Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 248060" data-attributes="member: 1008315"><p>Az hizmetinizin mükafatı çoktur...</p><p> 04 Mayıs 2011 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi...</p><p> </p><p> <strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p><p> Aziz, sıddık kardeşlerim ve Nurun genç kahramanları,</p><p> Evvelâ: Ruh u canımızla sizin Ankara gibi yerde harika bir tarzda hizmet-i Nuriyenizi tebrik ediyoruz.</p><p> Hakikaten ümidimizin fevkınde ehl-i maarif ve mektepliler kısmında çok ehemmiyetli bir intibaha vesile oldunuz.</p><p> Bir senede Ankara gibi bir yerde bu hizmetiniz on senede ancak yapılacak. Az bir zamanda bu vazife-i imaniyeyi yaptığınıza kanaat edip kuvve-i mâneviyeniz ehemmiyetsiz hâdiselerle kırılmasın. Belki daha şiddetli çalışmanıza vesile olsun.</p><p> O gibi yerlerde dahilden ve hariçten gelen yirmi kadar siyasî ve içtimaî cereyanların hodfuruşâne ve garazkârâne çarpıştıkları bir zamanda Kur’ân ve imana hizmetiniz ve Üniversitelilerin Nurlara takdirkârâne sahip çıkmaları, bütün Nurcuları sevindirdiği gibi, ileride inşaallah âlem-i İslâmı da sevindirecek. </p><p> Sizlerin az hizmetinizde mükâfat çoktur.</p><p> Bazan askerlikte ağır şerait altında bir saat nöbet, bir sene ibadet hükmünde olduğu gibi, sizler ve İstanbul Üniversiteli Nurcuları dahi, az zamanda çok vazife gördünüz. Mesainizin semeresi az da olsa kanaat ediniz.</p><p> Mücahede cephesinde bazı zaiflerin geri çekilmesi cesurlarda daha ziyade kahramanlık damarını tahrik ettiği gibi, Nur fedakârları, vehhamların çekilmesiyle daha ziyade gayret ve sebata, belki şevkle daha ziyade çalışmaya sebep olmak gerektir.</p><p> Evet, Risale-i Nur’un mühim bir hakikatinden siz fıtraten bir ders aldınız. Yine o hakikatı nazar-ı dikkate alınız. O da şudur:</p><p> Vazifemiz ihlâs ile iman ve Kur’ân’a hizmet etmektir.</p><p> Amma bizi muvaffak etmek ve halka kabul ettirmek ve muarızları kaçırmak ise, o vazife-i İlâhiyedir. Biz buna karışmayacağız. Mağlûp da olsak, kuvve-i mâneviyeye ve hizmetimize noksanlık vermeyecek. O noktada kanaat etmek lâzımdır.</p><p> Meselâ, bir zaman İslâmın büyük bir kahramanı Celâleddin Harzemşah’a demişler: “Cengiz’e karşı muzaffer olacaksın.”</p><p> O demiş: “Vazifemiz cihad etmektir. Bizi galip etmek vazife-i İlâhiyedir. Ona karışmam.”</p><p> Sizin şimdiye kadar sarsılmadan hâlis hizmetinizin delâletiyle, siz de bu kahramana iktida etmişsiniz. Binden bir iki adam sizden kabul etse, yine sarsılmamak gerektir. Bazan bir iki adam, bine mukabil geliyor.</p><p> Saniyen: Ankara’da bu sırada nazarlar dünyaya ziyade çevrilmiş. Ve iktidar kısmı daha tam prensibini kabul etmeye vakit bulamamış.</p><p> Müteaddit partiler kendine tarafdar bulmak için veya kabahatlerini setretmek için elbette çok çalışıyorlar.</p><p> Ve İslâmiyet ve Kur’ân aleyhindeki hariçteki cereyanlar elbette dahilde bazılarını bulmuşlar ki, Kur’ân lehinde cidden çalışanları uçurmak, kaçırmak, evham vermek gibi propagandalarla hakikî fedakâr olmayan veya dünya ile ve fazla dostlarla alâkadar olanları evhamlandırıyorlar. Ve Nurcuların da kuvve-i mâneviyelerini kırmaya çalışıyorlar. (Emirdağ Lahikası 2, 51. Mektup)</p><p> <strong>Bediüzzaman Said Nursî</strong></p><p> <strong>LÜGAT:</strong></p><p> Âlem-İ İslâm : İslâm Dünyası</p><p> Aziz : Çok Değerli, İzzetli</p><p> Cereyan : Akım, Hareket</p><p> Cereyan : Akım, Hareket</p><p> Cihad Etmek : Allah İçin, Kutsal Değerleri Korumak İçin Savaşmak</p><p> Dahil : İç</p><p> Dahilde : İçeride</p><p> Delâlet : Delil, İşaret</p><p> Ehl-İ Maarif : Eğitimciler; İlim Ve İrfan Ehli Olanlar</p><p> Fevkinde : Üstünde</p><p> Fıtraten : Yaratılış Gereği</p><p> Galip Etmek : Üstün Kılmak</p><p> Garazkârâne : Garaz Edercesine, Kin Güderek</p><p> Hakikat : Gerçek</p><p> Hakikaten : Gerçekten</p><p> Hâlis : İçten, Katıksız, Samimi</p><p> Hariç : Dış</p><p> Hariçte : Dışarıda</p><p> Hizmet-İ Nuriye : Risale-i Nur Hizmeti</p><p> Hodfuruşâne : Kendini Beğendirmeye Çalışarak</p><p> İçtimaî : Sosyal, Toplumsal</p><p> İhlâs : İbadet Ve Davranışlarda Sadece Allah Rızasını Gözetme; Samimiyet</p><p> İktida Etmek : Uymak</p><p> İktidar : Güç, İktidar</p><p> İnşaallah : Allah Dilerse</p><p> İntibah : Uyanma</p><p> İttihad-I İslâm : İslâm Birliği</p><p> Kanaat Etme : Razı Olma</p><p> Kanaat Etmek : Razı Olmak, Yetinmek</p><p> Kuvve-İ Mâneviye : Mânevî Kuvvet, İmandan Gelen Moral Gücü</p><p> Mağlûp Olmak : Yenilmek</p><p> Meb’us : Milletvekili</p><p> Mesai : Çalışma, Emek</p><p> Muarız : Karşı Çıkan, Karşıt</p><p> Mukabil : Karşılık</p><p> Muvaffak : Başarılı Olma, Erişme</p><p> Muzaffer : Zafer Kazanmış, Galip</p><p> Mücahede : Cihat Etme, Düşmana Karşı Koyma</p><p> Müellif : Telif Eden, Kitap Yazan</p><p> Mükâfat : Ödül</p><p> Müsadere : El Koyma</p><p> Müteaddit : Bir Çok, Çeşitli</p><p> Nazar : Bakış, Dikkat</p><p> Nazar-I Dikkat : Dikkate Alma, Dikkatle Bakma</p><p> Ruh U Can : Ruh Ve Can; Bütün İçtenlik</p><p> Sâdisen : Altıncısı</p><p> Saniyen : İkinci Olarak</p><p> Sebat : Kararlı Olma</p><p> Seddetmek : Engel Olmak</p><p> Semere : Meyve, Netice</p><p> Sıddık : Çok Doğru Ve Bağlı</p><p> Şerait : Şartlar</p><p> Tahrik Etme : Harekete Geçirme</p><p> Takdirkârâne : Takdir Edercesine</p><p> Umum : Bütün, Genel</p><p> Vazife-İ İlâhiye : Allah’a Ait Olan İş</p><p> Vazife-İ İmaniye : İman Vazifesi</p><p> Vehham : Çok Vehimli, Fazla Şüphe Eden</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 248060, member: 1008315"] Az hizmetinizin mükafatı çoktur... 04 Mayıs 2011 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi... [B]Bismillahirrahmanirrahim[/B] Aziz, sıddık kardeşlerim ve Nurun genç kahramanları, Evvelâ: Ruh u canımızla sizin Ankara gibi yerde harika bir tarzda hizmet-i Nuriyenizi tebrik ediyoruz. Hakikaten ümidimizin fevkınde ehl-i maarif ve mektepliler kısmında çok ehemmiyetli bir intibaha vesile oldunuz. Bir senede Ankara gibi bir yerde bu hizmetiniz on senede ancak yapılacak. Az bir zamanda bu vazife-i imaniyeyi yaptığınıza kanaat edip kuvve-i mâneviyeniz ehemmiyetsiz hâdiselerle kırılmasın. Belki daha şiddetli çalışmanıza vesile olsun. O gibi yerlerde dahilden ve hariçten gelen yirmi kadar siyasî ve içtimaî cereyanların hodfuruşâne ve garazkârâne çarpıştıkları bir zamanda Kur’ân ve imana hizmetiniz ve Üniversitelilerin Nurlara takdirkârâne sahip çıkmaları, bütün Nurcuları sevindirdiği gibi, ileride inşaallah âlem-i İslâmı da sevindirecek. Sizlerin az hizmetinizde mükâfat çoktur. Bazan askerlikte ağır şerait altında bir saat nöbet, bir sene ibadet hükmünde olduğu gibi, sizler ve İstanbul Üniversiteli Nurcuları dahi, az zamanda çok vazife gördünüz. Mesainizin semeresi az da olsa kanaat ediniz. Mücahede cephesinde bazı zaiflerin geri çekilmesi cesurlarda daha ziyade kahramanlık damarını tahrik ettiği gibi, Nur fedakârları, vehhamların çekilmesiyle daha ziyade gayret ve sebata, belki şevkle daha ziyade çalışmaya sebep olmak gerektir. Evet, Risale-i Nur’un mühim bir hakikatinden siz fıtraten bir ders aldınız. Yine o hakikatı nazar-ı dikkate alınız. O da şudur: Vazifemiz ihlâs ile iman ve Kur’ân’a hizmet etmektir. Amma bizi muvaffak etmek ve halka kabul ettirmek ve muarızları kaçırmak ise, o vazife-i İlâhiyedir. Biz buna karışmayacağız. Mağlûp da olsak, kuvve-i mâneviyeye ve hizmetimize noksanlık vermeyecek. O noktada kanaat etmek lâzımdır. Meselâ, bir zaman İslâmın büyük bir kahramanı Celâleddin Harzemşah’a demişler: “Cengiz’e karşı muzaffer olacaksın.” O demiş: “Vazifemiz cihad etmektir. Bizi galip etmek vazife-i İlâhiyedir. Ona karışmam.” Sizin şimdiye kadar sarsılmadan hâlis hizmetinizin delâletiyle, siz de bu kahramana iktida etmişsiniz. Binden bir iki adam sizden kabul etse, yine sarsılmamak gerektir. Bazan bir iki adam, bine mukabil geliyor. Saniyen: Ankara’da bu sırada nazarlar dünyaya ziyade çevrilmiş. Ve iktidar kısmı daha tam prensibini kabul etmeye vakit bulamamış. Müteaddit partiler kendine tarafdar bulmak için veya kabahatlerini setretmek için elbette çok çalışıyorlar. Ve İslâmiyet ve Kur’ân aleyhindeki hariçteki cereyanlar elbette dahilde bazılarını bulmuşlar ki, Kur’ân lehinde cidden çalışanları uçurmak, kaçırmak, evham vermek gibi propagandalarla hakikî fedakâr olmayan veya dünya ile ve fazla dostlarla alâkadar olanları evhamlandırıyorlar. Ve Nurcuların da kuvve-i mâneviyelerini kırmaya çalışıyorlar. (Emirdağ Lahikası 2, 51. Mektup) [B]Bediüzzaman Said Nursî[/B] [B]LÜGAT:[/B] Âlem-İ İslâm : İslâm Dünyası Aziz : Çok Değerli, İzzetli Cereyan : Akım, Hareket Cereyan : Akım, Hareket Cihad Etmek : Allah İçin, Kutsal Değerleri Korumak İçin Savaşmak Dahil : İç Dahilde : İçeride Delâlet : Delil, İşaret Ehl-İ Maarif : Eğitimciler; İlim Ve İrfan Ehli Olanlar Fevkinde : Üstünde Fıtraten : Yaratılış Gereği Galip Etmek : Üstün Kılmak Garazkârâne : Garaz Edercesine, Kin Güderek Hakikat : Gerçek Hakikaten : Gerçekten Hâlis : İçten, Katıksız, Samimi Hariç : Dış Hariçte : Dışarıda Hizmet-İ Nuriye : Risale-i Nur Hizmeti Hodfuruşâne : Kendini Beğendirmeye Çalışarak İçtimaî : Sosyal, Toplumsal İhlâs : İbadet Ve Davranışlarda Sadece Allah Rızasını Gözetme; Samimiyet İktida Etmek : Uymak İktidar : Güç, İktidar İnşaallah : Allah Dilerse İntibah : Uyanma İttihad-I İslâm : İslâm Birliği Kanaat Etme : Razı Olma Kanaat Etmek : Razı Olmak, Yetinmek Kuvve-İ Mâneviye : Mânevî Kuvvet, İmandan Gelen Moral Gücü Mağlûp Olmak : Yenilmek Meb’us : Milletvekili Mesai : Çalışma, Emek Muarız : Karşı Çıkan, Karşıt Mukabil : Karşılık Muvaffak : Başarılı Olma, Erişme Muzaffer : Zafer Kazanmış, Galip Mücahede : Cihat Etme, Düşmana Karşı Koyma Müellif : Telif Eden, Kitap Yazan Mükâfat : Ödül Müsadere : El Koyma Müteaddit : Bir Çok, Çeşitli Nazar : Bakış, Dikkat Nazar-I Dikkat : Dikkate Alma, Dikkatle Bakma Ruh U Can : Ruh Ve Can; Bütün İçtenlik Sâdisen : Altıncısı Saniyen : İkinci Olarak Sebat : Kararlı Olma Seddetmek : Engel Olmak Semere : Meyve, Netice Sıddık : Çok Doğru Ve Bağlı Şerait : Şartlar Tahrik Etme : Harekete Geçirme Takdirkârâne : Takdir Edercesine Umum : Bütün, Genel Vazife-İ İlâhiye : Allah’a Ait Olan İş Vazife-İ İmaniye : İman Vazifesi Vehham : Çok Vehimli, Fazla Şüphe Eden [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst