Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 226684" data-attributes="member: 1008315"><p>Nur talebeleri asayişi muhafaza ediyor</p><p> 16 Aralık 2010 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi...</p><p> </p><p> <strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p><p> <strong>Üç vilâyetin insaflı bir kısım zabıtaları demişler: </strong></p><p> “Nur talebeleri mânevî bir zabıtadır. Âsâyişi muhafazada bize yardım ediyorlar. İman-ı tahkikî ile, Nuru okuyan her adamın kafasında bir yasakçıyı bırakıyorlar, emniyeti temine çalışıyorlar.”</p><p> Bunun bir nümunesi Denizli Hapishanesidir. Oraya Nurlar ve o mahpuslar için yazılan Meyve Risalesi girmesiyle, üç dört ay zarfında iki yüzden ziyade o mahpuslar öyle fevkalâde itaatli, dindarâne bir salâh-ı hal aldılar ki, üç dört adamı öldüren bir adam, tahta bitlerini öldürmekten çekiniyordu. Tam merhametli, zararsız, vatana nâfi bir uzuv olmaya başladı. Hattâ resmî memurlar bu hale hayretle ve takdirle bakıyordular. Hem daha hüküm almadan bir kısım gençler dediler: “Nurcular hapiste kalsalar, biz kendimizi mahkûm ettireceğiz ve ceza almaya çalışacağız, tâ onlardan ders alıp onlar gibi olacağız, onların dersiyle kendimizi ıslah edeceğiz.”</p><p> İşte bu mahiyette bulunan Nur talebelerini emniyeti ihlâl ile ittiham edenler, herhalde ve gayet fena bir surette aldanmış veya aldatılmış veya bilerek veya bilmeyerek anarşistlik hesabına hükûmeti iğfal edip bizleri eziyetlerle ezmeye çalışıyorlar. Biz bunlara karşı deriz:</p><p> “Madem ölüm öldürülmüyor ve kabir kapanmıyor ve dünya misafirhanesinde yolcular gayet sür’at ve telâşla, kafile kafile arkasında toprak arkasına girip kayboluyorlar; elbette pek yakında birbirimizden ayrılacağız. Siz zulmünüzün cezasını dehşetli bir surette göreceksiniz. Hiç olmazsa mazlum ehl-i iman hakkında terhis tezkeresi olan ölümün, idam-ı ebedî darağacına çıkacaksınız. Sizin dünyada tevehhüm-ü ebediyetle aldığınız fâni zevkler bâki ve elîm elemlere dönecek.”</p><p> Maatteessüf gizli münafık düşmanlarımız, bu dindar milletin yüzer milyon velî makamında olan şehidlerinin, kahraman gazilerinin kanıyla ve kılıcıyla kazanılan ve muhafaza edilen hakikat-i İslâmiyete bazan tarikat namını takıp ve o güneşin tek bir şuâı olan tarikat meşrebini o güneşin aynı gösterip, hükûmetin bazı dikkatsiz memurlarını aldatıp, hakikat-i Kur’âniyeye ve hakaik-i imaniyeyetesirli bir surette çalışan Nur talebelerine “tarikatçi” ve “siyasî cemiyetçi” namını vererek aleyhimize sevk etmek istiyorlar. Biz, hem onlara, hem onları aleyhimizde dinleyenlere, Denizli mahkeme-i âdilesinde dediğimiz gibi deriz:</p><p> “Yüzer milyon başların feda oldukları bir kudsî hakikate başımız dahi feda olsun. Dünyayı başımıza ateş yapsanız, hakikat-i Kur’âniyeye feda olan başlar, zındıkaya teslim-i silâh etmeyecek ve vazife-i kudsiyesinden vazgeçmeyecekler inşaallah!” (Lemalar, 26. Lema)</p><p> <strong>Bediüzzaman Said Nursi</strong></p><p> <strong>LÜGAT:</strong></p><p> Anarşist : Anarşizm Yanlısı, Hiçbir Kayıt Ve Kural Tanımayan, Kanun Ve Düzene Karşı</p><p> Âsâyiş : Emniyet Ve Güven Ortamı</p><p> Bâki : Devamlı Ve Kalıcı Olan, Sonsuz</p><p> Denizli Hapishanesi : </p><p> Dindarâne : Dinine Bağlı, Dindarca</p><p> Ehl-İ İman : Allah’a Ve Allah’tan Gelen Herşeye İnanan Kimseler, Mü’minler</p><p> Elem : Acı, Keder</p><p> Elîm : Acı Ve Sıkıntı Veren</p><p> Emniyet : Güven</p><p> Fâni : Geçici Olan, Ölümlü</p><p> Fevkalâde : Olağanüstü</p><p> Hakaik-İ İmaniye : İman Hakikatleri, Esasları</p><p> Hakikat-İ İslâmiyet : İslâm’ın Doğru Gerçeği</p><p> Hakikat-İ Kur’âniye : Kur’ân’ın Hakikati Doğru Gerçeği</p><p> Hüküm : Karar</p><p> Islah Etmek : Düzeltmek</p><p> İdam-I Ebedî : Dirilmemek Üzere Sonsuz Yok Oluş</p><p> İğfal : Gaflete Düşürerek Kandırma, Aldatma</p><p> İhlâl Etmek : Bozmak, Karıştırmak</p><p> İman-I Tahkikî : İmana Dair Bütün Meseleleri İnceleyip Delil Ve Burhan İle İnanma</p><p> İnsaflı : Vicdanlı</p><p> İtaatli : Emirlere Uyan</p><p> İttiham Etmek : Suçlamak</p><p> Kafile : Grup, Topluluk</p><p> Maatteessüf : Ne Yazık Ki</p><p> Mahiyet : Nitelik, Özellik</p><p> Mahkûm Etmek : Hapis Cezası Vermek</p><p> Mahpus : Tutuklu</p><p> Makam : Derece</p><p> Mazlum : Suçsuz, Zulme Uğrayan</p><p> Meşreb : Hareket Tarzı, Metod</p><p> Muhafaza Etmek : Korumak</p><p> Münafık : İki Yüzlü, İnanmadığı Halde İnanmış Görünen</p><p> Nâfi : Faydalı</p><p> Nam : İsim, Ünvan</p><p> Nümune : Örnek</p><p> Salâh-I Hâl : Durumun Düzelmesi</p><p> Suret : Biçim, Şekil</p><p> Şuâ : Işık, Parıltı</p><p> Takdir : Övgü</p><p> Tarikat : Mânevî İlerlemeye Götüren Yol</p><p> Terhis Tezkeresi : Görevin Bittiğini Gösteren Belge</p><p> Tevehhüm-Ü Ebediyet : Sonsuza Kadar Yaşayacağını Sanmak</p><p> Uzuv : Organ</p><p> Velî : Allah Dostu</p><p> Vilâyet : İl</p><p> Zabıta : Polis</p><p> Ziyade : Çok, Fazla</p><p> </p><p></p><p> </p><p> <img src="http://www.risalehaber.com/images/icon_comment.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 226684, member: 1008315"] Nur talebeleri asayişi muhafaza ediyor 16 Aralık 2010 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi... [B]Bismillahirrahmanirrahim[/B] [B]Üç vilâyetin insaflı bir kısım zabıtaları demişler: [/B] “Nur talebeleri mânevî bir zabıtadır. Âsâyişi muhafazada bize yardım ediyorlar. İman-ı tahkikî ile, Nuru okuyan her adamın kafasında bir yasakçıyı bırakıyorlar, emniyeti temine çalışıyorlar.” Bunun bir nümunesi Denizli Hapishanesidir. Oraya Nurlar ve o mahpuslar için yazılan Meyve Risalesi girmesiyle, üç dört ay zarfında iki yüzden ziyade o mahpuslar öyle fevkalâde itaatli, dindarâne bir salâh-ı hal aldılar ki, üç dört adamı öldüren bir adam, tahta bitlerini öldürmekten çekiniyordu. Tam merhametli, zararsız, vatana nâfi bir uzuv olmaya başladı. Hattâ resmî memurlar bu hale hayretle ve takdirle bakıyordular. Hem daha hüküm almadan bir kısım gençler dediler: “Nurcular hapiste kalsalar, biz kendimizi mahkûm ettireceğiz ve ceza almaya çalışacağız, tâ onlardan ders alıp onlar gibi olacağız, onların dersiyle kendimizi ıslah edeceğiz.” İşte bu mahiyette bulunan Nur talebelerini emniyeti ihlâl ile ittiham edenler, herhalde ve gayet fena bir surette aldanmış veya aldatılmış veya bilerek veya bilmeyerek anarşistlik hesabına hükûmeti iğfal edip bizleri eziyetlerle ezmeye çalışıyorlar. Biz bunlara karşı deriz: “Madem ölüm öldürülmüyor ve kabir kapanmıyor ve dünya misafirhanesinde yolcular gayet sür’at ve telâşla, kafile kafile arkasında toprak arkasına girip kayboluyorlar; elbette pek yakında birbirimizden ayrılacağız. Siz zulmünüzün cezasını dehşetli bir surette göreceksiniz. Hiç olmazsa mazlum ehl-i iman hakkında terhis tezkeresi olan ölümün, idam-ı ebedî darağacına çıkacaksınız. Sizin dünyada tevehhüm-ü ebediyetle aldığınız fâni zevkler bâki ve elîm elemlere dönecek.” Maatteessüf gizli münafık düşmanlarımız, bu dindar milletin yüzer milyon velî makamında olan şehidlerinin, kahraman gazilerinin kanıyla ve kılıcıyla kazanılan ve muhafaza edilen hakikat-i İslâmiyete bazan tarikat namını takıp ve o güneşin tek bir şuâı olan tarikat meşrebini o güneşin aynı gösterip, hükûmetin bazı dikkatsiz memurlarını aldatıp, hakikat-i Kur’âniyeye ve hakaik-i imaniyeyetesirli bir surette çalışan Nur talebelerine “tarikatçi” ve “siyasî cemiyetçi” namını vererek aleyhimize sevk etmek istiyorlar. Biz, hem onlara, hem onları aleyhimizde dinleyenlere, Denizli mahkeme-i âdilesinde dediğimiz gibi deriz: “Yüzer milyon başların feda oldukları bir kudsî hakikate başımız dahi feda olsun. Dünyayı başımıza ateş yapsanız, hakikat-i Kur’âniyeye feda olan başlar, zındıkaya teslim-i silâh etmeyecek ve vazife-i kudsiyesinden vazgeçmeyecekler inşaallah!” (Lemalar, 26. Lema) [B]Bediüzzaman Said Nursi[/B] [B]LÜGAT:[/B] Anarşist : Anarşizm Yanlısı, Hiçbir Kayıt Ve Kural Tanımayan, Kanun Ve Düzene Karşı Âsâyiş : Emniyet Ve Güven Ortamı Bâki : Devamlı Ve Kalıcı Olan, Sonsuz Denizli Hapishanesi : Dindarâne : Dinine Bağlı, Dindarca Ehl-İ İman : Allah’a Ve Allah’tan Gelen Herşeye İnanan Kimseler, Mü’minler Elem : Acı, Keder Elîm : Acı Ve Sıkıntı Veren Emniyet : Güven Fâni : Geçici Olan, Ölümlü Fevkalâde : Olağanüstü Hakaik-İ İmaniye : İman Hakikatleri, Esasları Hakikat-İ İslâmiyet : İslâm’ın Doğru Gerçeği Hakikat-İ Kur’âniye : Kur’ân’ın Hakikati Doğru Gerçeği Hüküm : Karar Islah Etmek : Düzeltmek İdam-I Ebedî : Dirilmemek Üzere Sonsuz Yok Oluş İğfal : Gaflete Düşürerek Kandırma, Aldatma İhlâl Etmek : Bozmak, Karıştırmak İman-I Tahkikî : İmana Dair Bütün Meseleleri İnceleyip Delil Ve Burhan İle İnanma İnsaflı : Vicdanlı İtaatli : Emirlere Uyan İttiham Etmek : Suçlamak Kafile : Grup, Topluluk Maatteessüf : Ne Yazık Ki Mahiyet : Nitelik, Özellik Mahkûm Etmek : Hapis Cezası Vermek Mahpus : Tutuklu Makam : Derece Mazlum : Suçsuz, Zulme Uğrayan Meşreb : Hareket Tarzı, Metod Muhafaza Etmek : Korumak Münafık : İki Yüzlü, İnanmadığı Halde İnanmış Görünen Nâfi : Faydalı Nam : İsim, Ünvan Nümune : Örnek Salâh-I Hâl : Durumun Düzelmesi Suret : Biçim, Şekil Şuâ : Işık, Parıltı Takdir : Övgü Tarikat : Mânevî İlerlemeye Götüren Yol Terhis Tezkeresi : Görevin Bittiğini Gösteren Belge Tevehhüm-Ü Ebediyet : Sonsuza Kadar Yaşayacağını Sanmak Uzuv : Organ Velî : Allah Dostu Vilâyet : İl Zabıta : Polis Ziyade : Çok, Fazla [IMG]http://www.risalehaber.com/images/icon_comment.gif[/IMG] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst