Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kordon" data-source="post: 253374"><p>Bütün eşyanın san'atındaki ihtimamat ve san'atkarane tasvirat ve mahirane tezyinat, bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san'atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihab etmek, derin bir ilim ile olur. Bütün eşyadaki şu tarz-ı intihabat, bir ilm-i muhiti gösteriyor.</p><p> Hem icad ve ibda'-ı eşyada kemal-i sühulet, bir ilm-i ekmele delalet eder. Çünki bir işde kolaylık ve bir vaziyette sühulet, derece-i ilim ve meharetle mütenasibdir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar.</p><p> İşte şu sırra binaen herbiri birer mu'cize-i san'at olan mevcudata bakıyoruz ki; hayret-nüma bir derecede sühuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda fakat mu'ciznüma bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz sühuletle yapılır ve hakeza... Mezkûr emareler gibi binler alamet-i sadıka var ki, şu kainatta tasarruf eden zatın muhit bir ilmi vardır. Ve her şey'i bütün şuunatıyla bilir, sonra yapar. Madem şu kainat sahibinin böyle bir ilmi vardır; elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye layık ve müstehak olduklarını bilir, hikmet ve rahmetin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.</p><p> Ey insan! Aklını başına al, dikkat et! Nasıl bir zat seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!.. </p><p> </p><p> (Bediüzzaman Said Nursi – 20. Mektub’dan) </p><p> </p><p> <strong><u>Lügatler</u></strong></p><p> <strong>Alamet-i sadıka :</strong> Doğru alametler, kesin belirtiler, şüphesiz işaretler</p><p> <strong>amel :</strong>iş, fiil, ibadet</p><p> <strong>Dağdağa </strong>:gürültü, boş yere telaş ve zorluklar</p><p> <strong>Delalet :</strong> delil olmak</p><p> <strong>Derece-i ilim</strong> :ilim derecesi</p><p> <strong>Emare :</strong>alamet,işaret, belirti, iz, ipucu</p><p> <strong>Eşya :</strong>nesneler, şeyler</p><p> <strong>Hadsiz :</strong> sayısız, sınırsız</p><p> <strong>Hakeza :</strong>öylece, bunun gibi, böyle</p><p> <strong>Hayret-nüma</strong> :hayret veren,hayret gösteren</p><p> <strong>Hikmet </strong>:Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye</p><p> <strong>İbda-ı eşya</strong> :her şeyin yeniden yaratılması</p><p> <strong>İcad :</strong>yaratma, var etme, vücuda getirmek</p><p> <strong>İhtimamat </strong>:özenmeler, fazla dikkat ve gayret etmeler</p><p> <strong>İlm-i ekmel</strong> :en mükemmel ilim</p><p> <strong>İlm-i muhit</strong> :sonsuz-sınırsız ilim</p><p> <strong>İntihab</strong> :seçmek, ayırıp beğenmek</p><p> <strong>Kâinat </strong>: evren, yaratılanların hepsi</p><p> <strong>Kemal-i suhulet</strong> :mükemmel bir kolaylıkla</p><p> <strong>Külfet :</strong>zahmet, sıkıntı, yorgunluk</p><p> <strong>Maharet </strong>:ustalık, beceriklilik</p><p> <strong>Mahirane </strong>:ustaca, becerikli olarak, hünerli olarak</p><p> <strong>Mevcudat </strong>:varlıklar, kâinattaki her şey</p><p> <strong>Mezkur </strong>:zikri geçen, önceden bahsedilmiş</p><p> <strong>Mu’cize-i sanat :</strong>sanat mucizesi</p><p> <strong>Mu’ciznüma </strong>:mucize gösteren</p><p> <strong>Muamele:</strong> davranış, işlem, birbiri ile işlem görme<strong> Muhit:</strong> etrafını kuşatan, çeviren</p><p> <strong>Mukteza :</strong>icab eden, lazım gelen</p><p> <strong>Muntazam</strong> :düzenli, tertipli, intizamlı</p><p> <strong>Müstehak :</strong>hak etmiş, kendisi kazanmış</p><p> <strong>Mütenasib</strong> :uygun, aralarında münasebet bulunan</p><p> <strong>Müzeyyen </strong>:bezenip süslenmiş</p><p> <strong>Rahmet </strong>:merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek</p><p> <strong>Sanatkârane </strong>:sanatlı olarak, sanata yakışır şekilde</p><p> <strong>Sır :</strong>herkesin bilmediği gizli hakikat</p><p> <strong>suret :</strong> biçim, şekil</p><p> <strong>Sühulet</strong> : kolaylık</p><p> <strong>Şey’ :</strong>madde, eşya, varlık</p><p> <strong>Şuunat :</strong>işler, fiiller</p><p> <strong>Tarz-ı intibahat</strong> :uyanıklık, göz açıklığı, hassasiyet, farkındalık</p><p> <strong>Tasarruf etmek</strong> : dilediği gibi, dilediği yerde ve şekilde kullanmak</p><p> <strong>Tasvirat</strong> :şekil ve suret vererek anlatmalar, resimlendirmeler, şekiller</p><p> <strong>Tezyinat :</strong>süslemeler, donatmalar, ziynetler, süsler</p><p> <strong>Vaziyet :</strong>durum, hal</p><p> <strong>Vaziyet-i muhtemele</strong> :ihtimali durumlar, olası haller</p><p> <strong>Zat :</strong> hürmete layık kimse, kişi</p><p> <strong>Ziyade :</strong> fazla, daha çok, fazlasıyla</p><p> </p><p></p><p></p><p> --</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kordon, post: 253374"] Bütün eşyanın san'atındaki ihtimamat ve san'atkarane tasvirat ve mahirane tezyinat, bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san'atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihab etmek, derin bir ilim ile olur. Bütün eşyadaki şu tarz-ı intihabat, bir ilm-i muhiti gösteriyor. Hem icad ve ibda'-ı eşyada kemal-i sühulet, bir ilm-i ekmele delalet eder. Çünki bir işde kolaylık ve bir vaziyette sühulet, derece-i ilim ve meharetle mütenasibdir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar. İşte şu sırra binaen herbiri birer mu'cize-i san'at olan mevcudata bakıyoruz ki; hayret-nüma bir derecede sühuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda fakat mu'ciznüma bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz sühuletle yapılır ve hakeza... Mezkûr emareler gibi binler alamet-i sadıka var ki, şu kainatta tasarruf eden zatın muhit bir ilmi vardır. Ve her şey'i bütün şuunatıyla bilir, sonra yapar. Madem şu kainat sahibinin böyle bir ilmi vardır; elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye layık ve müstehak olduklarını bilir, hikmet ve rahmetin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek. Ey insan! Aklını başına al, dikkat et! Nasıl bir zat seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!.. (Bediüzzaman Said Nursi – 20. Mektub’dan) [B][U]Lügatler[/U][/B] [B]Alamet-i sadıka :[/B] Doğru alametler, kesin belirtiler, şüphesiz işaretler [B]amel :[/B]iş, fiil, ibadet [B]Dağdağa [/B]:gürültü, boş yere telaş ve zorluklar [B]Delalet :[/B] delil olmak [B]Derece-i ilim[/B] :ilim derecesi [B]Emare :[/B]alamet,işaret, belirti, iz, ipucu [B]Eşya :[/B]nesneler, şeyler [B]Hadsiz :[/B] sayısız, sınırsız [B]Hakeza :[/B]öylece, bunun gibi, böyle [B]Hayret-nüma[/B] :hayret veren,hayret gösteren [B]Hikmet [/B]:Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye [B]İbda-ı eşya[/B] :her şeyin yeniden yaratılması [B]İcad :[/B]yaratma, var etme, vücuda getirmek [B]İhtimamat [/B]:özenmeler, fazla dikkat ve gayret etmeler [B]İlm-i ekmel[/B] :en mükemmel ilim [B]İlm-i muhit[/B] :sonsuz-sınırsız ilim [B]İntihab[/B] :seçmek, ayırıp beğenmek [B]Kâinat [/B]: evren, yaratılanların hepsi [B]Kemal-i suhulet[/B] :mükemmel bir kolaylıkla [B]Külfet :[/B]zahmet, sıkıntı, yorgunluk [B]Maharet [/B]:ustalık, beceriklilik [B]Mahirane [/B]:ustaca, becerikli olarak, hünerli olarak [B]Mevcudat [/B]:varlıklar, kâinattaki her şey [B]Mezkur [/B]:zikri geçen, önceden bahsedilmiş [B]Mu’cize-i sanat :[/B]sanat mucizesi [B]Mu’ciznüma [/B]:mucize gösteren [B]Muamele:[/B] davranış, işlem, birbiri ile işlem görme[B] Muhit:[/B] etrafını kuşatan, çeviren [B]Mukteza :[/B]icab eden, lazım gelen [B]Muntazam[/B] :düzenli, tertipli, intizamlı [B]Müstehak :[/B]hak etmiş, kendisi kazanmış [B]Mütenasib[/B] :uygun, aralarında münasebet bulunan [B]Müzeyyen [/B]:bezenip süslenmiş [B]Rahmet [/B]:merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek [B]Sanatkârane [/B]:sanatlı olarak, sanata yakışır şekilde [B]Sır :[/B]herkesin bilmediği gizli hakikat [B]suret :[/B] biçim, şekil [B]Sühulet[/B] : kolaylık [B]Şey’ :[/B]madde, eşya, varlık [B]Şuunat :[/B]işler, fiiller [B]Tarz-ı intibahat[/B] :uyanıklık, göz açıklığı, hassasiyet, farkındalık [B]Tasarruf etmek[/B] : dilediği gibi, dilediği yerde ve şekilde kullanmak [B]Tasvirat[/B] :şekil ve suret vererek anlatmalar, resimlendirmeler, şekiller [B]Tezyinat :[/B]süslemeler, donatmalar, ziynetler, süsler [B]Vaziyet :[/B]durum, hal [B]Vaziyet-i muhtemele[/B] :ihtimali durumlar, olası haller [B]Zat :[/B] hürmete layık kimse, kişi [B]Ziyade :[/B] fazla, daha çok, fazlasıyla -- [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst