Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Haci baki bingöl
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 113125" data-attributes="member: 656"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Kelebekler gibiydi. Yaz, kış demez uçurumlardan uçardı. Aşağı kayabaşı ve Sarılı Mahallesi kayalıkları buna şahitti.</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkslategray"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Kibar</span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"> bir insandı. Kişinin hatasını ve yanlışını <strong>yüzüne</strong> vurmazdı. Ya güler yüzlü olur, ya da tebessüm etmeye çalışırdı. Yapısı ufak tefekti, fakat hizmeti büyüktü. Onun ne kadar çok hizmet ettiğini dostları bilirdi. Dostlarının bilmediği sadece Allah’ın bildiği hizmetleri de az değildi. Evi dershanenin bitişiğindeydi. Onun evi de, eli de, cebi de Halil İbrahim sofrası gibiydi. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Hınıs’ta, çarşının altındaki ilk dershanenin yapımında pek eziyet çekmişti. Yeni dikilen beton direkleri gece yıkmasınlar diye nöbet tutarken, <strong>yıkmak için gelenlerin attığı tokatları</strong> hiç anlatmak istemezdi. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkslategray"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Davasının hatırı için her şeye katlanırdı</span></strong><span style="font-family: 'Verdana'">. Şikâyetler, mahkemeler, hapishaneler, onu yıldırmak şöyle dursun, onun <strong>hizmetteki mastırı, doktorası ve doçentlik çalışmaları</strong> olmuştu.</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Biz o zamanlar ortaokulda okuyorduk. Deniz Gezmişlerle aynı üniversitede okumuş ve onlarla arkadaşlık yapmış olan Erhan Demir, Bülent… gibi öğretmenlerimiz komünizm suçundan iki de bir hapishaneye girip çıkarlardı. Onların hapishanede bulunduğu bir dönemde Hacı Baki Bingöl de Nur talebeliğinden yatıyormuş. Orada nasıl birlikte oldular, ne konuştular bilmiyoruz ama Erhan Demir bir defasında sınıfta aynen şöyle anlatmıştı:</span></span></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">—Hacı Baki Bingöl gibi davasına bağlı bir insan görmedim. </span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Bütün ilçe halkı onu tanırdı. Bilhassa gençlerle yakın dirsek temasına geçerdi. Dershaneye çağırmadığı genç yok gibiydi. Onu sevmeyen zavallı insanlar, küçük çocuklara arkasından “Nurci, nurci” diye bağırtırlardı. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkslategray"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">İnsana değer verirdi.</span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"> Bursa’da okurken, onu bir sabah namazı vakti sırtında bir teneke kuru fasulye çuvalıyla karşılamıştım. Fasulye çuvalını eski Garajdan İnebey Caddesi’ne kadar sırtında taşıyarak getirmişti. Bir defasında da çocuğu Mehmet Fevzi’nin elinden tutarak taa Hataylara gelmişti. O <strong>dostlarına değer verir onları ziyaret ederdi</strong>. Bunları <strong>davasının hatırı</strong> için yapardı. Onun davası büyüktü. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Büyük dava adamı, yazları ahbaplarını alır pikniklere götürürdü. Hınıs’ın köklü bir ailesi olan “Alaattinoğulları” ona sahip çıkardı. Onların bahçelerinde ne çaylar içmiş, ne sohbetler etmiştik. O zamanlar, Hacı Sait Ekinciler Almanya’dan, Şener Ağabeyler Erzurum’dan, Faris Kayalar İstanbul’dan gelirler; İbrahimler, Ömerler, Nevzatlar, Mehmetler, Sıraçlar, Fesihler, Hanefiler ve diğerleri Muhterem zat Fahrettin Hoca Efendi’yle birlikte geceli ve gündüzlü çok güzel programlar yapardık. Bu programların yükünün hep Hacı Baki çekerdi. O her zaman hizmette herkesin yapamadığını yapardı. Çünkü o <strong>ihlâsta</strong> birinciydi. Çünkü o Allah’ı gerçekten seviyordu. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Kütüphane müdürlüğü yaptığı yıllarda, sadece kütüphanedeki kitaplarla yetinmez, okuyuculara kütüphanede olmayan eserleri bile bulup okuturdu. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Onun bir dostu olan Ali Rıza İlbaş anlatmıştı. Hacı Baki çocukluğundan beri <strong>şehit olmak</strong> istiyormuş. Bu duygusunu herkese sıkça söylermiş. Çok içten ve samimi dua etmiş olacak ki Allah, dediğini kabul etti. Şenkaya’da, hizmet için gittiği bir köyden dönerken, askeri minibüsün içerisinde altı erle birlikte pusuya düşürülerek şehit edildi. Onun dediği oldu, şehit olarak Rabbine kavuştu fakat geride bıraktığı altı tane anne kuzusuna acımamak elde değil.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"><span style="font-family: 'Verdana'">Allah, evlatlarını muhannete muhtaç etmesin. İmanlı Kur’an’lı büyütsün. Ruhun şad olsun Hacı Baki Ağabey. Bekle az kaldı. <strong>Sayılı günler tükenince, sonradan gelenler, önceden gidenlere kavuşacaklar.</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: darkslategray">İbrahim Köse </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 113125, member: 656"] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Kelebekler gibiydi. Yaz, kış demez uçurumlardan uçardı. Aşağı kayabaşı ve Sarılı Mahallesi kayalıkları buna şahitti.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray][B][FONT=Verdana]Kibar[/FONT][/B][FONT=Verdana] bir insandı. Kişinin hatasını ve yanlışını [B]yüzüne[/B] vurmazdı. Ya güler yüzlü olur, ya da tebessüm etmeye çalışırdı. Yapısı ufak tefekti, fakat hizmeti büyüktü. Onun ne kadar çok hizmet ettiğini dostları bilirdi. Dostlarının bilmediği sadece Allah’ın bildiği hizmetleri de az değildi. Evi dershanenin bitişiğindeydi. Onun evi de, eli de, cebi de Halil İbrahim sofrası gibiydi. [/FONT][/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Hınıs’ta, çarşının altındaki ilk dershanenin yapımında pek eziyet çekmişti. Yeni dikilen beton direkleri gece yıkmasınlar diye nöbet tutarken, [B]yıkmak için gelenlerin attığı tokatları[/B] hiç anlatmak istemezdi. [/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray][B][FONT=Verdana]Davasının hatırı için her şeye katlanırdı[/FONT][/B][FONT=Verdana]. Şikâyetler, mahkemeler, hapishaneler, onu yıldırmak şöyle dursun, onun [B]hizmetteki mastırı, doktorası ve doçentlik çalışmaları[/B] olmuştu.[/FONT][/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Biz o zamanlar ortaokulda okuyorduk. Deniz Gezmişlerle aynı üniversitede okumuş ve onlarla arkadaşlık yapmış olan Erhan Demir, Bülent… gibi öğretmenlerimiz komünizm suçundan iki de bir hapishaneye girip çıkarlardı. Onların hapishanede bulunduğu bir dönemde Hacı Baki Bingöl de Nur talebeliğinden yatıyormuş. Orada nasıl birlikte oldular, ne konuştular bilmiyoruz ama Erhan Demir bir defasında sınıfta aynen şöyle anlatmıştı:[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]—Hacı Baki Bingöl gibi davasına bağlı bir insan görmedim. [/COLOR][/FONT][/B] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Bütün ilçe halkı onu tanırdı. Bilhassa gençlerle yakın dirsek temasına geçerdi. Dershaneye çağırmadığı genç yok gibiydi. Onu sevmeyen zavallı insanlar, küçük çocuklara arkasından “Nurci, nurci” diye bağırtırlardı. [/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray][B][FONT=Verdana]İnsana değer verirdi.[/FONT][/B][FONT=Verdana] Bursa’da okurken, onu bir sabah namazı vakti sırtında bir teneke kuru fasulye çuvalıyla karşılamıştım. Fasulye çuvalını eski Garajdan İnebey Caddesi’ne kadar sırtında taşıyarak getirmişti. Bir defasında da çocuğu Mehmet Fevzi’nin elinden tutarak taa Hataylara gelmişti. O [B]dostlarına değer verir onları ziyaret ederdi[/B]. Bunları [B]davasının hatırı[/B] için yapardı. Onun davası büyüktü. [/FONT][/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Büyük dava adamı, yazları ahbaplarını alır pikniklere götürürdü. Hınıs’ın köklü bir ailesi olan “Alaattinoğulları” ona sahip çıkardı. Onların bahçelerinde ne çaylar içmiş, ne sohbetler etmiştik. O zamanlar, Hacı Sait Ekinciler Almanya’dan, Şener Ağabeyler Erzurum’dan, Faris Kayalar İstanbul’dan gelirler; İbrahimler, Ömerler, Nevzatlar, Mehmetler, Sıraçlar, Fesihler, Hanefiler ve diğerleri Muhterem zat Fahrettin Hoca Efendi’yle birlikte geceli ve gündüzlü çok güzel programlar yapardık. Bu programların yükünün hep Hacı Baki çekerdi. O her zaman hizmette herkesin yapamadığını yapardı. Çünkü o [B]ihlâsta[/B] birinciydi. Çünkü o Allah’ı gerçekten seviyordu. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Kütüphane müdürlüğü yaptığı yıllarda, sadece kütüphanedeki kitaplarla yetinmez, okuyuculara kütüphanede olmayan eserleri bile bulup okuturdu. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Onun bir dostu olan Ali Rıza İlbaş anlatmıştı. Hacı Baki çocukluğundan beri [B]şehit olmak[/B] istiyormuş. Bu duygusunu herkese sıkça söylermiş. Çok içten ve samimi dua etmiş olacak ki Allah, dediğini kabul etti. Şenkaya’da, hizmet için gittiği bir köyden dönerken, askeri minibüsün içerisinde altı erle birlikte pusuya düşürülerek şehit edildi. Onun dediği oldu, şehit olarak Rabbine kavuştu fakat geride bıraktığı altı tane anne kuzusuna acımamak elde değil.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray][FONT=Verdana]Allah, evlatlarını muhannete muhtaç etmesin. İmanlı Kur’an’lı büyütsün. Ruhun şad olsun Hacı Baki Ağabey. Bekle az kaldı. [B]Sayılı günler tükenince, sonradan gelenler, önceden gidenlere kavuşacaklar.[/B][/FONT][/COLOR] [COLOR=darkslategray]İbrahim Köse [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Haci baki bingöl
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst