Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 250956" data-attributes="member: 1008315"><p><strong> <u>TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ</u></strong> <strong><u>8.41.EMİRDAĞ HAYATI(DEVAMI)</u></strong></p><p> <strong><u>Afyon Emniyet Müdürüne derim ki:</u></strong></p><p> </p><p><strong>Müdür Bey,</strong></p><p>Dünyada, eski zamandan beri görülmemiş bu derece kanunsuz ve mânâsız ve maslahatsız tecavüzler bana geldiği halde neden aldırmıyorsunuz? Bir misâli:</p><p></p><p>Camiye, hâlî zamanda, cemaat hayrına sahip olmak için, bazı bir iki adamdan başka kimseyi yanıma kabul etmediğim halde, resmen “Kat’iyen camiye gitmeyeceksiniz” deyip, bu gurbette, hastalık ve ihtiyarlık ve yoksulluk içinde bu ihanet hangi kanunladır? Hangi maslahat var? Haberim olmadan, camiin hâlî bir yerinde iki üç tahta, bir kilimle beni üşütmemek fikriyle bir zatın yaptığı iki kişilik bir settare yüzünden, ehemmiyetli bir mesele şeklinde, hem bana, hem umum halka mânâsız telâş vermek hangi kanunladır? Hangi maslahat var? Soruyorum.</p><p></p><p>Bana bu ihanetleri yapanların hiçbir bahaneleri yoktur. Yalnız teveccüh-ü âmmeyi bahane edip, “Bu menfî adama neden hürmet ediyorsunuz?” Ben de derim:</p><p></p><p>Bütün dostlarım biliyorlar ki, ben şahsıma karşı hürmeti ve teveccüh-ü âmmeyi istemiyorum, reddediyorum. Benim hakkımda başkalarının hüsn-ü zannını kabul etmediğim halde, hangi kanun beni mesul eder ki, ihtiyarım ve rızam haricinde, başkasının hüsn-ü zannıyla bana ihanet ediliyor? Farz-ı muhal olarak, bu teveccüh-ü âmme hakikat de olsa, vatana, millete fâidesi var, zararı olmaz.</p><p></p><p>Hem eğer bir parçasını ben de kabul etsem, bu ihtiyarlık, hastalık, yoksulluk ve soğuk bir oda içerisinde, dehşetli bir haps-i münferitte, zarurî hizmetlerimi görmek için bir-iki insanın dostluğunu kabul etmekliğimde hangi fenalık var? Hangi kanun bunu men eder? Bir iki işçi çocuktan başkasını benimle temas ettirmemek hangi kanunladır? O işçi çocuklar her vakit bulunmadığı için, kendim işimi göremiyorum. Bu dehşetli vaziyeti, elbette bu memlekette inzibat ve hükûmet ve idare adamları nazar-ı ehemmiyete almak borçlarıdır. Cidden alâkadar eder diye size beyan ediyorum.</p><p> Emirdağı’nda bir tecrid-i mutlakta</p><p></p><p>Said Nursî</p><p> </p><p> <strong><u><span style="color: #990000">Lügatler : </span></u></strong></p><p> <strong>alâkadar</strong> : alâkalı, ilgili</p><p><strong>beyan</strong> : açıklama, izah</p><p> <strong>bilfiil</strong> : fiilen, gerçekte, uygulamada</p><p><strong>cemaat hayrı</strong> : namazın toplu olarak kılınmasıyla elde edilen sevap</p><p><strong>def etme</strong> : ortadan kaldırma</p><p><strong>emare</strong> : belirti, işaret</p><p><strong>farz-ı muhal</strong> : olmayacak bir şeyi varmış gibi düşünme, varsayma</p><p><strong>hakikat</strong> : asıl, gerçek, doğru</p><p><strong>hâlî yer</strong> : ıssız, boş yer</p><p><strong>hâlî zaman</strong> : hiç kimsenin olmadığı zaman</p><p><strong>haps-i münferit</strong> : tek başına hapis, hücre hapsi</p><p><strong>haricinde</strong> : dışında</p><p><strong>hariç</strong> : dış</p><p><strong>hüsn-ü zan</strong> : güzel düşünce</p><p><strong>ihanet</strong> : hakaret, aşağılama</p><p><strong>ihtiyar ve rıza</strong> : serbest bir şekilde ve kendi istediği tarzda hareket edebilme</p><p> <strong>inzibat</strong> : âsâyiş, düzen</p><p><strong>istikbal</strong> : gelecek</p><p><strong>maslahat</strong> : fayda, gaye</p><p><strong>medâr-ı mesuliyet</strong> : bazı suçlardan sorumlu tutulma sebebi</p><p> <strong>men etme</strong> : yasaklama</p><p><strong>menfî</strong> : sürgün; yabancı bir yerde mecburî ikâmete tabi tutulan kişi</p><p><strong>mesul etme</strong> : sorumlu tutma</p><p><strong>misal</strong> : örnek</p><p> <strong>nazar-ı ehemmiyet</strong> : önem vererek bakma</p><p><strong>nokta-i istinad</strong> : dayanak noktası</p><p><strong>sed çekmek</strong> : engel olmak</p><p><strong>settâre</strong> : dışarıdan gelecek soğuk veya olumsuz şeylerden koruyacak şekilde yapılan küçük kulübe</p><p><strong>sûret</strong> : biçim, şekil</p><p><strong>tecavüz</strong> : haddi aşma, haksız uygulamalarda bulunma</p><p> <strong>tecrid-i mutlak</strong> : bütün insanlardan tamamen soyutlanmak</p><p><strong>teveccüh-ü âmme</strong> : herkesin ilgisi ve sevgisi</p><p> <strong>vaziyet</strong> : durum</p><p><strong>zarurî</strong> : zorunlu, gerekli</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 250956, member: 1008315"] [B] [U]TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ[/U][/B] [B][U]8.41.EMİRDAĞ HAYATI(DEVAMI)[/U][/B] [B][U]Afyon Emniyet Müdürüne derim ki:[/U][/B] [B]Müdür Bey,[/B] Dünyada, eski zamandan beri görülmemiş bu derece kanunsuz ve mânâsız ve maslahatsız tecavüzler bana geldiği halde neden aldırmıyorsunuz? Bir misâli: Camiye, hâlî zamanda, cemaat hayrına sahip olmak için, bazı bir iki adamdan başka kimseyi yanıma kabul etmediğim halde, resmen “Kat’iyen camiye gitmeyeceksiniz” deyip, bu gurbette, hastalık ve ihtiyarlık ve yoksulluk içinde bu ihanet hangi kanunladır? Hangi maslahat var? Haberim olmadan, camiin hâlî bir yerinde iki üç tahta, bir kilimle beni üşütmemek fikriyle bir zatın yaptığı iki kişilik bir settare yüzünden, ehemmiyetli bir mesele şeklinde, hem bana, hem umum halka mânâsız telâş vermek hangi kanunladır? Hangi maslahat var? Soruyorum. Bana bu ihanetleri yapanların hiçbir bahaneleri yoktur. Yalnız teveccüh-ü âmmeyi bahane edip, “Bu menfî adama neden hürmet ediyorsunuz?” Ben de derim: Bütün dostlarım biliyorlar ki, ben şahsıma karşı hürmeti ve teveccüh-ü âmmeyi istemiyorum, reddediyorum. Benim hakkımda başkalarının hüsn-ü zannını kabul etmediğim halde, hangi kanun beni mesul eder ki, ihtiyarım ve rızam haricinde, başkasının hüsn-ü zannıyla bana ihanet ediliyor? Farz-ı muhal olarak, bu teveccüh-ü âmme hakikat de olsa, vatana, millete fâidesi var, zararı olmaz. Hem eğer bir parçasını ben de kabul etsem, bu ihtiyarlık, hastalık, yoksulluk ve soğuk bir oda içerisinde, dehşetli bir haps-i münferitte, zarurî hizmetlerimi görmek için bir-iki insanın dostluğunu kabul etmekliğimde hangi fenalık var? Hangi kanun bunu men eder? Bir iki işçi çocuktan başkasını benimle temas ettirmemek hangi kanunladır? O işçi çocuklar her vakit bulunmadığı için, kendim işimi göremiyorum. Bu dehşetli vaziyeti, elbette bu memlekette inzibat ve hükûmet ve idare adamları nazar-ı ehemmiyete almak borçlarıdır. Cidden alâkadar eder diye size beyan ediyorum. Emirdağı’nda bir tecrid-i mutlakta Said Nursî [B][U][COLOR=#990000]Lügatler : [/COLOR][/U][/B] [B]alâkadar[/B] : alâkalı, ilgili [B]beyan[/B] : açıklama, izah [B]bilfiil[/B] : fiilen, gerçekte, uygulamada [B]cemaat hayrı[/B] : namazın toplu olarak kılınmasıyla elde edilen sevap [B]def etme[/B] : ortadan kaldırma [B]emare[/B] : belirti, işaret [B]farz-ı muhal[/B] : olmayacak bir şeyi varmış gibi düşünme, varsayma [B]hakikat[/B] : asıl, gerçek, doğru [B]hâlî yer[/B] : ıssız, boş yer [B]hâlî zaman[/B] : hiç kimsenin olmadığı zaman [B]haps-i münferit[/B] : tek başına hapis, hücre hapsi [B]haricinde[/B] : dışında [B]hariç[/B] : dış [B]hüsn-ü zan[/B] : güzel düşünce [B]ihanet[/B] : hakaret, aşağılama [B]ihtiyar ve rıza[/B] : serbest bir şekilde ve kendi istediği tarzda hareket edebilme [B]inzibat[/B] : âsâyiş, düzen [B]istikbal[/B] : gelecek [B]maslahat[/B] : fayda, gaye [B]medâr-ı mesuliyet[/B] : bazı suçlardan sorumlu tutulma sebebi [B]men etme[/B] : yasaklama [B]menfî[/B] : sürgün; yabancı bir yerde mecburî ikâmete tabi tutulan kişi [B]mesul etme[/B] : sorumlu tutma [B]misal[/B] : örnek [B]nazar-ı ehemmiyet[/B] : önem vererek bakma [B]nokta-i istinad[/B] : dayanak noktası [B]sed çekmek[/B] : engel olmak [B]settâre[/B] : dışarıdan gelecek soğuk veya olumsuz şeylerden koruyacak şekilde yapılan küçük kulübe [B]sûret[/B] : biçim, şekil [B]tecavüz[/B] : haddi aşma, haksız uygulamalarda bulunma [B]tecrid-i mutlak[/B] : bütün insanlardan tamamen soyutlanmak [B]teveccüh-ü âmme[/B] : herkesin ilgisi ve sevgisi [B]vaziyet[/B] : durum [B]zarurî[/B] : zorunlu, gerekli [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst