Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 247022" data-attributes="member: 1008315"><p>Dünya 'beni de oku' diyor...</p><p> 28 Nisan 2011 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi...</p><p> </p><p> <strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p><p> Sonra, o seyahat-i fikriyeye alışan o mütefekkir misafire, küre-i arz lisan-ı hâliyle diyor ki: “Gökte, fezada, havada ne geziyorsun? Gel, ben sana aradığını tanıttıracağım. Gördüğüm vazifelerime bak ve sahifelerimi oku.” O da bakar, görür ki:</p><p> Arz, meczup bir Mevlevî gibi iki hareketiyle günlerin, senelerin, mevsimlerin husulüne medar olan bir daireyi, haşr-i âzamın meydanı etrafında çiziyor. Ve zîhayatın yüz bin envâını bütün erzak ve levazımatlarıyla içine alıp feza denizinde kemâl-i muvazene ve nizamla gezdiren ve güneş etrafında seyahat eden muhteşem ve musahhar bir sefine-i Rabbâniyedir.</p><p> Sonra sahifelerine bakar, görür ki: Bablarındaki herbir sahifesi, binler âyâtıyla arzın Rabbini tanıttırıyor. Umumunu okumak için vakit bulamadığından, yalnız birtek sahife olan zîhayatın bahar faslında icad ve idaresine bakar, müşahede eder ki:</p><p> Yüz bin envaın hadsiz efradlarının suretleri, basit bir maddeden gayet muntazam açılıyor ve gayet rahîmâne terbiye ediliyor ve gayet mu’cizâne bir kısmının tohumlarına kanatçıklar verip, onları uçurmak suretiyle neşrettiriliyor.</p><p> Ve gayet müdebbirâne idare olunuyor ve gayet müşfikâne iaşe ve it’am ediliyor ve gayet rahîmâne ve rezzâkâne hadsiz ve çeşit çeşit ve lezzetli ve tatlı rızıkları, hiçten ve kuru topraktan ve birbirinin misli ve farkları pek az ve kemik gibi köklerden, çekirdeklerden, su katrelerinden yetiştiriliyor.</p><p> Her bahara, bir vagon gibi, hazine-i gaybdan yüz bin nevi et’ime ve levazımat, kemâl-i intizamla yüklenip zîhayata gönderiliyor.</p><p> Ve bilhassa o erzak paketleri içinde yavrulara gönderilen süt konserveleri ve validelerinin şefkatli sinelerinde asılan şekerli süt tulumbacıklarını göndermek, o kadar şefkat ve merhamet ve hikmet içinde görünüyor ki, bilbedahe bir Rahmân-ı Rahîmin gayet müşfikane ve mürebbiyâne bir cilve-i rahmeti ve ihsanı olduğunu ispat eder. (Şualar, Ayet-ül Kübra)</p><p> <strong>Bediüzzaman Said Nursi</strong></p><p> <strong>LÜGAT:</strong></p><p> Arz : Dünya</p><p> Âyât : Âyetler, Deliller</p><p> Bab : Kitabın Bölümü</p><p> Beyan Etmek : Açıklamak</p><p> Burhan : Güçlü Delil, Sarsılmaz Kanıt</p><p> Cevv : Hava, Gök Boşluğu</p><p> Cihet : Şekil, Yön</p><p> Efrad : Fertler, Bireyler</p><p> Envâ : Neviler, Türler</p><p> Erzak : Rızıklar</p><p> Fasl : Mevsim</p><p> Feza : Uzay</p><p> Fıkra : Parça, Kısım</p><p> Gayet : Son Derece</p><p> Hadsiz : Sınırsız</p><p> Haşr-İ Âzam : Öldükten Sonra Âhirette Tekrar Diriltilip Allah’ın Huzurunda Toplanma</p><p> Havale Edilmek : Gönderilmek, Bırakılmak</p><p> Husul : Meydana Gelme, Ortaya Çıkma</p><p> İaşe : Besleme, Yedirip İçirme</p><p> İcad : Var Etme, Yaratma</p><p> İhtar : Hatırlatma</p><p> İktifa : Yetinme</p><p> İt’am Etmek : Yedirmek</p><p> İzah Etmek : Açıklamak</p><p> Kemâl-İ Muvazene : Tam Ve Kusursuz Ölçü, Denge</p><p> Küre-İ Arz : Yerküre, Dünya</p><p> Levâzımât : Gerekli Olan Şeyler</p><p> Lisan-I Hâl : Hâl Ve Durumun İfade Edişi</p><p> Meczup : Cezbeye Kapılmış, Kendinden Geçmiş</p><p> Medar : Sebep, Vesile, Eksen, Yörünge</p><p> Mertebe-İ Tevhid : Allah’ın Bir Olduğunu Gösteren Mertebe</p><p> Mezkûr : Adı Geçen</p><p> Misl : Benzer</p><p> Mu’cizane : Mu’cizeli Bir Şekilde</p><p> Muhtasar : Kısa, Özet</p><p> Muntazam : Düzenli, İntizamlı</p><p> Musahhar : Boyun Eğdirilmiş, Emre Verilmiş</p><p> Müdebbirâne : Tedbirli Bir Şekilde, Herşeyi Önceden Düşünerek</p><p> Müşahedat : Gözlemler</p><p> Müşahede Etmek : Seyretmek, Gözlemlemek</p><p> Müşfikane : Şefkatli Bir Şekilde</p><p> Mütefekkir : Düşünen, Tefekkür Eden</p><p> Neşrettirmek : Yaymak, Yaydırmak</p><p> Nizam : Düzen</p><p> Rab : Herbir Varlığa Yaratılış Gayelerine Ulaşmaları İçin Muhtaç Olduğu Şeyleri Veren, Onları Terbiye Edip İdaresi Ve Egemenliği Altında Bulunduran Allah</p><p> Rahîmâne : Merhametli Bir Şekilde</p><p> Rezzâkane : Muhtaç Olanlara Rızıklarını Vererek</p><p> Risale : Mektup, Küçük Çaplı Kitap; Risale-İ Nur Külliyatından Her Bir Bölüm</p><p> Sefine-İ Rabbâniye : Herşeyi Terbiye Ve İdare Eden Allah’ın Bir Gemi Gibi Yaratarak Uzayda Gezdirdiği Dünya</p><p> Seyahat-İ Fikriye : Düşünceye Yapılan Yolculuk</p><p> Suret : Biçim, Şekil</p><p> Tafsil : Ayrıntı, Detaylı Açıklama</p><p> Umum : Bütün, Genel</p><p> Zîhayat : Canlı, Hayat Sahibi</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 247022, member: 1008315"] Dünya 'beni de oku' diyor... 28 Nisan 2011 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi... [B]Bismillahirrahmanirrahim[/B] Sonra, o seyahat-i fikriyeye alışan o mütefekkir misafire, küre-i arz lisan-ı hâliyle diyor ki: “Gökte, fezada, havada ne geziyorsun? Gel, ben sana aradığını tanıttıracağım. Gördüğüm vazifelerime bak ve sahifelerimi oku.” O da bakar, görür ki: Arz, meczup bir Mevlevî gibi iki hareketiyle günlerin, senelerin, mevsimlerin husulüne medar olan bir daireyi, haşr-i âzamın meydanı etrafında çiziyor. Ve zîhayatın yüz bin envâını bütün erzak ve levazımatlarıyla içine alıp feza denizinde kemâl-i muvazene ve nizamla gezdiren ve güneş etrafında seyahat eden muhteşem ve musahhar bir sefine-i Rabbâniyedir. Sonra sahifelerine bakar, görür ki: Bablarındaki herbir sahifesi, binler âyâtıyla arzın Rabbini tanıttırıyor. Umumunu okumak için vakit bulamadığından, yalnız birtek sahife olan zîhayatın bahar faslında icad ve idaresine bakar, müşahede eder ki: Yüz bin envaın hadsiz efradlarının suretleri, basit bir maddeden gayet muntazam açılıyor ve gayet rahîmâne terbiye ediliyor ve gayet mu’cizâne bir kısmının tohumlarına kanatçıklar verip, onları uçurmak suretiyle neşrettiriliyor. Ve gayet müdebbirâne idare olunuyor ve gayet müşfikâne iaşe ve it’am ediliyor ve gayet rahîmâne ve rezzâkâne hadsiz ve çeşit çeşit ve lezzetli ve tatlı rızıkları, hiçten ve kuru topraktan ve birbirinin misli ve farkları pek az ve kemik gibi köklerden, çekirdeklerden, su katrelerinden yetiştiriliyor. Her bahara, bir vagon gibi, hazine-i gaybdan yüz bin nevi et’ime ve levazımat, kemâl-i intizamla yüklenip zîhayata gönderiliyor. Ve bilhassa o erzak paketleri içinde yavrulara gönderilen süt konserveleri ve validelerinin şefkatli sinelerinde asılan şekerli süt tulumbacıklarını göndermek, o kadar şefkat ve merhamet ve hikmet içinde görünüyor ki, bilbedahe bir Rahmân-ı Rahîmin gayet müşfikane ve mürebbiyâne bir cilve-i rahmeti ve ihsanı olduğunu ispat eder. (Şualar, Ayet-ül Kübra) [B]Bediüzzaman Said Nursi[/B] [B]LÜGAT:[/B] Arz : Dünya Âyât : Âyetler, Deliller Bab : Kitabın Bölümü Beyan Etmek : Açıklamak Burhan : Güçlü Delil, Sarsılmaz Kanıt Cevv : Hava, Gök Boşluğu Cihet : Şekil, Yön Efrad : Fertler, Bireyler Envâ : Neviler, Türler Erzak : Rızıklar Fasl : Mevsim Feza : Uzay Fıkra : Parça, Kısım Gayet : Son Derece Hadsiz : Sınırsız Haşr-İ Âzam : Öldükten Sonra Âhirette Tekrar Diriltilip Allah’ın Huzurunda Toplanma Havale Edilmek : Gönderilmek, Bırakılmak Husul : Meydana Gelme, Ortaya Çıkma İaşe : Besleme, Yedirip İçirme İcad : Var Etme, Yaratma İhtar : Hatırlatma İktifa : Yetinme İt’am Etmek : Yedirmek İzah Etmek : Açıklamak Kemâl-İ Muvazene : Tam Ve Kusursuz Ölçü, Denge Küre-İ Arz : Yerküre, Dünya Levâzımât : Gerekli Olan Şeyler Lisan-I Hâl : Hâl Ve Durumun İfade Edişi Meczup : Cezbeye Kapılmış, Kendinden Geçmiş Medar : Sebep, Vesile, Eksen, Yörünge Mertebe-İ Tevhid : Allah’ın Bir Olduğunu Gösteren Mertebe Mezkûr : Adı Geçen Misl : Benzer Mu’cizane : Mu’cizeli Bir Şekilde Muhtasar : Kısa, Özet Muntazam : Düzenli, İntizamlı Musahhar : Boyun Eğdirilmiş, Emre Verilmiş Müdebbirâne : Tedbirli Bir Şekilde, Herşeyi Önceden Düşünerek Müşahedat : Gözlemler Müşahede Etmek : Seyretmek, Gözlemlemek Müşfikane : Şefkatli Bir Şekilde Mütefekkir : Düşünen, Tefekkür Eden Neşrettirmek : Yaymak, Yaydırmak Nizam : Düzen Rab : Herbir Varlığa Yaratılış Gayelerine Ulaşmaları İçin Muhtaç Olduğu Şeyleri Veren, Onları Terbiye Edip İdaresi Ve Egemenliği Altında Bulunduran Allah Rahîmâne : Merhametli Bir Şekilde Rezzâkane : Muhtaç Olanlara Rızıklarını Vererek Risale : Mektup, Küçük Çaplı Kitap; Risale-İ Nur Külliyatından Her Bir Bölüm Sefine-İ Rabbâniye : Herşeyi Terbiye Ve İdare Eden Allah’ın Bir Gemi Gibi Yaratarak Uzayda Gezdirdiği Dünya Seyahat-İ Fikriye : Düşünceye Yapılan Yolculuk Suret : Biçim, Şekil Tafsil : Ayrıntı, Detaylı Açıklama Umum : Bütün, Genel Zîhayat : Canlı, Hayat Sahibi [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst