Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 250367" data-attributes="member: 1008315"><p>Baskıya karşı hiç boyun eğmedim</p><p> 16 Mayıs 2011 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi...</p><p> </p><p> <strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p><p> <strong>Aziz kardeşlerim,</strong></p><p> Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir.</p><p> Rıza-yı İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır.</p><p> Bizler âsâyişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.</p><p> Meselâ, kendimi misal alarak derim: Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim. Hayatımda tahakkümü kaldırmadığım, birçok hâdiselerle sabit olmuş.</p><p> Meselâ, Rusya’da kumandana ayağa kalkmamak, </p><p> Divan-ı Harb-i Örfîde idam tehdidine karşı mahkemedeki paşaların suallerine beş para ehemmiyet vermediğim gibi, dört kumandanlara karşı bu tavrım, tahakkümlere boyun eğmediğimi gösteriyor. </p><p> Fakat bu otuz senedir müsbet hareket etmek, menfî hareket etmemek ve vazife-i İlâhiyeye karışmamak hakikati için, bana karşı yapılan muamelelere sabırla, rıza ile mukabele ettim. Cercis Aleyhisselâm gibi ve Bedir, Uhud muharebelerinde çok cefa çekenler gibi, sabır ve rıza ile karşıladım.</p><p> Evet, meselâ seksen bir hatâsını mahkemede ispat ettiğim bir müdde-i umumînin yanlış iddiaları ile aleyhimizdeki kararına karşı, beddua dahi etmedim. Çünkü asıl mesele bu zamanın cihad-ı mânevîsidir. Mânevî tahribatına karşı sed çekmektir. Bununla dahilî âsâyişe bütün kuvvetimizle yardım etmektir.</p><p> Evet, mesleğimizde kuvvet var. Fakat bu kuvvet, âsâyişi muhafaza etmek içindir. düsturu ile—ki “Bir câni yüzünden onun kardeşi, hanedanı, çoluk—çocuğu mesul olamaz”—işte bunun içindir ki, bütün hayatımda bütün kuvvetimle âsâyişi muhafazaya çalışmışım. </p><p> Bu kuvvet dahile karşı değil, ancak hâricî tecavüze karşı istimal edilebilir.</p><p> Mezkûr âyetin düsturuyla vazifemiz, dahildeki âsâyişe bütün kuvvetimizle yardım etmektir. Onun içindir ki, âlem-i İslâmda âsâyişi ihlâl edici dahilî muharebat ancak binde bir olmuştur. O da aradaki bir içtihad farkından ileri gelmiştir. Ve cihad-ı mâneviyenin en büyük şartı da vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır ki, “Bizim vazifemiz hizmettir; netice Cenâb-ı Hakka âittir. Biz vazifemizi yapmakla mecbur ve mükellefiz.”</p><p> Ben de Celâleddin Harzemşah gibi, “Benim vazifem hizmet-i imaniyedir; muvaffak etmek veya etmemek Cenâb-ı Hakkın vazifesidir” deyip ihlâs ile hareket etmeyi Kur’ân’dan ders almışım. (Emirdağ Lahikası 2, En son mektup)</p><p> <strong>Bediüzzaman Said Nursi</strong></p><p> <strong>LÜGAT:</strong></p><p> Âlem-İ İslâm : İslâm Âlemi</p><p> Aleyhisselâm : Allah Selâmı Onun Üzerine Olsun</p><p> Âsâyiş : Bir Yerin Düzen Ve Güvenlik İçinde Bulunması Durumu, Güvenlik</p><p> Aziz : Çok Değerli, İzzetli</p><p> Cenâb-I Hak : Hakkın Ta Kendisi Olan Şeref Ve Yücelik Sahibi Allah</p><p> Cihad : Allah İçin Kutsal Şeyleri Koruma Gayret Ve Mücadelesi</p><p> Cihad-İ Mânevî : İlim, Fikir, Dua Gibi Mânevi Unsurlarla Din Düşmanlarına Karşı Mücadele</p><p> Dahilî : İçe Ait</p><p> Düstur : Kural, Prensip</p><p> Hakikat : Doğru, Gerçek</p><p> Hakikî : Gerçek</p><p> Hâricî : Dışarıya Ait, Dış İle Alâkalı</p><p> Hizmet-İ İmaniye : İman Hizmeti</p><p> İçtihad : Dinen Kesin Olarak Belirtilmeyen Bir Konuda Kur’ân Ve Hâdise Dayanarak Hüküm Çıkarma</p><p> İhlâl Edici : Bozucu, Karıştırıcı</p><p> İhlâs : İbadet Ve Davranışlarda Sadece Allah Rızasını Gözetme; Samimiyet</p><p> İnayet : Allah’ın Yardım Ve Şefkati</p><p> İnâyet-İ İlâhiye : Allah’ın İnâyeti, Şefkat Ve Yardımı</p><p> İntişar : Yayılma</p><p> İstimal Edilme : Kullanılma</p><p> Kemâl-İ Ferah : Mükemmel Bir Rahatlık, Huzur, Neşe</p><p> Menfî Hareket : Yıkmak, Yakmak, Saptırmak, İnkâr Etmek Gibi Olumsuz Ve Yıkıcı Hareket, Davranış</p><p> Meslek : Hizmet Yolu, Ekolü</p><p> Mesrurâne : Sevinçli Bir Şekilde</p><p> Mezkûr : Adı Geçen</p><p> Misal : Örnek</p><p> Muamele : Davranış</p><p> Muhafaza : Koruma</p><p> Muhafaza Etmek : Korumak</p><p> Muhafız : Koruyan</p><p> Muharebat : Harpler, Savaşlar</p><p> Mukabele Etmek : Karşılık Vermek</p><p> Muvaffak Etmek : Başarıyı Sağlamak, Oluşturmak</p><p> Mücahid : Cihad Eden</p><p> Müdde-İ Umumî : Savcı</p><p> Mükellef : Birşeyi Yapmaya Mecbur Olan, Yükümlü</p><p> Müsbet : Olumlu, Yapıcı</p><p> Müsbet Hareket : Yapmak, Yol Göstermek, Yardım Etmek Gibi Olumlu Ve Yapıcı Hareket, Davranış</p><p> Müştak : Arzulu, Çok İstekli</p><p> Rahmet-İ İlâhiye : Allah’ın Her Şeyi Kuşatan Sonsuz Rahmeti</p><p> Rıza-Yı İlâhî : Allah’ın Rızası</p><p> Salisen : Üçüncü Olarak</p><p> Şükür : Allah’ın (C.C.) Nimetlerine Karşı Memnunluk Gösterme; Allah’a Teşekkür Etme</p><p> Tab Edilmek : Basılmak</p><p> Tahakküm : Baskı, Zorbalık</p><p> Tahribat : Tahripler, Yıkıp Bozmalar</p><p> Tecavüz : Saldırı, Haddi Aşma</p><p> Terzil : Rezil Ve Alçak Gösterme</p><p> Umum : Bütün</p><p> Vazife-İ İlâhiye : Allah’a Ait Olan İş</p><p> Zaruret : Zorunluluk, Mecburiyet</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 250367, member: 1008315"] Baskıya karşı hiç boyun eğmedim 16 Mayıs 2011 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi... [B]Bismillahirrahmanirrahim[/B] [B]Aziz kardeşlerim,[/B] Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler âsâyişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz. Meselâ, kendimi misal alarak derim: Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim. Hayatımda tahakkümü kaldırmadığım, birçok hâdiselerle sabit olmuş. Meselâ, Rusya’da kumandana ayağa kalkmamak, Divan-ı Harb-i Örfîde idam tehdidine karşı mahkemedeki paşaların suallerine beş para ehemmiyet vermediğim gibi, dört kumandanlara karşı bu tavrım, tahakkümlere boyun eğmediğimi gösteriyor. Fakat bu otuz senedir müsbet hareket etmek, menfî hareket etmemek ve vazife-i İlâhiyeye karışmamak hakikati için, bana karşı yapılan muamelelere sabırla, rıza ile mukabele ettim. Cercis Aleyhisselâm gibi ve Bedir, Uhud muharebelerinde çok cefa çekenler gibi, sabır ve rıza ile karşıladım. Evet, meselâ seksen bir hatâsını mahkemede ispat ettiğim bir müdde-i umumînin yanlış iddiaları ile aleyhimizdeki kararına karşı, beddua dahi etmedim. Çünkü asıl mesele bu zamanın cihad-ı mânevîsidir. Mânevî tahribatına karşı sed çekmektir. Bununla dahilî âsâyişe bütün kuvvetimizle yardım etmektir. Evet, mesleğimizde kuvvet var. Fakat bu kuvvet, âsâyişi muhafaza etmek içindir. düsturu ile—ki “Bir câni yüzünden onun kardeşi, hanedanı, çoluk—çocuğu mesul olamaz”—işte bunun içindir ki, bütün hayatımda bütün kuvvetimle âsâyişi muhafazaya çalışmışım. Bu kuvvet dahile karşı değil, ancak hâricî tecavüze karşı istimal edilebilir. Mezkûr âyetin düsturuyla vazifemiz, dahildeki âsâyişe bütün kuvvetimizle yardım etmektir. Onun içindir ki, âlem-i İslâmda âsâyişi ihlâl edici dahilî muharebat ancak binde bir olmuştur. O da aradaki bir içtihad farkından ileri gelmiştir. Ve cihad-ı mâneviyenin en büyük şartı da vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır ki, “Bizim vazifemiz hizmettir; netice Cenâb-ı Hakka âittir. Biz vazifemizi yapmakla mecbur ve mükellefiz.” Ben de Celâleddin Harzemşah gibi, “Benim vazifem hizmet-i imaniyedir; muvaffak etmek veya etmemek Cenâb-ı Hakkın vazifesidir” deyip ihlâs ile hareket etmeyi Kur’ân’dan ders almışım. (Emirdağ Lahikası 2, En son mektup) [B]Bediüzzaman Said Nursi[/B] [B]LÜGAT:[/B] Âlem-İ İslâm : İslâm Âlemi Aleyhisselâm : Allah Selâmı Onun Üzerine Olsun Âsâyiş : Bir Yerin Düzen Ve Güvenlik İçinde Bulunması Durumu, Güvenlik Aziz : Çok Değerli, İzzetli Cenâb-I Hak : Hakkın Ta Kendisi Olan Şeref Ve Yücelik Sahibi Allah Cihad : Allah İçin Kutsal Şeyleri Koruma Gayret Ve Mücadelesi Cihad-İ Mânevî : İlim, Fikir, Dua Gibi Mânevi Unsurlarla Din Düşmanlarına Karşı Mücadele Dahilî : İçe Ait Düstur : Kural, Prensip Hakikat : Doğru, Gerçek Hakikî : Gerçek Hâricî : Dışarıya Ait, Dış İle Alâkalı Hizmet-İ İmaniye : İman Hizmeti İçtihad : Dinen Kesin Olarak Belirtilmeyen Bir Konuda Kur’ân Ve Hâdise Dayanarak Hüküm Çıkarma İhlâl Edici : Bozucu, Karıştırıcı İhlâs : İbadet Ve Davranışlarda Sadece Allah Rızasını Gözetme; Samimiyet İnayet : Allah’ın Yardım Ve Şefkati İnâyet-İ İlâhiye : Allah’ın İnâyeti, Şefkat Ve Yardımı İntişar : Yayılma İstimal Edilme : Kullanılma Kemâl-İ Ferah : Mükemmel Bir Rahatlık, Huzur, Neşe Menfî Hareket : Yıkmak, Yakmak, Saptırmak, İnkâr Etmek Gibi Olumsuz Ve Yıkıcı Hareket, Davranış Meslek : Hizmet Yolu, Ekolü Mesrurâne : Sevinçli Bir Şekilde Mezkûr : Adı Geçen Misal : Örnek Muamele : Davranış Muhafaza : Koruma Muhafaza Etmek : Korumak Muhafız : Koruyan Muharebat : Harpler, Savaşlar Mukabele Etmek : Karşılık Vermek Muvaffak Etmek : Başarıyı Sağlamak, Oluşturmak Mücahid : Cihad Eden Müdde-İ Umumî : Savcı Mükellef : Birşeyi Yapmaya Mecbur Olan, Yükümlü Müsbet : Olumlu, Yapıcı Müsbet Hareket : Yapmak, Yol Göstermek, Yardım Etmek Gibi Olumlu Ve Yapıcı Hareket, Davranış Müştak : Arzulu, Çok İstekli Rahmet-İ İlâhiye : Allah’ın Her Şeyi Kuşatan Sonsuz Rahmeti Rıza-Yı İlâhî : Allah’ın Rızası Salisen : Üçüncü Olarak Şükür : Allah’ın (C.C.) Nimetlerine Karşı Memnunluk Gösterme; Allah’a Teşekkür Etme Tab Edilmek : Basılmak Tahakküm : Baskı, Zorbalık Tahribat : Tahripler, Yıkıp Bozmalar Tecavüz : Saldırı, Haddi Aşma Terzil : Rezil Ve Alçak Gösterme Umum : Bütün Vazife-İ İlâhiye : Allah’a Ait Olan İş Zaruret : Zorunluluk, Mecburiyet [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst