Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Gözyaşımda saklısın ağlayamam ki...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zeyhak_" data-source="post: 22714" data-attributes="member: 22"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşımda saklısın ağlayamam ben </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Düşeceksin sanırım kirpiklerimden..." </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hatırladınız mı şarkıyı? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşında nelerin saklı olduğunu, hangi hüznün ve elemin, hangi gamın ve kederin, hangi sevincin ve neşenin, hangi sevginin ve sevgililerin ve kimlerin saklı olduğunu anlatan, söyleyen ve "hüngür hüngür" haykıran bu güzel şarkıyı hatırladınız mı? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">"Gözyaşımda saklısın ağlayamam ben..." </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Sizin gözyaşlarınızda neler saklı? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kime ve kimlere mesken yaptınız gözyaşlarınızı? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">O güzelim buğulu gözleriniz kime ve kimlere "yataklık" ediyorlar? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Sahi, nedir gözyaşı? Sığınak mı, barınak mı? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Acı mıdır gözyaşı, sevinç mi? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ve, </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Nedir ağlamak? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Neden ağlar insanlar, neden akıtırlar gözyaşlarını? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ve neden ağlamazlar? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Neden ve niçin saklarlar gözyaşlarını? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Neden ve niçin "iç"lerine akıtırlar "terkîbinde" nelerin saklı olduğu meçhul olan, kaynağı belirsiz o iki damla ıslaklığı? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">"Gözyaşı Medeniyeti"nin mensupları neden ağlamazlar? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ağlamak bir "küçüklük" tezahürü müdür? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Medeniyetinin hamurunun gözyaşı ile yoğrulduğu söylenen bir toplumda ağlamamakta neyin nesi oluyor? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Nereden çıktı bu "kadın gibi ağlama" lafları? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">O zaman siz "erkek" gibi ağlayınız... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Yok hayır, "adam" ve "insan" gibi ağlayınız... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ağlamak... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Nereden ve niçin geldiği belli olmayan iki damla sıvının "göz pınarları"ndan süzülerek, gözün "koruyucu melekleri" olan kirpiklerde bir yarım tur attıktan sonra, yavaş yavaş, kimseyi incitmeden, sadece kendi sahibinin "gönül telini" samimi bir şekilde titreterek, kendine has "eda"sı ile birlikte, yılların izini taşıyan "yüz" ün o kıvrımlarından süzülerek, bazen elin tersiyle silinerek, bazen de çene kenarlarından kayarak toprakla buluşma "eyleminin" adı... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">"Göz Pınarları." Bu harika tamlamayı mensuplarına hediye eden medeniyetin çocukları, niçin ağla mıyorsunuz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Yoksa, gözlerde bir "pınar" olduğunu, o "pınar"ın "gözyaşı" ile dolu olduğunu, zaman zaman boşaltılmazsa sahibini rahatsız edeceğini, "musluk"larını ne kadar sıkı sıkıya kapatsanız da "o"nun mutlaka kendine bir "yol" bulacağını, sizin "o"na yol vermemeniz halinde "o"nun kendi güzergâhını kendisinin çizeceğini ve "o" parlaksı, efsunlu, sahibine ayrı bir "güzellik" katan güzelim sıvının "içinize" doğru akacağını ve nihayet sizin ağlamamanız halinde, "dışı"nızın ağlamaması halinde "içiniz"in ağlayacağını bilmiyor musunuz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">"İçin için ağlamak" tabirini hiç duymadınız mı? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Öyleyse neden ve niçin "dışın dışın" ağla mıyorsunuz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ağlayın... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Allah aşkına ağlayın... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bazen sessizce, bazen hıçkırarak, bazen de bağırarak ağlayın... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İçinizin ağlamaması için dışınızı ağlatın... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Akıtın gözyaşlarınızı göz pınarlarınızdan... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Açın ellerinizi semaya, bükün boynunuzu, isteyin affınızı Yaratıcıdan ve ağlayın ki göreceksiniz meleklerinde sizin o ağlama "seansına" iştirak ettiğini... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Günahlarınızın affı için ağlayın, mazlumların "âh"ını almamak için, kaprisleriniz için, gelmeyecek olan gençliğiniz ve gelmesi mukadder olan ihtiyarlığınız için, kendiniz için, ana-babanız için,çoluk-çocuğunuz için, benim için ve samimi dualarınızın kabul olunması için ağlayın... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Elinizden "ağlamaktan başka bir iş" gelse de ağlayın "gelmese" de zira ki ağlamak başlı başına bir "iş" tir... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Peki siz gözyaşının terkîbinde nelerin olduğunu biliyor musunuz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ağlama "işi" nin hangi hastalıklara "şifa" hangi dertlere "deva" olduğunun farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının "renk körlüğü"ne iyi geldiğini bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hani herşeyi "siyah ve beyaz" gören, arada kalan bütün renkleri "yok" sayan, görmeyen, grînin, yeşilin, mavinin, eflatunun ve diğerlerinin farkında olmayan "renk körü" gözleriniz var ya, işte onlara iyi geldiğinin farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının gözdeki "perdelere" iyi geldiğini bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hani o herşeyi "flû" gören, bir türlü net göremeyen, görmek istemeyen, al ve yeşil "lens" li gözleriniz var ya, işte onlardaki "bir türlü görmek istememe" hastalığına iyi geldiğini bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Göremediğiniz zaman bilemeyeceğinizin, bilemediğiniz zaman ilgilenemeyeceğinizin, ilgilenemediğiniz zaman da ne ocakların söndüğünün, ne yuvaların yıkıldığının farkındasınız değil mi? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının kulaklara faydalı olduğunu, "duymama/duymak istememe" hastalığına iyi geldiğini bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hani o bir türlü kimseyi duymayan, uzakları geçtik yakınındaki "âh"ları ve feryâd-u figânları işitmeyen kulaklarınız var ya, işte onlara en kaliteli "işitme cihazı" etkisi yaptığının farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının burnunuza faydası olduğunu bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hani o "iyi" olan şeylerin kokusunu bile unutan, akşamleyin komşusundaki pişen yada pişmeyen çorbanın kokusu ile ilgilenmeyen, hep sunî kokulara alıştığı için gerçek kokuları bir türlü alamayan, yahu "gül" ün kokusunu bile unutan burnunuz var ya, işte ona da iyi geldiğinin farkında msınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının dilinize iyi geldiğini bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hani o tatmış olduğu bütün nîmetlerin asıl sahibini unutan, unuttuğu için şükretmeyen, hep yanlışın sesini çıkaran, bir türlü doğru sesi çıkartmayı beceremeyen, şükrü unuttuğu gibi zikri de unutan, malayâni şeylerle iştigâl eder hale gelen ve sahibine yani size "ölmüş kardeşinizin etini" yediren dilinize iyi geldiğinin farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının ellere iyi geldiğini bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hani o semaya açılmayı unutan, "yetimin başını okşama" hasletini kaybeden, hep "alan el" olmaya alışmış, bir türlü "veren el" olmayı beceremeyen/istemeyen, günahlarınızdan dolayı nasırlaşan ve kullandığınız "yan sanayi" kremlerin bile "görünmeyen" nasırlarızı örtemediği ellerinize iyi geldiğinin farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının ayaklara iyi geldiğini bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hani o ana-baba kapısını çalmaya gitmeyen, mescidin yolunu unutan, bar ve pavyon gezmelerini "ezbere" bilen, dost gezmelerine ve hasta ziyaretlerine çağıranlara "bırakın bu ayakları" diyen ayaklarınıza iyi geldiğinin farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının beyninize iyi geldiğini bilir misiniz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hani o varoluş sebebi olan ve sizi hayvandan ayıran "düşünme" melekesini kaybeden, dumûra uğrayan, düşünemediği için işleyemeyen, işleyemediği için pas tutan ve sorgulama yeteneğini kaybeden, o yüzdendir ki "gelene ağam- gidene paşam" diyen beyninize iyi geldiğinin farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının damar sertliğine, migrene, hazımsızlığa ve özellikle çağın illeti olan sitrese; her nevî sosyolojik ve psikolojik ve fizyolojik hastalıklara "şifa" olduğunun farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ve, </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşının kalbinize iyi geldiğinin farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bütün kirli çamaşırlarınızı temizleyen ve hatta onları "beyaz ötesi" hale getiren temizlik maddelerinin temizleyemeyeceği kalbinizi temizleyen, sertleşmiş kalbinizi en kaliteli yumuşatıcının dahî yapamayacağı şekilde yumuşatabilen bir "GÖZYAŞINA" sahip olduğunuzun farkında mısınız? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">O gözyaşının size bir "insaf", bir "vicdan", bir "yürek", bir "feraset" ve bir "GÖNÜL" olarak geri döneceğini biliyor musunuz? </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ağlayın, hemen ağlayın ve akıtın gözyaşlarınızı toprağa... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Yoğurun gözyaşlarınızla toprağı ve sulayın... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Gözyaşlarınızla yoğrulan ve sulanan toprak filizlensin, o filizleri de sulayın... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ve o filizlerden "gül" fidanları derilsin, rengârenk "gül" fidanları...Her taraf "güllük-gülistan"lık olsun gözyaşlarınızla... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ve "gül" insanlar yetişsinler o gülistanda, işi-gücü "gül" olsun onların, "gül alsınlar gül satsınlar, gülden terazi kursunlar, gülü gül ile tartsınlar..." </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ve, </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hemen ağlayın! Aynı zamanda bir "gözyaşı" Peygamberi olan son Nebî'nin "gül" kokan, "gül" pınarlarından "gülyaşı" olarak sizin için dökülen o mübarek "gözyaşları"nın hürmetine, hemen ağlayın... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ve, </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Asla, asla "timsah gözyaşları" olmasın "göz pınarlarınız"dan gelen gözyaşlarınız... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ve, </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ağlayınız, bazen "için için", bazen "dışın dışın", bazen "sessiz sessiz", bazen "hıçkıra hıçkıra", bazen "hüngür hüngür", bazen de "bağıra çağıra", ama yeter ki ağlayınız... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">"Ağlamaktan başka elinizden bir iş" gelse de ağlayınız gelmese de... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Zira ki ağlamak "BAŞLI BAŞINA BİR İŞ" dir, hemi de çok ama çok önemli bir iş... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kendisine "husûsî" zaman ayrılması gereken önemli bir iş... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hadi bakalım, şimdi "ağlama molası" veriyoruz... </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">VE </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Allah "göz pınarlarınızı" kurutmasın... Alıntıdır.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zeyhak_, post: 22714, member: 22"] [B][FONT=Comic Sans MS]Gözyaşımda saklısın ağlayamam ben Düşeceksin sanırım kirpiklerimden..." Hatırladınız mı şarkıyı? Gözyaşında nelerin saklı olduğunu, hangi hüznün ve elemin, hangi gamın ve kederin, hangi sevincin ve neşenin, hangi sevginin ve sevgililerin ve kimlerin saklı olduğunu anlatan, söyleyen ve "hüngür hüngür" haykıran bu güzel şarkıyı hatırladınız mı? "Gözyaşımda saklısın ağlayamam ben..." Sizin gözyaşlarınızda neler saklı? Kime ve kimlere mesken yaptınız gözyaşlarınızı? O güzelim buğulu gözleriniz kime ve kimlere "yataklık" ediyorlar? Sahi, nedir gözyaşı? Sığınak mı, barınak mı? Acı mıdır gözyaşı, sevinç mi? Ve, Nedir ağlamak? Neden ağlar insanlar, neden akıtırlar gözyaşlarını? Ve neden ağlamazlar? Neden ve niçin saklarlar gözyaşlarını? Neden ve niçin "iç"lerine akıtırlar "terkîbinde" nelerin saklı olduğu meçhul olan, kaynağı belirsiz o iki damla ıslaklığı? "Gözyaşı Medeniyeti"nin mensupları neden ağlamazlar? Ağlamak bir "küçüklük" tezahürü müdür? Medeniyetinin hamurunun gözyaşı ile yoğrulduğu söylenen bir toplumda ağlamamakta neyin nesi oluyor? Nereden çıktı bu "kadın gibi ağlama" lafları? O zaman siz "erkek" gibi ağlayınız... Yok hayır, "adam" ve "insan" gibi ağlayınız... Ağlamak... Nereden ve niçin geldiği belli olmayan iki damla sıvının "göz pınarları"ndan süzülerek, gözün "koruyucu melekleri" olan kirpiklerde bir yarım tur attıktan sonra, yavaş yavaş, kimseyi incitmeden, sadece kendi sahibinin "gönül telini" samimi bir şekilde titreterek, kendine has "eda"sı ile birlikte, yılların izini taşıyan "yüz" ün o kıvrımlarından süzülerek, bazen elin tersiyle silinerek, bazen de çene kenarlarından kayarak toprakla buluşma "eyleminin" adı... "Göz Pınarları." Bu harika tamlamayı mensuplarına hediye eden medeniyetin çocukları, niçin ağla mıyorsunuz? Yoksa, gözlerde bir "pınar" olduğunu, o "pınar"ın "gözyaşı" ile dolu olduğunu, zaman zaman boşaltılmazsa sahibini rahatsız edeceğini, "musluk"larını ne kadar sıkı sıkıya kapatsanız da "o"nun mutlaka kendine bir "yol" bulacağını, sizin "o"na yol vermemeniz halinde "o"nun kendi güzergâhını kendisinin çizeceğini ve "o" parlaksı, efsunlu, sahibine ayrı bir "güzellik" katan güzelim sıvının "içinize" doğru akacağını ve nihayet sizin ağlamamanız halinde, "dışı"nızın ağlamaması halinde "içiniz"in ağlayacağını bilmiyor musunuz? "İçin için ağlamak" tabirini hiç duymadınız mı? Öyleyse neden ve niçin "dışın dışın" ağla mıyorsunuz? Ağlayın... Allah aşkına ağlayın... Bazen sessizce, bazen hıçkırarak, bazen de bağırarak ağlayın... İçinizin ağlamaması için dışınızı ağlatın... Akıtın gözyaşlarınızı göz pınarlarınızdan... Açın ellerinizi semaya, bükün boynunuzu, isteyin affınızı Yaratıcıdan ve ağlayın ki göreceksiniz meleklerinde sizin o ağlama "seansına" iştirak ettiğini... Günahlarınızın affı için ağlayın, mazlumların "âh"ını almamak için, kaprisleriniz için, gelmeyecek olan gençliğiniz ve gelmesi mukadder olan ihtiyarlığınız için, kendiniz için, ana-babanız için,çoluk-çocuğunuz için, benim için ve samimi dualarınızın kabul olunması için ağlayın... Elinizden "ağlamaktan başka bir iş" gelse de ağlayın "gelmese" de zira ki ağlamak başlı başına bir "iş" tir... Peki siz gözyaşının terkîbinde nelerin olduğunu biliyor musunuz? Ağlama "işi" nin hangi hastalıklara "şifa" hangi dertlere "deva" olduğunun farkında mısınız? Gözyaşının "renk körlüğü"ne iyi geldiğini bilir misiniz? Hani herşeyi "siyah ve beyaz" gören, arada kalan bütün renkleri "yok" sayan, görmeyen, grînin, yeşilin, mavinin, eflatunun ve diğerlerinin farkında olmayan "renk körü" gözleriniz var ya, işte onlara iyi geldiğinin farkında mısınız? Gözyaşının gözdeki "perdelere" iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o herşeyi "flû" gören, bir türlü net göremeyen, görmek istemeyen, al ve yeşil "lens" li gözleriniz var ya, işte onlardaki "bir türlü görmek istememe" hastalığına iyi geldiğini bilir misiniz? Göremediğiniz zaman bilemeyeceğinizin, bilemediğiniz zaman ilgilenemeyeceğinizin, ilgilenemediğiniz zaman da ne ocakların söndüğünün, ne yuvaların yıkıldığının farkındasınız değil mi? Gözyaşının kulaklara faydalı olduğunu, "duymama/duymak istememe" hastalığına iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o bir türlü kimseyi duymayan, uzakları geçtik yakınındaki "âh"ları ve feryâd-u figânları işitmeyen kulaklarınız var ya, işte onlara en kaliteli "işitme cihazı" etkisi yaptığının farkında mısınız? Gözyaşının burnunuza faydası olduğunu bilir misiniz? Hani o "iyi" olan şeylerin kokusunu bile unutan, akşamleyin komşusundaki pişen yada pişmeyen çorbanın kokusu ile ilgilenmeyen, hep sunî kokulara alıştığı için gerçek kokuları bir türlü alamayan, yahu "gül" ün kokusunu bile unutan burnunuz var ya, işte ona da iyi geldiğinin farkında msınız? Gözyaşının dilinize iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o tatmış olduğu bütün nîmetlerin asıl sahibini unutan, unuttuğu için şükretmeyen, hep yanlışın sesini çıkaran, bir türlü doğru sesi çıkartmayı beceremeyen, şükrü unuttuğu gibi zikri de unutan, malayâni şeylerle iştigâl eder hale gelen ve sahibine yani size "ölmüş kardeşinizin etini" yediren dilinize iyi geldiğinin farkında mısınız? Gözyaşının ellere iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o semaya açılmayı unutan, "yetimin başını okşama" hasletini kaybeden, hep "alan el" olmaya alışmış, bir türlü "veren el" olmayı beceremeyen/istemeyen, günahlarınızdan dolayı nasırlaşan ve kullandığınız "yan sanayi" kremlerin bile "görünmeyen" nasırlarızı örtemediği ellerinize iyi geldiğinin farkında mısınız? Gözyaşının ayaklara iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o ana-baba kapısını çalmaya gitmeyen, mescidin yolunu unutan, bar ve pavyon gezmelerini "ezbere" bilen, dost gezmelerine ve hasta ziyaretlerine çağıranlara "bırakın bu ayakları" diyen ayaklarınıza iyi geldiğinin farkında mısınız? Gözyaşının beyninize iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o varoluş sebebi olan ve sizi hayvandan ayıran "düşünme" melekesini kaybeden, dumûra uğrayan, düşünemediği için işleyemeyen, işleyemediği için pas tutan ve sorgulama yeteneğini kaybeden, o yüzdendir ki "gelene ağam- gidene paşam" diyen beyninize iyi geldiğinin farkında mısınız? Gözyaşının damar sertliğine, migrene, hazımsızlığa ve özellikle çağın illeti olan sitrese; her nevî sosyolojik ve psikolojik ve fizyolojik hastalıklara "şifa" olduğunun farkında mısınız? Ve, Gözyaşının kalbinize iyi geldiğinin farkında mısınız? Bütün kirli çamaşırlarınızı temizleyen ve hatta onları "beyaz ötesi" hale getiren temizlik maddelerinin temizleyemeyeceği kalbinizi temizleyen, sertleşmiş kalbinizi en kaliteli yumuşatıcının dahî yapamayacağı şekilde yumuşatabilen bir "GÖZYAŞINA" sahip olduğunuzun farkında mısınız? O gözyaşının size bir "insaf", bir "vicdan", bir "yürek", bir "feraset" ve bir "GÖNÜL" olarak geri döneceğini biliyor musunuz? Ağlayın, hemen ağlayın ve akıtın gözyaşlarınızı toprağa... Yoğurun gözyaşlarınızla toprağı ve sulayın... Gözyaşlarınızla yoğrulan ve sulanan toprak filizlensin, o filizleri de sulayın... Ve o filizlerden "gül" fidanları derilsin, rengârenk "gül" fidanları...Her taraf "güllük-gülistan"lık olsun gözyaşlarınızla... Ve "gül" insanlar yetişsinler o gülistanda, işi-gücü "gül" olsun onların, "gül alsınlar gül satsınlar, gülden terazi kursunlar, gülü gül ile tartsınlar..." Ve, Hemen ağlayın! Aynı zamanda bir "gözyaşı" Peygamberi olan son Nebî'nin "gül" kokan, "gül" pınarlarından "gülyaşı" olarak sizin için dökülen o mübarek "gözyaşları"nın hürmetine, hemen ağlayın... Ve, Asla, asla "timsah gözyaşları" olmasın "göz pınarlarınız"dan gelen gözyaşlarınız... Ve, Ağlayınız, bazen "için için", bazen "dışın dışın", bazen "sessiz sessiz", bazen "hıçkıra hıçkıra", bazen "hüngür hüngür", bazen de "bağıra çağıra", ama yeter ki ağlayınız... "Ağlamaktan başka elinizden bir iş" gelse de ağlayınız gelmese de... Zira ki ağlamak "BAŞLI BAŞINA BİR İŞ" dir, hemi de çok ama çok önemli bir iş... Kendisine "husûsî" zaman ayrılması gereken önemli bir iş... Hadi bakalım, şimdi "ağlama molası" veriyoruz... VE Allah "göz pınarlarınızı" kurutmasın... Alıntıdır.[/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Gözyaşımda saklısın ağlayamam ki...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst