Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
gurbette EZAN...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bardak" data-source="post: 126387" data-attributes="member: 1298"><p style="text-align: center"><a href="http://img301.imageshack.us/my.php?image=minarelerzw6.jpg" target="_blank"><img src="http://img301.imageshack.us/img301/2692/minarelerzw6.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Gurbette nasıl giderilir ezana duyulan hasret? Neler kaybetmedik ki gurbette onsuz geçen yıllarımızda. Günde beş kere bize Allah’ı, Resulullah’ı (sas) hatırlatan, bizi kulluğa çağıran ve ruhumuzu okşayan o lâhutî sesten mahrum geçen yıllarımızda neler kaybetmedik ki…</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Şimdiye dek çok şeyler söylendi gurbet üzerine. Ezansız ülkelerde yaşamaktır, gurbetin bir diğer adı. Sadece doğduktan sonra kulağına okunan ezanla yetinen nesiller yetişiyor bu gurbet ellerde. Ne Allah’a çağıran bir ses duyulur orada, ne Resulullah’ı (sas) hatırlatan bir nağme, ne de mânevî boşluklarla kıvrananan nesillere kurtuluş ufku gösteren hoş bir sadâ. Ezansız memleketlerde boğuşur nesiller binbir içtimaî problemle, zîrâ ezan gibi diriltici bir esintiden yoksundur onlar.</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Evet, ezan bir nefhadır, bir çağrıdır Sonsuz’dan gelen ve Sonsuz’a götüren.. bir vatandır üzerinde yaşanılası; bir şifredir; hayata sırlı ufuklar açan ve bir uyarıcıdır zamanın kıymetini her dâim haber veren… Kulaklarımızı okşayan ne güzel, ne hoş nağmedir o. Bu duygulardır ki, gurbettekileri İstanbul’a çeker hep. Tarihin en canlı şâhitleri minarelerden yükselen ezan sesleri sarar ruhumuzu. Sabah ezanıyla birlikte yeni doğmuş gibi rahatlar, güne inşirah içinde anlatılmaz duygularla uyanırız. Sultan Ahmet, Süleymaniye, Fatih, Eyüp Sultan, Çamlıca camiilerinin minarelerinden kopup birbirine karışan lâhutî ezan seslerini ifadeye kelimeler yetmez. Sonra da yıllardır yaşadığımız gurbette duygularımızın ne denli dumura uğradığını düşünüp kaderin hükmüne boyun eğerken sessizce, hissederiz gurbeti içimizde derince… Zîrâ bu mabedlerin sihirli dünyasında;</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">“Gök nûra gark olur nice yüz bin minâreden,</span></span></strong></em></p> <p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Şehbâl açınca ruh-ı revân-ı Muhammedî;</span></span></strong></em></p> <p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Ervâh cümleten görür‚ Allahü Ekber’i,</span></span></strong></em></p> <p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Akseyleyince arşa lisân-ı Muhammedî.”</span></span></strong></em></p> <p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">(Yahya Kemal)</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">hakikatinden ve bütün gönüllere dalga dalga ibadet duygusunun, şefaat beklentisinin ve rahmet esintisinin yayılmasından mahrum kalmışızdır.</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Öyle ki, ruhumuzu dirilten mühim bir dinamik ezan olmadığı için yabancılaşmışız; kulaklarımız ise, pas tutmuş hâldedir. Binbir eracif dolmuştur yüreğimize. Ezan ne büyük nimetmiş ki, bedeli de o kadar ağır oluyor demek. Bu yüzden olsa gerek, İstiklâl Marşı’nda;</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">“Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-</span></span></strong></em></p> <p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli!”</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">diye ezandan bahsedilmiştir.</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Şair, “Biz kısık sesleriz.. minareleri/Sen ezansız bırakma Allahım!” derken, çok önemli şeyler hissetmiş olmalı. Ezansız semtler, ezansız ülkeler, ezana hasret memleketler var. Gurbette ne minarelerden yükselen ezanla açarsın orucunu, ne ezan coşkusuyla tutarsın bayram namazlarının yolunu, ne de acaba kim bu fâni dünyadan göçmüş diye bir selâ sesi duyarsın. Belki de bu yüzdendir, gurbette bayramların ve Ramazanların sönük geçmesi, insana bir şeylerin eksikmiş gibi gelmesi...</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">En kötüsü de ezansız hayata alışmak, artık onu hissedememek, duyarsızlaşmak... Namazlarda bile, hemen kametleyip namaza durmak ne acı! Doyasıya ezanı duyamamak, onu evlerimize misafir edememek ne talihsizlik! Sadece çocuklarımız doğunca değil, evlerimizin duvarlarında her zaman inlemeliydi ezanlarımız, yuvamızın her köşesine sinmeliydi o ruh. Evet, minarelerden bize ulaşmayan o coşkun, diriltici nağme, hava zerreleriyle her yuvadan dışarıya akmalıydı. Sinmeliydi mânevîyatsızlıktan nefes yolları tıkalı toplumun ruhuna. Ama nasıl, bir bilebilsek.</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Büyük çiledir ezansız beldelerde yaşamak. Ezanın söylediklerini biz yüreğimizle, ihlâsla, samimiyetle, gerçek Mesihî bir ruhla, davranışlarımıza yansıtarak temsil edebildiğimiz gün, minarelerden arşa yükselen sesler, kalbden kalbe giden yollarda ayrı bir mânâ buuduna ulaşacak, mânevî boşluklar doldurulacak.</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center"><em><strong><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: maroon">Gurbetin garip çocukları bizler, İlâhî Mesajları gerektiği şekilde gönüllerimizde duyar ve ruhumuzda temsil keyfiyetini tutturabilirsek eğer, minareler gibi dimdik, dosdoğru insanlar olarak vazifemizi bihakkın yerine getirmiş oluruz. Varsın o zaman kulaklarımız minarelerin o hoş nağmesini duymasın!</span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: center">M. MERTEK</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bardak, post: 126387, member: 1298"] [CENTER][URL="http://img301.imageshack.us/my.php?image=minarelerzw6.jpg"][IMG]http://img301.imageshack.us/img301/2692/minarelerzw6.jpg[/IMG][/URL][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Gurbette nasıl giderilir ezana duyulan hasret? Neler kaybetmedik ki gurbette onsuz geçen yıllarımızda. Günde beş kere bize Allah’ı, Resulullah’ı (sas) hatırlatan, bizi kulluğa çağıran ve ruhumuzu okşayan o lâhutî sesten mahrum geçen yıllarımızda neler kaybetmedik ki…[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Şimdiye dek çok şeyler söylendi gurbet üzerine. Ezansız ülkelerde yaşamaktır, gurbetin bir diğer adı. Sadece doğduktan sonra kulağına okunan ezanla yetinen nesiller yetişiyor bu gurbet ellerde. Ne Allah’a çağıran bir ses duyulur orada, ne Resulullah’ı (sas) hatırlatan bir nağme, ne de mânevî boşluklarla kıvrananan nesillere kurtuluş ufku gösteren hoş bir sadâ. Ezansız memleketlerde boğuşur nesiller binbir içtimaî problemle, zîrâ ezan gibi diriltici bir esintiden yoksundur onlar.[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Evet, ezan bir nefhadır, bir çağrıdır Sonsuz’dan gelen ve Sonsuz’a götüren.. bir vatandır üzerinde yaşanılası; bir şifredir; hayata sırlı ufuklar açan ve bir uyarıcıdır zamanın kıymetini her dâim haber veren… Kulaklarımızı okşayan ne güzel, ne hoş nağmedir o. Bu duygulardır ki, gurbettekileri İstanbul’a çeker hep. Tarihin en canlı şâhitleri minarelerden yükselen ezan sesleri sarar ruhumuzu. Sabah ezanıyla birlikte yeni doğmuş gibi rahatlar, güne inşirah içinde anlatılmaz duygularla uyanırız. Sultan Ahmet, Süleymaniye, Fatih, Eyüp Sultan, Çamlıca camiilerinin minarelerinden kopup birbirine karışan lâhutî ezan seslerini ifadeye kelimeler yetmez. Sonra da yıllardır yaşadığımız gurbette duygularımızın ne denli dumura uğradığını düşünüp kaderin hükmüne boyun eğerken sessizce, hissederiz gurbeti içimizde derince… Zîrâ bu mabedlerin sihirli dünyasında;[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]“Gök nûra gark olur nice yüz bin minâreden,[/COLOR][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Şehbâl açınca ruh-ı revân-ı Muhammedî;[/COLOR][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Ervâh cümleten görür‚ Allahü Ekber’i,[/COLOR][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Akseyleyince arşa lisân-ı Muhammedî.”[/COLOR][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon](Yahya Kemal)[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]hakikatinden ve bütün gönüllere dalga dalga ibadet duygusunun, şefaat beklentisinin ve rahmet esintisinin yayılmasından mahrum kalmışızdır.[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Öyle ki, ruhumuzu dirilten mühim bir dinamik ezan olmadığı için yabancılaşmışız; kulaklarımız ise, pas tutmuş hâldedir. Binbir eracif dolmuştur yüreğimize. Ezan ne büyük nimetmiş ki, bedeli de o kadar ağır oluyor demek. Bu yüzden olsa gerek, İstiklâl Marşı’nda;[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]“Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-[/COLOR][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli!”[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]diye ezandan bahsedilmiştir.[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Şair, “Biz kısık sesleriz.. minareleri/Sen ezansız bırakma Allahım!” derken, çok önemli şeyler hissetmiş olmalı. Ezansız semtler, ezansız ülkeler, ezana hasret memleketler var. Gurbette ne minarelerden yükselen ezanla açarsın orucunu, ne ezan coşkusuyla tutarsın bayram namazlarının yolunu, ne de acaba kim bu fâni dünyadan göçmüş diye bir selâ sesi duyarsın. Belki de bu yüzdendir, gurbette bayramların ve Ramazanların sönük geçmesi, insana bir şeylerin eksikmiş gibi gelmesi...[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]En kötüsü de ezansız hayata alışmak, artık onu hissedememek, duyarsızlaşmak... Namazlarda bile, hemen kametleyip namaza durmak ne acı! Doyasıya ezanı duyamamak, onu evlerimize misafir edememek ne talihsizlik! Sadece çocuklarımız doğunca değil, evlerimizin duvarlarında her zaman inlemeliydi ezanlarımız, yuvamızın her köşesine sinmeliydi o ruh. Evet, minarelerden bize ulaşmayan o coşkun, diriltici nağme, hava zerreleriyle her yuvadan dışarıya akmalıydı. Sinmeliydi mânevîyatsızlıktan nefes yolları tıkalı toplumun ruhuna. Ama nasıl, bir bilebilsek.[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Büyük çiledir ezansız beldelerde yaşamak. Ezanın söylediklerini biz yüreğimizle, ihlâsla, samimiyetle, gerçek Mesihî bir ruhla, davranışlarımıza yansıtarak temsil edebildiğimiz gün, minarelerden arşa yükselen sesler, kalbden kalbe giden yollarda ayrı bir mânâ buuduna ulaşacak, mânevî boşluklar doldurulacak.[/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER][I][B][FONT=comic sans ms][COLOR=maroon]Gurbetin garip çocukları bizler, İlâhî Mesajları gerektiği şekilde gönüllerimizde duyar ve ruhumuzda temsil keyfiyetini tutturabilirsek eğer, minareler gibi dimdik, dosdoğru insanlar olarak vazifemizi bihakkın yerine getirmiş oluruz. Varsın o zaman kulaklarımız minarelerin o hoş nağmesini duymasın![/COLOR][/FONT][/B][/I][/CENTER] [CENTER]M. MERTEK[/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
gurbette EZAN...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst