Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Hacı Galip Hasan KUŞCUOĞLU
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="tevhit06" data-source="post: 109766" data-attributes="member: 10740"><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu</span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Efendi Hazretleri, 1919 yılında Çorum’da doğar. Dindar bir aileye mensuptur. Cemaat kültürünün hakim olduğu bir ortamda yetişir. Nesab olarak seyyit ve şerif olup, soy isminden de anlaşıldığı üzere, büyük atası Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış astronomi ilminin üstadı Ali Kuşçu’ya dayanır. Amcası Hacı Bekir Kuşçuoğlu’dur. Hacı Bekir Kuşçuoğlu da Nakşi ve Mevlevi şeyhidir. Yedi tarikattan icazetli Çorumlu evliyaullahtan Hacı Mustafa Anaç Hazretleri’nin tek çocuğu Fatma Hanımefendi ile evlenir. Bu evlilikten yedi kız bir erkek çocuğu olur. Geçimini ömür boyu alın teri misali marangozlukla temin eder. </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">* * *</span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">HAZRETİ KUŞÇUOĞLU’NUN Tarık-ı silsilesi:</span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Marangozluk zanaatını Çorum’da kavradıktan sonra Ankara’ya gelen Şeyh Hazretleri, tezgahını başlangıçta Samanpazarı’ndaki eski Adliyenin karşısına, bilahare ise Siteler’e kurar. Gerek işinde gerekse insanlarla olan ilişkisinde göstermiş olduğu dikkat ve samimiyet, çevre esnafın takdirini ve güvenini kazanmaya yeter. </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Hazreti Şeyh, yaptığı işi ibadet ve taat noktasında ihlasla yürüttüğü için, gün geçtikçe geliştirmiş, devlet ricalinin ve diğer resmi yerlerin taleplerini en iyi şekilde karşılayanlar arasında olmuştur. Ancak manevi bir arayış zamanla dayanılmaz olur. İlahi aşk isteği içindeki tasavvufi arzu zamanla patlamaya hazır şark çıbanı gibi gümbür gümbür kendini gösterir. </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Sonunda Yaradan’ına kararlı bir nazla “Yeter artık, dayanamıyorum ya beni rahatlat ya da canımı al.” Diye tabir yerinde ise “Bardağı taşıran damla misali” ilticada bulunur. </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Aradan bir gün geçmeden Mustafa Yardımedici kucağındaki Kur’anı önünde tutarak dükkana girer. Kuşçuoğlu, hemen elini öper ve rahatladığını hisseder. Bir gün sonra yine gelerek kağıt kalem getirerek ilk dersini verir. Bu şekilde dervişliğe adımını atmış olur. </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Rabbani bir tasarruftur. Yardımedici Hazretlerinin ta Kahramanmaraş’tan gelip şifa arayan hastasını dizinin dibine oturtmak... Emr-i ilahi gereği yalnız bir manevi görevin yeri ve zamanı geldiğinde sahibine tevdi olayı, akılla çözülecek iş değildir. Kahramanmaraş’ın kurtuluşunun maddi ve manevi lideri büyük Şeyh Ali Sezai Hazretlerinin halifesi Mustafa Yardımedici Hazretleri, manevi işaretle sırat-ı müstakim üzere olan yolunun, kendinden sonra devamı olan muhteşem atlı piyadenin yetiştirilmesi, eğitilmesi ve icazeti konusunda kutsal görevini yerine getirir. </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Kendi kendini kurtaran şehir Kahramanmaraş’ın bu büyük evliyası Kadiri, Rufai ve Nakşi tarikatından icazetli bir güzel insan. Halifesi Mustafa Yardımedici tarafından altı yıllık bir eğitim uygulaması neticesinde 1956 yılında görev, Şeyh Kuşçuoğlu Hazretlerine tevdi edilir. </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">1950 yılında Ankara’ya gelen Mustafa Yardımedici, kutsal görevini yerine getirdikten sonra 1968 yılında ebediyete intikal eder. Asri mezarlığa defnedilir. Ruhaniyetiyle başkentimize tasarruflarının devam ettiğine inanılan mübarek bir zattır. Bunun dışında kayın pederi yedi tarikten icazetli Çorumlu Mustafa Anaç Hazretleri’nden de Kadiri ve Rufailik icazetini alır. Kendi deyimi ile : </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">“Bir dervişin bir şeyhi olur. İcazet aldıktan sonra başka şeyh efendilere verilen hallerden de istifade ettirilir. Tertib-i ilahide ayrılık yoktur. Küllü tarikin kökü Rasulullah’tadır. Ayrı görenler hata ederler. Yalnız terbiye usulleri ayrı ayrıdır. Dervişi, şeyhine biat ettikten sonra terbiye tarzına kimse karışamaz... karışırsa dervişin manasını öldürür.” demektedir. </span></span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Hacı Galip Kuşçuoğlu, bu zaman vetiresi içinde postnişine oturtulduğu 1956 tarihinden 1993 tarihine kadar Kadir-i Rufai şeyhi olarak, 1993 tarihinde ise ilahi irade tarafından Galibilik kolu da tevdi edilince, Kadir-i Rufai ve Galibi şeyhi olarak bilinir, yaşanır ve yaşatılır. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 12px">Kaynak:Ankara’nın gönül erleri kitabından alınmıştır Derleyen Ramazan KALAYCI(tevhit06)</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="tevhit06, post: 109766, member: 10740"] [COLOR=black][FONT=Verdana][SIZE=3]Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu Efendi Hazretleri, 1919 yılında Çorum’da doğar. Dindar bir aileye mensuptur. Cemaat kültürünün hakim olduğu bir ortamda yetişir. Nesab olarak seyyit ve şerif olup, soy isminden de anlaşıldığı üzere, büyük atası Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış astronomi ilminin üstadı Ali Kuşçu’ya dayanır. Amcası Hacı Bekir Kuşçuoğlu’dur. Hacı Bekir Kuşçuoğlu da Nakşi ve Mevlevi şeyhidir. Yedi tarikattan icazetli Çorumlu evliyaullahtan Hacı Mustafa Anaç Hazretleri’nin tek çocuğu Fatma Hanımefendi ile evlenir. Bu evlilikten yedi kız bir erkek çocuğu olur. Geçimini ömür boyu alın teri misali marangozlukla temin eder. * * * HAZRETİ KUŞÇUOĞLU’NUN Tarık-ı silsilesi: Marangozluk zanaatını Çorum’da kavradıktan sonra Ankara’ya gelen Şeyh Hazretleri, tezgahını başlangıçta Samanpazarı’ndaki eski Adliyenin karşısına, bilahare ise Siteler’e kurar. Gerek işinde gerekse insanlarla olan ilişkisinde göstermiş olduğu dikkat ve samimiyet, çevre esnafın takdirini ve güvenini kazanmaya yeter. Hazreti Şeyh, yaptığı işi ibadet ve taat noktasında ihlasla yürüttüğü için, gün geçtikçe geliştirmiş, devlet ricalinin ve diğer resmi yerlerin taleplerini en iyi şekilde karşılayanlar arasında olmuştur. Ancak manevi bir arayış zamanla dayanılmaz olur. İlahi aşk isteği içindeki tasavvufi arzu zamanla patlamaya hazır şark çıbanı gibi gümbür gümbür kendini gösterir. Sonunda Yaradan’ına kararlı bir nazla “Yeter artık, dayanamıyorum ya beni rahatlat ya da canımı al.” Diye tabir yerinde ise “Bardağı taşıran damla misali” ilticada bulunur. Aradan bir gün geçmeden Mustafa Yardımedici kucağındaki Kur’anı önünde tutarak dükkana girer. Kuşçuoğlu, hemen elini öper ve rahatladığını hisseder. Bir gün sonra yine gelerek kağıt kalem getirerek ilk dersini verir. Bu şekilde dervişliğe adımını atmış olur. Rabbani bir tasarruftur. Yardımedici Hazretlerinin ta Kahramanmaraş’tan gelip şifa arayan hastasını dizinin dibine oturtmak... Emr-i ilahi gereği yalnız bir manevi görevin yeri ve zamanı geldiğinde sahibine tevdi olayı, akılla çözülecek iş değildir. Kahramanmaraş’ın kurtuluşunun maddi ve manevi lideri büyük Şeyh Ali Sezai Hazretlerinin halifesi Mustafa Yardımedici Hazretleri, manevi işaretle sırat-ı müstakim üzere olan yolunun, kendinden sonra devamı olan muhteşem atlı piyadenin yetiştirilmesi, eğitilmesi ve icazeti konusunda kutsal görevini yerine getirir. Kendi kendini kurtaran şehir Kahramanmaraş’ın bu büyük evliyası Kadiri, Rufai ve Nakşi tarikatından icazetli bir güzel insan. Halifesi Mustafa Yardımedici tarafından altı yıllık bir eğitim uygulaması neticesinde 1956 yılında görev, Şeyh Kuşçuoğlu Hazretlerine tevdi edilir. 1950 yılında Ankara’ya gelen Mustafa Yardımedici, kutsal görevini yerine getirdikten sonra 1968 yılında ebediyete intikal eder. Asri mezarlığa defnedilir. Ruhaniyetiyle başkentimize tasarruflarının devam ettiğine inanılan mübarek bir zattır. Bunun dışında kayın pederi yedi tarikten icazetli Çorumlu Mustafa Anaç Hazretleri’nden de Kadiri ve Rufailik icazetini alır. Kendi deyimi ile : “Bir dervişin bir şeyhi olur. İcazet aldıktan sonra başka şeyh efendilere verilen hallerden de istifade ettirilir. Tertib-i ilahide ayrılık yoktur. Küllü tarikin kökü Rasulullah’tadır. Ayrı görenler hata ederler. Yalnız terbiye usulleri ayrı ayrıdır. Dervişi, şeyhine biat ettikten sonra terbiye tarzına kimse karışamaz... karışırsa dervişin manasını öldürür.” demektedir. Hacı Galip Kuşçuoğlu, bu zaman vetiresi içinde postnişine oturtulduğu 1956 tarihinden 1993 tarihine kadar Kadir-i Rufai şeyhi olarak, 1993 tarihinde ise ilahi irade tarafından Galibilik kolu da tevdi edilince, Kadir-i Rufai ve Galibi şeyhi olarak bilinir, yaşanır ve yaşatılır. Kaynak:Ankara’nın gönül erleri kitabından alınmıştır Derleyen Ramazan KALAYCI(tevhit06)[/SIZE][/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Hacı Galip Hasan KUŞCUOĞLU
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst