Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Resim - Karikatür ve Animasyon
gul sehri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 90398" data-attributes="member: 12"><p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em><img src="http://img248.imageshack.us/img248/7382/71637199wf4.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em><span style="color: red">Hz. Âişe, Efendimizin Hastalığını Anlatıyor</span></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Hz. Âişe Vâlidemiz, Efendimizin hastalığı esnasındaki bir hatırasını şöyle anlatır:</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Resûlullah (a.s.m.) eve geldiği sırada başımda bir ağrı belirmişti. Ağrının şiddetinden ‘Vay başım, vay başım’ diye söylendim.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Resûlullah bunu duyunca, </em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>‘Ne ehemmiyeti var? Neden üzülüyorsun? Eğer benden evvel dünyadan göçüp gidersen seni teçhiz ve tekfin eder namazını da kılarım’ diye konuştu. </em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Ben de, ‘Benim ölümümü mü istiyorsunuz?’ dedim.”</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Hz. Âişe, Peygamberimizin latife yaptığını birden anlayamayıp böyle konuşmuştu. </em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Resûl-i Ekrem latifesinin sonunu şu ciddi sözlerle bağladı:</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Ey Âişe Senin başının ağrısı geçer gider. Asıl baş ağrısı benim başımın ağrısıdır. Artık ondan kurtulmak çok zor.”879</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Peygamberimiz ve Sıddık-ı Ekber</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Her yerde her zaman <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/iccon04.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> ve Resûlüne sadakâtın zirvesinde bulunan Sıddık-ı Ekber, Resûl-i Ekremin huzuruna çıkarak kendisine hizmet etmekten şeref duyacağını şöylece dile getirdi:</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Yâ Resûlallah, müsâade buyurursanız, hastalığınızda size hizmet etmek isterim!”</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Resûl-i Ekrem, Sıddık-ı Ekberin arzusuna müsâade etmedi, ama cevabı gönlünü fethedici idi.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Ey Ebû Bekir! Bu niyetinle bile yapacağın hizmetin sevap ve mükâfatına şimdiden nâil oldun. Ancak ben, hastalığım esnasında hizmetlerimi kızımla, zevcelerimden başkasına gördürecek olursam, onları üzmüş olurum!”</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>En Ağır Hastalık, En Fazla Iztırap</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Hastalığın şiddeti, ateşin yüksekliği sebebiyle Peygamber Efendimiz yatağında bile rahat edemiyordu. Bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyordu.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Başucunda bulunanlar, bu durum sebebiyle,</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Yâ Resûlallah! Eğer bizden birisi bu derece ıztırap çektiğini izhar etseydi, muhakkak bizi tekdir ederdin” dediler.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Resûl-i Ekrem cevabıyla durumunu şöylece izah etti:</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Benim hastalığım bildiğiniz gibi değil, oldukça zordur. <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/iccon04.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Taâlâ, salih ve mü’min kullarını belânın, hastalığın ve musibetin en şiddetlilerine mübtelâ eder. Fakat o belâ, o musîbet ve o hastalık vasıtasıyla o mü’min salih kulunun derecesini yükseltir, günahlarını yok eder.”</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Ve Hz. Âişe Vâlidemiz şöyle der:</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Hakikaten Resûlullahın hastalığından daha zor, daha şiddetli bir hastalık görmedik.”</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em><span style="color: red">İbni Mes’ud Anlatıyor</span></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Abdullah ibni Mes’ud (r.a.) ise Peygamberimizin hastalığının şiddetini şöyle dile getirir:</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Nebînin (a.s.m.) hastalığında vücudu hummanın hararetinden şiddetli sarsıldığı sırada huzuruna varmıştım.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Yâ Resûlallah! Humma hararetinden çok ıztırap çekiyorsunuz!</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Yâ Resûlallah! Bu hummanın iki kat ıztırabı var, elbette sizin için iki kat ecri ve mükâfatı vardır, dedim.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Resûlullah, ‘Evet’ diyerek beni tasdik etti. Sonra da şöyle buyurdu: ‘Hastalığa tutulan hiç bir Müslüman yoktur ki; <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/iccon04.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Taâlâ onun hata ve günahlarını, ağacın yapraklarını döktüğü gibi dökmesin.”880</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em><span style="color: red">Ümmü Bişr anlatıyor</span></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Hastalığı sırasında Resûl-i Ekremin ziyaretine giden Bişr bin Bera’nın annesi Ümmü Bişr de gördüklerini şöyle anlatır:</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Resûlullahı ziyarete gitmiştim. Vücudundaki şiddetli harareti görünce sormadan edemedim:</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>‘Yâ Resûlallah! Ben böyle sıtma hiç görmedim.’</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>“Resûlullah (a.s.m.) bana cevaben şöyle buyurdu: ‘Bizim hastalığımız herkesten daha şiddetli ve daha ziyâde olur. Fakat bunun mukabilinde kazandığımız sevap ve mükâfat da o nisbette fazla olur!’”881</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Resûl-İ Ekrem Yazı Yazdırmak İçin Kâğıt Kalem İstiyor</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Rebiülevvel ayının sekizi, Perşembe günü.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Resûl-i Kibriyâ Efendimizin hastalığının en şiddetli anları. Etrafında Hz. Ömer gibi bazı zâtlar bulunuyordu. Bu sırada, “Bana kâğıt kalem getiriniz, size bir yazı yazayım. Tâ ki bundan sonra hiçbir zaman yolunuzu şaşırmayasınız” buyurdu.882</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Hz. Ömer, “Resûlullaha (a.s.m.) hastalığı baskın gelmiştir. Yanınızda Kur’an var. <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/iccon04.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’ın Kitabı bize yeter” dedi.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Kâğıt kalem getirip getirmemekte tereddüt ettiler.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Bazıları Hz. Ömer’in sözlerini doğruladı. Kimisi de kâğıt kalemin getirilmesini istiyordu. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, onların anlaşmazlığa düştüklerini fark edince, “Yanımdan kalkınız, yanımda münakaşa, gürültü etmeyiniz. Beni kendi halime bırakınız”883 buyurdu.</em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em>Böylece Resûl-i Kibriyâ Efendimizin yazdırmasını arzu ettiği şey, yazılmamış oluyordu. </em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><em><img src="http://img520.imageshack.us/img520/6519/1fuguller182bytl4.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><img src="http://www.gulistandergisi.com/resimler/R829202.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 90398, member: 12"] [CENTER] [FONT=comic sans ms][I][IMG]http://img248.imageshack.us/img248/7382/71637199wf4.gif[/IMG] [COLOR=red]Hz. Âişe, Efendimizin Hastalığını Anlatıyor[/COLOR] Hz. Âişe Vâlidemiz, Efendimizin hastalığı esnasındaki bir hatırasını şöyle anlatır: “Resûlullah (a.s.m.) eve geldiği sırada başımda bir ağrı belirmişti. Ağrının şiddetinden ‘Vay başım, vay başım’ diye söylendim. Resûlullah bunu duyunca, ‘Ne ehemmiyeti var? Neden üzülüyorsun? Eğer benden evvel dünyadan göçüp gidersen seni teçhiz ve tekfin eder namazını da kılarım’ diye konuştu. Ben de, ‘Benim ölümümü mü istiyorsunuz?’ dedim.” Hz. Âişe, Peygamberimizin latife yaptığını birden anlayamayıp böyle konuşmuştu. Resûl-i Ekrem latifesinin sonunu şu ciddi sözlerle bağladı: “Ey Âişe Senin başının ağrısı geçer gider. Asıl baş ağrısı benim başımın ağrısıdır. Artık ondan kurtulmak çok zor.”879 Peygamberimiz ve Sıddık-ı Ekber Her yerde her zaman [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/iccon04.gif[/IMG] ve Resûlüne sadakâtın zirvesinde bulunan Sıddık-ı Ekber, Resûl-i Ekremin huzuruna çıkarak kendisine hizmet etmekten şeref duyacağını şöylece dile getirdi: “Yâ Resûlallah, müsâade buyurursanız, hastalığınızda size hizmet etmek isterim!” Resûl-i Ekrem, Sıddık-ı Ekberin arzusuna müsâade etmedi, ama cevabı gönlünü fethedici idi. “Ey Ebû Bekir! Bu niyetinle bile yapacağın hizmetin sevap ve mükâfatına şimdiden nâil oldun. Ancak ben, hastalığım esnasında hizmetlerimi kızımla, zevcelerimden başkasına gördürecek olursam, onları üzmüş olurum!” En Ağır Hastalık, En Fazla Iztırap Hastalığın şiddeti, ateşin yüksekliği sebebiyle Peygamber Efendimiz yatağında bile rahat edemiyordu. Bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyordu. Başucunda bulunanlar, bu durum sebebiyle, “Yâ Resûlallah! Eğer bizden birisi bu derece ıztırap çektiğini izhar etseydi, muhakkak bizi tekdir ederdin” dediler. Resûl-i Ekrem cevabıyla durumunu şöylece izah etti: “Benim hastalığım bildiğiniz gibi değil, oldukça zordur. [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/iccon04.gif[/IMG] Taâlâ, salih ve mü’min kullarını belânın, hastalığın ve musibetin en şiddetlilerine mübtelâ eder. Fakat o belâ, o musîbet ve o hastalık vasıtasıyla o mü’min salih kulunun derecesini yükseltir, günahlarını yok eder.” Ve Hz. Âişe Vâlidemiz şöyle der: “Hakikaten Resûlullahın hastalığından daha zor, daha şiddetli bir hastalık görmedik.” [COLOR=red]İbni Mes’ud Anlatıyor[/COLOR] Abdullah ibni Mes’ud (r.a.) ise Peygamberimizin hastalığının şiddetini şöyle dile getirir: “Nebînin (a.s.m.) hastalığında vücudu hummanın hararetinden şiddetli sarsıldığı sırada huzuruna varmıştım. “Yâ Resûlallah! Humma hararetinden çok ıztırap çekiyorsunuz! “Yâ Resûlallah! Bu hummanın iki kat ıztırabı var, elbette sizin için iki kat ecri ve mükâfatı vardır, dedim. “Resûlullah, ‘Evet’ diyerek beni tasdik etti. Sonra da şöyle buyurdu: ‘Hastalığa tutulan hiç bir Müslüman yoktur ki; [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/iccon04.gif[/IMG] Taâlâ onun hata ve günahlarını, ağacın yapraklarını döktüğü gibi dökmesin.”880 [COLOR=red]Ümmü Bişr anlatıyor[/COLOR] Hastalığı sırasında Resûl-i Ekremin ziyaretine giden Bişr bin Bera’nın annesi Ümmü Bişr de gördüklerini şöyle anlatır: “Resûlullahı ziyarete gitmiştim. Vücudundaki şiddetli harareti görünce sormadan edemedim: ‘Yâ Resûlallah! Ben böyle sıtma hiç görmedim.’ “Resûlullah (a.s.m.) bana cevaben şöyle buyurdu: ‘Bizim hastalığımız herkesten daha şiddetli ve daha ziyâde olur. Fakat bunun mukabilinde kazandığımız sevap ve mükâfat da o nisbette fazla olur!’”881 Resûl-İ Ekrem Yazı Yazdırmak İçin Kâğıt Kalem İstiyor Rebiülevvel ayının sekizi, Perşembe günü. Resûl-i Kibriyâ Efendimizin hastalığının en şiddetli anları. Etrafında Hz. Ömer gibi bazı zâtlar bulunuyordu. Bu sırada, “Bana kâğıt kalem getiriniz, size bir yazı yazayım. Tâ ki bundan sonra hiçbir zaman yolunuzu şaşırmayasınız” buyurdu.882 Hz. Ömer, “Resûlullaha (a.s.m.) hastalığı baskın gelmiştir. Yanınızda Kur’an var. [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/iccon04.gif[/IMG]’ın Kitabı bize yeter” dedi. Kâğıt kalem getirip getirmemekte tereddüt ettiler. Bazıları Hz. Ömer’in sözlerini doğruladı. Kimisi de kâğıt kalemin getirilmesini istiyordu. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, onların anlaşmazlığa düştüklerini fark edince, “Yanımdan kalkınız, yanımda münakaşa, gürültü etmeyiniz. Beni kendi halime bırakınız”883 buyurdu. Böylece Resûl-i Kibriyâ Efendimizin yazdırmasını arzu ettiği şey, yazılmamış oluyordu. [IMG]http://img520.imageshack.us/img520/6519/1fuguller182bytl4.jpg[/IMG][IMG]http://www.gulistandergisi.com/resimler/R829202.jpg[/IMG][/I][/FONT][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Resim - Karikatür ve Animasyon
gul sehri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst