Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 236530" data-attributes="member: 1008315"><p>'İfsat komitesi yok' demek, öyle yalandır ki...</p><p> 05 Şubat 2011 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi...</p><p> </p><p> <em><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></em></p><p> İddiacı der: Zelzele gibi bazı hadiseler, Nurlara hücum zamanında gelmeleri Nurun kerametidir ki, zemin hiddet eder.</p><p> İşte Said'in bu fiili zemine vermesi dine muhaliftir.</p><p> Hem "Gizli düşmanı ve ifsat komitesi yok" demesi öyle bir yalandır ki, komünist ve mason ve taşnak gibi çok komiteler lisan-ı hal ile "Bu iftiradır, biz meydandayız" derler.</p><p> Ve otuz seneden beri emsalsiz bir tarzda Said'in başına gelen elîm hadiseler, hususan bu on ay tecrid-i mutlak ve Said'in herşeyi bırakıp bütün kuvvetiyle Kur'ân için o mütecaviz din düşmanlarına karşı yüz Nur Risaleleriyle galibâne çalışması, o yalan dâvâyı yüz hüccetle tekzip eder.</p><p> Hem iddiacının "Onu zehirleyen olmamış" demesi öyle bir hatâdır ki, o daima Said ile bulunmak ve sergüzeşte-i hayatına tamamen muttali olmakla ancak o menfî hükmünü ispat ve yirmi sene koltuğum altında işleyen ve görenler hayret eden ve aşılamakla olan zehir çıbanı ve yanımda bulunan dostların görerek şehadetleriyle hem Kastamonu'da, hem Denizli hapsinde, hem Emirdağı'ndaki tesemmümlerimi inkâr etmekle o hatâsını tamir edebilir.</p><p> Kur'ân'da “Neredeyse öfkeden parçalanacak.” (Mülk Sûresi: 8.) âyeti, "Cehennem ehl-i küfre öyle hiddet eder ki, parçalanmak derecesine gelir" mânâsında olduğu tarzında, teşbih sûretinde, Nurlara hücum hatasıyla zemin hiddet eder ve hava ağlar ve kış kızar. Yani, emr-i İlâhî ile o mahlûklar vazifeleri içinde kuvvet ve kudret-i Rabbâniyenin tecellîsine mazhar olup gazab-ı İlâhîyi gösterirler. Beşeri ikaz için titrer, ağlar demektir. (Şualar sh. 366)</p><p> Bediüzzaman Said Nursi</p><p> <u><strong>SÖZLÜK</strong></u></p><p><u><strong> </strong></u>BEŞER : İnsan.</p><p> ELÎM : Acı veren, çok acıklı, üzüntü veren.</p><p> EMSÂL : Misaller, denk ve benzerler.</p><p> GÂLİBÂNE : Galip bir tarzda. Üstün gelerek.</p><p> GAZAB-I İLÂHÎ : Allah'ın gazabı, kahrı, cezası.</p><p> HİDDET : Öfke, kızgınlık, gazab.</p><p> HÜCCET : Senet, vesika, delil; bir iddiânın doğruluğunu ispat için gösterilen belge.</p><p> İFSAD : Bozmak, azdırmak, fitne çıkarmak, karıştırma.</p><p> KERÂMET : Allah'ın ihsanıyla velîlerin gösterdikleri adet dışı, olağanüstü haller.</p><p> KOMİTE : Kötü bir maksat için toplanmış gizli cemiyet.</p><p> KUDRET-İ RABBÂNİYE : Herşeyi terbiye ve idâre eden Allah'ın sonsuz kudreti.</p><p> LİSÂN-I HÂL : Vücut dili. Birşeyin duruşu ve görünüşü ile bir mânâ ifâde etmesi.</p><p> MAHLÛK : Yaratılmış, yoktan var edilmiş olan.</p><p> MASON : Dinsiz, îmânsız; din ve îmân düşmanı bir cemiyete mensup.</p><p> MAZHAR : Nâil olma, şereflenme, kavuşma, ortaya çıkma ve görünme yeri.</p><p> MENFÎ : Nefyedilmiş, noksan, negatif, müsbetin zıddı, olumsuz.</p><p> MUHÂLİF : Uymayan, zıt olan, karşı duran.</p><p> MUTTALİ : Bilgili, mâlûmat sahibi olan.</p><p> MÜTECÂVİZ : Haddini aşan, tecâvüz eden, saldıran.</p><p> SERGÜZEŞTE-İ HAYAT : Hayat mâcerası, biyografi.</p><p> ŞEHÂDET : Şâhitlik</p><p> TAŞNAK : Bir Ermeni komitası.</p><p> TECELLÎ : Görünme, bilinme</p><p> TECRİD-İ MUTLAK : Tek başına, hücre hapsinde bulundurmak, kimseyle görüştürmemek.</p><p> TEKZİB : Yalanlamak, bir işe inanmayıp inkâr etmek, yalan olduğunu söylemek.</p><p> TESEMMÜM : Zehirlenme.</p><p> TEŞBİH : Benzetmek, benzetilmek; benzetiş.</p><p> ZELZELE : Sarsıntı. Deprem.</p><p> ZEMİN : Yer; yüzey, satıh.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 236530, member: 1008315"] 'İfsat komitesi yok' demek, öyle yalandır ki... 05 Şubat 2011 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi... [I][B]Bismillahirrahmanirrahim[/B][/I] İddiacı der: Zelzele gibi bazı hadiseler, Nurlara hücum zamanında gelmeleri Nurun kerametidir ki, zemin hiddet eder. İşte Said'in bu fiili zemine vermesi dine muhaliftir. Hem "Gizli düşmanı ve ifsat komitesi yok" demesi öyle bir yalandır ki, komünist ve mason ve taşnak gibi çok komiteler lisan-ı hal ile "Bu iftiradır, biz meydandayız" derler. Ve otuz seneden beri emsalsiz bir tarzda Said'in başına gelen elîm hadiseler, hususan bu on ay tecrid-i mutlak ve Said'in herşeyi bırakıp bütün kuvvetiyle Kur'ân için o mütecaviz din düşmanlarına karşı yüz Nur Risaleleriyle galibâne çalışması, o yalan dâvâyı yüz hüccetle tekzip eder. Hem iddiacının "Onu zehirleyen olmamış" demesi öyle bir hatâdır ki, o daima Said ile bulunmak ve sergüzeşte-i hayatına tamamen muttali olmakla ancak o menfî hükmünü ispat ve yirmi sene koltuğum altında işleyen ve görenler hayret eden ve aşılamakla olan zehir çıbanı ve yanımda bulunan dostların görerek şehadetleriyle hem Kastamonu'da, hem Denizli hapsinde, hem Emirdağı'ndaki tesemmümlerimi inkâr etmekle o hatâsını tamir edebilir. Kur'ân'da “Neredeyse öfkeden parçalanacak.” (Mülk Sûresi: 8.) âyeti, "Cehennem ehl-i küfre öyle hiddet eder ki, parçalanmak derecesine gelir" mânâsında olduğu tarzında, teşbih sûretinde, Nurlara hücum hatasıyla zemin hiddet eder ve hava ağlar ve kış kızar. Yani, emr-i İlâhî ile o mahlûklar vazifeleri içinde kuvvet ve kudret-i Rabbâniyenin tecellîsine mazhar olup gazab-ı İlâhîyi gösterirler. Beşeri ikaz için titrer, ağlar demektir. (Şualar sh. 366) Bediüzzaman Said Nursi [U][B]SÖZLÜK [/B][/U]BEŞER : İnsan. ELÎM : Acı veren, çok acıklı, üzüntü veren. EMSÂL : Misaller, denk ve benzerler. GÂLİBÂNE : Galip bir tarzda. Üstün gelerek. GAZAB-I İLÂHÎ : Allah'ın gazabı, kahrı, cezası. HİDDET : Öfke, kızgınlık, gazab. HÜCCET : Senet, vesika, delil; bir iddiânın doğruluğunu ispat için gösterilen belge. İFSAD : Bozmak, azdırmak, fitne çıkarmak, karıştırma. KERÂMET : Allah'ın ihsanıyla velîlerin gösterdikleri adet dışı, olağanüstü haller. KOMİTE : Kötü bir maksat için toplanmış gizli cemiyet. KUDRET-İ RABBÂNİYE : Herşeyi terbiye ve idâre eden Allah'ın sonsuz kudreti. LİSÂN-I HÂL : Vücut dili. Birşeyin duruşu ve görünüşü ile bir mânâ ifâde etmesi. MAHLÛK : Yaratılmış, yoktan var edilmiş olan. MASON : Dinsiz, îmânsız; din ve îmân düşmanı bir cemiyete mensup. MAZHAR : Nâil olma, şereflenme, kavuşma, ortaya çıkma ve görünme yeri. MENFÎ : Nefyedilmiş, noksan, negatif, müsbetin zıddı, olumsuz. MUHÂLİF : Uymayan, zıt olan, karşı duran. MUTTALİ : Bilgili, mâlûmat sahibi olan. MÜTECÂVİZ : Haddini aşan, tecâvüz eden, saldıran. SERGÜZEŞTE-İ HAYAT : Hayat mâcerası, biyografi. ŞEHÂDET : Şâhitlik TAŞNAK : Bir Ermeni komitası. TECELLÎ : Görünme, bilinme TECRİD-İ MUTLAK : Tek başına, hücre hapsinde bulundurmak, kimseyle görüştürmemek. TEKZİB : Yalanlamak, bir işe inanmayıp inkâr etmek, yalan olduğunu söylemek. TESEMMÜM : Zehirlenme. TEŞBİH : Benzetmek, benzetilmek; benzetiş. ZELZELE : Sarsıntı. Deprem. ZEMİN : Yer; yüzey, satıh. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst