Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 251718" data-attributes="member: 1008315"><p>Ölüm Allah'ın bekasına bir delildir</p><p> 30 Mayıs 2011 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi</p><p> </p><p> <em><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></em></p><p> <strong>ON İKİNCİ LEM’A: </strong></p><p> Arkadaş! Hayat, Hâlıkın ehadiyetine burhan olduğu gibi, mevt de devam ve bekasına bir delildir.</p><p> Evet, nasıl akan nehirlerin, dalgalanan denizlerin kabarcıkları ve yeryüzünde bulunan sair şeffaflar, şemsin ziyâ ve timsallerini göstermekle şemsin vücuduna şehadet ettikleri gibi, o kabarcık gibi şeffaflar ölüp söndükten sonra yerlerine müteselsilen gelip geçen emsalleri, yine şemsin ziyâ ve timsallerini gösterdiklerinden, şemsin devam ve bekasına ve bütün o şuâat, celevat ve timsallerin bir şems-i vâhidin eseri olduklarına şehadet ediyorlar. İşte o şeffaflar, vücutlarıyla şemsin vücuduna ve ademleri ve ölümleriyle de şemsin devam ve bekasına delâlet ediyorlar.</p><p> Kezalik, mevcudat, vücuduyla Vâcibü’l-Vücudun vücub-u vücuduna ve ölüm ve zevaliyle, teceddüdî bir teselsülle yerlerine gelen emsali, Sâniin ezelî ve ebedî vâhidiyetine şehadet ediyorlar.</p><p> Evet, leyl ve neharın ihtilâfı, fusul-i erbaanın tahavvülü ve unsurların tebeddülü hengâmlarında meydana çıkan şu güzel mevcudat ve bu lâtif masnuatta devam ile cereyan eden mübadele ve devr ü teslim muamelesi kat’î bir şehadetle, sermedî, âlî, dâimüttecellî bir Sahib-i Cemâlin vücuduna ve bekasına ve vahdetine şehadet eden kat’î bir burhandır.</p><p> Ve keza, senevî inkılâplarda, müsebbebatla esbabın birlikte ölüm ve zevali ve sonradan ikisinin yine birlikte iâdeleri, esbabın da müsebbebat gibi âciz masnu ve mahlûklardan olduğuna delâlet ettiği gibi, bu masnuat ve mevcudatın, bir Zât-ı Vâhidin müteceddid bir san’atı olduğuna da şehadet eder. (Mesnevi-i Nuriye, Lem'alar)</p><p> <em><strong>Bediüzzaman Said Nursi</strong></em></p><p> <u><strong>SÖZLÜK:</strong></u></p><p><u><strong> </strong></u>âciz : güçsüz, elinden bir şey gelmeyen</p><p> adem : hiçlik, yokluk</p><p> âlem : dünya, evren</p><p> âlî : yüce, yüksek</p><p> beka : devamlılık ve kalıcılık</p><p> burhan : güçlü ve sarsılmaz delil, kanıt</p><p> celevat : cilveler, görüntüler</p><p> Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah</p><p> cereyan eden : meydana gelen</p><p> dâimüttecellî : tecellî ve yansımaları sürekli devam eden</p><p> delâlet etmek : delil olmak, işaret etmek</p><p> devr ü teslim muamelesi : sürekli olarak birbirinin yerine geçme uygulaması</p><p> ehadiyet : Allah’ın birliğinin varlıklarda tek tek görünmesi ve herbir şeye hükmetmesi</p><p> emsal : benzer olanlar</p><p> esbab : sebebler</p><p> ezelî ve ebedî : varlığının başlangıcı ve sonu olmayan Zât, Allah</p><p> fesada gitmek : bozulmak</p><p> fusul-i erbaa : dört mevsim</p><p> Hâlık : her şeyi yaratan Allah</p><p> hengâm : zaman; dönem</p><p> iâde : birinin yerine tekrar getirilme</p><p> ihtilâf : farklılık</p><p> inkılâp : değişim</p><p> intizam : düzen</p><p> kat'î : kesin bir şekilde</p><p> keza : aynı, aynı biçimde</p><p> kezalik : bunun gibi</p><p> lâtif : ince, güzel</p><p> leyl : gece</p><p> masnu : san’at eseri varlık</p><p> masnuat : san’at eseri varlıklar</p><p> mevcudat : varlıklar</p><p> mevt : ölüm</p><p> mübadele : devirteslim</p><p> müsebbebat : sebeplerle meydana getirilenler</p><p> müteselsilen : zincirleme şeklinde; birbirine bağlı olarak</p><p> nehar : gündüz</p><p> Sahib-i Cemâl : sonsuz güzellik sahibi olan Allah</p><p> sair : diğer, başka</p><p> Sâni : herşeyi san’atlı bir şekilde yaratan Allah</p><p> senevî : yıllık</p><p> sermedî : daimî, sürekli</p><p> suubet : zorluk</p><p> şeffaf : saydam, parlak</p><p> şehadet : şahidlik</p><p> şems : Güneş</p><p> şems-i vâhid : bir tek Güneş</p><p> şerik : ortak</p><p> şuâat : şualar, ışık hüzmeleri</p><p> tahavvül : değişim</p><p> tebeddül : değişerek birbirinin yerini alma</p><p> teceddüdî : sürekli yenilenme hali</p><p> teselsül : zincirleme devam etme, ard arda gelme</p><p> timsal : görüntü; yansıma</p><p> unsur : element</p><p> Vâcibü'l-Vücud : varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı bulunmayan Allah</p><p> vahdet : birlik</p><p> vâhidiyet : birlik</p><p> vücub-u vücud : Allah’ın varlığının zorunlu oluşu, var olmak için bir sebebe muhtaç olmaması</p><p> vücud : varlık</p><p> zâtında : kendisinde</p><p> zeval : geçip gitme, sona erme</p><p> ziyâ : ışık; parlaklık</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 251718, member: 1008315"] Ölüm Allah'ın bekasına bir delildir 30 Mayıs 2011 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi [I][B]Bismillahirrahmanirrahim[/B][/I] [B]ON İKİNCİ LEM’A: [/B] Arkadaş! Hayat, Hâlıkın ehadiyetine burhan olduğu gibi, mevt de devam ve bekasına bir delildir. Evet, nasıl akan nehirlerin, dalgalanan denizlerin kabarcıkları ve yeryüzünde bulunan sair şeffaflar, şemsin ziyâ ve timsallerini göstermekle şemsin vücuduna şehadet ettikleri gibi, o kabarcık gibi şeffaflar ölüp söndükten sonra yerlerine müteselsilen gelip geçen emsalleri, yine şemsin ziyâ ve timsallerini gösterdiklerinden, şemsin devam ve bekasına ve bütün o şuâat, celevat ve timsallerin bir şems-i vâhidin eseri olduklarına şehadet ediyorlar. İşte o şeffaflar, vücutlarıyla şemsin vücuduna ve ademleri ve ölümleriyle de şemsin devam ve bekasına delâlet ediyorlar. Kezalik, mevcudat, vücuduyla Vâcibü’l-Vücudun vücub-u vücuduna ve ölüm ve zevaliyle, teceddüdî bir teselsülle yerlerine gelen emsali, Sâniin ezelî ve ebedî vâhidiyetine şehadet ediyorlar. Evet, leyl ve neharın ihtilâfı, fusul-i erbaanın tahavvülü ve unsurların tebeddülü hengâmlarında meydana çıkan şu güzel mevcudat ve bu lâtif masnuatta devam ile cereyan eden mübadele ve devr ü teslim muamelesi kat’î bir şehadetle, sermedî, âlî, dâimüttecellî bir Sahib-i Cemâlin vücuduna ve bekasına ve vahdetine şehadet eden kat’î bir burhandır. Ve keza, senevî inkılâplarda, müsebbebatla esbabın birlikte ölüm ve zevali ve sonradan ikisinin yine birlikte iâdeleri, esbabın da müsebbebat gibi âciz masnu ve mahlûklardan olduğuna delâlet ettiği gibi, bu masnuat ve mevcudatın, bir Zât-ı Vâhidin müteceddid bir san’atı olduğuna da şehadet eder. (Mesnevi-i Nuriye, Lem'alar) [I][B]Bediüzzaman Said Nursi[/B][/I] [U][B]SÖZLÜK: [/B][/U]âciz : güçsüz, elinden bir şey gelmeyen adem : hiçlik, yokluk âlem : dünya, evren âlî : yüce, yüksek beka : devamlılık ve kalıcılık burhan : güçlü ve sarsılmaz delil, kanıt celevat : cilveler, görüntüler Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah cereyan eden : meydana gelen dâimüttecellî : tecellî ve yansımaları sürekli devam eden delâlet etmek : delil olmak, işaret etmek devr ü teslim muamelesi : sürekli olarak birbirinin yerine geçme uygulaması ehadiyet : Allah’ın birliğinin varlıklarda tek tek görünmesi ve herbir şeye hükmetmesi emsal : benzer olanlar esbab : sebebler ezelî ve ebedî : varlığının başlangıcı ve sonu olmayan Zât, Allah fesada gitmek : bozulmak fusul-i erbaa : dört mevsim Hâlık : her şeyi yaratan Allah hengâm : zaman; dönem iâde : birinin yerine tekrar getirilme ihtilâf : farklılık inkılâp : değişim intizam : düzen kat'î : kesin bir şekilde keza : aynı, aynı biçimde kezalik : bunun gibi lâtif : ince, güzel leyl : gece masnu : san’at eseri varlık masnuat : san’at eseri varlıklar mevcudat : varlıklar mevt : ölüm mübadele : devirteslim müsebbebat : sebeplerle meydana getirilenler müteselsilen : zincirleme şeklinde; birbirine bağlı olarak nehar : gündüz Sahib-i Cemâl : sonsuz güzellik sahibi olan Allah sair : diğer, başka Sâni : herşeyi san’atlı bir şekilde yaratan Allah senevî : yıllık sermedî : daimî, sürekli suubet : zorluk şeffaf : saydam, parlak şehadet : şahidlik şems : Güneş şems-i vâhid : bir tek Güneş şerik : ortak şuâat : şualar, ışık hüzmeleri tahavvül : değişim tebeddül : değişerek birbirinin yerini alma teceddüdî : sürekli yenilenme hali teselsül : zincirleme devam etme, ard arda gelme timsal : görüntü; yansıma unsur : element Vâcibü'l-Vücud : varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı bulunmayan Allah vahdet : birlik vâhidiyet : birlik vücub-u vücud : Allah’ın varlığının zorunlu oluşu, var olmak için bir sebebe muhtaç olmaması vücud : varlık zâtında : kendisinde zeval : geçip gitme, sona erme ziyâ : ışık; parlaklık [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst