Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kordon" data-source="post: 253373"><p><strong> <u>TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ</u></strong> <strong><u>8.61.EMİRDAĞ HAYATI(DEVAMI)</u></strong></p><p> <strong>1</strong><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">بِاسْمِهِ</span></strong> <strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">سُبْحَانَهُ</span></strong></p><p> <strong>Aziz, sıddık kardeşlerim,</strong></p><p></p><p><strong>Evvelâ:</strong> Leyle-i Kadirde kalbe gelen pek uzun ve geniş bir hakikate pek kısaca bir işaret edeceğiz. Şöyle ki:</p><p></p><p>Nev-i beşer, bu son Harb-i Umumînin eşedd-i zulüm ve istibdadıyla; ve merhametsiz tahribatıyla; ve bir düşmanın yüzünden yüzer mâsumu perişan etmesiyle; ve mağlûpların dehşetli meyusiyetleriyle; ve galiplerin dehşetli telâş ve hâkimiyetlerini muhafaza ve büyük tahribatlarını tâmir edememelerinden gelen dehşetli vicdan azaplarıyla; ve dünya hayatının bütün bütün fâni ve muvakkat olması ve medeniyet fantaziyelerinin aldatıcı ve uyutucu olması umuma görünmesiyle; ve fıtrat-ı beşeriyedeki yüksek istidadatın, mahiyet-i insaniyesinin umumî bir surette dehşetli yaralanmasıyla; ve ebed-perest hissiyat-ı bâkiye ve fıtrî aşk-ı insaniyenin heyecan içinde uyanmasıyla; ve gaflet ve dalâletin, en sert, sağır olan tabiatın Kur’ân’ın elmas kılıcı altında parçalanmasıyla; ve gaflet ve dalâletin en boğucu, aldatıcı, en geniş perdesi olan siyasetin rû-yi zeminde pek çirkin, pek gaddârâne hakikî sureti görünmesiyle; elbette, hiçbir şüphe yok ki, şimalde, garpte, Amerika’da emareleri göründüğüne binaen, nev-i beşerin mâşuk u mecazîsi olan hayat-ı dünyeviyesi böyle çirkin ve geçici olmasından, fıtrat-ı beşerin hakikî sevdiği ve aradığı hayat-ı bâkiyeyi bütün kuvvetiyle arayacak. Ve elbette, hiç şüphe yok ki, bin üç yüz altmış senede her asırda üç yüz elli milyon şakirdi bulunan ve her hükmüne ve dâvâsına milyonlar ehl-i hakikat tasdikle imza basan ve her dakikada milyonlar hâfızların kalbinde kudsiyetle bulunup lisanlarıyla beşere ders veren ve hiçbir kitapta emsali bulunmayan bir tarzda beşer için hayat-ı bâkiyeyi ve saadet-i ebediyeyi müjde verip bütün beşerin yaralarını tedavi eden Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın şiddetli, kuvvetli ve tekrarlı binler âyâtıyla belki sarihan ve işareten on binler defa dâvâ edip, haber verip, sarsılmaz kat’î delillerle, şüphe getirmez hadsiz hüccetlerle hayat-ı bâkiyeyi kat’iyetle müjde ve saadet-i ebediyeyi ders vermesi, elbette nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse ve maddî ve mânevî bir kıyamet başlarında kopmazsa, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere’nin Kur’ân’ı kabule çalışan meşhur hatipleri ve din-i hakkı arayan Amerika’nın çok ehemmiyetli dinî cemiyeti gibi, rû-yi zeminin kıt’aları ve hükûmetleri, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânı arayacaklar ve hakikatlerini anladıktan sonra bütün ruh u canlarıyla sarılacaklar. Çünkü, bu hakikat noktasında kat’iyen Kur’ân’ın misli yoktur ve olamaz ve hiçbirşey bu mu’cize-i ekberin yerini tutamaz.</p><p> <strong><u><span style="color: #990000">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></u></strong></p><p> <strong><span style="color: #cc0000">1</span><span style="color: #cc0000"> </span></strong>: Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.</p><p> </p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong></p><p></p><p> <strong>aşk-ı insaniye</strong> : insanın aşkı</p><p> <strong>âyât</strong> : âyetler</p><p><strong>aziz</strong> : çok değerli, izzetli</p><p><strong>beşer</strong> : insan</p><p><strong>binaen</strong> : dayanarak</p><p> <strong>cemiyet</strong> : topluluk</p><p><strong>dalâlet</strong> : hak yoldan ayrılma, sapkınlık</p><p> <strong>din-i hak</strong> : hak din</p><p><strong>ebed-perest</strong> : sonsuzluğu aşırı seven</p><p><strong>ehl-i hakikat</strong> : hak ve doğru yolda olanlar</p><p><strong>emare</strong> : belirti, işaret</p><p><strong>emsal</strong> : benzer</p><p><strong>eşedd-i zulüm</strong> : zulmün en şiddetlisi</p><p><strong>evvelâ</strong> : birincisi</p><p><strong>fâni</strong> : gelip geçici</p><p><strong>fantaziye</strong> : aşırı süs ve lüks</p><p><strong>fıtraten</strong> : yaratılıştan</p><p><strong>fıtrat-ı beşeriye</strong> : insanın tabiatı, karakteri</p><p><strong>fıtrî</strong> : yaratılıştan gelen, doğal</p><p><strong>gaddârâne</strong> : acımasızca, zulmederek</p><p><strong>gaflet</strong> : âhirete, Allah’ın emir ve yasaklarına duyarsız davranma hâli; umursamazlık</p><p><strong>galip</strong> : yenen, üstün gelen</p><p><strong>garp</strong> : batı</p><p> <strong>hadsiz</strong> : sayısız, sınırsız</p><p><strong>hâfız</strong> : Kur’ân’ı ezberlemiş</p><p><strong>hakikat</strong> : gerçek</p><p><strong>hakikî</strong> : asıl, gerçek</p><p><strong>hâkimiyet</strong> : hükümranlık, egemenlik</p><p><strong>Harb-i Umumî</strong> : İkinci Dünya Savaşı</p><p> <strong>hatip</strong> : hitap eden, konuşan</p><p><strong>hayat-ı bâkiye</strong> : devamlı ve kalıcı âhiret hayatı</p><p><strong>hayat-ı dünyeviye</strong> : dünya hayatı</p><p><strong>hissiyat-ı bâkiye</strong> : kalıcı olmayı, sonsuzluğu isteyen duygular</p><p> <strong>hüccet</strong> : kanıt, delil</p><p><strong>istibdad</strong> : baskı ve zulüm</p><p><strong>istidadat</strong> : istidatlar, kabiliyetler</p><p><strong>işareten</strong> : işaret ederek</p><p><strong>kat'î</strong> : kesin</p><p> <strong>kıyamet</strong> : dünyanın sonu, varlığın bozulup dağılması</p><p><strong>kudsiyet</strong> : kusur ve noksandan uzak olma</p><p> <strong>Kur’ân-ı Mu’cizü'l-Beyân</strong> : açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân</p><p><strong>mağlup</strong> : yenik düşen</p><p><strong>mahiyet-i insaniye</strong> : insana ait özellikler, insanın içyapısı</p><p><strong>mâsum</strong> : günahsız, suçsuz</p><p><strong>mâşuk-u mecazî</strong> : gerçek sevgiye lâyık olmadığı halde aşık olunan şey</p><p><strong>meyusiyet</strong> : ümitsizlik</p><p> <strong>misli</strong> : benzeri</p><p> <strong>mu’cize-i ekber</strong> : en büyük mu’cize</p><p><strong>muhafaza</strong> : koruma</p><p><strong>muvakkat</strong> : geçici</p><p><strong>nev-i beşer</strong> : insanlar, insanlık türü</p><p> <strong>ruh u can</strong> : ruh ve can; büyük bir istek</p><p><strong>rû-yi zemin</strong> : yeryüzü</p><p> <strong>saadet-i ebediye</strong> : sonu olmayan, sonsuz mutluluk</p><p> <strong>sarihan</strong> : açık şekilde</p><p><strong>sıddık</strong> : çok doğru ve bağlı</p><p><strong>suret</strong> : şekil, biçim</p><p><strong>şakird</strong> : talebe, öğrenci</p><p><strong>şimal</strong> : kuzey</p><p><strong>tahribat</strong> : yıkıp bozmalar</p><p><strong>tasdik</strong> : onaylama</p><p><strong>umum</strong> : genel, herkes</p><p><strong>umumî</strong> : genel</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kordon, post: 253373"] [B] [U]TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ[/U][/B] [B][U]8.61.EMİRDAĞ HAYATI(DEVAMI)[/U][/B] [B]1[/B][B][FONT=Times New Roman]بِاسْمِهِ[/FONT][/B][B] [/B][B][FONT=Times New Roman]سُبْحَانَهُ[/FONT][/B] [B]Aziz, sıddık kardeşlerim,[/B] [B]Evvelâ:[/B] Leyle-i Kadirde kalbe gelen pek uzun ve geniş bir hakikate pek kısaca bir işaret edeceğiz. Şöyle ki: Nev-i beşer, bu son Harb-i Umumînin eşedd-i zulüm ve istibdadıyla; ve merhametsiz tahribatıyla; ve bir düşmanın yüzünden yüzer mâsumu perişan etmesiyle; ve mağlûpların dehşetli meyusiyetleriyle; ve galiplerin dehşetli telâş ve hâkimiyetlerini muhafaza ve büyük tahribatlarını tâmir edememelerinden gelen dehşetli vicdan azaplarıyla; ve dünya hayatının bütün bütün fâni ve muvakkat olması ve medeniyet fantaziyelerinin aldatıcı ve uyutucu olması umuma görünmesiyle; ve fıtrat-ı beşeriyedeki yüksek istidadatın, mahiyet-i insaniyesinin umumî bir surette dehşetli yaralanmasıyla; ve ebed-perest hissiyat-ı bâkiye ve fıtrî aşk-ı insaniyenin heyecan içinde uyanmasıyla; ve gaflet ve dalâletin, en sert, sağır olan tabiatın Kur’ân’ın elmas kılıcı altında parçalanmasıyla; ve gaflet ve dalâletin en boğucu, aldatıcı, en geniş perdesi olan siyasetin rû-yi zeminde pek çirkin, pek gaddârâne hakikî sureti görünmesiyle; elbette, hiçbir şüphe yok ki, şimalde, garpte, Amerika’da emareleri göründüğüne binaen, nev-i beşerin mâşuk u mecazîsi olan hayat-ı dünyeviyesi böyle çirkin ve geçici olmasından, fıtrat-ı beşerin hakikî sevdiği ve aradığı hayat-ı bâkiyeyi bütün kuvvetiyle arayacak. Ve elbette, hiç şüphe yok ki, bin üç yüz altmış senede her asırda üç yüz elli milyon şakirdi bulunan ve her hükmüne ve dâvâsına milyonlar ehl-i hakikat tasdikle imza basan ve her dakikada milyonlar hâfızların kalbinde kudsiyetle bulunup lisanlarıyla beşere ders veren ve hiçbir kitapta emsali bulunmayan bir tarzda beşer için hayat-ı bâkiyeyi ve saadet-i ebediyeyi müjde verip bütün beşerin yaralarını tedavi eden Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın şiddetli, kuvvetli ve tekrarlı binler âyâtıyla belki sarihan ve işareten on binler defa dâvâ edip, haber verip, sarsılmaz kat’î delillerle, şüphe getirmez hadsiz hüccetlerle hayat-ı bâkiyeyi kat’iyetle müjde ve saadet-i ebediyeyi ders vermesi, elbette nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse ve maddî ve mânevî bir kıyamet başlarında kopmazsa, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere’nin Kur’ân’ı kabule çalışan meşhur hatipleri ve din-i hakkı arayan Amerika’nın çok ehemmiyetli dinî cemiyeti gibi, rû-yi zeminin kıt’aları ve hükûmetleri, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânı arayacaklar ve hakikatlerini anladıktan sonra bütün ruh u canlarıyla sarılacaklar. Çünkü, bu hakikat noktasında kat’iyen Kur’ân’ın misli yoktur ve olamaz ve hiçbirşey bu mu’cize-i ekberin yerini tutamaz. [B][U][COLOR=#990000]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/COLOR][/U][/B] [B][COLOR=#cc0000]1[/COLOR][COLOR=#cc0000] [/COLOR][/B]: Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla. [B][U][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/U][/B] [B]aşk-ı insaniye[/B] : insanın aşkı [B]âyât[/B] : âyetler [B]aziz[/B] : çok değerli, izzetli [B]beşer[/B] : insan [B]binaen[/B] : dayanarak [B]cemiyet[/B] : topluluk [B]dalâlet[/B] : hak yoldan ayrılma, sapkınlık [B]din-i hak[/B] : hak din [B]ebed-perest[/B] : sonsuzluğu aşırı seven [B]ehl-i hakikat[/B] : hak ve doğru yolda olanlar [B]emare[/B] : belirti, işaret [B]emsal[/B] : benzer [B]eşedd-i zulüm[/B] : zulmün en şiddetlisi [B]evvelâ[/B] : birincisi [B]fâni[/B] : gelip geçici [B]fantaziye[/B] : aşırı süs ve lüks [B]fıtraten[/B] : yaratılıştan [B]fıtrat-ı beşeriye[/B] : insanın tabiatı, karakteri [B]fıtrî[/B] : yaratılıştan gelen, doğal [B]gaddârâne[/B] : acımasızca, zulmederek [B]gaflet[/B] : âhirete, Allah’ın emir ve yasaklarına duyarsız davranma hâli; umursamazlık [B]galip[/B] : yenen, üstün gelen [B]garp[/B] : batı [B]hadsiz[/B] : sayısız, sınırsız [B]hâfız[/B] : Kur’ân’ı ezberlemiş [B]hakikat[/B] : gerçek [B]hakikî[/B] : asıl, gerçek [B]hâkimiyet[/B] : hükümranlık, egemenlik [B]Harb-i Umumî[/B] : İkinci Dünya Savaşı [B]hatip[/B] : hitap eden, konuşan [B]hayat-ı bâkiye[/B] : devamlı ve kalıcı âhiret hayatı [B]hayat-ı dünyeviye[/B] : dünya hayatı [B]hissiyat-ı bâkiye[/B] : kalıcı olmayı, sonsuzluğu isteyen duygular [B]hüccet[/B] : kanıt, delil [B]istibdad[/B] : baskı ve zulüm [B]istidadat[/B] : istidatlar, kabiliyetler [B]işareten[/B] : işaret ederek [B]kat'î[/B] : kesin [B]kıyamet[/B] : dünyanın sonu, varlığın bozulup dağılması [B]kudsiyet[/B] : kusur ve noksandan uzak olma [B]Kur’ân-ı Mu’cizü'l-Beyân[/B] : açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân [B]mağlup[/B] : yenik düşen [B]mahiyet-i insaniye[/B] : insana ait özellikler, insanın içyapısı [B]mâsum[/B] : günahsız, suçsuz [B]mâşuk-u mecazî[/B] : gerçek sevgiye lâyık olmadığı halde aşık olunan şey [B]meyusiyet[/B] : ümitsizlik [B]misli[/B] : benzeri [B]mu’cize-i ekber[/B] : en büyük mu’cize [B]muhafaza[/B] : koruma [B]muvakkat[/B] : geçici [B]nev-i beşer[/B] : insanlar, insanlık türü [B]ruh u can[/B] : ruh ve can; büyük bir istek [B]rû-yi zemin[/B] : yeryüzü [B]saadet-i ebediye[/B] : sonu olmayan, sonsuz mutluluk [B]sarihan[/B] : açık şekilde [B]sıddık[/B] : çok doğru ve bağlı [B]suret[/B] : şekil, biçim [B]şakird[/B] : talebe, öğrenci [B]şimal[/B] : kuzey [B]tahribat[/B] : yıkıp bozmalar [B]tasdik[/B] : onaylama [B]umum[/B] : genel, herkes [B]umumî[/B] : genel [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst