Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 251713" data-attributes="member: 1008315"><p><strong> <u>KADER RİSALESİ</u></strong> <strong><u>5.2.HÂTİME(DEVAMI)</u></strong></p><p> Ey nefis! Eğer şu dünya hayatına müştaksan, mevtten kaçarsan, kat’iyen bil ki, hayat zannettiğin hâlât, yalnız bulunduğun dakikadır. O dakikadan evvel bütün zamanın ve o zaman içindeki eşya-yı dünyeviye, o dakikada meyyittir, ölmüştür. O dakikadan sonra bütün zamanın ve onun mazrufu, o dakikada ademdir, hiçtir. Demek güvendiğin hayat-ı maddiye, yalnız bir dakikadır. Hattâ bir kısım ehl-i tetkik, “bir âşiredir, belki bir ân-ı seyyâledir” demişler. İşte, şu sırdandır ki, bazı ehl-i velâyet, dünyanın, dünya cihetiyle ademine hükmetmişler.</p><p></p><p>Madem böyledir. Hayat-ı maddiye-i nefsiyeyi bırak; kalb ve ruh ve sırrın derece-i hayatlarına çık, bak: Ne kadar geniş bir daire-i hayatları var! Senin için meyyit olan mazi, müstakbel, onlar için hayydır, hayattar ve mevcuttur.</p><p></p><p>Ey nefsim! Madem öyledir, sen dahi kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki:</p><p>Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem.</p><p>Ruhumu Rahmân’a teslim eyledim; gayr istemem.</p><p>İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim.</p><p>Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim.</p><p>Hiç ender hiçim; fakat bu mevcudatı birden isterim.</p><p> </p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong></p><p></p><p> <strong>âciz</strong> : güçsüz</p><p><strong>adem</strong> : yokluk</p><p><strong>Allahu ekber</strong> : “Allah en büyüktür”</p><p><strong>ân-ı seyyâle</strong> : bir anda akıp giden zaman dilimi</p><p><strong>Arabî</strong> : Arapça</p><p><strong>âşire</strong> : saatin dakika ve saniye gibi on birim küçüğü olan zaman dilimi</p><p><strong>cihet</strong> : yön, taraf</p><p><strong>daire-i hayat</strong> : hayat alanı</p><p><strong>derece-i hayat</strong> : hayat derecesi</p><p><strong>ehl-i tetkik</strong> : dikkatle ve titizlikle araştıran kimseler</p><p><strong>ehl-i velâyet</strong> : veliler, Allah dostları</p><p><strong>eşya-yı dünyeviye</strong> : dünyaya ait şeyler</p><p><strong>fâni</strong> : geçici, ölümlü</p><p><strong>fıkra</strong> : bölüm</p><p><strong>fıkra-i Arabiye</strong> : Arapça bölüm</p><p><strong>gayr</strong> : başkası</p><p><strong>hâlât</strong> : haller, durumlar</p><p><strong>hayat-ı maddiye</strong> : maddî hayat</p><p><strong>hayat-ı maddiye-i nefsiye</strong> : hayatın madde ve nefse bakan yönü</p><p><strong>hayattar</strong> : canlı</p><p><strong>hayy</strong> : diri</p><p><strong>hiç ender hiç</strong> : hiç içinde hiç</p><p><strong>kat’iyen</strong> : kesinlikle</p><p><strong>mazi</strong> : geçmiş zaman</p><p><strong>mazruf</strong> : içinde olanlar</p><p><strong>mertebe-i tefekkür</strong> : tefekkür mertebesi</p><p><strong>mevcudat</strong> : varlıklar</p><p><strong>müstakbel</strong> : gelecek zaman</p><p><strong>müştak</strong> : aşık, çok düşkün</p><p><strong>nefis</strong> : kişinin kendisi</p><p><strong>Rahmân</strong> : rahmeti sonsuz, yarattıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran Allah</p><p><strong>Şems-i Sermed</strong> : devamlı olarak herşeyi nurlandıran ve aydınlatan Allah</p><p><strong>yâr-ı bâki</strong> : daimi ve sürekli dost</p><p><strong>zerre</strong> : en küçük madde parçası</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 251713, member: 1008315"] [B] [U]KADER RİSALESİ[/U][/B] [B][U]5.2.HÂTİME(DEVAMI)[/U][/B] Ey nefis! Eğer şu dünya hayatına müştaksan, mevtten kaçarsan, kat’iyen bil ki, hayat zannettiğin hâlât, yalnız bulunduğun dakikadır. O dakikadan evvel bütün zamanın ve o zaman içindeki eşya-yı dünyeviye, o dakikada meyyittir, ölmüştür. O dakikadan sonra bütün zamanın ve onun mazrufu, o dakikada ademdir, hiçtir. Demek güvendiğin hayat-ı maddiye, yalnız bir dakikadır. Hattâ bir kısım ehl-i tetkik, “bir âşiredir, belki bir ân-ı seyyâledir” demişler. İşte, şu sırdandır ki, bazı ehl-i velâyet, dünyanın, dünya cihetiyle ademine hükmetmişler. Madem böyledir. Hayat-ı maddiye-i nefsiyeyi bırak; kalb ve ruh ve sırrın derece-i hayatlarına çık, bak: Ne kadar geniş bir daire-i hayatları var! Senin için meyyit olan mazi, müstakbel, onlar için hayydır, hayattar ve mevcuttur. Ey nefsim! Madem öyledir, sen dahi kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki: Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahmân’a teslim eyledim; gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim. Hiç ender hiçim; fakat bu mevcudatı birden isterim. [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [B]âciz[/B] : güçsüz [B]adem[/B] : yokluk [B]Allahu ekber[/B] : “Allah en büyüktür” [B]ân-ı seyyâle[/B] : bir anda akıp giden zaman dilimi [B]Arabî[/B] : Arapça [B]âşire[/B] : saatin dakika ve saniye gibi on birim küçüğü olan zaman dilimi [B]cihet[/B] : yön, taraf [B]daire-i hayat[/B] : hayat alanı [B]derece-i hayat[/B] : hayat derecesi [B]ehl-i tetkik[/B] : dikkatle ve titizlikle araştıran kimseler [B]ehl-i velâyet[/B] : veliler, Allah dostları [B]eşya-yı dünyeviye[/B] : dünyaya ait şeyler [B]fâni[/B] : geçici, ölümlü [B]fıkra[/B] : bölüm [B]fıkra-i Arabiye[/B] : Arapça bölüm [B]gayr[/B] : başkası [B]hâlât[/B] : haller, durumlar [B]hayat-ı maddiye[/B] : maddî hayat [B]hayat-ı maddiye-i nefsiye[/B] : hayatın madde ve nefse bakan yönü [B]hayattar[/B] : canlı [B]hayy[/B] : diri [B]hiç ender hiç[/B] : hiç içinde hiç [B]kat’iyen[/B] : kesinlikle [B]mazi[/B] : geçmiş zaman [B]mazruf[/B] : içinde olanlar [B]mertebe-i tefekkür[/B] : tefekkür mertebesi [B]mevcudat[/B] : varlıklar [B]müstakbel[/B] : gelecek zaman [B]müştak[/B] : aşık, çok düşkün [B]nefis[/B] : kişinin kendisi [B]Rahmân[/B] : rahmeti sonsuz, yarattıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran Allah [B]Şems-i Sermed[/B] : devamlı olarak herşeyi nurlandıran ve aydınlatan Allah [B]yâr-ı bâki[/B] : daimi ve sürekli dost [B]zerre[/B] : en küçük madde parçası [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst