Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
güçlü iman
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 167483" data-attributes="member: 12884"><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">“İnananlar ancak o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, âyetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır </span><span style="font-size: 12px">Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler</span> <span style="font-size: 12px">” (8 Enfal 2,3)</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Mü'minlerin, gerçek mü'minlerin özelliklerinin açıklan-dığı bir âyet</span> <span style="font-size: 12px">Gerçekten inanmış, tam anlamıyla iman et-miş, emniyet ve güvenlik içine girmiş, Rabbiyle tam bir di-yalog halinde, rıza halinde olan, Allah'tan ve Ondan gelen-lerin tümünden razı olmuş mü'minlerin özellikleri şunlar-dır:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Allah anıldığı zaman, Allah'ın esmâsından birisi günde-me geldiği zaman, veya ef'ali, fiilleri, sıfatları, âyetleri gün-deme getirildiği zaman, en büyük olarak Allah gündeme getirildiği zaman, Rab olarak, İlâh olarak, Melik olarak, Rahmân olarak gündeme getirildiği zaman kalpleri titre-yen, kalplerinde bir hareket, bir depreniş, bir heyecan, bir arzu, bir saygı meydana gelen kimselerdir onlar</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Evet kalpler ancak Kur'an'la mutmain olur</span> <span style="font-size: 12px">Ancak Kur'an'la itminan bulur, ancak onunla yatışır ve sükûnete kavuşur</span> <span style="font-size: 12px">Çünkü kalp Allah'ın âyetlerini duydukça, tanıdık-ça şüphe ve tereddütlerden kurtulup doyuma ve itminana ulaşacaktır</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Demek ki Allah'ın âyetleri okundukça, âyetlerle karşı karşıya geldikçe mü'minlerin kalpleri coşar, taşar, sanki ka-bına sığmaz hale gelir</span> <span style="font-size: 12px">Bu âyetin bize anlattığına göre kalp-lerin itminana kavuşmasının birinci yolu elimizdeki şu Kur'an âyetleridir</span> <span style="font-size: 12px">Bunun bir ikinci yolu da yine kitabımızın Bakara sûresinin beyanıyla meşhut âyetlerle olacaktır</span> <span style="font-size: 12px">Rabbimizin kâinata serpiştirdiği görsel âyetlerini gördükçe kalpler doyuma ulaşacaktır</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Allah'ın âyetleri kendilerine tilâvet olunduğu, duyurul-duğu, izlettirildiği zaman onların imanları artar</span> <span style="font-size: 12px">Gerek Allah'ın şu elimdeki kitabının âyetlerini okuyarak izle-diği veya gerekse âyetleri okuyan bir Müslüman kar-deşinin kendisine duyurmasıyla izlediği zaman onların mânâsına nüfuz ederek, Rabbinin kendisinden istedik-lerinin bilincine ererek, farkına vararak dinlerler</span> <span style="font-size: 12px">İşte böyle ne dendiğini, ne istendiğini anlamaya, kavramaya çalışarak izleme onların imanlarını artırır</span> <span style="font-size: 12px">Çünkü böyle âyetler üzerinde kafa yorarak izleyenler görürler ve an-larlar ki tüm kâinatta Allah yasaları uygulanmaktadır</span> <span style="font-size: 12px">Çevrelerinde cereyan eden tüm hadiselerde bu Allah yasalarının uygulandığını gören mü'minlerin imanları artacaktır</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">İman aslında kalbin işidir</span> <span style="font-size: 12px">Ve iman için kişi Kur'an bil-mek zorundadır</span> <span style="font-size: 12px">Önce bilecek kişi, inanacak ve sonra da onu amel haline getirecek</span> <span style="font-size: 12px">Bilmeden inanılmadığı gibi inanmadan da yapılmaz</span> <span style="font-size: 12px">Neye inanıyoruz? Bunu bilece-ğiz</span> <span style="font-size: 12px">Meselâ benim kaç tane sâlih amelim varsa o kadar imanım var demektir</span> <span style="font-size: 12px">Meselâ benim yirmi tane sâlih amelim varsa yirmi tane imanım var demektir</span> <span style="font-size: 12px">Bunu ço-ğalttıkça benim imanım da çoğalacaktır</span> <span style="font-size: 12px">Öyleyse kitap-tan iman birimlerini çoğaltmak, yâni tanıdığımız her bir âyetle imanlarımızı çoğaltmak ve buna oranla da sâlih amellerimizi çoğaltmak zorundayız</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Evet Allah'ın iman birimi âyetlerini tanıdıkça, öğren-dikçe kişinin imanı artacaktır</span> <span style="font-size: 12px">Yâni Kur'an'da her bir iman konusu gündeme geldikçe bunu öğrenip iman eden mü'minlerin imanları, iman konuları artıverir</span> <span style="font-size: 12px">Öğ-rendiği her bir âyet karşısında Allah demişse doğrudur, Allah ne demişse kabulümdür diyerek Allah'ın âyetle-riyle tanıştıkça kendisini, hayatını, bakışını, düşüncesini değiştiren kişinin imanı artacaktır</span> <span style="font-size: 12px">Zira her bir yeni âyeti tanıyıp inandıkça mü'minlerin imanları artmaktadır</span> <span style="font-size: 12px">Çünkü mü'min durağan değildir</span> <span style="font-size: 12px">Mü'min sürekli imana, teslimiyete doğru bir gelişim içindedir</span> <span style="font-size: 12px">Öğrendiği her bir yeni âyete imanla, mü'minler taklitten çıkıp tahkike ula-şırlar</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Meselâ eğer şu ana kadar bu sûreyi bilmiyorsak şimdi iki âyet öğrendik, iman ettik ve iki âyetlik bir iman artışımız oldu, ya da iki iman birimi daha kazandık de-mektir</span> <span style="font-size: 12px">Öyleyse her yeni âyete inandıkça bir iman biri-mimiz daha oluyor demektir</span> <span style="font-size: 12px">O halde bizler de bugün Rabbimizin âyetlerini tanıyarak iman birimlerimizi artır-mak zorundayız</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">(Dinleyiciler arasından imanın artıp eksilmesiyle ilgili bir hadis soruldu</span> <span style="font-size: 12px">) </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Ben aslında burada bu konuya girmek istemiyor-dum, ama arkadaşın sorusuna binaen birkaç söz söyle-yelim inşaallah: İman, taat ve ibadetle artar, isyan ile de azalır</span> <span style="font-size: 12px">Selef âlimlerimiz bu konuda ittifak etmişlerdir</span> <span style="font-size: 12px">Kur'an'da imanın artmasına işte bu âyet delil göste-rilmiştir</span> <span style="font-size: 12px">İbni Mübârek azalıp çoğalma ifadesi yerine üstünlük, kuvvetlilik ve zayıflık ifadesini kullanmıştır</span> <span style="font-size: 12px">İman için sadece dil ile ikrar ve kalp ile tasdikin yeterli ol-madığını, aynı zamanda amellerle bizzat ortaya konarak gösterilmesi gerektiğini söyleyenler de olmuştur</span> <span style="font-size: 12px">Âlim-lerimizden kimileri; imanın ameller cihetinden ziyadeleş-mesi asr-ı saadete mahsustur</span> <span style="font-size: 12px">Zira asr-ı saadette İslâm ahkâmı yeni nâzil oluyordu</span> <span style="font-size: 12px">Her yeni gelen hükme inan-dıkça mü'minlerin imanları ziyadeleşiyordu</span> <span style="font-size: 12px">Ama devri saadetten sonra, yâni ahkâm tamamlandıktan sonra imanın ziyadeleşmesi artık mümkün değildir demişler-dir</span> <span style="font-size: 12px">Kimileri; iman adına söz konusu olan bu artış kemi-yet itibariyle değil, keyfiyet itibariyledir derken, Fahrettin Râzî gibi kimi âlimlerimiz de; insan fıtraten zaten mü'min olarak doğar</span> <span style="font-size: 12px">Buna imanî fıtrî denir ve bu iman buluğ ça-ğına kadar sürer</span> <span style="font-size: 12px">Bu çağdan sonra kişi iman-i istidlâlî ile Allah'ın varlığına, birliğine, Peygamberine iman eder</span> <span style="font-size: 12px">İş-te imanda ziyadeleşme budur der</span> <span style="font-size: 12px">Tıpkı; “ya Rabbi, ölü-leri nasıl dirilttiğini görmek istiyorum” diyen İbrahim aleyhisselâmın imanı gibi</span> <span style="font-size: 12px">Biz biliyoruz ki İbrahim aley-hisselâmın imanı tamdı, eksiksizdi</span> <span style="font-size: 12px">Onun imanı kendisi-ne tâbi olanların tamamının imanından üstündü</span> <span style="font-size: 12px">Ama o Allah'tan imanı konusunda daha da kemal istedi</span> <span style="font-size: 12px">İşlerin zuhurunu görerek imanına kuvvet kazandırmak istedi</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Yine kitabımızda "Ashab-ı Sebt"'in durumuna baktığı-mız zaman aynı durumu görebiliyoruz</span> <span style="font-size: 12px">Cumartesi günü balık tutma yasağını çiğneyen toplum üç grup oluyor</span> <span style="font-size: 12px">Bu konuyu A'râf sûresinde uzunca anlattık</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">1- Yasağa uymayarak balık tutmaya devam edenler</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">2- Cumartesi yasağına riayet edip, balık tutmaya git-meyen, ancak bunu sadece kendi şahıslarında uygula-yabilen, başkalarını da bu işten menetmeye imanları yetmeyenler</span> <span style="font-size: 12px">İmanları var, ama bu imanları onları baş-kalarını uyarmaya sevk edecek kadar güçlü değil</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">3- Kendileri yasağa riayet etmekle birlikte, günah-kârların yanlış hareketlerine iştirak etmemekle birlikte, aynı zamanda emr-i bil'-maruf ve nehy-i anil'münker de-diğimiz sürekli hareketlilik ve dinamizm isteyen cihat ruhunu canlı tutanlar</span> <span style="font-size: 12px">İşte bu üçüncü grubun imanı ken-dilerini günahtan uzaklaştırdığı gibi, başkalarını da menetmeye yetecek kadar güçlü idi</span> <span style="font-size: 12px">Günahkârlarla iç içe yaşadıkları bir ortamda bu iman onları Allah'ın yakın bir azabından korkutuyordu</span> <span style="font-size: 12px">Hattâ kalplerindeki bu imanlarının dışa yansıyan maddi bir tezahürü olarak da bunlar günahkârlarla kendi evleri, mahalleleri arasına bir duvar çekip tedbir almışlardır</span> <span style="font-size: 12px">İşte bu imanın güç-lülüğünün madde planında, amel planında, aksiyon planında açığa çıkışıydı</span> <span style="font-size: 12px">Tebuk seferinden geri kalan Kâb Bin Malik'in imanı da kendisi gibi aynı suçu işleyen öte-kilerin imanından daha güçlüydü ki, o iman kendisine öte-kiler gibi yalan söylemesine engel oldu</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Peki bir mü'min böyle üstün bir imanı nasıl kazanacak? Bu soruya da bir iki söz ettikten sonra inşaallah sonraki âyete geçelim</span> <span style="font-size: 12px">Benim bildiğim, iman birimleri olan şu kita-bı ve Rasûl Aleyhisselâmın hadislerini sürekli elimizde tuta-rak, Rabbimizi yakından tanımak, O'nun esmasına, sıfatla-rına, fiillerine muttali olmak, mutlak gücün, kuvvetin, kud-retin sadece Allah'a ait olduğunu kavramaya çalışacağız</span> <span style="font-size: 12px">Bu, bizim Allah'a daha çok yaklaşmamızı sağlayacaktır</span> <span style="font-size: 12px">Zi-ra Allah'tan başka hiçbir varlıkta kuvvet ve kudretin, yetki-nin olmadığını bilmek O'na teslimiyeti iltizam edecektir</span> <span style="font-size: 12px">O'nun, mülkün mutlak mâliki olduğunu bilmemiz bizi O'nun dışındaki eşyaya, varlıklara bağımlı olmaktan kurta-racaktır</span> <span style="font-size: 12px">O zaman şu anda insanların putlaştırıp önünde eğildikleri teknik üstünlük, teknolojik farklılık, sayısal üs-tünlük vs</span> <span style="font-size: 12px">gözümüzde küçülecek ve sadece Allah büyüye-cektir</span> <span style="font-size: 12px">Kendilerinden kat kat fazla olan düşmanları karşı-sında Bedir'de zafer kazanan mü'minlerin yaşadıkları du-rum işte buydu</span> <span style="font-size: 12px">Ama Huneyn de yaşanan durum bunun tamamen zıddıydı</span> <span style="font-size: 12px">Bedirde aslan kesilen ruh orada pör-süyüverdi</span> </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Evet, bu iman önünde Kızıl Deniz, arkasında dünyanın en büyük ordularının sahibi Firavun olduğu halde Allah'a güven ve teslimiyetinde zerre kadar bir sarsılma yaşa-mayan Hz</span> <span style="font-size: 12px">Musa'yı tanıyarak kazanılacaktır</span> <span style="font-size: 12px">Veya sizler yeryüzünde güç ve kuvvet iddiasında bulunan bir başka tâğut tarafından ateşe atılırken, imanıyla dimdik ayakta du-ran İbrahim aleyhisselâmla tanışmadan onun imanını ka-zanmayı ya da aynı tâğutların ateşlerinin sizleri de yak-mamasını nasıl isteyeceksiniz? Bu kitapta İsmail aleyhis-selâmla tanışmadan onun teslimiyetini nasıl kazanacak-sınız? Benim bu konuda diyebileceklerim bu kadardır</span> </span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 167483, member: 12884"] [B][COLOR=navy][FONT=Book Antiqua][SIZE=3]“İnananlar ancak o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, âyetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır [/SIZE][SIZE=3]Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]” (8 Enfal 2,3) Mü'minlerin, gerçek mü'minlerin özelliklerinin açıklan-dığı bir âyet[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Gerçekten inanmış, tam anlamıyla iman et-miş, emniyet ve güvenlik içine girmiş, Rabbiyle tam bir di-yalog halinde, rıza halinde olan, Allah'tan ve Ondan gelen-lerin tümünden razı olmuş mü'minlerin özellikleri şunlar-dır: Allah anıldığı zaman, Allah'ın esmâsından birisi günde-me geldiği zaman, veya ef'ali, fiilleri, sıfatları, âyetleri gün-deme getirildiği zaman, en büyük olarak Allah gündeme getirildiği zaman, Rab olarak, İlâh olarak, Melik olarak, Rahmân olarak gündeme getirildiği zaman kalpleri titre-yen, kalplerinde bir hareket, bir depreniş, bir heyecan, bir arzu, bir saygı meydana gelen kimselerdir onlar[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Evet kalpler ancak Kur'an'la mutmain olur[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Ancak Kur'an'la itminan bulur, ancak onunla yatışır ve sükûnete kavuşur[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Çünkü kalp Allah'ın âyetlerini duydukça, tanıdık-ça şüphe ve tereddütlerden kurtulup doyuma ve itminana ulaşacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Demek ki Allah'ın âyetleri okundukça, âyetlerle karşı karşıya geldikçe mü'minlerin kalpleri coşar, taşar, sanki ka-bına sığmaz hale gelir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Bu âyetin bize anlattığına göre kalp-lerin itminana kavuşmasının birinci yolu elimizdeki şu Kur'an âyetleridir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Bunun bir ikinci yolu da yine kitabımızın Bakara sûresinin beyanıyla meşhut âyetlerle olacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Rabbimizin kâinata serpiştirdiği görsel âyetlerini gördükçe kalpler doyuma ulaşacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Allah'ın âyetleri kendilerine tilâvet olunduğu, duyurul-duğu, izlettirildiği zaman onların imanları artar[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Gerek Allah'ın şu elimdeki kitabının âyetlerini okuyarak izle-diği veya gerekse âyetleri okuyan bir Müslüman kar-deşinin kendisine duyurmasıyla izlediği zaman onların mânâsına nüfuz ederek, Rabbinin kendisinden istedik-lerinin bilincine ererek, farkına vararak dinlerler[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]İşte böyle ne dendiğini, ne istendiğini anlamaya, kavramaya çalışarak izleme onların imanlarını artırır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Çünkü böyle âyetler üzerinde kafa yorarak izleyenler görürler ve an-larlar ki tüm kâinatta Allah yasaları uygulanmaktadır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Çevrelerinde cereyan eden tüm hadiselerde bu Allah yasalarının uygulandığını gören mü'minlerin imanları artacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]İman aslında kalbin işidir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Ve iman için kişi Kur'an bil-mek zorundadır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Önce bilecek kişi, inanacak ve sonra da onu amel haline getirecek[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Bilmeden inanılmadığı gibi inanmadan da yapılmaz[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Neye inanıyoruz? Bunu bilece-ğiz[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Meselâ benim kaç tane sâlih amelim varsa o kadar imanım var demektir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Meselâ benim yirmi tane sâlih amelim varsa yirmi tane imanım var demektir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Bunu ço-ğalttıkça benim imanım da çoğalacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Öyleyse kitap-tan iman birimlerini çoğaltmak, yâni tanıdığımız her bir âyetle imanlarımızı çoğaltmak ve buna oranla da sâlih amellerimizi çoğaltmak zorundayız[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Evet Allah'ın iman birimi âyetlerini tanıdıkça, öğren-dikçe kişinin imanı artacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Yâni Kur'an'da her bir iman konusu gündeme geldikçe bunu öğrenip iman eden mü'minlerin imanları, iman konuları artıverir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Öğ-rendiği her bir âyet karşısında Allah demişse doğrudur, Allah ne demişse kabulümdür diyerek Allah'ın âyetle-riyle tanıştıkça kendisini, hayatını, bakışını, düşüncesini değiştiren kişinin imanı artacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Zira her bir yeni âyeti tanıyıp inandıkça mü'minlerin imanları artmaktadır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Çünkü mü'min durağan değildir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Mü'min sürekli imana, teslimiyete doğru bir gelişim içindedir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Öğrendiği her bir yeni âyete imanla, mü'minler taklitten çıkıp tahkike ula-şırlar[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Meselâ eğer şu ana kadar bu sûreyi bilmiyorsak şimdi iki âyet öğrendik, iman ettik ve iki âyetlik bir iman artışımız oldu, ya da iki iman birimi daha kazandık de-mektir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Öyleyse her yeni âyete inandıkça bir iman biri-mimiz daha oluyor demektir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]O halde bizler de bugün Rabbimizin âyetlerini tanıyarak iman birimlerimizi artır-mak zorundayız[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3](Dinleyiciler arasından imanın artıp eksilmesiyle ilgili bir hadis soruldu[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]) Ben aslında burada bu konuya girmek istemiyor-dum, ama arkadaşın sorusuna binaen birkaç söz söyle-yelim inşaallah: İman, taat ve ibadetle artar, isyan ile de azalır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Selef âlimlerimiz bu konuda ittifak etmişlerdir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Kur'an'da imanın artmasına işte bu âyet delil göste-rilmiştir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]İbni Mübârek azalıp çoğalma ifadesi yerine üstünlük, kuvvetlilik ve zayıflık ifadesini kullanmıştır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]İman için sadece dil ile ikrar ve kalp ile tasdikin yeterli ol-madığını, aynı zamanda amellerle bizzat ortaya konarak gösterilmesi gerektiğini söyleyenler de olmuştur[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Âlim-lerimizden kimileri; imanın ameller cihetinden ziyadeleş-mesi asr-ı saadete mahsustur[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Zira asr-ı saadette İslâm ahkâmı yeni nâzil oluyordu[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Her yeni gelen hükme inan-dıkça mü'minlerin imanları ziyadeleşiyordu[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Ama devri saadetten sonra, yâni ahkâm tamamlandıktan sonra imanın ziyadeleşmesi artık mümkün değildir demişler-dir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Kimileri; iman adına söz konusu olan bu artış kemi-yet itibariyle değil, keyfiyet itibariyledir derken, Fahrettin Râzî gibi kimi âlimlerimiz de; insan fıtraten zaten mü'min olarak doğar[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Buna imanî fıtrî denir ve bu iman buluğ ça-ğına kadar sürer[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Bu çağdan sonra kişi iman-i istidlâlî ile Allah'ın varlığına, birliğine, Peygamberine iman eder[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]İş-te imanda ziyadeleşme budur der[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Tıpkı; “ya Rabbi, ölü-leri nasıl dirilttiğini görmek istiyorum” diyen İbrahim aleyhisselâmın imanı gibi[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Biz biliyoruz ki İbrahim aley-hisselâmın imanı tamdı, eksiksizdi[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Onun imanı kendisi-ne tâbi olanların tamamının imanından üstündü[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Ama o Allah'tan imanı konusunda daha da kemal istedi[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]İşlerin zuhurunu görerek imanına kuvvet kazandırmak istedi[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Yine kitabımızda "Ashab-ı Sebt"'in durumuna baktığı-mız zaman aynı durumu görebiliyoruz[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Cumartesi günü balık tutma yasağını çiğneyen toplum üç grup oluyor[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Bu konuyu A'râf sûresinde uzunca anlattık[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]1- Yasağa uymayarak balık tutmaya devam edenler[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]2- Cumartesi yasağına riayet edip, balık tutmaya git-meyen, ancak bunu sadece kendi şahıslarında uygula-yabilen, başkalarını da bu işten menetmeye imanları yetmeyenler[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]İmanları var, ama bu imanları onları baş-kalarını uyarmaya sevk edecek kadar güçlü değil[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]3- Kendileri yasağa riayet etmekle birlikte, günah-kârların yanlış hareketlerine iştirak etmemekle birlikte, aynı zamanda emr-i bil'-maruf ve nehy-i anil'münker de-diğimiz sürekli hareketlilik ve dinamizm isteyen cihat ruhunu canlı tutanlar[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]İşte bu üçüncü grubun imanı ken-dilerini günahtan uzaklaştırdığı gibi, başkalarını da menetmeye yetecek kadar güçlü idi[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Günahkârlarla iç içe yaşadıkları bir ortamda bu iman onları Allah'ın yakın bir azabından korkutuyordu[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Hattâ kalplerindeki bu imanlarının dışa yansıyan maddi bir tezahürü olarak da bunlar günahkârlarla kendi evleri, mahalleleri arasına bir duvar çekip tedbir almışlardır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]İşte bu imanın güç-lülüğünün madde planında, amel planında, aksiyon planında açığa çıkışıydı[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Tebuk seferinden geri kalan Kâb Bin Malik'in imanı da kendisi gibi aynı suçu işleyen öte-kilerin imanından daha güçlüydü ki, o iman kendisine öte-kiler gibi yalan söylemesine engel oldu[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Peki bir mü'min böyle üstün bir imanı nasıl kazanacak? Bu soruya da bir iki söz ettikten sonra inşaallah sonraki âyete geçelim[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Benim bildiğim, iman birimleri olan şu kita-bı ve Rasûl Aleyhisselâmın hadislerini sürekli elimizde tuta-rak, Rabbimizi yakından tanımak, O'nun esmasına, sıfatla-rına, fiillerine muttali olmak, mutlak gücün, kuvvetin, kud-retin sadece Allah'a ait olduğunu kavramaya çalışacağız[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Bu, bizim Allah'a daha çok yaklaşmamızı sağlayacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Zi-ra Allah'tan başka hiçbir varlıkta kuvvet ve kudretin, yetki-nin olmadığını bilmek O'na teslimiyeti iltizam edecektir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]O'nun, mülkün mutlak mâliki olduğunu bilmemiz bizi O'nun dışındaki eşyaya, varlıklara bağımlı olmaktan kurta-racaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]O zaman şu anda insanların putlaştırıp önünde eğildikleri teknik üstünlük, teknolojik farklılık, sayısal üs-tünlük vs[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]gözümüzde küçülecek ve sadece Allah büyüye-cektir[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Kendilerinden kat kat fazla olan düşmanları karşı-sında Bedir'de zafer kazanan mü'minlerin yaşadıkları du-rum işte buydu[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Ama Huneyn de yaşanan durum bunun tamamen zıddıydı[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Bedirde aslan kesilen ruh orada pör-süyüverdi[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Evet, bu iman önünde Kızıl Deniz, arkasında dünyanın en büyük ordularının sahibi Firavun olduğu halde Allah'a güven ve teslimiyetinde zerre kadar bir sarsılma yaşa-mayan Hz[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Musa'yı tanıyarak kazanılacaktır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][SIZE=3]Veya sizler yeryüzünde güç ve kuvvet iddiasında bulunan bir başka tâğut tarafından ateşe atılırken, imanıyla dimdik ayakta du-ran İbrahim aleyhisselâmla tanışmadan onun imanını ka-zanmayı ya da aynı tâğutların ateşlerinin sizleri de yak-mamasını nasıl isteyeceksiniz? Bu kitapta İsmail aleyhis-selâmla tanışmadan onun teslimiyetini nasıl kazanacak-sınız? Benim bu konuda diyebileceklerim bu kadardır[/SIZE][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
güçlü iman
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst