Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kordon" data-source="post: 252790"><p><strong> <u>TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ</u></strong> <strong><u>8.59.EMİRDAĞ HAYATI(DEVAMI)</u></strong></p><p> <strong>1</strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">بِاسْمِهِ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">سُبْحَانَهُ</span></strong></p><p> <strong>Aziz, sıddık kardeşlerim,</strong></p><p></p><p><strong>Evvelâ:</strong> Seksen sene ibadetli bir ömrü bahtiyarlara kazandıran Ramazan-ı mübarekte, inşaallah Nur’un şirket-i mânevîsi o kazanca mazhar olacak. Bayrama kadar elden geldiği kadar, Nurcular ihlâs ile birbirinin dualarına mânevî âmin demeli ki, birisi o sekseni kazansa, herbiri derecesine göre hissedar olur. En zayıf ve en ağır yükü bulunan bu hasta kardeşinize elbette mânevî yardım edersiniz…</p><p></p><p><strong>Saniyen:</strong> Nurların erkânlarından bir iki doktor, benim hastalığımın şiddetiyle beraber o hâlis, sadık zatlara hastalık noktasından müracaat etmeyip ve ilâçlarını da yemeyip çok ağır hastalıklar içinde onlarla meşveret etmeyerek ve şiddet-i ihtiyacım ve elemlerin içinde yanıma geldikleri vakit, hastalığa dair bahis açmadığımdan endişeli bir merak onlara geldiğinden, sırlı bir hakikati izhara mecbur oldum. Belki size de fâidesi var diye yazıyorum. Onlara dedim ki:</p><p></p><p>Hem gizli düşmanlarım, hem nefsim, şeytanın telkiniyle zaif bir damarımı arıyorlar ki, beni onunla yakalayıp Nurlara tam ihlâs ile hizmetime zarar gelsin.</p><p></p><p>En zaif damar ve dehşetli mâni, hastalık damarıdır. Hastalığa ehemmiyet verildikçe, his, nefs, cisim galebe eder; “Zarurettir, mecburiyet var” der, ruh ve kalbi susturur, doktoru müstebit bir hâkim gibi yapar ve tavsiyelerine ve gösterdiği ilâçlara itaate mecbur ediyor. Bu ise, fedakârane, ihlâsla hizmete zarar verir. </p><p></p><p>Hem gizli düşmanlarım da bu zaif damarımdan istifadeye çalışmışlar ve çalışıyorlar. Nasıl ki korku ve tamah ve şan ü şeref cihetinde çalışıyorlar. Çünkü insanın en zaif damarı olan “korku” cihetinde bir halt edemediler, idamlarına beş para vermediğimizi anladılar.</p><p></p><p>Sonra insanın bir zaif damarı “derd-i maişet ve tamah” cihetinde çok soruşturdular. Nihayetinde, o zaif damardan birşey çıkaramadılar. Sonra onlarca tahakkuk etti ki, onların mukaddesatını feda ettikleri dünya malı, nazarımızda hiç ehemmiyeti yok ve çok vukuatlarla onlarca da tahakkuk etmiş. Hattâ bu on sene zarfında yüz defadan ziyade resmen “Neyle yaşıyor?” diye mahallî hükûmetlerden sormuşlar.</p><p> <strong><u><span style="color: #990000">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></u></strong></p><p> <strong><span style="color: #cc0000">1</span><span style="color: #cc0000"> </span></strong>: Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.</p><p> </p><p></p><p></p><p><strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong></p><p></p><p> <strong>âmin</strong> : “Allah’ım kabul eyle”</p><p><strong>aziz</strong> : çok değerli, izzetli, saygın</p><p><strong>bahis açma</strong> : söz etme</p><p><strong>bahtiyar</strong> : talihli, mutlu</p><p><strong>derd-i maişet</strong> : geçim derdi</p><p><strong>elem</strong> : acı, keder, sıkıntı</p><p><strong>erkân</strong> : ileri gelenler</p><p><strong>evvelâ</strong> : ilk önce, birinci olarak</p><p><strong>fedakârane</strong> : fedakar şekilde</p><p><strong>galebe etme</strong> : üstün gelme</p><p><strong>hakikat</strong> : doğru, gerçek</p><p><strong>hâkim</strong> : hükmeden, idareci</p><p><strong>hâlis</strong> : içten, katıksız, samimî</p><p><strong>halt etme</strong> : karıştırma, uygunsuz iş yapma</p><p><strong>hissedar</strong> : ortak, pay sahibi</p><p><strong>hiss-i nefs-i cisim</strong> : bedene ait duygu</p><p><strong>ihlâs</strong> : ibadet ve davranışlarda sadece Allah rızasını gözetme; samimiyet</p><p><strong>inşaallah</strong> : Allah’ın izniyle</p><p><strong>itaat</strong> : emre uyma</p><p><strong>izhar</strong> : gösterme, açığa çıkarma</p><p> <strong>mahallî</strong> : yöresel, bölgesel</p><p><strong>mazhar</strong> : nail olma, erişme</p><p><strong>mecburiyet</strong> : zorunlu olma</p><p><strong>meşveret</strong> : işlerin istişâre (danışıp görüşme) yoluyla halledilmesi</p><p><strong>mukaddesat</strong> : mukaddes olan şeyler, kutsal değerler</p><p><strong>müstebit</strong> : diktatör, baskıcı</p><p><strong>nazar</strong> : bakış, görüş</p><p><strong>nefis</strong> : insanı daima kötülüğe, maddî zevk ve isteklere sevk eden duygu</p><p><strong>nüsha</strong> : yazılı bir şeyden çıkarılan kopya</p><p><strong>Ramazan-ı mübarek</strong> : bereketli Ramazan ayı</p><p><strong>sadık</strong> : bağlı, doğru</p><p><strong>sıddık</strong> : çok doğru, sadakatli, gönülden bağlı</p><p><strong>şan ü şeref</strong> : şan ve şeref</p><p><strong>şiddet-i ihtiyac</strong> : ihtiyacın şiddeti, şiddetli ihtiyaç</p><p><strong>şirket-i mânevî</strong> : mânevî şirket</p><p><strong>şirket-i mâneviye</strong> : dine ve imana yapılan toplu hizmetlerle ortaya çıkan mânevî şirket, ortaklık</p><p><strong>tahakkuk etme</strong> : gerçekleşme, anlaşılma</p><p><strong>tamah</strong> : açgözlülük, hırs</p><p><strong>telkin</strong> : fikir aşılama, öğüt verme</p><p> <strong>vukuat</strong> : meydana gelen olaylar</p><p><strong>zaruret</strong> : zorunluluk, gereklilik</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kordon, post: 252790"] [B] [U]TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ[/U][/B] [B][U]8.59.EMİRDAĞ HAYATI(DEVAMI)[/U][/B] [B]1[/B][B][FONT=Times New Roman]بِاسْمِهِ[/FONT][/B][B] [/B][B][FONT=Times New Roman]سُبْحَانَهُ[/FONT][/B] [B]Aziz, sıddık kardeşlerim,[/B] [B]Evvelâ:[/B] Seksen sene ibadetli bir ömrü bahtiyarlara kazandıran Ramazan-ı mübarekte, inşaallah Nur’un şirket-i mânevîsi o kazanca mazhar olacak. Bayrama kadar elden geldiği kadar, Nurcular ihlâs ile birbirinin dualarına mânevî âmin demeli ki, birisi o sekseni kazansa, herbiri derecesine göre hissedar olur. En zayıf ve en ağır yükü bulunan bu hasta kardeşinize elbette mânevî yardım edersiniz… [B]Saniyen:[/B] Nurların erkânlarından bir iki doktor, benim hastalığımın şiddetiyle beraber o hâlis, sadık zatlara hastalık noktasından müracaat etmeyip ve ilâçlarını da yemeyip çok ağır hastalıklar içinde onlarla meşveret etmeyerek ve şiddet-i ihtiyacım ve elemlerin içinde yanıma geldikleri vakit, hastalığa dair bahis açmadığımdan endişeli bir merak onlara geldiğinden, sırlı bir hakikati izhara mecbur oldum. Belki size de fâidesi var diye yazıyorum. Onlara dedim ki: Hem gizli düşmanlarım, hem nefsim, şeytanın telkiniyle zaif bir damarımı arıyorlar ki, beni onunla yakalayıp Nurlara tam ihlâs ile hizmetime zarar gelsin. En zaif damar ve dehşetli mâni, hastalık damarıdır. Hastalığa ehemmiyet verildikçe, his, nefs, cisim galebe eder; “Zarurettir, mecburiyet var” der, ruh ve kalbi susturur, doktoru müstebit bir hâkim gibi yapar ve tavsiyelerine ve gösterdiği ilâçlara itaate mecbur ediyor. Bu ise, fedakârane, ihlâsla hizmete zarar verir. Hem gizli düşmanlarım da bu zaif damarımdan istifadeye çalışmışlar ve çalışıyorlar. Nasıl ki korku ve tamah ve şan ü şeref cihetinde çalışıyorlar. Çünkü insanın en zaif damarı olan “korku” cihetinde bir halt edemediler, idamlarına beş para vermediğimizi anladılar. Sonra insanın bir zaif damarı “derd-i maişet ve tamah” cihetinde çok soruşturdular. Nihayetinde, o zaif damardan birşey çıkaramadılar. Sonra onlarca tahakkuk etti ki, onların mukaddesatını feda ettikleri dünya malı, nazarımızda hiç ehemmiyeti yok ve çok vukuatlarla onlarca da tahakkuk etmiş. Hattâ bu on sene zarfında yüz defadan ziyade resmen “Neyle yaşıyor?” diye mahallî hükûmetlerden sormuşlar. [B][U][COLOR=#990000]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/COLOR][/U][/B] [B][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla. [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [B]âmin[/B] : “Allah’ım kabul eyle” [B]aziz[/B] : çok değerli, izzetli, saygın [B]bahis açma[/B] : söz etme [B]bahtiyar[/B] : talihli, mutlu [B]derd-i maişet[/B] : geçim derdi [B]elem[/B] : acı, keder, sıkıntı [B]erkân[/B] : ileri gelenler [B]evvelâ[/B] : ilk önce, birinci olarak [B]fedakârane[/B] : fedakar şekilde [B]galebe etme[/B] : üstün gelme [B]hakikat[/B] : doğru, gerçek [B]hâkim[/B] : hükmeden, idareci [B]hâlis[/B] : içten, katıksız, samimî [B]halt etme[/B] : karıştırma, uygunsuz iş yapma [B]hissedar[/B] : ortak, pay sahibi [B]hiss-i nefs-i cisim[/B] : bedene ait duygu [B]ihlâs[/B] : ibadet ve davranışlarda sadece Allah rızasını gözetme; samimiyet [B]inşaallah[/B] : Allah’ın izniyle [B]itaat[/B] : emre uyma [B]izhar[/B] : gösterme, açığa çıkarma [B]mahallî[/B] : yöresel, bölgesel [B]mazhar[/B] : nail olma, erişme [B]mecburiyet[/B] : zorunlu olma [B]meşveret[/B] : işlerin istişâre (danışıp görüşme) yoluyla halledilmesi [B]mukaddesat[/B] : mukaddes olan şeyler, kutsal değerler [B]müstebit[/B] : diktatör, baskıcı [B]nazar[/B] : bakış, görüş [B]nefis[/B] : insanı daima kötülüğe, maddî zevk ve isteklere sevk eden duygu [B]nüsha[/B] : yazılı bir şeyden çıkarılan kopya [B]Ramazan-ı mübarek[/B] : bereketli Ramazan ayı [B]sadık[/B] : bağlı, doğru [B]sıddık[/B] : çok doğru, sadakatli, gönülden bağlı [B]şan ü şeref[/B] : şan ve şeref [B]şiddet-i ihtiyac[/B] : ihtiyacın şiddeti, şiddetli ihtiyaç [B]şirket-i mânevî[/B] : mânevî şirket [B]şirket-i mâneviye[/B] : dine ve imana yapılan toplu hizmetlerle ortaya çıkan mânevî şirket, ortaklık [B]tahakkuk etme[/B] : gerçekleşme, anlaşılma [B]tamah[/B] : açgözlülük, hırs [B]telkin[/B] : fikir aşılama, öğüt verme [B]vukuat[/B] : meydana gelen olaylar [B]zaruret[/B] : zorunluluk, gereklilik [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst