Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 20 : Ölümü istemek..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="a1a2" data-source="post: 283387" data-attributes="member: 1017878"><p>< İmam Gazali der ki: ben İsa' ya (a.s.) inen incilde gördüm "tabuta konuduğu andan mezar başına gelinceye kadar Allah'u teala ölüden kırk soru sorar . Birincisi "ey kulum insanların baktıkları yüzünü senelerce temizledin durdun.Fakat benim baktığım kalbini bir defa olsun temizlemedin" buyurur. Halbuki Allah'u teala hergün senin kalbine bakar, ve der ki "benim nimetlerime gark olmuş iken çalışman başkaları içindir.İyi bil ki sen duymayan bir sağırsın" </p><p>Evladım, ilimsiz amel olmayacağı gibi amelsiz ilimde deliliktir. İyi bil ki, bugün seni ibadete sevk edip günahlardan alıkoyan ilim, yarın da seni cehennemin ateşinden uzaklaştıramaz.Bugün ilminle amel edip kaçırdığın fırsatları toparlamazsan yarın kıyamet gününde :"Allah'ım bizi (tekrar) dünyaya döndür de iyi amel işleyelim" dersin.O zaman cevap olarak sana denilirki: "ey ahmak, <strong><em><u>sen oradan geliyorsun</u></em></strong>" </p><p>(<em>HÜCCET-ÜL İSLAM S.31,32)</em></p><p><em> </em></p><p><em>Ne tuhaftır ki insan hep var olana bir kusur bulur, hiç bir zaman elindekine razı olmaz muhakkak ki Cenab-ı hakkın vermiş olduğu mükemmelliyetçilik istidadındır. Sonra kaybedincede değerini anlayıp geçmişe dönmek ister. Ne yazık ki dönemez. gerçekten asıl marifet odur ki elindeki nimete şükrü hakkıyla eda edebilsin.</em></p><p><em>Şükür denilince akla kavli bir şükür gelebilir ancak benim bahsim fiilidir halinden razı olmaktır. evet sınav bazen çok çetin bazende dayanılmaz olabilir bazen de son noktaya geldiğimizi düşünürüz ancak her son yeni bir başlangıçtır bazı olaylara son noktayı koyarız ancak( yani Allah'ın izin verdiği ölçüde) bu sefer de dayanılmaz başka bir sınav, boşunamı denilmiş sınav dünyası diye...</em></p><p> <em>Zahiri olaylar ne kadar dayanılmaz gözüksede deniliyor ya "Allah kimseye kaldıramayacağı yük yüklemez" yada ayet de geçtiği gibi "şüphesiz ki her zorlukta bir kolaylık vardır" ancak gaflete dalmış nefisler o kolaylığı görmez işte sanki bir sonmuş veya bir sonbuluş, bitişmiş gibi ölümü arzu eder insan...</em></p><p> <em>Ancak ölüm bir bitiş değil yeni bir başlangıçtır aslında bunumu unutuyoruz?En ufak bir sıkıntıda ipleri kopartıyoruz ölüm ve ötesinimi unutuyoruz acaba? Halbuki o ölüm anını hakiki olarak hani ihlas risalesinde birinci sebebde geçiyor ya: "BELKİ HAKİKAT NOKTASINDA, ZAMANI HAZIRDAN İSTİKBALE FİKREN GİTMEK NAZARAN BAKMAKTIR" biz bunu mu yapmıyoruz acaba yani Efendimiz (a.s.m.)ın : "ölümün acısı, bir kişinin parmak ucundan başına kadar dikenli bir telin batıp sonra tekrar çıktığını düşünün" tabirince...</em></p><p><em>Ölümü çok mu kolay sanıyoruz yada çok mu hafife alıyoruz? Evet eğer ölüm bir son buluş olsa idi( ki bu imkansız) ozaman evet istenmesi noraldi ancak ahirete iman edipte cennete az bir amel ile gidileceğini zannetmek tuhaf olan Hz. Ali(r.a.) "çalışmadan cennete gireceğini sanan boş ümide kapılmıştır. Yalnız çalışması ve gayretiyle cennete gireceğini zanneden de kendini beğenmiştir." buyuruyor.</em></p><p> <em>Yada babamın bana dediği gibi" farz-ı misal inkarcıların dediği gibi ahiret olmasa, ölüm bir son buluş olsa,cennet, cehennem, mizan olmasa yinede bütün zorluklara göğüs gerip sabredip islamın getirdiği bütün emirlere ve yasaklara uyup mertcesine ölmeyi tercih ederim." </em></p><p><em> CENAB-I HAK CÜMLEMİZİ SABREDENLERDEN EYLESİN İNŞAALLAH...</em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="a1a2, post: 283387, member: 1017878"] < İmam Gazali der ki: ben İsa' ya (a.s.) inen incilde gördüm "tabuta konuduğu andan mezar başına gelinceye kadar Allah'u teala ölüden kırk soru sorar . Birincisi "ey kulum insanların baktıkları yüzünü senelerce temizledin durdun.Fakat benim baktığım kalbini bir defa olsun temizlemedin" buyurur. Halbuki Allah'u teala hergün senin kalbine bakar, ve der ki "benim nimetlerime gark olmuş iken çalışman başkaları içindir.İyi bil ki sen duymayan bir sağırsın" Evladım, ilimsiz amel olmayacağı gibi amelsiz ilimde deliliktir. İyi bil ki, bugün seni ibadete sevk edip günahlardan alıkoyan ilim, yarın da seni cehennemin ateşinden uzaklaştıramaz.Bugün ilminle amel edip kaçırdığın fırsatları toparlamazsan yarın kıyamet gününde :"Allah'ım bizi (tekrar) dünyaya döndür de iyi amel işleyelim" dersin.O zaman cevap olarak sana denilirki: "ey ahmak, [B][I][U]sen oradan geliyorsun[/U][/I][/B]" ([I]HÜCCET-ÜL İSLAM S.31,32) Ne tuhaftır ki insan hep var olana bir kusur bulur, hiç bir zaman elindekine razı olmaz muhakkak ki Cenab-ı hakkın vermiş olduğu mükemmelliyetçilik istidadındır. Sonra kaybedincede değerini anlayıp geçmişe dönmek ister. Ne yazık ki dönemez. gerçekten asıl marifet odur ki elindeki nimete şükrü hakkıyla eda edebilsin. Şükür denilince akla kavli bir şükür gelebilir ancak benim bahsim fiilidir halinden razı olmaktır. evet sınav bazen çok çetin bazende dayanılmaz olabilir bazen de son noktaya geldiğimizi düşünürüz ancak her son yeni bir başlangıçtır bazı olaylara son noktayı koyarız ancak( yani Allah'ın izin verdiği ölçüde) bu sefer de dayanılmaz başka bir sınav, boşunamı denilmiş sınav dünyası diye... Zahiri olaylar ne kadar dayanılmaz gözüksede deniliyor ya "Allah kimseye kaldıramayacağı yük yüklemez" yada ayet de geçtiği gibi "şüphesiz ki her zorlukta bir kolaylık vardır" ancak gaflete dalmış nefisler o kolaylığı görmez işte sanki bir sonmuş veya bir sonbuluş, bitişmiş gibi ölümü arzu eder insan... Ancak ölüm bir bitiş değil yeni bir başlangıçtır aslında bunumu unutuyoruz?En ufak bir sıkıntıda ipleri kopartıyoruz ölüm ve ötesinimi unutuyoruz acaba? Halbuki o ölüm anını hakiki olarak hani ihlas risalesinde birinci sebebde geçiyor ya: "BELKİ HAKİKAT NOKTASINDA, ZAMANI HAZIRDAN İSTİKBALE FİKREN GİTMEK NAZARAN BAKMAKTIR" biz bunu mu yapmıyoruz acaba yani Efendimiz (a.s.m.)ın : "ölümün acısı, bir kişinin parmak ucundan başına kadar dikenli bir telin batıp sonra tekrar çıktığını düşünün" tabirince... Ölümü çok mu kolay sanıyoruz yada çok mu hafife alıyoruz? Evet eğer ölüm bir son buluş olsa idi( ki bu imkansız) ozaman evet istenmesi noraldi ancak ahirete iman edipte cennete az bir amel ile gidileceğini zannetmek tuhaf olan Hz. Ali(r.a.) "çalışmadan cennete gireceğini sanan boş ümide kapılmıştır. Yalnız çalışması ve gayretiyle cennete gireceğini zanneden de kendini beğenmiştir." buyuruyor. Yada babamın bana dediği gibi" farz-ı misal inkarcıların dediği gibi ahiret olmasa, ölüm bir son buluş olsa,cennet, cehennem, mizan olmasa yinede bütün zorluklara göğüs gerip sabredip islamın getirdiği bütün emirlere ve yasaklara uyup mertcesine ölmeyi tercih ederim." CENAB-I HAK CÜMLEMİZİ SABREDENLERDEN EYLESİN İNŞAALLAH...[/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 20 : Ölümü istemek..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst