Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Güzel ahlâk nasil kazanilabilîr?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 113471" data-attributes="member: 8422"><p>Bil ki, bâzı kimseler derler ki, dış azaların yaratılışı değişmediği ve yaratıldığı şekilde kaldığı, kısa boylu, uzun boylu olamaz; uzun boylu da kısa boylu olamaz ve yine güzel çirkin olamaz, çirkin de güzel olamaz, esasına bağlandığı gibi, batini ahlâk da değişmez, tebeddül etmez. </p><p></p><p><strong>Bu görüş yanlıştır:</strong> Zira eğer yanlış olmasaydı, terbiye etmenin, riyazat çektirmenin ve nasihat etmenin faydası olmazdı. Belki bunlar tamamen apaçık bâtıl olurdu ve Peygamberimiz: <strong>«Ahlâkınızı güzelleştirin.»</strong> buyurmazdı. Ahlakı değiştirmek niçin imkânsız olsun ki, serkeş ve hırçın hayvanları alıştırmakla itaatli ve uslu hâle getirirler, vahşi hayvanları ehilleştirirler. Bunu dış yaratılışa kıyaslamak bâtıldır. Çünkü hareketler iki kısımdır. Bâzıları irâdenin dışındadır. Yâni insan irâdesinin ona yolu yoktur. Nitekim hurma çekirdeğinden elma ağacı bitirmek mümkün olmaz.</p><p></p><p></p><p>Fakat hurma çekirdeğini ekip bakmakla ve diğer şartları gözetmekle hurma ağacım bitirip meydana getirmek mümkün olur. Bunun gibi, şehvetin ve gazabın asıllarını insanın iradesiyle var ve yok etmek mümkün değildir. Ama te'dib ve terbiye etmekle ve riyazat yoluyla mutedil hâle getirmek mümkündür. Mümkün olduğu tecrübe ile bilinmektedir. Gerçi bâzı insanlar için zordur. Zor olmasının da iki sebebi vardır: Biri, yaratılışının aslında bu sıfatlar onun bâtınında kuvvetli yaratılmıştır. Diğeri de, uzun zaman o sıfatlara uyduğu için kuvvet bulmuşlar. İnsanlar te'dib ve terbiye olmak hususunda dört derece üzeredir.</p><p></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Birinci derece: </span></strong>Saf kalbli olup hiçbir şekilde kötü ahlâkı âdet edinmemişler. Bu kimseler çabuk ıslâh olur. Yalnız onları talim, terbiye edecek, onlara kötü ahlâkın âfetlerini anlatacak ve doğru yola irşad edecek kimseye ihtiyaçları vardır. Çocuklar küçük yaşlarında böyledir. Onların doğruluk anlayışı anne ve babalarının nasihatine ve terbiye şekline bağlıdır. O halde onları dünyaya ihtiraslı yapmamak, istedikleri gibi yaşamalarına müsaade etmemelidir. Yoksa onların kanına, ve günahına girmiş olurlar. (Manevî hayatlarını yıkmış olurlar.) Bu sebebten Hak Teâlâ buyurur ki: <strong>«Ey mü'minler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyunuz.»</strong></p><p></p><p><strong><span style="color: #ff0000">İkinci derece: </span></strong>Bâtıl bir inancı yoktur. Ancak kötü huya uymaktadır. Bir müddet şehvet ve gazab peşinde gitmiştir. Fakat onlara uymanın doğru olmadığını bilir. Bu kimselerin ıslâhı, birincisinden daha zordur. Zira bunun iki şeye ihtiyacı vardır: Biri, tabiatına yerleşen kötü âdeti çıkarmak, diğeri de, onun yerine tohumunu ekmektir. Fakat onda istek ve çaba olursa, çabuk ıslâh olur, kötü ahlâktan temizlenir.</p><p></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Üçüncü derece: </span></strong>Uymakta olduğu huyu kötü bilmez. Adet edindiği çirkin hareket onun gözünde iyi görünür. Böyle kimselerin ıslah olması çok nadirdir.</p><p></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Dördüncü derece:</span></strong> Kötü ahlakıyla övünür, sevinir. Onu iyi bir iş olarak düşünür. Meselâ: <strong>«Ben bu kadar adam öldürdüm, şu kadar bozgunculuk yaptım ve zina ve livata yaptım» </strong>diye laf atıp övünen kimse gibi. Böylelerine gökten saadet ve hidayet erişmedikçe, ilaç kabul etmezler. Zira insanlar onu tedavi edemez.</p><p></p><p></p><p><strong>KİMYA-YI SAADET</strong></p><p><strong>İMAM GAZALİ</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 113471, member: 8422"] Bil ki, bâzı kimseler derler ki, dış azaların yaratılışı değişmediği ve yaratıldığı şekilde kaldığı, kısa boylu, uzun boylu olamaz; uzun boylu da kısa boylu olamaz ve yine güzel çirkin olamaz, çirkin de güzel olamaz, esasına bağlandığı gibi, batini ahlâk da değişmez, tebeddül etmez. [B]Bu görüş yanlıştır:[/B] Zira eğer yanlış olmasaydı, terbiye etmenin, riyazat çektirmenin ve nasihat etmenin faydası olmazdı. Belki bunlar tamamen apaçık bâtıl olurdu ve Peygamberimiz: [B]«Ahlâkınızı güzelleştirin.»[/B] buyurmazdı. Ahlakı değiştirmek niçin imkânsız olsun ki, serkeş ve hırçın hayvanları alıştırmakla itaatli ve uslu hâle getirirler, vahşi hayvanları ehilleştirirler. Bunu dış yaratılışa kıyaslamak bâtıldır. Çünkü hareketler iki kısımdır. Bâzıları irâdenin dışındadır. Yâni insan irâdesinin ona yolu yoktur. Nitekim hurma çekirdeğinden elma ağacı bitirmek mümkün olmaz. Fakat hurma çekirdeğini ekip bakmakla ve diğer şartları gözetmekle hurma ağacım bitirip meydana getirmek mümkün olur. Bunun gibi, şehvetin ve gazabın asıllarını insanın iradesiyle var ve yok etmek mümkün değildir. Ama te'dib ve terbiye etmekle ve riyazat yoluyla mutedil hâle getirmek mümkündür. Mümkün olduğu tecrübe ile bilinmektedir. Gerçi bâzı insanlar için zordur. Zor olmasının da iki sebebi vardır: Biri, yaratılışının aslında bu sıfatlar onun bâtınında kuvvetli yaratılmıştır. Diğeri de, uzun zaman o sıfatlara uyduğu için kuvvet bulmuşlar. İnsanlar te'dib ve terbiye olmak hususunda dört derece üzeredir. [B][COLOR=#ff0000]Birinci derece: [/COLOR][/B]Saf kalbli olup hiçbir şekilde kötü ahlâkı âdet edinmemişler. Bu kimseler çabuk ıslâh olur. Yalnız onları talim, terbiye edecek, onlara kötü ahlâkın âfetlerini anlatacak ve doğru yola irşad edecek kimseye ihtiyaçları vardır. Çocuklar küçük yaşlarında böyledir. Onların doğruluk anlayışı anne ve babalarının nasihatine ve terbiye şekline bağlıdır. O halde onları dünyaya ihtiraslı yapmamak, istedikleri gibi yaşamalarına müsaade etmemelidir. Yoksa onların kanına, ve günahına girmiş olurlar. (Manevî hayatlarını yıkmış olurlar.) Bu sebebten Hak Teâlâ buyurur ki: [B]«Ey mü'minler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyunuz.»[/B] [B][COLOR=#ff0000]İkinci derece: [/COLOR][/B]Bâtıl bir inancı yoktur. Ancak kötü huya uymaktadır. Bir müddet şehvet ve gazab peşinde gitmiştir. Fakat onlara uymanın doğru olmadığını bilir. Bu kimselerin ıslâhı, birincisinden daha zordur. Zira bunun iki şeye ihtiyacı vardır: Biri, tabiatına yerleşen kötü âdeti çıkarmak, diğeri de, onun yerine tohumunu ekmektir. Fakat onda istek ve çaba olursa, çabuk ıslâh olur, kötü ahlâktan temizlenir. [B][COLOR=#ff0000]Üçüncü derece: [/COLOR][/B]Uymakta olduğu huyu kötü bilmez. Adet edindiği çirkin hareket onun gözünde iyi görünür. Böyle kimselerin ıslah olması çok nadirdir. [B][COLOR=#ff0000]Dördüncü derece:[/COLOR][/B] Kötü ahlakıyla övünür, sevinir. Onu iyi bir iş olarak düşünür. Meselâ: [B]«Ben bu kadar adam öldürdüm, şu kadar bozgunculuk yaptım ve zina ve livata yaptım» [/B]diye laf atıp övünen kimse gibi. Böylelerine gökten saadet ve hidayet erişmedikçe, ilaç kabul etmezler. Zira insanlar onu tedavi edemez. [B]KİMYA-YI SAADET[/B] [B]İMAM GAZALİ[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Güzel ahlâk nasil kazanilabilîr?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst