Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Kutsal Kitaplar
Günümüzde alevilik
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Hamiyetkar" data-source="post: 15801" data-attributes="member: 597"><p><strong><span style="font-size: 18px">GÜNÜMÜZDE ALEVİLİK</span></strong></p><p> </p><p><strong>(Rabbinin sözü doğruluk ve adaletle tamamlandı. Onun sözlerini [Kur’anı] değiştirebilecek [hiçbir şey, hiçbir kuvvet] yoktur.)”</strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><span style="color: #800080">[1]</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“(Kur’anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.)</span></span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">”</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[2]</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">“(Kulumuza</span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong> [Resule] indirdiğimizden [Allah’tan geldiğinden] bir şüpheniz varsa, iddianızda doğru iseniz, Allah’tan gayri şahitlerinizi [bilginlerinizi] de yardıma çağırıp, haydi onun benzeri bir sure meydana getirin! Bunu yapamazsınız, asla yapamayacaksınız da.)”<span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[3]</span></span> </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><span style="font-size: 12px">(De ki: Bu Kur’anın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler toplanıp, birbirine destek de olsalar, yemin olsun ki yine de benzerini ortaya koyamazlar.)”</span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[4]</span></span><span style="font-size: 12px">(14 asır geçtiği halde, birçok din düşmanı, hâşâ Allah’ı yalancı çıkarmak için uğraşmışsa da bunu yapamadılar.]</span></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">“(Eğer Kur’an, Allah’tan başkasından gelmiş olsaydı, içinde pek çok tutarsızlık</span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong> [tenakuz, çelişki] bulunurdu. Bunu düşünemiyor musunuz?)”<span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[5]</span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">“(Eğer o</span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong> [peygamber] bize atfen, [Kur’ana] bazı sözler katsaydı, biz onu kuvvetle yakalayıp şah damarını koparır, helak ederdik, hiçbiriniz de buna engel olamazdınız.)”<span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[6]</span></span> </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">“(Kur’an, eşi benzeri olmayan bir kitaptır. Ona önünden, ardından</span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong> [hiçbir yönden, hiçbir şekilde] bâtıl gelemez [hiçbir ilave ve çıkarma yapılamaz. Çünkü] O, kâinatın hamdettiği hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.)<span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[7]</span></span> [Kur’anı Allah indirdiği için, onu bozabilecek birisinin çıkamayacağı açıkça bildiriliyor.]</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">“(Kur’an gibi</span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong> [eşsiz] bir kitabı sana indirmemiz, [mucize olarak] yetmez mi?)”<span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[8]</span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">“(</span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>[Ey Resulüm, bu Kur’an sana indirilmeden önce] Sen bir kitaptan okumuş ve elinle onu yazmış değildin. Eğer öyle olsaydı müşrikler [Kur’anı başkasından öğrenmiş veya önceki semavi kitaplardan almış] derlerdi.)”<span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[9]</span></span></strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size: 10px">Tezkiye-i ehl-i beyt kitabının müellifi Osman efendi anlatıyor: </span></strong></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Maarif meclisine gittiğim zamanlarda, Sebecilerin bir sandık içinde tefsirleri geldi. Basılmasına izin verilmedi. Sebebini sordular: (İslamiyet’e uymayan bir yeri mi var?) dediler. Evet, (Hz. Ali’nin kâfir ve zalim olduğunu yazıyorsunuz) dedim. Hiddetten gözleri döndü. Kızma, az dinle dedim:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Kitabın başında yazılmış ki: (Talha, Ali’ye sordu ki, Osman Kur’andan 70 âyeti, Ömer de, 80 âyeti çıkardı deniyor. Bu söz doğru mu? Ali evet doğrudur, dedi. Talha yine sordu ki: Değişmemiş olan Mushaf sende imiş, öyle mi? Ali, evet bendedir. Hem de, bu Kur’anın iki katı bende var, dedi. Sende bulunan Kur’anı Müslümanlara göstermeyecek misin? dedi. Eğer Ebu Bekir yerine, beni halife yapsalardı verirdim. Bana biat etmedikleri için, vermem ve vasiyet edip, kıyamete kadar evladımın elinde gizli kalacak, buyurdu.) Tefsirinizde böyle yazıyor.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Yahudiler, Tevrat’taki Muhammed aleyhisselamı bildiren 20 âyeti sakladıkları için, Allahü teâlâ, bunlara (Kâfir) diyor. Hz. Ali, Kur’anın iki mislini ki üç binden fazla âyeti saklamış oluyor. Bu yazınız ile, Hz. Ali’ye kâfir demiş oluyorsunuz, dedim. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>Sebeci, şaşırıp kaldı, bir cevap veremedi. Daha sonra “Ben ne şii, ne de sünniyim, ben masonum” dedi. [Masonluğu da Yahudiler kurmuştur. Her tefrikanın, her oyunun içinde bir Yahudi parmağı niçin vardır?] Bu yalanları çıkaran kimseler, açıkça gösteriyor ki, ne şii, ne de sünnidir. İbni Sebe denilen bir Yahudi ve onun oyununa gelen zavallılardır. (Tezkiye-i ehl-i beyt) </strong></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">Sünnilerle Alevileri yakınlaştıracak en güçlü ortak ittifak noktası Kur’andır.Bu Hz.Ali ve zamanındakiler için geçerli olduğu gibi zamanımızdakiler içinde aynen geçerlidir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">Zayıf ve mantık dışı bir görüşde olsa,bazılarınca Kur’anın Hz.Alide olduğunu onunda bunu gizlediğini söylemek hayatı Kur’an uğruna geçen böyle bir şahsiyete iftiradır.</span></strong></p><p><span style="color: black">“Lâkayd Emevîlik nihayet Sünnet Cemaate, salabetli Alevîlik nihayet Râfızîliğe dayandı. Hem zalime karşı miskinliği esas tutan Hristiyanlık,nihayet tecellüd; cebbarlığa ve zalime karşı cihad, izzet-i nefsi esas tutan İslâmiyet eyvah nihayet miskinlikte karar kıldı.”<span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman'">[10]</span></span></span></p><p> </p><p><strong>Alevilikte inançta bir netlik yok,amel mutlak olarak zikredilir.Neye nasıl inanılacağı,nasıl bir amelde bulunulacağı hususunda bir netlik yoktur.Hz.Aliye mensubiyet söz olarak söylenildiği halde yaşantıda tamamen taban tabana zıd bir yaşayış içerisinde bulunulmaktadır.</strong></p><p><strong>Farklı noktalara isnad edilmektedir.Aynı kaynaktan istifade edilmemektedir.Birinci kaynak Olan Hz.Ali veya onunda kaynak kabul ettiği Kur’an-a bağlılıkta tam bir netlik görülmemektedir.</strong></p><p><strong>Yeterli bilgiye sahib değillerdir,bilgilendirilmemişlerdir.</strong></p><p><strong>Kur’an-a şüpheli bakmakta,sahiplenilmekte veya yetersiz kalınmaktadır.</strong></p><p><strong>Ehli sünnete yakın olanlar;Caferiye,ehli beyt vakfı,cem evlerini temsil eden dedeler.Buna rağmen alt yeterli bir yaklaşıma sahib kılınmamakta,bilgilendirilmemektedir.</strong></p><p><strong>Bektaşilikle Hindulara bağlandırılmaya çalışılmakta,eski olaylar adapte edilmektedir.Sürekli bulanık tutulmakta,siyasetle iç içe bulundurulmaya çalışılmaktadır.Bektaşilik ve Rafizilik,Alevi ve Caferilerden farklı olarak değerlendirilmelidir.</strong></p><p><strong>Tabanla tavandakiler arasında tam bir mutabakat bulunmamaktadır.</strong></p><p><strong>İdeolojik ve siyasete hep alet edilmeye çalışılmışlardır.Bunun ise yeni yeni farkına varmakta fakat içinde bulunanlar devam etmektedirler.</strong></p><p><strong>İbadet gibi kavramlar,insana hizmet ve kalbime bak kabilinden yorumlarla geçiştirilmektedir.</strong></p><p><strong>Alevilikte Temsil problemi bulunmaktadır.Ehli sünneti Diyanet temsil ediyor dersek,ya Alevileri kim temsil edip bilgilendiriyor?</strong></p><p><strong>Herkesin ortak bir noktaya çekilip asgari müştereklerin tesbit edilmesi gerektir.</strong></p><p><strong>Aleviler dışlanmış mı,dışlamış mı?Her iki durumda söz konusu olmaktadır.</strong></p><p><strong>Alisiz Alevilik,İslamiyetsiz Alevilik haline mi getiriliyor ve getirilmiş?Alevilik Hz.Ali ile mezcedilmemektedir.Böyle bir durum olsa mesele kendiliğinden çözülecek ve bir çok ortak noktalarda birleşimle yoluna gidilecektir.</strong></p><p><strong>Sünni dayatması var mı?Pek denilemez.</strong></p><p><strong>Bir kısmı islamın içinde ama daha evrensele uzanma hesabı bilinçsizce yapılmaya çalışılıyor,islamın evrenselliği anlaşılamıyor.</strong></p><p><strong>Hakikat inkişaf olunca,şeriat irtifa olur denir mi?Yanlış olarak kendilerinin hakikata gitmekte olduğunu ifade ederek dini vecibelerden soyutlanmış olarak değerlendirmektedirler.</strong></p><p><strong>Alevi,ya ateistleştiriliyor ya da Sünnileştiriliyor mu,nereye adapte edilmekteler,yoksa her yere mi?Başı boş dolaşan koyunu elbette kurdun biri kapar.Belirsizlikler çok belirsizlikleri doğurmaktadır.</strong></p><p><strong>Caferi,şerri Allaha vermez.Allah’ı tenzih düşüncesiyle şerrin yaratılmasını Caferiler Allah’a vermezler.Oysa şerrin yaratılması ayrı şeydir,kesb ve işlenmesi ayrı şeylerdir.Yani Halkı şer,şerri yaratmak şer değil,kesbi şer yani şerri işlemek şerdir.Ateşin varlığının çok faydaları olmakla beraber kişi kendisi için şer yapabilir,bu da ateşin şer olmasını gerektirmez.</strong></p><p><strong>İçi boş bir sevgi öne çıkarılmaktadır.</strong></p><p><strong>Namaz kılmamaya Bektaşi örnekleri verilmektedir.</strong></p><p><strong>B<span style="color: black">ir Bektaşiye: "Ne için namaz kılmıyorsun?" demişler. O da: "Kur'anda:”La takrabus salate”var" demiş. Ona demişler: "Bunun arkasını, yani;”Ve entüm sükara”yı da oku" denildiğinde, "Ben hâfız değilim" demiş…”<span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman'">[11]</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: black">Nefis, devekuşu gibidir. Şeytan sofestaî, heva da bektaşîdir.”<span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman'">[12]</span></span></span></strong></p><p><span style="color: black">“Galib kardeşimiz Alevîler içinde Kadirî, Şazelî, Rüfaî Tarîkatlarının bir hülâsasını Sünnet-i Seniye dairesinde Hulefa-yı Raşidîn, Aşere-i Mübeşşere'ye </span></p><p><span style="color: black">ilişmemek şartıyla muhabbet-i Âl-i Beyt dairesinde bir tarîkat dersi vermesini düşünüyor. Hakikat namına ve imanı kurtarmak ve bid'alardan muhafaza etmek hesabına ehemmiyetli üç-dört faidesi var:</span></p><p><span style="color: black"><strong>Birincisi: Alevîleri başka fena cereyanlara kaptırmamak ve müfrit Râfızîlik ve siyasî Bektaşîlikten bir derece muhafaza etmek için ehemmiyetli faidesi var.</strong></span></p><p><strong><span style="color: black">İkincisi:</span></strong><span style="color: black"> Hubb-u Ehl-i Beyt'i meslek yapan Alevîler ne kadar ifrat da etse, Râfızî de olsa; zındıkaya, küfr-ü mutlaka girmez. Çünki muhabbet-i Âl-i Beyt ruhunda esas oldukça, Peygamber ve Âl-i Beyt'in adavetini tazammun eden küfr-ü mutlaka girmezler. İslâmiyete o muhabbet vasıtasıyla şiddetli bağlanıyorlar. Böylelerini daire-i sünnete tarîkat namına çekmek, büyük bir faidedir.</span></p><p><span style="color: black">Hem bu zamanda, ehl-i imanın vahdetine çok zarar veren bazı siyasî cereyanlar Alevîlerin fıtrî fedakârlıklarından istifade edip kendilerine âlet etmemek için Nur dairesine çekmek büyük bir maslahattır. Madem Nur şakirdlerinin üstadı İmam-ı Ali'dir (R.A.) ve Nur'un mesleğinde hubb-u Âl-i Beyt esastır, elbette hakikî Alevîler kemal-i iştiyakla o daireye girmeleri gerektir.”<span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman'">[13]</span></span></span></p><p><strong>Bir ramazan bayramı dönüşü altıncı sınıf öğrencilerimin geçen bayramlarını tebrik etmiştim.O sınıfın çoğu öğrencisi yatılı,aynı köyden ve alevi idiler.O saf ve temiz bir kalb ile kızın birisi kalkarak;Hocam bizim köyde bayram kutlanmadı,biz kutlamıyormuşuz,dedi.</strong></p><p><strong>Bende kendisine bu bayramın hepimizin bayramı olduğunu,Hz.Ali’nin de bundan farklı kutlamadığını ve onun örnek hayatından kesitler sunarak izah etmeye çalıştım.</strong></p><p><strong>Ve bu çocuk bu belirsizlikler içerisinde büyüyecek ve büyütecektir.</strong></p><p><strong>Bir alevi öğrencimde ramazan ayı ve mübarek gecelerde kendilerinin cem evlerine gittiklerini ve oraya saz çalmaya gelenlerin kendilerini eğlendirdiklerinden bahsetti.Ve orada bulunmalarının saz ve çalgı gösterisinden ibaret,manevi bir havayı teneffüs etmediğini ifade etmiş oldu.</strong></p><p><strong>Bir öğrencimde,sınıfta uzun boylu anlattığım namaz konusunu evde dile getirerek,neden kendilerinin de namaz kılmadıklarını söylemesi üzerine annesi,Sünnilerin caminin önüne Hz.Ali’nin resmini koyup,ona basarak geçmelerinden dolayı kılmadıklarını bana ilettiğinde şunu söyledim;Hz.Alininde küçük yaştan itibaren peygamberimiz ile birlikte namaz kıldığını,namaz emredildikten sonra küçük olduğu halde peygamberimizden ancak iki vakit namaz az kılıp tamamıya namazı terk etmeden kıldığını,şehid edilirken bile namaz uğrunda şehid edildiğini ve bazılarının da o namazda şehid edildiğinden biz namaz kılmıyoruz demesine karşı,eğer Hz.Ali yemek yerken öldürülseydi yemek yemiyecekler miydi,uyurken veya başka herhangi bir işle meşgul iken öldürülseydi onu yapmıyacaklar mıydı?</strong></p><p><strong>Birde zaten o zamanda resim denilen bir olay yoktu ki,cami kapısına resmi konulupta ona basarak geçilmiş olsun.Farzı muhal olarak bir kişi bile böyle yapmışsa buda herkesi bağlamaz ve kılmamaya bir özür teşkil etmez.</strong></p><p><strong>Bu durum bize birazda Agop’un halini hatırlatmaktadır.Düşündürmesi sebebiyle yazmaya fayda görmekteyim:</strong></p><p><strong>Yahudi olan Agop hanımına Yahudilikten vaz geçeceğini söyler.Hanımıda sen bilirsin,der.Hahambaşına gelerek Yahudilikten ayrıldığı söyler ve bir papaza gelerek;Ben hristiyan olacağım fakat önce araştırmak istiyorum,der.</strong></p><p><strong>Papazda buna gerekli kitapları verir ve Agop hristiyanlığı araştırarak kafasına yatmadığını papaza bildirerek dinlerine girmeyeceğini söyler.</strong></p><p><strong>Nihayet Müslümanları temsilen bir Müftüye gelerek Müslüman olacağını ancak önceden araştırmak istediğini söyler.Müftü beyde kendisine gerekli kitapları verir.Araştırmasını ister.Çünki bir elbise değiştirme değilki hemen oracıkta değiştirsin.</strong></p><p><strong>Ancak Agop islamiyeti araştırırken ecel vaki olur ve ölür.</strong></p><p><strong>Hanımı kocasını Yahudi mezarlığına götürür,kabul etmezler.Hristiyan mezarlığına götürür onlarda hristiyan olmadığını ifade ederek kabul etmezler.Müslümanların mezarlığına koyacağı sırada onlarda daha Müslüman olmadığını söyleyerek kabul etmezler ve Agop kendi dininden ayrıldığı diğer dinleride kabul edemeden öldüğünden ortada kalır.</strong></p><p><strong>Hanımı baş ucuna eğilerek şöyle ağıt yakar;Agop Agop!Musayı kızdırdın,İsayı küstürdün,Muhammedi de bulmadın,kaldın ortada kaldın ortada…</strong></p><p><strong>Sünniler dini konularda bu kadar bilgilendirilmeye sahibken yetersiz kaldıkları halde,Alevilerin bunlardan mahrum olarak ne derece yetersiz olacakları düşünülsün!!!</strong></p><p> </p><p style="text-align: right"><strong>Mehmet ÖZÇELİK </strong></p> <p style="text-align: right"><strong>29-01-2004</strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[1]</span></span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Enam 115.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[2]</span></span> Hicr 9.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[3]</span></span> Bakara 23-24.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[4]</span></span> İsra 88.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[5]</span></span> Nisa 82.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[6]</span></span><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Hakka 44-47.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[7]</span></span> Fussilet 41-42.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[8]</span></span> Ankebut 51.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[9]</span></span> Ankebut 48.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[10]</span></span> <span style="color: black">Sünuhat.21-22.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[11]</span></span> Şualar 284,Tarihçe-i Hayat 414,Muhakemat.15.</strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[12]</span></span> <span style="color: red">Mesnevî-i Nuriye 183.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #800080">[13]</span></span> <span style="color: red">Emirdağ Lâhikası-1 242.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Hamiyetkar, post: 15801, member: 597"] [B][SIZE=5]GÜNÜMÜZDE ALEVİLİK[/SIZE][/B] [B](Rabbinin sözü doğruluk ve adaletle tamamlandı. Onun sözlerini [Kur’anı] değiştirebilecek [hiçbir şey, hiçbir kuvvet] yoktur.)”[/B][FONT=Times New Roman][B][COLOR=#800080][1][/COLOR][/B][/FONT] [B][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“(Kur’anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.)[/SIZE][/FONT][/B][FONT=Times New Roman][SIZE=3]”[/SIZE][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][2][/COLOR][/FONT][/FONT] [SIZE=3][B][FONT=Times New Roman]“(Kulumuza[/FONT][/B][FONT=Times New Roman][B] [Resule] indirdiğimizden [Allah’tan geldiğinden] bir şüpheniz varsa, iddianızda doğru iseniz, Allah’tan gayri şahitlerinizi [bilginlerinizi] de yardıma çağırıp, haydi onun benzeri bir sure meydana getirin! Bunu yapamazsınız, asla yapamayacaksınız da.)”[FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][3][/COLOR][/FONT] [/B][/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][B][SIZE=3](De ki: Bu Kur’anın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler toplanıp, birbirine destek de olsalar, yemin olsun ki yine de benzerini ortaya koyamazlar.)”[/SIZE][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][4][/COLOR][/FONT][SIZE=3](14 asır geçtiği halde, birçok din düşmanı, hâşâ Allah’ı yalancı çıkarmak için uğraşmışsa da bunu yapamadılar.][/SIZE][/B][/FONT] [SIZE=3][B][FONT=Times New Roman]“(Eğer Kur’an, Allah’tan başkasından gelmiş olsaydı, içinde pek çok tutarsızlık[/FONT][/B][FONT=Times New Roman][B] [tenakuz, çelişki] bulunurdu. Bunu düşünemiyor musunuz?)”[FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][5][/COLOR][/FONT][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][B][FONT=Times New Roman]“(Eğer o[/FONT][/B][FONT=Times New Roman][B] [peygamber] bize atfen, [Kur’ana] bazı sözler katsaydı, biz onu kuvvetle yakalayıp şah damarını koparır, helak ederdik, hiçbiriniz de buna engel olamazdınız.)”[FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][6][/COLOR][/FONT] [/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][B][FONT=Times New Roman]“(Kur’an, eşi benzeri olmayan bir kitaptır. Ona önünden, ardından[/FONT][/B][FONT=Times New Roman][B] [hiçbir yönden, hiçbir şekilde] bâtıl gelemez [hiçbir ilave ve çıkarma yapılamaz. Çünkü] O, kâinatın hamdettiği hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.)[FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][7][/COLOR][/FONT] [Kur’anı Allah indirdiği için, onu bozabilecek birisinin çıkamayacağı açıkça bildiriliyor.][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][B][FONT=Times New Roman]“(Kur’an gibi[/FONT][/B][FONT=Times New Roman][B] [eşsiz] bir kitabı sana indirmemiz, [mucize olarak] yetmez mi?)”[FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][8][/COLOR][/FONT][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][B][FONT=Times New Roman]“([/FONT][/B][FONT=Times New Roman][B][Ey Resulüm, bu Kur’an sana indirilmeden önce] Sen bir kitaptan okumuş ve elinle onu yazmış değildin. Eğer öyle olsaydı müşrikler [Kur’anı başkasından öğrenmiş veya önceki semavi kitaplardan almış] derlerdi.)”[FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][9][/COLOR][/FONT][/B][/FONT][/SIZE] [B][SIZE=2]Tezkiye-i ehl-i beyt kitabının müellifi Osman efendi anlatıyor: [/SIZE][/B] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Maarif meclisine gittiğim zamanlarda, Sebecilerin bir sandık içinde tefsirleri geldi. Basılmasına izin verilmedi. Sebebini sordular: (İslamiyet’e uymayan bir yeri mi var?) dediler. Evet, (Hz. Ali’nin kâfir ve zalim olduğunu yazıyorsunuz) dedim. Hiddetten gözleri döndü. Kızma, az dinle dedim:[/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Kitabın başında yazılmış ki: (Talha, Ali’ye sordu ki, Osman Kur’andan 70 âyeti, Ömer de, 80 âyeti çıkardı deniyor. Bu söz doğru mu? Ali evet doğrudur, dedi. Talha yine sordu ki: Değişmemiş olan Mushaf sende imiş, öyle mi? Ali, evet bendedir. Hem de, bu Kur’anın iki katı bende var, dedi. Sende bulunan Kur’anı Müslümanlara göstermeyecek misin? dedi. Eğer Ebu Bekir yerine, beni halife yapsalardı verirdim. Bana biat etmedikleri için, vermem ve vasiyet edip, kıyamete kadar evladımın elinde gizli kalacak, buyurdu.) Tefsirinizde böyle yazıyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Yahudiler, Tevrat’taki Muhammed aleyhisselamı bildiren 20 âyeti sakladıkları için, Allahü teâlâ, bunlara (Kâfir) diyor. Hz. Ali, Kur’anın iki mislini ki üç binden fazla âyeti saklamış oluyor. Bu yazınız ile, Hz. Ali’ye kâfir demiş oluyorsunuz, dedim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][B]Sebeci, şaşırıp kaldı, bir cevap veremedi. Daha sonra “Ben ne şii, ne de sünniyim, ben masonum” dedi. [Masonluğu da Yahudiler kurmuştur. Her tefrikanın, her oyunun içinde bir Yahudi parmağı niçin vardır?] Bu yalanları çıkaran kimseler, açıkça gösteriyor ki, ne şii, ne de sünnidir. İbni Sebe denilen bir Yahudi ve onun oyununa gelen zavallılardır. (Tezkiye-i ehl-i beyt) [/B][/FONT] [B][FONT=Times New Roman]Sünnilerle Alevileri yakınlaştıracak en güçlü ortak ittifak noktası Kur’andır.Bu Hz.Ali ve zamanındakiler için geçerli olduğu gibi zamanımızdakiler içinde aynen geçerlidir.[/FONT][/B] [B][FONT=Times New Roman]Zayıf ve mantık dışı bir görüşde olsa,bazılarınca Kur’anın Hz.Alide olduğunu onunda bunu gizlediğini söylemek hayatı Kur’an uğruna geçen böyle bir şahsiyete iftiradır.[/FONT][/B] [COLOR=black]“Lâkayd Emevîlik nihayet Sünnet Cemaate, salabetli Alevîlik nihayet Râfızîliğe dayandı. Hem zalime karşı miskinliği esas tutan Hristiyanlık,nihayet tecellüd; cebbarlığa ve zalime karşı cihad, izzet-i nefsi esas tutan İslâmiyet eyvah nihayet miskinlikte karar kıldı.”[COLOR=black][FONT=Times New Roman][10][/FONT][/COLOR][/COLOR] [B]Alevilikte inançta bir netlik yok,amel mutlak olarak zikredilir.Neye nasıl inanılacağı,nasıl bir amelde bulunulacağı hususunda bir netlik yoktur.Hz.Aliye mensubiyet söz olarak söylenildiği halde yaşantıda tamamen taban tabana zıd bir yaşayış içerisinde bulunulmaktadır.[/B] [B]Farklı noktalara isnad edilmektedir.Aynı kaynaktan istifade edilmemektedir.Birinci kaynak Olan Hz.Ali veya onunda kaynak kabul ettiği Kur’an-a bağlılıkta tam bir netlik görülmemektedir.[/B] [B]Yeterli bilgiye sahib değillerdir,bilgilendirilmemişlerdir.[/B] [B]Kur’an-a şüpheli bakmakta,sahiplenilmekte veya yetersiz kalınmaktadır.[/B] [B]Ehli sünnete yakın olanlar;Caferiye,ehli beyt vakfı,cem evlerini temsil eden dedeler.Buna rağmen alt yeterli bir yaklaşıma sahib kılınmamakta,bilgilendirilmemektedir.[/B] [B]Bektaşilikle Hindulara bağlandırılmaya çalışılmakta,eski olaylar adapte edilmektedir.Sürekli bulanık tutulmakta,siyasetle iç içe bulundurulmaya çalışılmaktadır.Bektaşilik ve Rafizilik,Alevi ve Caferilerden farklı olarak değerlendirilmelidir.[/B] [B]Tabanla tavandakiler arasında tam bir mutabakat bulunmamaktadır.[/B] [B]İdeolojik ve siyasete hep alet edilmeye çalışılmışlardır.Bunun ise yeni yeni farkına varmakta fakat içinde bulunanlar devam etmektedirler.[/B] [B]İbadet gibi kavramlar,insana hizmet ve kalbime bak kabilinden yorumlarla geçiştirilmektedir.[/B] [B]Alevilikte Temsil problemi bulunmaktadır.Ehli sünneti Diyanet temsil ediyor dersek,ya Alevileri kim temsil edip bilgilendiriyor?[/B] [B]Herkesin ortak bir noktaya çekilip asgari müştereklerin tesbit edilmesi gerektir.[/B] [B]Aleviler dışlanmış mı,dışlamış mı?Her iki durumda söz konusu olmaktadır.[/B] [B]Alisiz Alevilik,İslamiyetsiz Alevilik haline mi getiriliyor ve getirilmiş?Alevilik Hz.Ali ile mezcedilmemektedir.Böyle bir durum olsa mesele kendiliğinden çözülecek ve bir çok ortak noktalarda birleşimle yoluna gidilecektir.[/B] [B]Sünni dayatması var mı?Pek denilemez.[/B] [B]Bir kısmı islamın içinde ama daha evrensele uzanma hesabı bilinçsizce yapılmaya çalışılıyor,islamın evrenselliği anlaşılamıyor.[/B] [B]Hakikat inkişaf olunca,şeriat irtifa olur denir mi?Yanlış olarak kendilerinin hakikata gitmekte olduğunu ifade ederek dini vecibelerden soyutlanmış olarak değerlendirmektedirler.[/B] [B]Alevi,ya ateistleştiriliyor ya da Sünnileştiriliyor mu,nereye adapte edilmekteler,yoksa her yere mi?Başı boş dolaşan koyunu elbette kurdun biri kapar.Belirsizlikler çok belirsizlikleri doğurmaktadır.[/B] [B]Caferi,şerri Allaha vermez.Allah’ı tenzih düşüncesiyle şerrin yaratılmasını Caferiler Allah’a vermezler.Oysa şerrin yaratılması ayrı şeydir,kesb ve işlenmesi ayrı şeylerdir.Yani Halkı şer,şerri yaratmak şer değil,kesbi şer yani şerri işlemek şerdir.Ateşin varlığının çok faydaları olmakla beraber kişi kendisi için şer yapabilir,bu da ateşin şer olmasını gerektirmez.[/B] [B]İçi boş bir sevgi öne çıkarılmaktadır.[/B] [B]Namaz kılmamaya Bektaşi örnekleri verilmektedir.[/B] [B]B[COLOR=black]ir Bektaşiye: "Ne için namaz kılmıyorsun?" demişler. O da: "Kur'anda:”La takrabus salate”var" demiş. Ona demişler: "Bunun arkasını, yani;”Ve entüm sükara”yı da oku" denildiğinde, "Ben hâfız değilim" demiş…”[COLOR=black][FONT=Times New Roman][11][/FONT][/COLOR][/COLOR][/B] [B][COLOR=black]Nefis, devekuşu gibidir. Şeytan sofestaî, heva da bektaşîdir.”[COLOR=black][FONT=Times New Roman][12][/FONT][/COLOR][/COLOR][/B] [COLOR=black]“Galib kardeşimiz Alevîler içinde Kadirî, Şazelî, Rüfaî Tarîkatlarının bir hülâsasını Sünnet-i Seniye dairesinde Hulefa-yı Raşidîn, Aşere-i Mübeşşere'ye [/COLOR] [COLOR=black]ilişmemek şartıyla muhabbet-i Âl-i Beyt dairesinde bir tarîkat dersi vermesini düşünüyor. Hakikat namına ve imanı kurtarmak ve bid'alardan muhafaza etmek hesabına ehemmiyetli üç-dört faidesi var:[/COLOR] [COLOR=black][B]Birincisi: Alevîleri başka fena cereyanlara kaptırmamak ve müfrit Râfızîlik ve siyasî Bektaşîlikten bir derece muhafaza etmek için ehemmiyetli faidesi var.[/B][/COLOR] [B][COLOR=black]İkincisi:[/COLOR][/B][COLOR=black] Hubb-u Ehl-i Beyt'i meslek yapan Alevîler ne kadar ifrat da etse, Râfızî de olsa; zındıkaya, küfr-ü mutlaka girmez. Çünki muhabbet-i Âl-i Beyt ruhunda esas oldukça, Peygamber ve Âl-i Beyt'in adavetini tazammun eden küfr-ü mutlaka girmezler. İslâmiyete o muhabbet vasıtasıyla şiddetli bağlanıyorlar. Böylelerini daire-i sünnete tarîkat namına çekmek, büyük bir faidedir.[/COLOR] [COLOR=black]Hem bu zamanda, ehl-i imanın vahdetine çok zarar veren bazı siyasî cereyanlar Alevîlerin fıtrî fedakârlıklarından istifade edip kendilerine âlet etmemek için Nur dairesine çekmek büyük bir maslahattır. Madem Nur şakirdlerinin üstadı İmam-ı Ali'dir (R.A.) ve Nur'un mesleğinde hubb-u Âl-i Beyt esastır, elbette hakikî Alevîler kemal-i iştiyakla o daireye girmeleri gerektir.”[COLOR=black][FONT=Times New Roman][13][/FONT][/COLOR][/COLOR] [B]Bir ramazan bayramı dönüşü altıncı sınıf öğrencilerimin geçen bayramlarını tebrik etmiştim.O sınıfın çoğu öğrencisi yatılı,aynı köyden ve alevi idiler.O saf ve temiz bir kalb ile kızın birisi kalkarak;Hocam bizim köyde bayram kutlanmadı,biz kutlamıyormuşuz,dedi.[/B] [B]Bende kendisine bu bayramın hepimizin bayramı olduğunu,Hz.Ali’nin de bundan farklı kutlamadığını ve onun örnek hayatından kesitler sunarak izah etmeye çalıştım.[/B] [B]Ve bu çocuk bu belirsizlikler içerisinde büyüyecek ve büyütecektir.[/B] [B]Bir alevi öğrencimde ramazan ayı ve mübarek gecelerde kendilerinin cem evlerine gittiklerini ve oraya saz çalmaya gelenlerin kendilerini eğlendirdiklerinden bahsetti.Ve orada bulunmalarının saz ve çalgı gösterisinden ibaret,manevi bir havayı teneffüs etmediğini ifade etmiş oldu.[/B] [B]Bir öğrencimde,sınıfta uzun boylu anlattığım namaz konusunu evde dile getirerek,neden kendilerinin de namaz kılmadıklarını söylemesi üzerine annesi,Sünnilerin caminin önüne Hz.Ali’nin resmini koyup,ona basarak geçmelerinden dolayı kılmadıklarını bana ilettiğinde şunu söyledim;Hz.Alininde küçük yaştan itibaren peygamberimiz ile birlikte namaz kıldığını,namaz emredildikten sonra küçük olduğu halde peygamberimizden ancak iki vakit namaz az kılıp tamamıya namazı terk etmeden kıldığını,şehid edilirken bile namaz uğrunda şehid edildiğini ve bazılarının da o namazda şehid edildiğinden biz namaz kılmıyoruz demesine karşı,eğer Hz.Ali yemek yerken öldürülseydi yemek yemiyecekler miydi,uyurken veya başka herhangi bir işle meşgul iken öldürülseydi onu yapmıyacaklar mıydı?[/B] [B]Birde zaten o zamanda resim denilen bir olay yoktu ki,cami kapısına resmi konulupta ona basarak geçilmiş olsun.Farzı muhal olarak bir kişi bile böyle yapmışsa buda herkesi bağlamaz ve kılmamaya bir özür teşkil etmez.[/B] [B]Bu durum bize birazda Agop’un halini hatırlatmaktadır.Düşündürmesi sebebiyle yazmaya fayda görmekteyim:[/B] [B]Yahudi olan Agop hanımına Yahudilikten vaz geçeceğini söyler.Hanımıda sen bilirsin,der.Hahambaşına gelerek Yahudilikten ayrıldığı söyler ve bir papaza gelerek;Ben hristiyan olacağım fakat önce araştırmak istiyorum,der.[/B] [B]Papazda buna gerekli kitapları verir ve Agop hristiyanlığı araştırarak kafasına yatmadığını papaza bildirerek dinlerine girmeyeceğini söyler.[/B] [B]Nihayet Müslümanları temsilen bir Müftüye gelerek Müslüman olacağını ancak önceden araştırmak istediğini söyler.Müftü beyde kendisine gerekli kitapları verir.Araştırmasını ister.Çünki bir elbise değiştirme değilki hemen oracıkta değiştirsin.[/B] [B]Ancak Agop islamiyeti araştırırken ecel vaki olur ve ölür.[/B] [B]Hanımı kocasını Yahudi mezarlığına götürür,kabul etmezler.Hristiyan mezarlığına götürür onlarda hristiyan olmadığını ifade ederek kabul etmezler.Müslümanların mezarlığına koyacağı sırada onlarda daha Müslüman olmadığını söyleyerek kabul etmezler ve Agop kendi dininden ayrıldığı diğer dinleride kabul edemeden öldüğünden ortada kalır.[/B] [B]Hanımı baş ucuna eğilerek şöyle ağıt yakar;Agop Agop!Musayı kızdırdın,İsayı küstürdün,Muhammedi de bulmadın,kaldın ortada kaldın ortada…[/B] [B]Sünniler dini konularda bu kadar bilgilendirilmeye sahibken yetersiz kaldıkları halde,Alevilerin bunlardan mahrum olarak ne derece yetersiz olacakları düşünülsün!!![/B] [RIGHT][B]Mehmet ÖZÇELİK [/B] [B]29-01-2004[/B][/RIGHT] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][1][/COLOR][/FONT][FONT=Times New Roman] Enam 115.[/FONT][/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][2][/COLOR][/FONT] Hicr 9.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][3][/COLOR][/FONT] Bakara 23-24.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][4][/COLOR][/FONT] İsra 88.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][5][/COLOR][/FONT] Nisa 82.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][6][/COLOR][/FONT][FONT=Times New Roman] Hakka 44-47.[/FONT][/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][7][/COLOR][/FONT] Fussilet 41-42.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][8][/COLOR][/FONT] Ankebut 51.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][9][/COLOR][/FONT] Ankebut 48.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][10][/COLOR][/FONT] [COLOR=black]Sünuhat.21-22.[/COLOR][/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][11][/COLOR][/FONT] Şualar 284,Tarihçe-i Hayat 414,Muhakemat.15.[/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][12][/COLOR][/FONT] [COLOR=red]Mesnevî-i Nuriye 183.[/COLOR][/B] [B][FONT=Times New Roman][COLOR=#800080][13][/COLOR][/FONT] [COLOR=red]Emirdağ Lâhikası-1 242.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Kutsal Kitaplar
Günümüzde alevilik
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst