Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 248203" data-attributes="member: 1008315"><p>Hakiki kuvvet Kur'an'dadır...</p><p> 05 Mayıs 2011 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi...</p><p> </p><p> <strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p><p> <strong>Aziz, sıddık ve mübarek kardeşlerim,</strong></p><p> …</p><p> Saniyen: </p><p> Yeni ehl-i hükûmet yavaş yavaş anlıyor ki,</p><p> hakikî kuvvet Kur’ân’dadır.</p><p> Ve İslâmiyet uhuvvetiyle ve imanın hakaikiyle tahribatçı düşmanlara karşı dayanabilirler.</p><p> Evet, bir tahripçi, yirmi tamirciyi telâşa düşürür ve bazan mağlûp edebilir.</p><p> Koca Çin’i kendine tâbi yapan bir kuvveti, buradaki yirmi milyon Müslümana karşı âdetâ mağlûp bir vaziyette tecavüzden durduran, maddî kuvvetler, haricî-dahilî tedbirler, ittifaklar değil, belki yalnız Kur’ân ve imanın hakikatleri, onların en büyük kuvveti olan mâneviyat-ı kalbiyeyi tahribatlarına karşı sed çekmesi ve mânevî yaralarını tedavi etmesidir.</p><p> Ve yeni hükûmetin Maarif Vekili bu hakikati hissetmiş ki, seleflerine muhalif olarak, en ziyade iman hakikatlerinin neşrine, din derslerine ehemmiyet veriyor.</p><p> Hattâ büyük bir ehemmiyetle, şimdi de Şark Darülfünunu—tâbirlerince Doğu Üniversitesi—için yüz bin lira tahsis edildiğini gazeteler yazmış</p><p> Hem mezkûr hakikati, hem Ankara, hem İstanbul Üniversiteleri o dehşetli, tahribatçı kuvvete karşı hem vatanı, hem gençliği kurtaracak hakaik-ı Kur’âniye ve imaniye olduğunu kat’iyen bildiler ki, Ankara’daki üniversiteliler 1700 imza ile Maarif Vekilinin din derslerini cebrî mekteplere koyması için tebrik etmişler. Ve İstanbul Üniversitesinde yeni hükûmetin en mühim bir rüknüne demişler ki:</p><p> “Anadolu’da din lehinde kuvvetli bir cereyan var. Onlara da, solcular gibi bir derece meydan vermeyeceğiz” demesine mukabil, o üniversitenin mümessili, din neşriyatı yapanlar aleyhinde olduğu halde, o reise demiş ki:</p><p> “Eğer dediğin o cereyan Risale-i Nur ise, ne siz ve ne de Avrupa onu mağlûp edemez.”</p><p> Bu mesele münasebetiyle, meslek ve meşrebime muhalif olarak Eski Said’in bir iki dakika kafasını başıma alarak diyorum ki:</p><p> Küfür ile iman ortası yoktur.</p><p> Bu memlekette İslâmiyete karşı komünist mücadelesi ortası olamaz. Sağ ve sol, ortası, üç meslek icap ettirir. Eğer İngiliz, Fransız deseler hakları var. “Sağ İslâmiyet, sol komünistlik, ortası da Nasraniyet” diyebilirler.</p><p> Fakat bu vatanda, küfr-ü mutlaka karşı iman ve İslâmiyetten başka bir din, bir mezhep olamaz. Olsa, dini bırakıp komünistliğe girmektir. Çünkü hakikî bir Müslüman hiçbir zaman Yahudi ve Nasranî olamıyor. Olsa olsa dinsiz olup tam anarşist olur.</p><p> İnşaallah, Maarif ve Adliye Vekilleri gibi, sair erkânlar da bu ehemmiyetli hakikati tam anlayacaklar. Sağ-sol tâbiri yerine, hak ve hakikat ve Kur’ân ve iman kuvvetine dayanıp bu vatanı küfr-ü mutlaktan, anarşilikten, zındıkadan ve onların dehşetli tahribatlarından kurtarmaya çalışmalarını rahmet-i İlâhiyeden bütün ruh u canımızla niyaz ve rica ediyoruz. (Emirdağ Lahikası 2, 54. Mektup)</p><p> <strong>Bediüzzaman Said Nursi</strong></p><p> <strong>LÜGAT:</strong></p><p> Âmin : “Allah’ım Kabul Eyle”</p><p> Aziz : Çok Değerli, İzzetli</p><p> Cebrî : Mecbûrî, Zorunlu Olarak</p><p> Cenâb-I Hak : Hakkın Tâ Kendisi Olan Sonsuz Şeref Ve Yücelik Sahibi Allah</p><p> Cereyan : Akım, Hareket</p><p> Ehl-İ Hükümet : Hükümette Olanlar Yöneticiler</p><p> Ehl-İ İman : Allah’a Ve Ondan Gelen Her Şeye İnanan Kimseler</p><p> Erkân : Önde Gelen Kişiler</p><p> Fıkra : Kısa Yazı; Bölüm</p><p> Hak : Doğru, Gerçek</p><p> Hakaik : Gerçek Mahiyetler, Asıl Ve Esaslar</p><p> Hakaik-I Kur’âniye Ve İmaniye : İman Ve Kur’ân Hakikatleri, Esasları</p><p> Hakikat : Asıl, Esas, Gerçek</p><p> Hakikî : Asıl, Gerçek</p><p> Haricî-Dahilî : Dışa Ait-İçe Ait</p><p> Hastalar Lem’ası : Hastalar Risalesi; Yirmi Beşinci Lem’a</p><p> Islah : Düzeltme</p><p> İcap Ettirmek : Gerektirmek</p><p> İhsan : Bağış, İkram</p><p> İhtiyarlar Lem’ası : İhtiyarlar Risalesi; Yirmi Altıncı Lem’a</p><p> İnşaallah : Allah Dilerse</p><p> İttifak : Birleşme, Birlik</p><p> Kat’iyen : Kesin Olarak</p><p> Küfr-Ü Mutlak : Allah’ı Ve Allah’tan Gelen Her Şeyi Kesin Olarak İnkâr Etmek, İnanmamak</p><p> Mağlûp : Yenilme</p><p> Mağlûp Etmek : Yenmek</p><p> Mağlûp Etmek : Yenmek</p><p> Mâneviyat-I Kalbiye : Kalpteki Mânevî Lâtifeler, Mânâlar</p><p> Meal : Açıklama, Anlam</p><p> Mektep : Okul</p><p> Meşreb : Hareket Tarzı, Metot</p><p> Mezhep : Yol, Usul, Dinde Tutulan Yol</p><p> Mezkûr : Anılan, Sözü Geçen</p><p> Muhalif : Aykırı, Zıt</p><p> Mukabil : Karşılık</p><p> Mücadele : Uğraşma, Çabalama</p><p> Mümessil : Temsilci</p><p> Neşr : Yayınlama</p><p> Neşriyat : Yayınlar, Basın Organları</p><p> Niyaz Etmek : Dua Etmek, Yalvarıp Yakarmak</p><p> Rahmet-İ İlâhiye : Allah’ın Her Şeyi Kuşatan Sonsuz Rahmeti</p><p> Rica Etmek : Ummak, Ümit Etmek</p><p> Risale : Mektup; Risale-İ Nur’dan Her Bir Bölüm</p><p> Ruh U Can : Ruh Ve Can; Bütün İçtenlik</p><p> Rükün : Bir Kurulun, Bir Topluluğun Önde Gelen Şahsiyeti</p><p> Sair : Diğer, Başka</p><p> Saniyen : İkinci Olarak</p><p> Sed Çekmek : Engel Koymak</p><p> Selef : Önceki, Yerine Geçilen</p><p> Sıddık : Çok Doğru Ve Bağlı</p><p> Tâbir : Deyim, İfade, Adlandırma</p><p> Tahribat : Tahripler, Yıkıp Bozmalar</p><p> Tahsis Edilmek : Ayrılmak</p><p> Tâziyename : Başsağlığı Dileyen Yazı Veya Mektup</p><p> Tecavüz : Haddi Aşma, Saldırma</p><p> Tedbir : Önlem</p><p> Tensib : Uygun Görme</p><p> Uhuvvet : Kardeşlik</p><p> Vaziyet : Durum, Hâl</p><p> Zındıka : Dinsizlik, İnançsızlık</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 248203, member: 1008315"] Hakiki kuvvet Kur'an'dadır... 05 Mayıs 2011 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi... [B]Bismillahirrahmanirrahim[/B] [B]Aziz, sıddık ve mübarek kardeşlerim,[/B] … Saniyen: Yeni ehl-i hükûmet yavaş yavaş anlıyor ki, hakikî kuvvet Kur’ân’dadır. Ve İslâmiyet uhuvvetiyle ve imanın hakaikiyle tahribatçı düşmanlara karşı dayanabilirler. Evet, bir tahripçi, yirmi tamirciyi telâşa düşürür ve bazan mağlûp edebilir. Koca Çin’i kendine tâbi yapan bir kuvveti, buradaki yirmi milyon Müslümana karşı âdetâ mağlûp bir vaziyette tecavüzden durduran, maddî kuvvetler, haricî-dahilî tedbirler, ittifaklar değil, belki yalnız Kur’ân ve imanın hakikatleri, onların en büyük kuvveti olan mâneviyat-ı kalbiyeyi tahribatlarına karşı sed çekmesi ve mânevî yaralarını tedavi etmesidir. Ve yeni hükûmetin Maarif Vekili bu hakikati hissetmiş ki, seleflerine muhalif olarak, en ziyade iman hakikatlerinin neşrine, din derslerine ehemmiyet veriyor. Hattâ büyük bir ehemmiyetle, şimdi de Şark Darülfünunu—tâbirlerince Doğu Üniversitesi—için yüz bin lira tahsis edildiğini gazeteler yazmış Hem mezkûr hakikati, hem Ankara, hem İstanbul Üniversiteleri o dehşetli, tahribatçı kuvvete karşı hem vatanı, hem gençliği kurtaracak hakaik-ı Kur’âniye ve imaniye olduğunu kat’iyen bildiler ki, Ankara’daki üniversiteliler 1700 imza ile Maarif Vekilinin din derslerini cebrî mekteplere koyması için tebrik etmişler. Ve İstanbul Üniversitesinde yeni hükûmetin en mühim bir rüknüne demişler ki: “Anadolu’da din lehinde kuvvetli bir cereyan var. Onlara da, solcular gibi bir derece meydan vermeyeceğiz” demesine mukabil, o üniversitenin mümessili, din neşriyatı yapanlar aleyhinde olduğu halde, o reise demiş ki: “Eğer dediğin o cereyan Risale-i Nur ise, ne siz ve ne de Avrupa onu mağlûp edemez.” Bu mesele münasebetiyle, meslek ve meşrebime muhalif olarak Eski Said’in bir iki dakika kafasını başıma alarak diyorum ki: Küfür ile iman ortası yoktur. Bu memlekette İslâmiyete karşı komünist mücadelesi ortası olamaz. Sağ ve sol, ortası, üç meslek icap ettirir. Eğer İngiliz, Fransız deseler hakları var. “Sağ İslâmiyet, sol komünistlik, ortası da Nasraniyet” diyebilirler. Fakat bu vatanda, küfr-ü mutlaka karşı iman ve İslâmiyetten başka bir din, bir mezhep olamaz. Olsa, dini bırakıp komünistliğe girmektir. Çünkü hakikî bir Müslüman hiçbir zaman Yahudi ve Nasranî olamıyor. Olsa olsa dinsiz olup tam anarşist olur. İnşaallah, Maarif ve Adliye Vekilleri gibi, sair erkânlar da bu ehemmiyetli hakikati tam anlayacaklar. Sağ-sol tâbiri yerine, hak ve hakikat ve Kur’ân ve iman kuvvetine dayanıp bu vatanı küfr-ü mutlaktan, anarşilikten, zındıkadan ve onların dehşetli tahribatlarından kurtarmaya çalışmalarını rahmet-i İlâhiyeden bütün ruh u canımızla niyaz ve rica ediyoruz. (Emirdağ Lahikası 2, 54. Mektup) [B]Bediüzzaman Said Nursi[/B] [B]LÜGAT:[/B] Âmin : “Allah’ım Kabul Eyle” Aziz : Çok Değerli, İzzetli Cebrî : Mecbûrî, Zorunlu Olarak Cenâb-I Hak : Hakkın Tâ Kendisi Olan Sonsuz Şeref Ve Yücelik Sahibi Allah Cereyan : Akım, Hareket Ehl-İ Hükümet : Hükümette Olanlar Yöneticiler Ehl-İ İman : Allah’a Ve Ondan Gelen Her Şeye İnanan Kimseler Erkân : Önde Gelen Kişiler Fıkra : Kısa Yazı; Bölüm Hak : Doğru, Gerçek Hakaik : Gerçek Mahiyetler, Asıl Ve Esaslar Hakaik-I Kur’âniye Ve İmaniye : İman Ve Kur’ân Hakikatleri, Esasları Hakikat : Asıl, Esas, Gerçek Hakikî : Asıl, Gerçek Haricî-Dahilî : Dışa Ait-İçe Ait Hastalar Lem’ası : Hastalar Risalesi; Yirmi Beşinci Lem’a Islah : Düzeltme İcap Ettirmek : Gerektirmek İhsan : Bağış, İkram İhtiyarlar Lem’ası : İhtiyarlar Risalesi; Yirmi Altıncı Lem’a İnşaallah : Allah Dilerse İttifak : Birleşme, Birlik Kat’iyen : Kesin Olarak Küfr-Ü Mutlak : Allah’ı Ve Allah’tan Gelen Her Şeyi Kesin Olarak İnkâr Etmek, İnanmamak Mağlûp : Yenilme Mağlûp Etmek : Yenmek Mağlûp Etmek : Yenmek Mâneviyat-I Kalbiye : Kalpteki Mânevî Lâtifeler, Mânâlar Meal : Açıklama, Anlam Mektep : Okul Meşreb : Hareket Tarzı, Metot Mezhep : Yol, Usul, Dinde Tutulan Yol Mezkûr : Anılan, Sözü Geçen Muhalif : Aykırı, Zıt Mukabil : Karşılık Mücadele : Uğraşma, Çabalama Mümessil : Temsilci Neşr : Yayınlama Neşriyat : Yayınlar, Basın Organları Niyaz Etmek : Dua Etmek, Yalvarıp Yakarmak Rahmet-İ İlâhiye : Allah’ın Her Şeyi Kuşatan Sonsuz Rahmeti Rica Etmek : Ummak, Ümit Etmek Risale : Mektup; Risale-İ Nur’dan Her Bir Bölüm Ruh U Can : Ruh Ve Can; Bütün İçtenlik Rükün : Bir Kurulun, Bir Topluluğun Önde Gelen Şahsiyeti Sair : Diğer, Başka Saniyen : İkinci Olarak Sed Çekmek : Engel Koymak Selef : Önceki, Yerine Geçilen Sıddık : Çok Doğru Ve Bağlı Tâbir : Deyim, İfade, Adlandırma Tahribat : Tahripler, Yıkıp Bozmalar Tahsis Edilmek : Ayrılmak Tâziyename : Başsağlığı Dileyen Yazı Veya Mektup Tecavüz : Haddi Aşma, Saldırma Tedbir : Önlem Tensib : Uygun Görme Uhuvvet : Kardeşlik Vaziyet : Durum, Hâl Zındıka : Dinsizlik, İnançsızlık [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst