Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 244298" data-attributes="member: 1008315"><p>İhtiyarlık bana ihtar etti ki...</p><p> 07 Nisan 2011 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi...</p><p> </p><p> <a href="http://www.risaleakademi.com/rnsem/risale-i-nur-atoelyesi/3-aratrma-ve-makale-yazma-teknikleri" target="_blank"><img src="http://www.risalehaber.com/images/banner/atolye3_250x250_n2s1vs2.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></p><p> </p><p> <strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p><p> <strong>ALTINCI RİCA</strong></p><p> Bir zaman, elîm bir esaretimde, insanlardan tevahhuş edip Barla Yaylasında, Çam dağının tepesinde yalnız kaldım. Yalnızlıkta bir nur arıyordum. Bir gece, o yüksek tepenin başındaki yüksek bir çam ağacının üstündeki üstü açık odacıkta idim. Üç dört gurbeti birbiri içinde ihtiyarlık bana ihtar etti. Altıncı Mektupta izah edildiği gibi, o gece, ıssız, sessiz, yalnız, ağaçların hışırtılarından ve hemhemelerinden gelen hazîn bir sadâ, bir ses, rikkatime, ihtiyarlığıma, gurbetime ziyade dokundu. İhtiyarlık bana ihtar etti ki: Gündüz nasıl şu siyah bir kabre tebeddül etti, dünya siyah kefenini giydi; öyle de, senin ömrünün gündüzü de geceye ve dünya gündüzü de berzah gecesine ve hayatın yazı dahi ölümün kış gecesine inkılâp edeceğini kalbimin kulağına söyledi. Nefsim bilmecburiye dedi:</p><p> Evet, ben vatanımdan garip olduğum gibi, bu elli sene zarfındaki ömrümde zeval bulan sevdiklerimden ayrı düştüğümden ve arkalarında onlara ağlayarak kaldığımdan, bu vatan gurbetinden daha ziyade hazîn ve elîm bir gurbettir. Ve bu gece ve dağın garibâne vaziyetindeki hazîn gurbetten daha ziyade hazîn ve elîm bir gurbete yakınlaşıyorum ki, bütün dünyadan birden mufarakat zamanı yakınlaştığını ihtiyarlık bana haber veriyor. Bu gurbet gurbet içinde ve bu hüzün hüzün içindeki vaziyetten bir rica, bir nur aradım. Birden, iman-ı billâh imdada yetişti. Öyle bir ünsiyet verdi ki, bulunduğum muzaaf vahşet bin defa tezâuf etseydi, yine o teselli kâfi gelirdi.</p><p> Evet, ey ihtiyar ve ihtiyareler! Madem Rahîm bir Hâlıkımız var; bizim için gurbet olamaz. Madem O var; bizim için herşey var. Madem O var; melâikeleri de var. Öyleyse bu dünya boş değil; hâli dağlar, boş sahrâlar Cenâb-ı Hakkın ibâdıyla doludur. Zîşuur ibâdından başka, Onun nuruyla, Onun hesabıyla taşı da, ağacı da birer mûnis arkadaş hükmüne geçer, lisan-ı halle bizimle konuşabilirler ve eğlendirirler.</p><p> Evet, bu kâinatın mevcudatı adedince ve bu büyük kitab-ı âlemin harfleri sayısınca, vücuduna şehadet eden; ve zîruhların medar-ı şefkat ve rahmet ve inâyet olabilen cihazatı ve mat’ûmâtı ve nimetleri adedince rahmetini gösteren deliller, şahitler, bize Rahîm, Kerîm, Enîs, Vedûd olan Hâlıkımızın, Sâniimizin, Hâmîmizin dergâhını gösteriyorlar. O dergâhta en makbul bir şefaatçi, acz ve zaaftır. Ve acz ve zaafın tam zamanı da ihtiyarlıktır. Böyle bir dergâha makbul bir şefaatçi olan ihtiyarlıktan küsmek değil, sevmek lâzımdır. (Lemalar 26. Lema 6.rica)</p><p> <strong>Bediüzzaman Said Nursi</strong></p><p> <strong>LÜGAT:</strong></p><p> Acz : Güçsüzlük</p><p> Berzah : Kabir Âlemi</p><p> Bilmecburiye : Zorunlu Olarak</p><p> Cenâb-I Hak : Hakkın Tâ Kendisi Olan Şeref Ve Yücelik Sahibi Allah</p><p> Cihazat : Cihazlar, Donanım</p><p> Dergâh : Allah’ın Yüce Katı</p><p> Elîm : Acı Ve Sıkıntı Veren</p><p> Enîs : Yarattığı Varlıklara Karşı Çok Yakın, Dost Olan Allah</p><p> Eski Said : </p><p> Garibâne : Garip Olarak</p><p> Garip : Yalnız, Kimsesiz</p><p> Gurbet : Gariplik, Yabancılık</p><p> Hâlık : Her Şeyi Yaratan Allah</p><p> Hâli : Boş, Issız</p><p> Hâmî : Koruyan, Sahip Çıkan Allah</p><p> Hazîn : Hüzün Veren, Acıklı</p><p> Hüzün : Üzüntü</p><p> İbâd : İbadet Edenler, Kullar</p><p> İhtiyare : Yaşlı Kadın</p><p> İman-I Billâh : Allah’a İman</p><p> İnâyet : Allah’tan Gelen Yardım, İhsan, İyilik</p><p> İnkılâp Etmek : Dönüşmek</p><p> Kâfi : Yeterli</p><p> Kâinat : Evren</p><p> Kerîm : Sonsuz Cömertlik Ve İkram Sahibi Allah</p><p> Kitab-I Âlem : Âlem Kitabı, Kâinat</p><p> Lisan-I Hâl : Hâl Ve Beden Dili</p><p> Makbul : Kabul Edilen</p><p> Mat’ûmât : Yiyecekler</p><p> Medar-I Şefkat : Şefkat Sebebi</p><p> Melâike : Melekler</p><p> Mevcudat : Varlıklar</p><p> Mufarakat : Ayrılık</p><p> Mûnis : Cana Yakın, Dost</p><p> Muzaaf : Katmerli, Kat Kat</p><p> Nimet : Maddî Ve Manevî İhtiyaç Duyulan Şeyler; Yenilip İçilecek Şeyler</p><p> Rahîm : Rahmeti Herşeyi Kuşatan Her Bir Varlığa Ayrı Ayrı Şefkatini Gösteren Allah</p><p> Rahmet : İlâhî Şefkat, Merhamet</p><p> Rica : Ümit</p><p> Sâni : Herşeyi Mükemmel Ve San’atlı Bir Şekilde Yaratan Allah</p><p> Şefaatçi : Af İçin Aracılık Eden</p><p> Şehadet Eden : Şahitlik, Tanıklık Eden</p><p> Tezâuf Etmek : Katlanarak Artmak</p><p> Ünsiyet : Dostluk, Alışkanlık</p><p> Vahşet : Ürküntü</p><p> Vaziyet : Durum</p><p> Vedûd : Kullarını Çok Seven Ve Şefkat Eden, Kendisine Çok Sevgi Beslenen Allah</p><p> Vücud : Varlık</p><p> Yeni Said : </p><p> Zeval Bulan : Gelip Geçen, Yok Olan</p><p> Zîruh : Ruh Sahibi</p><p> Zîşuur : Şuur Sahibi</p><p> Ziyade : Çok, Fazla</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 244298, member: 1008315"] İhtiyarlık bana ihtar etti ki... 07 Nisan 2011 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi... [URL="http://www.risaleakademi.com/rnsem/risale-i-nur-atoelyesi/3-aratrma-ve-makale-yazma-teknikleri"][IMG]http://www.risalehaber.com/images/banner/atolye3_250x250_n2s1vs2.jpg[/IMG][/URL] [B]Bismillahirrahmanirrahim[/B] [B]ALTINCI RİCA[/B] Bir zaman, elîm bir esaretimde, insanlardan tevahhuş edip Barla Yaylasında, Çam dağının tepesinde yalnız kaldım. Yalnızlıkta bir nur arıyordum. Bir gece, o yüksek tepenin başındaki yüksek bir çam ağacının üstündeki üstü açık odacıkta idim. Üç dört gurbeti birbiri içinde ihtiyarlık bana ihtar etti. Altıncı Mektupta izah edildiği gibi, o gece, ıssız, sessiz, yalnız, ağaçların hışırtılarından ve hemhemelerinden gelen hazîn bir sadâ, bir ses, rikkatime, ihtiyarlığıma, gurbetime ziyade dokundu. İhtiyarlık bana ihtar etti ki: Gündüz nasıl şu siyah bir kabre tebeddül etti, dünya siyah kefenini giydi; öyle de, senin ömrünün gündüzü de geceye ve dünya gündüzü de berzah gecesine ve hayatın yazı dahi ölümün kış gecesine inkılâp edeceğini kalbimin kulağına söyledi. Nefsim bilmecburiye dedi: Evet, ben vatanımdan garip olduğum gibi, bu elli sene zarfındaki ömrümde zeval bulan sevdiklerimden ayrı düştüğümden ve arkalarında onlara ağlayarak kaldığımdan, bu vatan gurbetinden daha ziyade hazîn ve elîm bir gurbettir. Ve bu gece ve dağın garibâne vaziyetindeki hazîn gurbetten daha ziyade hazîn ve elîm bir gurbete yakınlaşıyorum ki, bütün dünyadan birden mufarakat zamanı yakınlaştığını ihtiyarlık bana haber veriyor. Bu gurbet gurbet içinde ve bu hüzün hüzün içindeki vaziyetten bir rica, bir nur aradım. Birden, iman-ı billâh imdada yetişti. Öyle bir ünsiyet verdi ki, bulunduğum muzaaf vahşet bin defa tezâuf etseydi, yine o teselli kâfi gelirdi. Evet, ey ihtiyar ve ihtiyareler! Madem Rahîm bir Hâlıkımız var; bizim için gurbet olamaz. Madem O var; bizim için herşey var. Madem O var; melâikeleri de var. Öyleyse bu dünya boş değil; hâli dağlar, boş sahrâlar Cenâb-ı Hakkın ibâdıyla doludur. Zîşuur ibâdından başka, Onun nuruyla, Onun hesabıyla taşı da, ağacı da birer mûnis arkadaş hükmüne geçer, lisan-ı halle bizimle konuşabilirler ve eğlendirirler. Evet, bu kâinatın mevcudatı adedince ve bu büyük kitab-ı âlemin harfleri sayısınca, vücuduna şehadet eden; ve zîruhların medar-ı şefkat ve rahmet ve inâyet olabilen cihazatı ve mat’ûmâtı ve nimetleri adedince rahmetini gösteren deliller, şahitler, bize Rahîm, Kerîm, Enîs, Vedûd olan Hâlıkımızın, Sâniimizin, Hâmîmizin dergâhını gösteriyorlar. O dergâhta en makbul bir şefaatçi, acz ve zaaftır. Ve acz ve zaafın tam zamanı da ihtiyarlıktır. Böyle bir dergâha makbul bir şefaatçi olan ihtiyarlıktan küsmek değil, sevmek lâzımdır. (Lemalar 26. Lema 6.rica) [B]Bediüzzaman Said Nursi[/B] [B]LÜGAT:[/B] Acz : Güçsüzlük Berzah : Kabir Âlemi Bilmecburiye : Zorunlu Olarak Cenâb-I Hak : Hakkın Tâ Kendisi Olan Şeref Ve Yücelik Sahibi Allah Cihazat : Cihazlar, Donanım Dergâh : Allah’ın Yüce Katı Elîm : Acı Ve Sıkıntı Veren Enîs : Yarattığı Varlıklara Karşı Çok Yakın, Dost Olan Allah Eski Said : Garibâne : Garip Olarak Garip : Yalnız, Kimsesiz Gurbet : Gariplik, Yabancılık Hâlık : Her Şeyi Yaratan Allah Hâli : Boş, Issız Hâmî : Koruyan, Sahip Çıkan Allah Hazîn : Hüzün Veren, Acıklı Hüzün : Üzüntü İbâd : İbadet Edenler, Kullar İhtiyare : Yaşlı Kadın İman-I Billâh : Allah’a İman İnâyet : Allah’tan Gelen Yardım, İhsan, İyilik İnkılâp Etmek : Dönüşmek Kâfi : Yeterli Kâinat : Evren Kerîm : Sonsuz Cömertlik Ve İkram Sahibi Allah Kitab-I Âlem : Âlem Kitabı, Kâinat Lisan-I Hâl : Hâl Ve Beden Dili Makbul : Kabul Edilen Mat’ûmât : Yiyecekler Medar-I Şefkat : Şefkat Sebebi Melâike : Melekler Mevcudat : Varlıklar Mufarakat : Ayrılık Mûnis : Cana Yakın, Dost Muzaaf : Katmerli, Kat Kat Nimet : Maddî Ve Manevî İhtiyaç Duyulan Şeyler; Yenilip İçilecek Şeyler Rahîm : Rahmeti Herşeyi Kuşatan Her Bir Varlığa Ayrı Ayrı Şefkatini Gösteren Allah Rahmet : İlâhî Şefkat, Merhamet Rica : Ümit Sâni : Herşeyi Mükemmel Ve San’atlı Bir Şekilde Yaratan Allah Şefaatçi : Af İçin Aracılık Eden Şehadet Eden : Şahitlik, Tanıklık Eden Tezâuf Etmek : Katlanarak Artmak Ünsiyet : Dostluk, Alışkanlık Vahşet : Ürküntü Vaziyet : Durum Vedûd : Kullarını Çok Seven Ve Şefkat Eden, Kendisine Çok Sevgi Beslenen Allah Vücud : Varlık Yeni Said : Zeval Bulan : Gelip Geçen, Yok Olan Zîruh : Ruh Sahibi Zîşuur : Şuur Sahibi Ziyade : Çok, Fazla [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst