Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
GÜNÜN TARİHİ: 8 -10 Kasım 1938
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 547953" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><strong>M. Latif SALİHOĞLU</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><strong><a href="mailto:latif@yeniasya.com.tr">latif@yeniasya.com.tr</a></strong></span></span></p><p></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ölüm sekeratı 8 Kasım’da başladı</strong></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Dolmabahçe’de yatan M. Kemal’i “ölüme götüren ağır koma” hali, 8 Kasım (1938) başladı.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Nitekim, 8 Kasım’daki “resmî tebliğ”de, M. Kemal'in bu ağır koma hali hakkında yapılan duyuruda şu ifadeler yer aldı: "Bugün saat 18.30'da, hastalık birdenbire normal seyrinden çıkarak şiddetlenmiş ve sıhhî vaziyetleri yeniden ciddiyet kazanmıştır."</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">9 Kasım’daki son tebliğde ise "Umumi durumun vahâmete doğru seyrettiği" şeklindeki ifade, resmî kayıtlarda aynen yer almış oldu. (Bkz: TTK Yayınları, TC Krononoljisi, s. 629)</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Bu bildirideki ifadenin mânâsı, aslında "M. Kemal öldü" demektir. Aksi halde "umumî vahâmet" tabiri kullanılamazdı.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Söz konusu ölümün 9 Kasım gecesi gerçekleşmiş olduğuna dair daha başka deliller var. İki tanesinden kısaca söz edelim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">BİRİNCİSİ: Yıllarca M. Kemal'in şoförlüğünü yapan Seyfettin Yağız, “D.B.Tercüman” muhabiri Nide Eryılmaz'a konuşarak şunları söyledi: "Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. Söylersem, tarihi şaşırtıyorsun diyorlar. Atatürk öldükten sonra beni Dolmabahçe'ye kapattılar. Dışarı çıkmamı istemediler."</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İKİNCİSİ: Cumhuriyet gazetesinin 9 Kasım gecesi yapılan yıldırım baskısında, M. Kemal'in öldüğü haberi yer aldı. Sonradan “resmî görüşe aykırı” bulunduğu için derhal toplattırılıp imha edilen bu yıldırım baskı, esasında sırf ölüm haberini vermek için çıkmıştı.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Karabulut gibi dağları saran “Derin resmî korkular”, oradan alaşağı olup derin vadilere indiğinde, kimi ellerde saklı tutulan bu tür bilgi ve belgelerin ortaya çıkacağı da unutulmasın.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Dolayısıyla ve netice itibariyle, M. Kemal’in ölüm günü ve saatinin “10 Kasım, saat 9’u 5 geçe” olan rapor ise, kesinlikle yalan ve uydurmaya dayalı bir tasarımdan ibarettir. Gerçeklikle, uzaktan yakından bir alâkası yoktur.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Yakın tarih ‘yalan tarih’ oldu</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Resmî görüş gözlüğüyle bakılarak anlatılan “Birinci Reis” M. Kemal, gerçek M. Kemal’i kesinlikle yansıtmıyor.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İstisnasız tamamı yalan, yanlış ve uydurma anlatımlardır.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Onu olduğu gibi anlatmak yerine, “sipariş üzre” ve “istenildiği gibi” anlatmak, daima ağır basmıştır.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Konuların bir kısmını özet veya başlıklar halinde sıralamak gerekirse, şunları söylemek mümkün:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">* Kast ettiğimiz resmî tarihçiler ve sözde araştırmacılar, ellerindeki olağanüstü imkânlara rağmen, M. Kemal’in şeceresini belgeli, ispatlı, tesbitli şekilde ortaya koymadılar.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">* Aynı şekilde, onun Selanik’teki Yahudilerle, Dönmelerle ve bilâhare İngilizlerle olan irtibat ve diyaloglarını olduğu gibi yansıtma cihetine gitmediler, gitmiyorlar. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">* Kezâ dinî, örfî, tarihî ve millî geleneklerle zerrece örtüşmeyen ve asla uyum sağlamayan “ilke ve inkılâplar”ını, sanki “mükemmel millî” imiş gibi anlatarak, böyle yüzde yüz yalan ve uydurma olan şeyleri nesillere yutturmaya vargücüyle çalıştılar. Ne yazık ki, bunda büyük ölçüde başarılı da oldular.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">* Latinceyi “Türk harfleri”, İsviçre’den ithal kànunları “Türk Medenî Kànunu”, şapkayı “medeniyet serpuşu”, Türkçe’ye çevrilen ezan ve kàmeti “daha iyi anlaşılsın diye”, İstiklâl Harbinde sipere koştuğu halde İstiklâl Mahkemesinde asılanları “vatan haini” diye tanıtarak ve daha nice konuyu alt-üst ederek, “yakın tarih”imizi adeta “yalan tarih”e çevirdiler.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ve nihayet, M. Kemal’in ölümünü dahi olduğu gibi anlatıp insanlarımıza yansıtmak yerine, bu konuyu bile sis ve duman perdesine sardırarak, tam bir yalan, sipariş ve uydurma bilgilerle, milyonları aldatmaktan geri durmadılar.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">@salihoglulatif:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Çifte standart:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">a) Ben mâsumum hâkim bey! Aldatıldım. Rabbim ve milletim beni affetsin.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">b) Ben hâkimim mâsum bey! Rabbim ve milletim affetse de, BEN seni yine affetmem.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">* * *</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Uçurumdan önceki son düzlük: Şikâyet ettiği bütün hata, belâ ve günahların ortağı, hissedarı olduğu halde, yine tutup başkasını suçlayarak kendini pirüpâk gösterme hali...</span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 547953, member: 1040028"] [FONT=Arial][SIZE=2][B]M. Latif SALİHOĞLU [email]latif@yeniasya.com.tr[/email][/B][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3][B]Ölüm sekeratı 8 Kasım’da başladı[/B] Dolmabahçe’de yatan M. Kemal’i “ölüme götüren ağır koma” hali, 8 Kasım (1938) başladı. Nitekim, 8 Kasım’daki “resmî tebliğ”de, M. Kemal'in bu ağır koma hali hakkında yapılan duyuruda şu ifadeler yer aldı: "Bugün saat 18.30'da, hastalık birdenbire normal seyrinden çıkarak şiddetlenmiş ve sıhhî vaziyetleri yeniden ciddiyet kazanmıştır." 9 Kasım’daki son tebliğde ise "Umumi durumun vahâmete doğru seyrettiği" şeklindeki ifade, resmî kayıtlarda aynen yer almış oldu. (Bkz: TTK Yayınları, TC Krononoljisi, s. 629) Bu bildirideki ifadenin mânâsı, aslında "M. Kemal öldü" demektir. Aksi halde "umumî vahâmet" tabiri kullanılamazdı. Söz konusu ölümün 9 Kasım gecesi gerçekleşmiş olduğuna dair daha başka deliller var. İki tanesinden kısaca söz edelim. BİRİNCİSİ: Yıllarca M. Kemal'in şoförlüğünü yapan Seyfettin Yağız, “D.B.Tercüman” muhabiri Nide Eryılmaz'a konuşarak şunları söyledi: "Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. Söylersem, tarihi şaşırtıyorsun diyorlar. Atatürk öldükten sonra beni Dolmabahçe'ye kapattılar. Dışarı çıkmamı istemediler." İKİNCİSİ: Cumhuriyet gazetesinin 9 Kasım gecesi yapılan yıldırım baskısında, M. Kemal'in öldüğü haberi yer aldı. Sonradan “resmî görüşe aykırı” bulunduğu için derhal toplattırılıp imha edilen bu yıldırım baskı, esasında sırf ölüm haberini vermek için çıkmıştı. Karabulut gibi dağları saran “Derin resmî korkular”, oradan alaşağı olup derin vadilere indiğinde, kimi ellerde saklı tutulan bu tür bilgi ve belgelerin ortaya çıkacağı da unutulmasın. Dolayısıyla ve netice itibariyle, M. Kemal’in ölüm günü ve saatinin “10 Kasım, saat 9’u 5 geçe” olan rapor ise, kesinlikle yalan ve uydurmaya dayalı bir tasarımdan ibarettir. Gerçeklikle, uzaktan yakından bir alâkası yoktur. Yakın tarih ‘yalan tarih’ oldu Resmî görüş gözlüğüyle bakılarak anlatılan “Birinci Reis” M. Kemal, gerçek M. Kemal’i kesinlikle yansıtmıyor. İstisnasız tamamı yalan, yanlış ve uydurma anlatımlardır. Onu olduğu gibi anlatmak yerine, “sipariş üzre” ve “istenildiği gibi” anlatmak, daima ağır basmıştır. Konuların bir kısmını özet veya başlıklar halinde sıralamak gerekirse, şunları söylemek mümkün: * Kast ettiğimiz resmî tarihçiler ve sözde araştırmacılar, ellerindeki olağanüstü imkânlara rağmen, M. Kemal’in şeceresini belgeli, ispatlı, tesbitli şekilde ortaya koymadılar. * Aynı şekilde, onun Selanik’teki Yahudilerle, Dönmelerle ve bilâhare İngilizlerle olan irtibat ve diyaloglarını olduğu gibi yansıtma cihetine gitmediler, gitmiyorlar. * Kezâ dinî, örfî, tarihî ve millî geleneklerle zerrece örtüşmeyen ve asla uyum sağlamayan “ilke ve inkılâplar”ını, sanki “mükemmel millî” imiş gibi anlatarak, böyle yüzde yüz yalan ve uydurma olan şeyleri nesillere yutturmaya vargücüyle çalıştılar. Ne yazık ki, bunda büyük ölçüde başarılı da oldular. * Latinceyi “Türk harfleri”, İsviçre’den ithal kànunları “Türk Medenî Kànunu”, şapkayı “medeniyet serpuşu”, Türkçe’ye çevrilen ezan ve kàmeti “daha iyi anlaşılsın diye”, İstiklâl Harbinde sipere koştuğu halde İstiklâl Mahkemesinde asılanları “vatan haini” diye tanıtarak ve daha nice konuyu alt-üst ederek, “yakın tarih”imizi adeta “yalan tarih”e çevirdiler. Ve nihayet, M. Kemal’in ölümünü dahi olduğu gibi anlatıp insanlarımıza yansıtmak yerine, bu konuyu bile sis ve duman perdesine sardırarak, tam bir yalan, sipariş ve uydurma bilgilerle, milyonları aldatmaktan geri durmadılar. @salihoglulatif: Çifte standart: a) Ben mâsumum hâkim bey! Aldatıldım. Rabbim ve milletim beni affetsin. b) Ben hâkimim mâsum bey! Rabbim ve milletim affetse de, BEN seni yine affetmem. * * * Uçurumdan önceki son düzlük: Şikâyet ettiği bütün hata, belâ ve günahların ortağı, hissedarı olduğu halde, yine tutup başkasını suçlayarak kendini pirüpâk gösterme hali...[/SIZE][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
GÜNÜN TARİHİ: 8 -10 Kasım 1938
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst