- Peki hadisin vürud sebebi nedir ?
Peygamberimiz (s.a.v.) Yemen'in Cened vâliliğine tayin ettiği Muaz bin Cebel’e şu tavsiyelerde bulunmuştur:
"Sen Ehli Kitap bir kavmin yanına gidiyorsun. Onları, bir olan Allah'a îmân ve benim de Resûlullah olduğuma şehâdete dâvet et."
"Eğer bunu kabul ederlerse, onlara, Allah'ın her gün ve gecede beş vakit namazı farz kıldığını bildir."
"Eğer bunu da kabul ederlerse, Allah'ın kendilerine, zenginlerden alınıp fakirlere verilecek zekâtı farz kıldığını bildir.''
''Eğer, bunu kabul ederlerse, sakın mallarının en kıymetlilerini alma!"
"Mazlumun duâsından sakın! Çünkü, bu duâ ile Allah Taâlâ arasında bir perde yoktur."1
Bu sırada Muaz bin Cebel Hazretleri de Efendimizden bazı tavsiyelerde bulunmasını istedi,
"Yâ Resûlallah! Bana tavsiyelerde bulun" diye ricada bulundu.
Resûl-i Ekrem Efendimiz,
"Her ne halde ve nerede olursan ol, Allah'tan kork!" buyurdu.
Hz. Muaz, " Yâ Resûlallah! Bana biraz daha tavsiyelerde bulun" dedi.
Resûl-i Ekrem Efendimiz bu sefer,
"Günahın arkasından hemen iyilik ve hayır yetiştir ki, onu yok etsin!"
Hz. Muaz, "Yâ Resûlallah! Bana tavsiyelerini arttır" diye dileğini tekrarladı.
Peygamber Efendimiz,
"İnsanlara, güzel ahlâk ile muâmelede bulun!" buyurdu.2
Resûl-i Ekrem Efendimizin, Hz. Muaz ile beraberinde gönderdiği Ebû Mûsa el-Eşarî'yi uğurlarken de son tavsiyesi şu oldu:
"Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız!
Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz!
Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!"3
1. Müsned, 1:233; Buharî, 3:73; Müslim, 1:150; Tirmizî, 3:21.
2. İbn-i Kesîr, Sîre, 4:194-195.
3. Buharî, 3:72.
(Salih Suruç)