Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günümüzde ehl-i fetret
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 129730" data-attributes="member: 1249"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Navy">Günümüzde fetret ehli var mıdır? Tv gibi araçlarla islamiyet her yerde kolaylıkla biliniyor. Bunu nasıl anlamalıyız?</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Üstad Bediüzzaman “Zaman-ı fetrette, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın ecdadı bir din ile mütedeyyin mi idiler?” sualini cevaplarken şu izahlarda bulunur:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">“Zaman-ı fetrette “Peygamber göndermedikçe azab edici değiliz” (İsra, 15) sırrıyla; ehl-i fetret, ehl-i necattırlar (ahrette kurtulurlar). Bil'ittifak, teferruattaki hatiatlarından (hatalarından) muahazeleri (hesaba çekilmeleri) yoktur. İmam-ı Şafiî ve İmam-ı Eş'arîce; küfre de girse, usûl-i imanî de (imanın asılları da) bulunmazsa, yine ehl-i necattır. Çünkü teklif-i İlahî (dinî sorumluluk) irsal (peygamber göndermek) ile olur ve irsal dahi, ıttıla' (haberdar olmak) ile teklif takarrur eder (sorumluluk başlar). Madem gaflet ve mürur-u zaman (zamanın geçmesi), enbiya-i salifenin (önceki peygamberlerin) dinlerini setretmiş (gizlemiş); o ehl-i fetret zamanına hüccet (delil) olamaz. İtaat etse sevab görür, etmezse azab görmez. Çünkü mahfî (gizli) kaldığı için hüccet olamaz.” (Mektubat)</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Burada iki şey dikkat çekiyor. 1- Mesuliyetin peygamberin davetinden haberdar olmakla başlayacağı. 2- Bu davetin gizli değil açık, anlaşılır olması gerektiği.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Dünya çok büyük bir sahadır. Âlem-i İslam’a çok uzak ve İslamiyetin çok çok zayıf olduğu yerler vardır. Dolayısıyla, İslamiyet hakkında asgari de olsa yeterli bir bilgiye hiç ulaşamamış insanlar bulunabilir. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Ayrıca, İslamiyetin sadece adını duymak, ya da aleyhte propagandaları duymak tebliğ almış olmak manasına gelmez.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">İmam-ı Gazalî Hazretleri, İslam’da Müsamaha adıyla Türkçe’ye çevrilen eserinde, tebliğin doğru bilgilerle ve yeterli miktarlarda ulaşmış olması gerektiğini söyler. Kimin doğru ve yeterli bilgi aldığını ise ancak Allah bilir. Önemli olan da budur.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Kur’an-ı Kerim’de cehennemlik insanlar hakkında, onların kendilerine tebliğ ulaştığı halde hakkı yalanladıkları ve bu sebeple cehenneme müstehak olduklarını bildiren ayetler vardır.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Mesela, “Şübhesiz sana âyetlerim gelmişti de, onları yalanladın; büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun!” (Zümer, 59)</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">“Ne zaman oraya (Cehenneme) bir topluluk atılsa, bekçileri onlara: “Size (bu azâbı haber veren) bir korkutucu gelmedi mi?” diye sorar. (Onlar) derler ki: “Evet! Gerçekten bize bir korkutucu geldi, fakat biz yalanladık ve (onlara): ‘Allah hiç bir şey indirmemiştir; siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz!’ dedik.” (Mülk, 8-9)</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Önemli olan bu asırda ehl-i fetret vardır veya yoktur diye bir hükümde bulunmak değildir. Önemli olan, mahşer günü kendisine tebliğ ulaşmamış herkesin kurtulacağını bilmektir. Bu ise Rabbimiz’in nihayetsiz merhametinin bir gereğidir.</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 129730, member: 1249"] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=Navy]Günümüzde fetret ehli var mıdır? Tv gibi araçlarla islamiyet her yerde kolaylıkla biliniyor. Bunu nasıl anlamalıyız?[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=Green]Üstad Bediüzzaman “Zaman-ı fetrette, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın ecdadı bir din ile mütedeyyin mi idiler?” sualini cevaplarken şu izahlarda bulunur: “Zaman-ı fetrette “Peygamber göndermedikçe azab edici değiliz” (İsra, 15) sırrıyla; ehl-i fetret, ehl-i necattırlar (ahrette kurtulurlar). Bil'ittifak, teferruattaki hatiatlarından (hatalarından) muahazeleri (hesaba çekilmeleri) yoktur. İmam-ı Şafiî ve İmam-ı Eş'arîce; küfre de girse, usûl-i imanî de (imanın asılları da) bulunmazsa, yine ehl-i necattır. Çünkü teklif-i İlahî (dinî sorumluluk) irsal (peygamber göndermek) ile olur ve irsal dahi, ıttıla' (haberdar olmak) ile teklif takarrur eder (sorumluluk başlar). Madem gaflet ve mürur-u zaman (zamanın geçmesi), enbiya-i salifenin (önceki peygamberlerin) dinlerini setretmiş (gizlemiş); o ehl-i fetret zamanına hüccet (delil) olamaz. İtaat etse sevab görür, etmezse azab görmez. Çünkü mahfî (gizli) kaldığı için hüccet olamaz.” (Mektubat) Burada iki şey dikkat çekiyor. 1- Mesuliyetin peygamberin davetinden haberdar olmakla başlayacağı. 2- Bu davetin gizli değil açık, anlaşılır olması gerektiği. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Dünya çok büyük bir sahadır. Âlem-i İslam’a çok uzak ve İslamiyetin çok çok zayıf olduğu yerler vardır. Dolayısıyla, İslamiyet hakkında asgari de olsa yeterli bir bilgiye hiç ulaşamamış insanlar bulunabilir. Ayrıca, İslamiyetin sadece adını duymak, ya da aleyhte propagandaları duymak tebliğ almış olmak manasına gelmez. İmam-ı Gazalî Hazretleri, İslam’da Müsamaha adıyla Türkçe’ye çevrilen eserinde, tebliğin doğru bilgilerle ve yeterli miktarlarda ulaşmış olması gerektiğini söyler. Kimin doğru ve yeterli bilgi aldığını ise ancak Allah bilir. Önemli olan da budur. Kur’an-ı Kerim’de cehennemlik insanlar hakkında, onların kendilerine tebliğ ulaştığı halde hakkı yalanladıkları ve bu sebeple cehenneme müstehak olduklarını bildiren ayetler vardır. Mesela, “Şübhesiz sana âyetlerim gelmişti de, onları yalanladın; büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun!” (Zümer, 59) “Ne zaman oraya (Cehenneme) bir topluluk atılsa, bekçileri onlara: “Size (bu azâbı haber veren) bir korkutucu gelmedi mi?” diye sorar. (Onlar) derler ki: “Evet! Gerçekten bize bir korkutucu geldi, fakat biz yalanladık ve (onlara): ‘Allah hiç bir şey indirmemiştir; siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz!’ dedik.” (Mülk, 8-9) Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Önemli olan bu asırda ehl-i fetret vardır veya yoktur diye bir hükümde bulunmak değildir. Önemli olan, mahşer günü kendisine tebliğ ulaşmamış herkesin kurtulacağını bilmektir. Bu ise Rabbimiz’in nihayetsiz merhametinin bir gereğidir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günümüzde ehl-i fetret
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst