Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ayvazoðlugýda" data-source="post: 256740" data-attributes="member: 1015225"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> <u>OTUZ BİRİNCİ SÖZ</u></span></strong> <strong><span style="font-family: 'Calibri'"> <u>MİRAC-I NEBEVİYEYE(A.S.M.)DAİRDİR</u></span></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">6.2.ON DOKUZUNCU VE OTUZ BİRİNCİ SÖZLERİN ZEYLİ(DEVAMI)</span></u></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">ŞAKK-I KAMER MU’CİZESİNE DÂİRDİR(A.S.M.)(DEVAMI)</span></u></strong></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">ÜÇÜNCÜ NOKTA</span></u></strong></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'">Mu’cize, dâvâ-yı nübüvvetin ispatı için, münkirleri ikna etmek içindir, icbar için değildir. Öyle ise, dâvâ-yı nübüvveti işitenler için, ikna edecek bir derecede mu’cize göstermek lâzımdır. Sair taraflara göstermek veyahut icbar derecesinde bir bedâhetle izhar etmek, Hakîm-i Zülcelâlin hikmetine münâfi olduğu gibi, sırr-ı teklife dahi muhaliftir. Çünkü, akla kapı açmak, ihtiyarı elinden almamak, sırr-ı teklif iktiza ediyor. Eğer Fâtır-ı Hakîm, inşikak-ı kameri, feylesofların hevesatına göre bütün âleme göstermek için bir iki saat öyle bıraksaydı ve beşerin umum tarihlerine geçseydi, o vakit sair hâdisât-ı semâviye gibi, ya dâvâ-yı nübüvvete delil olmazdı, risalet-i Ahmediyeye (a.s.m.) hususiyeti kalmazdı; veyahut bedâhet derecesinde öyle bir mu’cize olacaktı ki, aklı icbar edecek, aklın ihtiyarını elinden alacak, ister istemez nübüvveti tasdik edecek; Ebu Cehil gibi kömür ruhlu, Ebu Bekr-i Sıddık gibi elmas ruhlu adamlar bir seviyede kalıp, sırr-ı teklif zayi olacaktı. İşte bu sır içindir ki, hem âni, hem gece, hem vakt-i gaflet, hem ihtilâf-ı metâli, sis ve bulut gibi sair mevânii perde ederek umum âleme gösterilmedi veyahut tarihlere geçirilmedi.</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong><u>DÖRDÜNCÜ NOKTA</u></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Şu hadise, gece vakti, herkes gaflette iken, âni bir surette vuku bulduğundan, etraf-ı âlemde elbette görülmeyecek. Bazı efrada görünse de, gözüne inanmayacak. İnandırsa da, elbette böyle mühim bir hadise, haber-i vahid ile tarihlere bâki bir sermaye olmayacak.</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Bazı kitaplarda “Kamer iki parça olduktan sonra yere inmiş” ilâvesi ise, ehl-i tahkik reddetmişler. “Şu mu’cize-i bâhireyi kıymetten düşürmek niyetiyle, belki bir münafık ilhak etmiş” demişler.<strong><span style="color: #CC0000">1</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'">Hem meselâ, o vakit cehalet sisiyle muhat İngiltere, İspanya’da yeni gurup, Amerika’da gündüz, Çin’de, Japonya’da sabah olduğu gibi, başka yerlerde başka esbab-ı mâniaya binaen elbette görülmeyecek.</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">Şimdi bu akılsız muterize bak: Diyor ki, “İngiltere, Çin, Japon, Amerika gibi akvâmın tarihleri bundan bahsetmiyor; öyle ise vuku bulmamış.” Bin nefrin onun gibi Avrupa kâselislerin başına!</span></p><p> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :</span></u></strong></p><p></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong><span style="color: #CC0000">1</span> </strong>: bk. el-Vâdiî, el-Mualle 1:80; Derviş el-Hût, Esna’l-Metâlib 1:378, 1606; el-Medenî, Tahzîru’l-Müslimîn 1:163; Aliyyülkârî, el-Esrâru’l-Merfûa s.398.</span></p><p> </p><p> <strong><strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong></strong></p><p></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>akvâm</strong> : kavimler, milletler</span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>âlem</strong> : dünya</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>bâki</strong> : sürekli, kalıcı</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>bedâhet</strong> : ap açıklık</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>beşer</strong> : insanlık</span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>binaen</strong> : –dayanarak</span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>cehalet</strong> : cahillik</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>dâvâ-yı nübüvvet</strong> : peygamberlik iddiası</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>efrad</strong> : fertler, kişiler</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>ehl-i tahkik</strong> : gerçeği araştıran ve delilleriyle bilen âlimler</span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>esbab-ı mânia</strong> : engel olan sebepler</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>etraf-ı âlem</strong> : dünyanın her tarafı</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Fâtır-ı Hakîm</strong> : herşeyi hikmetle ve hârika üstün san’atıyla yaratan Allah</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>feylesof</strong> : felsefeci</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>gaflet</strong> : dalgınlık</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>haber-i vahid</strong> : tek kişi vasıtasıyla aktarılan haber</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hâdisât-ı semâviye</strong> : gökyüzünde meydana gelen olaylar</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hadise</strong> : olay</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>Hakîm-i Zülcelâl</strong> : sonsuz yücelik ve heybet sahibi olan ve herşeyi hikmetle yapan Allah</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hevesat</strong> : hevesler, arzular</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hikmet</strong> : herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>hususiyet</strong> : özel oluş</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>icbar</strong> : zorlama</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>ihtilâf-ı metâli</strong> : Ay’ın doğuşunun zaman olarak, farklı yerlerde farklı oluşu</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>ihtiyar</strong> : irade, tercih, seçme gücü</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>iktiza etmek</strong> : gerektirmek</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>ilhak</strong> : eklemek, ilave etmek</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>inşikak-ı kamer</strong> : Peygamberimizin (a.s.m.) bir işaretiyle Ay’ın ikiye bölünmesi mu’cizesi</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>izhar etmek</strong> : göstermek</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>kamer</strong> : ay</span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>kâselis</strong> : çanak yalayıcı, dalkavuk</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>mevânî</strong> : maniler, engeller</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>mu’cize</strong> : bir benzerini yapma konusunda başkalarını âciz bırakan olağanüstü şey</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>mu’cize-i bâhire</strong> : apaçık mu’cize</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>muhalif</strong> : zıt</span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>muhat</strong>: etrafı çevrilmiş, kuşatılmış</span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>muteriz</strong> :itiraz eden</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>münafık</strong>: iki yüzlü, inanmadığı halde inanmış görünen kişi</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>münâfi</strong> : aykırı</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>münkir</strong> : inkarcı, inkar eden</span></p><p> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>nefrin</strong> :nefretler, beddualar</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>nübüvvet</strong> : peygamberlik</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>risalet-i Ahmediye</strong> : Peygamberimiz Hz. Muhammed’in peygamberliği</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>sair</strong> : diğer</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>sermaye</strong> : varlık</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>sırr-ı teklif</strong> : kulluk ve imtihan sırrı</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>suret</strong> : şekil, biçim</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>tasdik</strong> : doğruluğunu kabul etme</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>umum</strong> : bütün</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>vakt-i gaflet</strong> : insanların gafil olduğu bir dönem</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>vuku</strong> : olma, meydana gelme</span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>zayi olmak</strong> : kaybolmak</span></p><p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ayvazoðlugýda, post: 256740, member: 1015225"] [B][FONT=Calibri] [U]OTUZ BİRİNCİ SÖZ[/U][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri] [U]MİRAC-I NEBEVİYEYE(A.S.M.)DAİRDİR[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]6.2.ON DOKUZUNCU VE OTUZ BİRİNCİ SÖZLERİN ZEYLİ(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [B][U][FONT=Calibri]ŞAKK-I KAMER MU’CİZESİNE DÂİRDİR(A.S.M.)(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [B][U][FONT=Calibri]ÜÇÜNCÜ NOKTA[/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri]Mu’cize, dâvâ-yı nübüvvetin ispatı için, münkirleri ikna etmek içindir, icbar için değildir. Öyle ise, dâvâ-yı nübüvveti işitenler için, ikna edecek bir derecede mu’cize göstermek lâzımdır. Sair taraflara göstermek veyahut icbar derecesinde bir bedâhetle izhar etmek, Hakîm-i Zülcelâlin hikmetine münâfi olduğu gibi, sırr-ı teklife dahi muhaliftir. Çünkü, akla kapı açmak, ihtiyarı elinden almamak, sırr-ı teklif iktiza ediyor. Eğer Fâtır-ı Hakîm, inşikak-ı kameri, feylesofların hevesatına göre bütün âleme göstermek için bir iki saat öyle bıraksaydı ve beşerin umum tarihlerine geçseydi, o vakit sair hâdisât-ı semâviye gibi, ya dâvâ-yı nübüvvete delil olmazdı, risalet-i Ahmediyeye (a.s.m.) hususiyeti kalmazdı; veyahut bedâhet derecesinde öyle bir mu’cize olacaktı ki, aklı icbar edecek, aklın ihtiyarını elinden alacak, ister istemez nübüvveti tasdik edecek; Ebu Cehil gibi kömür ruhlu, Ebu Bekr-i Sıddık gibi elmas ruhlu adamlar bir seviyede kalıp, sırr-ı teklif zayi olacaktı. İşte bu sır içindir ki, hem âni, hem gece, hem vakt-i gaflet, hem ihtilâf-ı metâli, sis ve bulut gibi sair mevânii perde ederek umum âleme gösterilmedi veyahut tarihlere geçirilmedi. [B][U]DÖRDÜNCÜ NOKTA[/U][/B] Şu hadise, gece vakti, herkes gaflette iken, âni bir surette vuku bulduğundan, etraf-ı âlemde elbette görülmeyecek. Bazı efrada görünse de, gözüne inanmayacak. İnandırsa da, elbette böyle mühim bir hadise, haber-i vahid ile tarihlere bâki bir sermaye olmayacak. Bazı kitaplarda “Kamer iki parça olduktan sonra yere inmiş” ilâvesi ise, ehl-i tahkik reddetmişler. “Şu mu’cize-i bâhireyi kıymetten düşürmek niyetiyle, belki bir münafık ilhak etmiş” demişler.[B][COLOR=#CC0000]1[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Calibri]Hem meselâ, o vakit cehalet sisiyle muhat İngiltere, İspanya’da yeni gurup, Amerika’da gündüz, Çin’de, Japonya’da sabah olduğu gibi, başka yerlerde başka esbab-ı mâniaya binaen elbette görülmeyecek. Şimdi bu akılsız muterize bak: Diyor ki, “İngiltere, Çin, Japon, Amerika gibi akvâmın tarihleri bundan bahsetmiyor; öyle ise vuku bulmamış.” Bin nefrin onun gibi Avrupa kâselislerin başına![/FONT] [B][U][FONT=Calibri]Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :[/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri][B][COLOR=#CC0000]1[/COLOR][COLOR=#CC0000] [/COLOR][/B]: bk. el-Vâdiî, el-Mualle 1:80; Derviş el-Hût, Esna’l-Metâlib 1:378, 1606; el-Medenî, Tahzîru’l-Müslimîn 1:163; Aliyyülkârî, el-Esrâru’l-Merfûa s.398.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [B][B][U][COLOR=windowtext][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/COLOR][/U][/B][/B] [FONT=Calibri][B]akvâm[/B] : kavimler, milletler[/FONT] [FONT=Calibri][B]âlem[/B] : dünya [B]bâki[/B] : sürekli, kalıcı [B]bedâhet[/B] : ap açıklık [B]beşer[/B] : insanlık[/FONT] [FONT=Calibri][B]binaen[/B] : –dayanarak[/FONT] [FONT=Calibri][B]cehalet[/B] : cahillik [B]dâvâ-yı nübüvvet[/B] : peygamberlik iddiası [B]efrad[/B] : fertler, kişiler [B]ehl-i tahkik[/B] : gerçeği araştıran ve delilleriyle bilen âlimler[/FONT] [FONT=Calibri][B]esbab-ı mânia[/B] : engel olan sebepler [B]etraf-ı âlem[/B] : dünyanın her tarafı [B]Fâtır-ı Hakîm[/B] : herşeyi hikmetle ve hârika üstün san’atıyla yaratan Allah [B]feylesof[/B] : felsefeci [B]gaflet[/B] : dalgınlık [B]haber-i vahid[/B] : tek kişi vasıtasıyla aktarılan haber [B]hâdisât-ı semâviye[/B] : gökyüzünde meydana gelen olaylar [B]hadise[/B] : olay [B]Hakîm-i Zülcelâl[/B] : sonsuz yücelik ve heybet sahibi olan ve herşeyi hikmetle yapan Allah [B]hevesat[/B] : hevesler, arzular [B]hikmet[/B] : herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması [B]hususiyet[/B] : özel oluş [B]icbar[/B] : zorlama [B]ihtilâf-ı metâli[/B] : Ay’ın doğuşunun zaman olarak, farklı yerlerde farklı oluşu [B]ihtiyar[/B] : irade, tercih, seçme gücü [B]iktiza etmek[/B] : gerektirmek [B]ilhak[/B] : eklemek, ilave etmek [B]inşikak-ı kamer[/B] : Peygamberimizin (a.s.m.) bir işaretiyle Ay’ın ikiye bölünmesi mu’cizesi [B]izhar etmek[/B] : göstermek [B]kamer[/B] : ay[/FONT] [FONT=Calibri][B]kâselis[/B] : çanak yalayıcı, dalkavuk [B]mevânî[/B] : maniler, engeller [B]mu’cize[/B] : bir benzerini yapma konusunda başkalarını âciz bırakan olağanüstü şey [B]mu’cize-i bâhire[/B] : apaçık mu’cize [B]muhalif[/B] : zıt[/FONT] [FONT=Calibri][B]muhat[/B]: etrafı çevrilmiş, kuşatılmış[/FONT] [FONT=Calibri][B]muteriz[/B] :itiraz eden [B]münafık[/B]: iki yüzlü, inanmadığı halde inanmış görünen kişi [B]münâfi[/B] : aykırı [B]münkir[/B] : inkarcı, inkar eden[/FONT] [FONT=Calibri][B]nefrin[/B] :nefretler, beddualar [B]nübüvvet[/B] : peygamberlik [B]risalet-i Ahmediye[/B] : Peygamberimiz Hz. Muhammed’in peygamberliği [B]sair[/B] : diğer [B]sermaye[/B] : varlık [B]sırr-ı teklif[/B] : kulluk ve imtihan sırrı [B]suret[/B] : şekil, biçim [B]tasdik[/B] : doğruluğunu kabul etme [B]umum[/B] : bütün [B]vakt-i gaflet[/B] : insanların gafil olduğu bir dönem [B]vuku[/B] : olma, meydana gelme [B]zayi olmak[/B] : kaybolmak[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Günün Risale-i Nur Dersi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst