hatırasını da gülerek anlattı, o arızalarını aşmış mutlu olabilmenin sırrını çözmüş biriydi: </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Bir gün metroya binmiş ve sarsıntıdan dolayı da kendine bir an önce oturacak bir yer bulma telâşına girmiş. Kimse de yardımcı olmadığı için baston yardımıyla oturma yerinin kenarı diye tahmin ettiği bir yere dokunmuş. “Hah buldum!” deyip, bırakıvermiş kendini koltuğa. Bırakmasıyla birlikte bir bağrışmadır kopmuş. Sesini duyduğu adam, “Kör müsün be kardeşim üzerime oturuyorsun, patlatacam başına şu çantayı” diye kükremiş. Semih de “Elbette körüm” demiş, “Görsem oturur muyum…” </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Bunları anlatırken de, bitirince de gülüyordu. Beraberce epey güldük. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Karşıya varınca vapurdan yine beraber indik. Sonra vedalaşıp ayrıldık. Onlar yollarına gittiklerinde arkalarından teşekkür duygularıyla baktım. Görmeyen gözleriyle, bana hiç dikkat etmediğim çok şeyi göstermişlerdi. </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Bu yaşıma kadar gören gözlerim, görme nimetinin hayatımı ne kadar kolaylaştırdığını görememişti. Allah’a gördüğüm saniyeler adedince şükrettim. Fakat gören iki gözün karşılığı olarak çok az bir şükürdü bu… </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Ali Suad </span></span></span></em></strong></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: RoyalBlue">Zafer Dergisi </span></span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="evvab, post: 184818, member: 17382"] [B][I][FONT="Arial"][SIZE="3"][COLOR="RoyalBlue"] VAPUR iskelesinin bekleme salonundayım. Araba vapuru kıyıya iyice yakınlaştı. Ben onu izlerken, iki âmâ bastonlarıyla tık tık gelip oturacak yer aradılar. Yanımdaki koltuklar boştu, oradakiler hep birlikte onları oturttuk. Bunlar arkalarına dayanmışlardı ki vapur da iskeleye yanaşmaya başladı. Derken herkes vapura binme, işe yetişme telâşıyla vapura doğru yürüdüler. Bekleme salonunda sadece ben ve iki âmâ kalmıştık. Yardım teklif ettim. Sevinerek kabul ettiler. Onlar birbirinin koluna girdiler, ben de birinin koluna girdim, küçük adımlarla yürümeye başladık. Turnikelerden vapura varmak için ne kadar uzun ve adım başı engellerle dolu bir yürüyüş yapmak gerekiyormuş, ilk defa farkına vardım. Halbuki her zaman orayı üç beş adımla geçip vapura binip gidiyordum. Benim için gayet sıradan, yapageldiğim bir şeydi bu. Fakat onlar için o iki adımlık mesafe bile, göze alınması ve ondan sonra da gerçekten dikkatle, endişeyle ve adeta diken üstünde yürünmesi gereken çok ciddi bir yol idi. Bana ise gayet kolaydı, fakat bu kolaylık Allah’ın, bana lütfettiği iki adet gören gözle mümkün oluyordu. Küçük adımlarla ilerlerken, bir yandan da tanıştık; isimleri, Semih ve Muazzez imiş. Semih bana, “Siz çok iyi birisisiniz” dedi. “Yardımcı olmanız bizi çok rahatlattı.” Meğer yollarda yürüyebiliyor, fakat vapurla karşıya geçmek için yardıma ihtiyaçları oluyormuş. Ben bu yaptığımı, öncelikle bir insanlık görevi olarak yapıyordum. Onlara, “Her insan iyidir” dedim, “Allah, her insanı iyiliklerle donatıp gönderir dünyaya, ancak bazıları bu iyi taraflarını zamanla bir şekilde unuturlar.” Tebessüm ettiler. Derken vapura binmiştik, onları düşmeden yolculuk yapacakları emniyetli bir yere götürdüm. Semih bir hatırasını da gülerek anlattı, o arızalarını aşmış mutlu olabilmenin sırrını çözmüş biriydi: Bir gün metroya binmiş ve sarsıntıdan dolayı da kendine bir an önce oturacak bir yer bulma telâşına girmiş. Kimse de yardımcı olmadığı için baston yardımıyla oturma yerinin kenarı diye tahmin ettiği bir yere dokunmuş. “Hah buldum!” deyip, bırakıvermiş kendini koltuğa. Bırakmasıyla birlikte bir bağrışmadır kopmuş. Sesini duyduğu adam, “Kör müsün be kardeşim üzerime oturuyorsun, patlatacam başına şu çantayı” diye kükremiş. Semih de “Elbette körüm” demiş, “Görsem oturur muyum…” Bunları anlatırken de, bitirince de gülüyordu. Beraberce epey güldük. Karşıya varınca vapurdan yine beraber indik. Sonra vedalaşıp ayrıldık. Onlar yollarına gittiklerinde arkalarından teşekkür duygularıyla baktım. Görmeyen gözleriyle, bana hiç dikkat etmediğim çok şeyi göstermişlerdi. Bu yaşıma kadar gören gözlerim, görme nimetinin hayatımı ne kadar kolaylaştırdığını görememişti. Allah’a gördüğüm saniyeler adedince şükrettim. Fakat gören iki gözün karşılığı olarak çok az bir şükürdü bu… Ali Suad Zafer Dergisi [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Çocuk Gemisi
Çocuk Çocuğa Muhabbet
Hikaye Bahçesi
Gözümü Gördüm, Âmâ Aynasında...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst