Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kordon" data-source="post: 253010"><p><strong> <u>OTUZ BİRİNCİ SÖZ</u></strong> <strong> <u>MİRAC-I NEBEVİYEYE(A.S.M.)DAİRDİR</u></strong></p><p> <strong><u>1.2.İHTAR(DEVAMI)</u></strong></p><p> Peygambere göre olsa, kanun-u belâğat ve münasebet-i siyâk-ı kelâm şöyle ifade ediyor ki:</p><p></p><p>Bu seyahat-i cüz’iyede bir seyr-i umumî, bir urûc-u küllî var ki, tâ Sidretü’l-Müntehâya, tâ Kab-ı Kavseyne kadar merâtib-i külliye-i esmâiyede gözüne, kulağına tesadüf eden âyât-ı Rabbâniyeyi ve acaib-i san’at-ı İlâhiyeyi işitmiş, görmüştür, der. O küçük, cüz’î seyahati hem küllî, hem mahşer-i acaip bir seyahatin anahtarı hükmünde gösteriyor.</p><p></p><p>Eğer zamir Cenâb-ı Hakka râci olsa, şöyle oluyor ki: Bir abdini bir seyahatte huzuruna davet edip, bir vazife ile tavzif etmek için, Mescid-i Haramdan mecma-ı enbiya olan Mescid-i Aksâya gönderip, enbiyalarla görüştürüp, bütün enbiyaların usul-ü dinlerine vâris-i mutlak olduğunu gösterdikten sonra, tâ Sidretü’l-Müntehâya, tâ Kab-ı Kavseyne kadar mülk ve melekûtunda gezdirdi.<strong>1</strong></p><p></p><p>İşte, çendan o bir abddir ve o seyahat bir mirac-ı cüz’îdir. Fakat bu abdin, bütün kâinata taallûk eden bir emanet beraberindedir. Hem şu kâinatın rengini değiştirecek bir nur beraberdir. Hem saadet-i ebediyenin kapısını açacak bir anahtar beraber olduğu için, Cenâb-ı Hak kendini <strong>“bütün eşyayı işitir ve görür”2</strong> sıfatıyla tavsif eder tâ, o emanet, o nur, o anahtarın cihanşümul ve muhit ve umum kâinata âmm ve bütün mahlûkata şamil hikmetlerini göstersin.<strong>3</strong></p><p></p><p>Bu sırr-ı azîmin <strong>Dört Esas</strong>ı var.</p><p></p><p><strong>Birincisi:</strong> Miracın sırr-ı lüzumu nedir?</p><p></p><p><strong>İkincisi:</strong> Hakikat-i Mirac nedir?</p><p></p><p><strong>Üçüncüsü:</strong> Hikmet-i Mirac nedir?</p><p></p><p><strong>Dördüncüsü:</strong> Miracın semerat ve faidesi nedir?</p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></u></strong></p><p></p><p> <strong>1 </strong>: bk. İsrâ Sûresi, 17:1; Necm Sûresi, 53:4-18. </p><p><strong>2 </strong>: bk. İsrâ Sûresi, 17:1. </p><p><strong>3 </strong>: bk. İsrâ Sûresi, 17:1.</p><p> </p><p> <strong><strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong></strong></p><p></p><p> <strong>abd</strong> : kul</p><p><strong>acaib-i san’at-ı İlâhiye</strong> : Allah’ın hayrette bırakan ve hayranlık uyandıran san’at eserleri</p><p><strong>âmm</strong> : genel, her yeri kaplayan</p><p><strong>âyât-ı Rabbaniye</strong> : Rabbânî âyetler; Allah’ı gösteren ve tanıtan deliller</p><p><strong>Cenâb-ı Hak</strong> : Hakkın ta kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah</p><p><strong>cihanşümul</strong> : dünya çapında</p><p><strong>cüz’î</strong> : küçük, ferdî</p><p><strong>çendan</strong> : gerçi</p><p><strong>enbiya</strong> : nebiler, peygamberler</p><p><strong>eşya</strong> : şeyler, varlıklar</p><p><strong>hakikat-i Mirac</strong> : Miracın aslı ve esası, gerçek mahiyeti</p><p><strong>hikmet</strong> : herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, anlamlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması</p><p><strong>hikmet-i Mirac</strong> : Miracın hikmeti, gayesi ve anlamı</p><p><strong>Kab-ı Kavseyn</strong> : Cenab-ı Hakka en yakın olan makam; Peygamberimiz Miracda bu makamda bizzat Cenab-ı Hak ile görüşmüştür</p><p><strong>kâinat</strong> : evren, yaratılmış herşey</p><p><strong>küllî</strong> : büyük, kapsamlı</p><p><strong>mahlûkat</strong> : yaratıklar</p><p><strong>mahşer-i acaip</strong> : bütün acayip şeylerin bulunduğu alan</p><p><strong>mecma-i enbiya</strong> : peygamberlerin toplandığı yer</p><p><strong>melekût</strong> : görünmeyen mânevî iç âlem</p><p><strong>merâtib-i külliye-i esmâiye</strong> : Allah’ın isimlerinin büyük ve geniş mertebeleri</p><p><strong>Mescid-i Aksâ</strong> : Kudüs’te Hz. Süleyman tarafından yaptırılan mukaddes mescid</p><p><strong>Mescid-i Haram</strong> : Mekke’de içinde kâbenin bulunduğu büyük mescid</p><p><strong>Mirac</strong> : Peygamberimizin (a.s.m.) Allah’ın huzuruna yükselişi ve bütün kâinat âlemlerini gezdiği yolculuk</p><p><strong>mirac-ı cüz’î</strong> : ferdî bir yükseliş</p><p><strong>muhit</strong> : kapsamlı, kuşatıcı</p><p><strong>mülk</strong> : görünen maddî ve cismanî âlem</p><p><strong>râci</strong> : ait, dönük</p><p><strong>saadet-i ebediye</strong> : sonsuz mutluluk</p><p><strong>semerat</strong> : meyveler, neticeler</p><p><strong>sırr-ı azîm</strong> : büyük sır</p><p><strong>sırr-ı lüzum</strong> : gerekliliğin sırrı</p><p><strong>Sidretü’l-Müntehâ</strong> : yedinci kat gökte olduğu rivâyet edilen ve Peygamberimizin (a.s.m.) ulaştığı en son makam, son zirve</p><p><strong>şamil</strong> : içine alan, kapsayıcı</p><p><strong>taallûk etmek</strong> : ilgili olmak</p><p><strong>tavsif</strong> : vasıflandırma</p><p><strong>tavzif</strong> : vazifelendirme, görevlendirme</p><p><strong>tesadüf eden</strong> : rastgelen</p><p><strong>umum</strong> : bütün</p><p><strong>usul-ü din</strong> : dinin esasları</p><p><strong>vâris-i mutlak</strong> : her yönüyle mirasçı</p><p> </p><p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kordon, post: 253010"] [B] [U]OTUZ BİRİNCİ SÖZ[/U][/B] [B] [U]MİRAC-I NEBEVİYEYE(A.S.M.)DAİRDİR[/U][/B] [B][U]1.2.İHTAR(DEVAMI)[/U][/B] Peygambere göre olsa, kanun-u belâğat ve münasebet-i siyâk-ı kelâm şöyle ifade ediyor ki: Bu seyahat-i cüz’iyede bir seyr-i umumî, bir urûc-u küllî var ki, tâ Sidretü’l-Müntehâya, tâ Kab-ı Kavseyne kadar merâtib-i külliye-i esmâiyede gözüne, kulağına tesadüf eden âyât-ı Rabbâniyeyi ve acaib-i san’at-ı İlâhiyeyi işitmiş, görmüştür, der. O küçük, cüz’î seyahati hem küllî, hem mahşer-i acaip bir seyahatin anahtarı hükmünde gösteriyor. Eğer zamir Cenâb-ı Hakka râci olsa, şöyle oluyor ki: Bir abdini bir seyahatte huzuruna davet edip, bir vazife ile tavzif etmek için, Mescid-i Haramdan mecma-ı enbiya olan Mescid-i Aksâya gönderip, enbiyalarla görüştürüp, bütün enbiyaların usul-ü dinlerine vâris-i mutlak olduğunu gösterdikten sonra, tâ Sidretü’l-Müntehâya, tâ Kab-ı Kavseyne kadar mülk ve melekûtunda gezdirdi.[B]1[/B] İşte, çendan o bir abddir ve o seyahat bir mirac-ı cüz’îdir. Fakat bu abdin, bütün kâinata taallûk eden bir emanet beraberindedir. Hem şu kâinatın rengini değiştirecek bir nur beraberdir. Hem saadet-i ebediyenin kapısını açacak bir anahtar beraber olduğu için, Cenâb-ı Hak kendini [B]“bütün eşyayı işitir ve görür”2[/B] sıfatıyla tavsif eder tâ, o emanet, o nur, o anahtarın cihanşümul ve muhit ve umum kâinata âmm ve bütün mahlûkata şamil hikmetlerini göstersin.[B]3[/B] Bu sırr-ı azîmin [B]Dört Esas[/B]ı var. [B]Birincisi:[/B] Miracın sırr-ı lüzumu nedir? [B]İkincisi:[/B] Hakikat-i Mirac nedir? [B]Üçüncüsü:[/B] Hikmet-i Mirac nedir? [B]Dördüncüsü:[/B] Miracın semerat ve faidesi nedir? [B][U][FONT=Calibri]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/FONT][/U][/B] [B]1 [/B]: bk. İsrâ Sûresi, 17:1; Necm Sûresi, 53:4-18. [B]2 [/B]: bk. İsrâ Sûresi, 17:1. [B]3 [/B]: bk. İsrâ Sûresi, 17:1. [B][B][U][COLOR=windowtext][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/COLOR][/U][/B][/B] [B]abd[/B] : kul [B]acaib-i san’at-ı İlâhiye[/B] : Allah’ın hayrette bırakan ve hayranlık uyandıran san’at eserleri [B]âmm[/B] : genel, her yeri kaplayan [B]âyât-ı Rabbaniye[/B] : Rabbânî âyetler; Allah’ı gösteren ve tanıtan deliller [B]Cenâb-ı Hak[/B] : Hakkın ta kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah [B]cihanşümul[/B] : dünya çapında [B]cüz’î[/B] : küçük, ferdî [B]çendan[/B] : gerçi [B]enbiya[/B] : nebiler, peygamberler [B]eşya[/B] : şeyler, varlıklar [B]hakikat-i Mirac[/B] : Miracın aslı ve esası, gerçek mahiyeti [B]hikmet[/B] : herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, anlamlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması [B]hikmet-i Mirac[/B] : Miracın hikmeti, gayesi ve anlamı [B]Kab-ı Kavseyn[/B] : Cenab-ı Hakka en yakın olan makam; Peygamberimiz Miracda bu makamda bizzat Cenab-ı Hak ile görüşmüştür [B]kâinat[/B] : evren, yaratılmış herşey [B]küllî[/B] : büyük, kapsamlı [B]mahlûkat[/B] : yaratıklar [B]mahşer-i acaip[/B] : bütün acayip şeylerin bulunduğu alan [B]mecma-i enbiya[/B] : peygamberlerin toplandığı yer [B]melekût[/B] : görünmeyen mânevî iç âlem [B]merâtib-i külliye-i esmâiye[/B] : Allah’ın isimlerinin büyük ve geniş mertebeleri [B]Mescid-i Aksâ[/B] : Kudüs’te Hz. Süleyman tarafından yaptırılan mukaddes mescid [B]Mescid-i Haram[/B] : Mekke’de içinde kâbenin bulunduğu büyük mescid [B]Mirac[/B] : Peygamberimizin (a.s.m.) Allah’ın huzuruna yükselişi ve bütün kâinat âlemlerini gezdiği yolculuk [B]mirac-ı cüz’î[/B] : ferdî bir yükseliş [B]muhit[/B] : kapsamlı, kuşatıcı [B]mülk[/B] : görünen maddî ve cismanî âlem [B]râci[/B] : ait, dönük [B]saadet-i ebediye[/B] : sonsuz mutluluk [B]semerat[/B] : meyveler, neticeler [B]sırr-ı azîm[/B] : büyük sır [B]sırr-ı lüzum[/B] : gerekliliğin sırrı [B]Sidretü’l-Müntehâ[/B] : yedinci kat gökte olduğu rivâyet edilen ve Peygamberimizin (a.s.m.) ulaştığı en son makam, son zirve [B]şamil[/B] : içine alan, kapsayıcı [B]taallûk etmek[/B] : ilgili olmak [B]tavsif[/B] : vasıflandırma [B]tavzif[/B] : vazifelendirme, görevlendirme [B]tesadüf eden[/B] : rastgelen [B]umum[/B] : bütün [B]usul-ü din[/B] : dinin esasları [B]vâris-i mutlak[/B] : her yönüyle mirasçı [B][U] [/U][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst