Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 32 : Kafa karıştırıcı, anlaşılması zor sözler söylemek..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 326737" data-attributes="member: 1008778"><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Özür dilemek zorunda kalacağın bir sözü söyleme!” </strong>(İbn Mâce, Zühd, 15)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Konuyla ilgili hadis şöyledir:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Ümmü Habibe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>"İnsanoğlunun her sözü aleyhinedir; ancak iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak yahut Allah Tealâ'yı zikretmek müstesnadır." </strong>[Tirmizî, Zühd 63, (2414).]</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Aliyyu'l-Kâri der ki: "Hadisin açık manası, istisna edilen; iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak yahut Allah Tealâ'yı zikretmek dışında bütün konuşmaların kişinin aleyhinde olduğunu, başka bir konuşma tarzının olmadığını gösteriyor. Ancak, gibi hadisleri aşırılığa ve istikametli olmayan konuşmadan sakındırmak anlamında yorumlamak gerekir. Şurası muhakkak ki, mübah söz, ahirette ona bir fayda sağlayacak değildir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Konuyla ilgili ayetler ve hadisler dikkate alındığında bu hadisin anlamı şöyle olur:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">"Ademoğlunun, hadiste geçenler ve benzerleri dışında kalan her sözü, onun için bir üzüntü ve pişmanlıktır. Onda menfaatine bir yön yoktur. Bu konuda gelen diğer birçok hadis de bunu kuvvetlendirir. Bu hadisin şu ayetten alınmış olması muhtemeldir:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>"İnsanların birbirleri arasında gizlice konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi, bir iyilik yapmayı veya insanların arasını düzeltmeyi teşvik eden kimselerin bu maksatla yaptıkları gizli konuşmalar bundan müstesnadır. Kim bunu Allah rızası için yaparsa, elbette biz ona pek büyük bir mükâfaat vereceğiz."</strong> (Nisa, 4/114).</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Şu halde gerek ayetlerde ve gerek hadislerde gelen hayra, yardımlaşmaya, dostluğa vb. yönelik konuşma çeşitleri dışındaki konuşmalar kişinin lehine değildir. Hadiste sadece üç tane istisnanın belirtilmesi, hem o üç kısma giren konuşmaların önemini gösterir, hem de bunlar dışında kalan mübah konuşmalarda son derece dikkatli olmaya uyarı demektir. Alimler, mübah yani dinen sakıncası olmayan konuşmaların aleyhte olmayacak sınırda kalsa bile ahirette faydasının olmayacağına dikkat çekerler. Normal bir sohbet mübahtır, ama <em><strong>gıybete, dedikoduya, malayaniye</strong></em> bulaşma tehlikesi her an mevcuttur. Bütün mübahlar böyledir. Dolayısıyla, Aleyhissalâtu vesselâm, Allah'ın rızasına, ahiret ekimine âzamî ölçüde uygun bir hayat tarzının yollarını gösterirken, konuşma adabında da, mü'minleri son derece dikkatli olmaya çağıran bir ifade kullanmıştır. (bk. Canan İbrahim, Kütüb-ü Sitte, 16781-2)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>Konuşma Adabı</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Düşünmek ve konuşmak, insanı diğer canlılardan ayıran en mühim vasıftır. Aralarındaki alâka sebebiyle konuşma, sahibinin aklî seviyesini ve fikir yapısını gösteren pürüzsüz bir ayna gibidir. Dolayısıyla insanı insan yapan dilidir. İslâm, mü’minlerin söz disiplinine sahip olmalarını istemiş ve bu sahada pek çok esaslar koymuştur.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Bir mü’min de her şeyden önce besmele çekerek ve Allah’a hamdederek konuşmaya başlamalıdır. Böyle başlanmayan her mühim iş bereketsizdir. (Ebû Dâvûd, Edeb 18; İbn Mâce, Nikâh 19) <strong>Allah’ı zikretmeksizin çok konuşmak da kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanlar ise Allah’tan en uzak kimseler. </strong>(Tirmizî, Zühd 62) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>Konuşmak, </strong>insanlar arasındaki iletişimi, muhabbeti ve anlaşıp kaynaşmayı sağlayan büyük bir ilâhî lütuftur. Yani insanlar duygu ve düşüncelerini, arzu ve taleplerini çoğu kez konuşarak ifâde ederler. Bir kimsenin kullandığı dil ve üslûb, onu hayatta başarılı kılabildiği gibi hüsrâna da uğratabilir. Hatta kişinin dilini muhafaza etmesi, cenneti elde etme vesileleri arasında zikredilmiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) buyuruyor ki:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iffet ve nâmusunu koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm.” </strong>(Buhârî, Rikâk, 23) </span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Bir başka hadis-i şerîf'te<strong><em> “En faziletli kimdir?” </em></strong>sorusuna Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Dilinden ve elinden Müslümanların emniyette olduğu kimsedir.” </strong></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong></strong></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">mukâbelesinde bulunmuştur. (Buhârî, İmân, 4-5) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Fahr-i Kâinât Efendimiz (asm)<strong> konuşma âdâbı</strong>yla alâkalı bir kısım kâideler koymuştur ki bunları şöyle sıralayabiliriz:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>1. </strong>Açık ve anlaşılır bir şekilde muhâtabın seviyesine göre konuşulmalı, gerektiğinde önemli görülen ifâdeler tekrar edilmelidir. Nitekim ashâbın, fasih ve beliğ bir üslûp ile konuşan Peygamber Efendimiz (asm) hakkındaki şu tespitleri oldukça önemlidir:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in konuşması her dinleyenin rahatlıkla anlayabileceği şekilde açıktı.”</strong> (Ebû Dâvûd, Edeb, 18)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Konuştuğu zaman onun kelimelerini saymak isteyen sayabilirdi.”</strong> (Buhârî, Menâkıb, 23)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“İyice anlaşılmasını istediği kelime ve cümleleri, üç kere tekrar ederdi.” </strong>(Tirmizî, Menâkıb, 9)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>Sözün, </strong>muhâtap tarafından iyice anlaşılabilmesi için bazen tekrar edilmesi gerekebilir. Bu sebeple Kur'ân-ı Kerîm'de câlib-i dikkat vâkıâlar önemine binâen bir kaç kez tekrarlanmıştır. Meselâ şeytanın emr-i ilâhîye isyân edip secde etmemesi yedi yerde, Musâ (as)'a îmân eden sihirbazların durumu ise dört yerde tekrarlanmıştır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Fahr-i Kâinât Efendimiz (asm), namaz kıldırırken dikkat çekici âyetleri bazen iki, bazen üç defâ tekrarlardı. Sahâbeye nasihat ve îkazda bulunurken, bir kısım ifâdeleri tekrarladığı olurdu. Allâh dostlarının sohbetlerinde de bu şekilde tekrarlara çokça rastlamak mümkündür. Ancak bunun telkin maksatlı olması, sıkıcı olmaması ve cemaatin seviyesine münâsip olması gerekir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Sözü anlayacak kimsenin bulunmadığı meclislerde konuşmak da nefesleri isrâf etmek mânâsına gelir. Zîrâ Meşhûrî'nin dediği gibi; <strong>“Âkilân tâ söz mahallin bulmadıkça söylemez!”</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>2. Bilgiçlik taslama</strong> ve kendini başkalarına üstün gösterme niyetiyle yapmacık konuşmalarda bulunmak veya insanların anlayamadıkları kelimelerle onlara hitap etmek şiddetle yasaklanmıştır. Sevgili Peygamberimiz:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Şüphesiz ki Allâh Teâlâ, sığırın otu yerken ağzında evirip çevirdiği gibi, sözü ağzında evirip çevirerek lügat paralayan kimselere buğz eder.”</strong> buyurmuştur. ( Ebû Dâvûd, Edeb, 94)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Vazifesi hakkı ve hakîkati beyan olan Resülullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-, konuşmalarında hiçbir zaman san'at kaygısı taşımamıştır. Sevgili Peygamberimiz (asm), tertemiz duygular içinde, şefkat ve merhamet hisleriyle dolu olarak ve ruhûnun en tabiî ifâdeleriyle konuşmuştur. Böylece onun mübarek sözleri apayrı bir güzellikte ve şânına yakışır bir hüsn-ü edeb üzere olmuştur.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>3. Bağırıp çağırmak </strong>sûretiyle yüksek sesle konuşulmamalıdır. Kişinin karşısında sağır varmışçasına bağırarak ya da kavga ediyormuş gibi öfkeli bir ses tonuyla konuşması, doğru değildir. Kibar ve nazik bir üslûbun benimsenmesi, her zaman için en isâbetli yoldur. Kur'an-ı Kerim'in beyânıyla Lokman -aleyhisselâm- oğluna söz konusu metodu şöyle tavsiye etmektedir.</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“ (Yavrum!) Yürüyüşünde tabiî ol ve sesini alçalt. Unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” </strong>(Lokman, 31/19) </span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Bir başka âyette de:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Kullarıma söyle, en güzel sözü söylesinler! ”</strong> (İsrâ, 17/53) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">buyurmaktadır. Hatta Allâh Teâlâ, Hz. Musâ ile kardeşi Hârûn'u, Fıravun'a gönderirken onu yumuşak bir sözle uyarmalarını istemiş (Tâhâ 20/43-44), muhâtab kafir de olsa âdâb gereği güzel bir üslûbun kullanılmasını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte de, söylenecek güzel bir sözle bile cehennem azabından kurtulunabileceği ifâde edilir:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Yarım hurma vermek sûretiyle de olsa cehennemden korunun. Bunu da bulamayan (hiç olmazsa) güzel bir sözle cehennemden korunsun! ”</strong> (Müslim, Zekât, 68)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>4.</strong> İki kişinin, yanlarında bulunan üçüncü kişiyi dışlayarak aralarında<strong> fısıldaşmalar</strong>ı yasaklanmıştır. Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) böyle bir tavrın, yalnız kalan kimsenin üzülmesine sebep olabileceğini belirtmektedir. (Buhârî, İsti'zân, 47) Olgun bir Müslüman ise mü'min kardeşini üzecek ve kalbini incitecek davranışlarda bulunmak istemez.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>5. </strong>Bir mecliste herhangi bir konu görüşülüyor ise veya cevaplandırılmak üzere bir soru sorulmuşsa, ilk söz hakkı <strong>meclisin büyüğü</strong>ne aittir. Bununla birlikte diğer kişiler de yeri geldiğinde edebe uygun bir şekilde fikirlerini beyân edebilirler. Nitekim bir hâdiseyi anlatmak için, yaşça en küçük olan Abdurrahman bin Sehl ilk önce söze başlayınca, Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-; <strong>“Sözü büyüklerine bırak, sözü büyüklerine bırak!” </strong>buyurmuş, bunun üzerine olayı büyükler anlatmıştır. (Buhârî, Cizye, 12)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Abdullah bin Ömer şöyle anlatır: “Birgün Allâh Resûlü ashâbına:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>« Bana mü'mine benzeyen bir ağacı söyleyin!»</strong> buyurdu. Oradakiler çölde bulunan ağaçları tek tek saymaya başladılar. Gönlüme onun hurma ağacı olduğu düştü ve hemen söylemek istedim. Ancak orada benden büyük insanlar bulunduğundan konuşmaktan çekindim. Onlar cevâbı bilemeyip sükût ettiklerinde, <strong>Efendimiz onun hurma ağacı olduğunu söyledi.”</strong> (Müslim, Münâfikîn, 64)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>6. Az ve öz konuşmalı, </strong>lüzumsuz tafsilattan kaçınmalıdır. Diğer bir ifadeyle çok konuşmamayı, yerinde ve ölçülü konuşmayı âdet edinmek gerekir. Allâh Teâlâ mü'minlerin mümtaz hasletlerini sayarken:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“O kimseler ki boş söz ve işlerden yüz çevirirler.”</strong> (Mü'minûn, 23/3) </span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">buyurmakta, lüzumsuz sözlerle meşgul olmayı fâsıklık ve dalâlet olarak nitelendirmektedir. (Lokmân, 31/6)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Peygamberimiz (asm) ise bu konuya şu hadisleriyle dikkat çekmektedir:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Allâh'ı zikretmeksizin çok konuşmayın! Allâh'ın zikri dışında çok söz söylemek kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanların ise Allâh'tan en uzak kimseler olduğunda şüphe yoktur.”</strong> (Tirmizî, Zühd, 62)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, kişinin iyi Müslüman oluşundandır.” </strong>(Tirmizî, Zühd, 11)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Taşlıcalı Yahyâ, çok konuşanların çok hata yapacağını ifâde ile şöyle der:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><em><strong>"Ehl-i dillerde bu mesel anılur; / Kim ki çok söyler ise çok yanılur."</strong></em></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>7. Maddî veya manevî hiçbir faydası olmayan</strong>, bilâkis zararı bulunan konuşmalardan şiddetle kaçınılmalıdır. Zîra:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”</strong> (Kaf, 50/18) </span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">âyet-i kerîmesi, insanın kendisine bahşedilen hayatın kelime kelime hesabını vereceğine dikkat çekmektedir. Nebî -sallallâhu aleyhi ve sellem- de şöyle buyurmuştur:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Allâh'a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun! ”</strong> (Buhârî, Edeb, 31, 85)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>8. Kişinin helâl mi haram mı,</strong> güzel mi çirkin mi, hayır mı şer mi henüz tam olarak kestiremediği bir sözü söylemesi de konuşma âdâbına aykırıdır. Hadis-i şerifte:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Kul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyleyiverir de bu yüzden cehennemin doğu ile batı arasından daha uzak bir yerine düşer gider.”</strong> buyrulmaktadır. (Buhârî, Rikâk, 23) </span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Nitekim atalarımız da,<strong> “Bin düşün bir söyle”</strong> ve benzeri güzel sözleri söylerken bu hadislerden ilham almışlardır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>9. İkili ilişkilerde insanı müşkil duruma sokacak anlamsız sözlerden kaçınmak,</strong> dostlukların devamı açısından fevkalâde ehemmiyeti hâizdir. Fahr-i Kâinât Efendimiz (asm):</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Ö zür dilemek zorunda kalacağın bir sözü söyleme!” </strong>buyurmuştur. (İbn-i Mâce, Zühd, 15)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>10. Mü'min her hâlükârda doğruyu konuşmalı,</strong> yalan söz ve yalan haberden şiddetle sakınmalıdır. Allâh Resûlü (asm) şöyle buyurmuştur:</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“İnsan sabahlayınca, bütün âzâları dile mürâcaat eder ve (âdeta ona) şöyle derler; <em>«Bizim haklarımızı korumakta Allâh'tan kork! Biz ancak senin söyleyeceklerinle ceza görürüz. Biz, sana bağlıyız. Eğer sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen eğrilir, yoldan çıkarsan biz de sana uyar, senin gibi oluruz.»</em> ” </strong>(Tirmizî, Zühd, 61)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Kur'an-ı Kerîm ise aynı çerçevede bizlere şu uyarıda bulunmaktadır:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“ Ey îmân edenler! Allâh'tan korkun ve doğru söz söyleyin ki Allâh amellerinizi salih hâle getirsin ve günahlarınızı bağışlasın. ”</strong> (Ahzâb, 33/70-71)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>11. Gelecekle ilgili konuşurken “inşaallâh” demek,</strong> konuşma ile alâkalı bir diğer edeb kâidesidir. Kulun cüz'î irâdesi herhangi bir şeyin olması için kâfi bir sebep değildir. Önemli olan Allâh'ın dilemesidir. Zîra istikbale ait bir şey dilerken <strong>“inşâallâh”</strong> demek, Allâh'ın irâdesinin farkında olmak ve onun irâdesinin üstünde bir irâde tanımamak demektir. Nitekim bir âyet-i kerîmede;</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“« İnşaallâh» ifâdesini kullanmadıkça hiçbir şey için, <em>«Bunu yarın yapacağım»</em> deme! ”</strong> (Kehf 18/23-24)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">buyrulmaktadır. Bir hadis-i şerifte ise Süleyman -aleyhisselâm-'ın istikbâle mâtuf bir işinde, inşâallâh demediği için dileğinin gerçekleşmediği haber verilmektedir. (Buhârî, Eymân, 3)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>Kulağın Adabı</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Allah Teâlâ insana iki kulak bir ağız vermiştir. İnsan iyi bir dinleyici olmalı ki güzel konuşabilsin. Kulak, hayırları dinleyip öğrenmek, Allah ve Rasûlü’nün, anne-babanın ve hocanın emirlerini dinleyip itaat etmek için lütfedilmiştir. Allah’ın âyetleri de işiten ve dinleyen kimseler içindir. Yalan sözü, dedikoduyu, gıybeti, insanı günaha götüren konuşmaları, başkalarının gizliliklerini dinlemesi onun aleyhinedir. Müstehcen şeyleri dinlemesi ise kulak zinasıdır. (Buhârî, İsti’zân 12, Kader 9; Müslim, Kader 20-21) Çünkü çirkin sözler insan üzerinde fenâ tesirler bırakır, aklını fikrini bozar.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Her şeyi dinlemek, her işittiğini söylemek çoğu zaman insanı hataya sürükler. Nebî (s.a.v):</span></span></span></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>“Her duyduğunu nakletmesi kişiye yalan olarak yeter.”</strong> buyurur. (Müslim, Mukaddime 5)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Güzel ses ve sadâlar kulağa hoş gelir, lâkin düşkün olunduğunda vakti heder eder.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">İnsan, kulağının şükrü olarak bol bol Kur’an-ı Kerim ve nasihat dinlemelidir. Kur’an okunduğunu işittiğinde hemen susup can kulağıyla dinlemeli ki rahmete erebilsin.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080">Duymadığı hâlde duyduk diyenler gibi olmamalı, boş söz duyunca hemen yüz çevirmelidir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'arial black'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><strong>Allah Teâlâ cümlemizi, sözü dinleyip en güzeline tabi olan hâlis kullarından eylesin! Amin!</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 326737, member: 1008778"] [FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Özür dilemek zorunda kalacağın bir sözü söyleme!” [/B](İbn Mâce, Zühd, 15)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Konuyla ilgili hadis şöyledir: Ümmü Habibe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]"İnsanoğlunun her sözü aleyhinedir; ancak iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak yahut Allah Tealâ'yı zikretmek müstesnadır." [/B][Tirmizî, Zühd 63, (2414).][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Aliyyu'l-Kâri der ki: "Hadisin açık manası, istisna edilen; iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak yahut Allah Tealâ'yı zikretmek dışında bütün konuşmaların kişinin aleyhinde olduğunu, başka bir konuşma tarzının olmadığını gösteriyor. Ancak, gibi hadisleri aşırılığa ve istikametli olmayan konuşmadan sakındırmak anlamında yorumlamak gerekir. Şurası muhakkak ki, mübah söz, ahirette ona bir fayda sağlayacak değildir. Konuyla ilgili ayetler ve hadisler dikkate alındığında bu hadisin anlamı şöyle olur:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]"Ademoğlunun, hadiste geçenler ve benzerleri dışında kalan her sözü, onun için bir üzüntü ve pişmanlıktır. Onda menfaatine bir yön yoktur. Bu konuda gelen diğer birçok hadis de bunu kuvvetlendirir. Bu hadisin şu ayetten alınmış olması muhtemeldir:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]"İnsanların birbirleri arasında gizlice konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Ancak sadaka vermeyi, bir iyilik yapmayı veya insanların arasını düzeltmeyi teşvik eden kimselerin bu maksatla yaptıkları gizli konuşmalar bundan müstesnadır. Kim bunu Allah rızası için yaparsa, elbette biz ona pek büyük bir mükâfaat vereceğiz."[/B] (Nisa, 4/114).[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Şu halde gerek ayetlerde ve gerek hadislerde gelen hayra, yardımlaşmaya, dostluğa vb. yönelik konuşma çeşitleri dışındaki konuşmalar kişinin lehine değildir. Hadiste sadece üç tane istisnanın belirtilmesi, hem o üç kısma giren konuşmaların önemini gösterir, hem de bunlar dışında kalan mübah konuşmalarda son derece dikkatli olmaya uyarı demektir. Alimler, mübah yani dinen sakıncası olmayan konuşmaların aleyhte olmayacak sınırda kalsa bile ahirette faydasının olmayacağına dikkat çekerler. Normal bir sohbet mübahtır, ama [I][B]gıybete, dedikoduya, malayaniye[/B][/I] bulaşma tehlikesi her an mevcuttur. Bütün mübahlar böyledir. Dolayısıyla, Aleyhissalâtu vesselâm, Allah'ın rızasına, ahiret ekimine âzamî ölçüde uygun bir hayat tarzının yollarını gösterirken, konuşma adabında da, mü'minleri son derece dikkatli olmaya çağıran bir ifade kullanmıştır. (bk. Canan İbrahim, Kütüb-ü Sitte, 16781-2) [B]Konuşma Adabı[/B] Düşünmek ve konuşmak, insanı diğer canlılardan ayıran en mühim vasıftır. Aralarındaki alâka sebebiyle konuşma, sahibinin aklî seviyesini ve fikir yapısını gösteren pürüzsüz bir ayna gibidir. Dolayısıyla insanı insan yapan dilidir. İslâm, mü’minlerin söz disiplinine sahip olmalarını istemiş ve bu sahada pek çok esaslar koymuştur. Bir mü’min de her şeyden önce besmele çekerek ve Allah’a hamdederek konuşmaya başlamalıdır. Böyle başlanmayan her mühim iş bereketsizdir. (Ebû Dâvûd, Edeb 18; İbn Mâce, Nikâh 19) [B]Allah’ı zikretmeksizin çok konuşmak da kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanlar ise Allah’tan en uzak kimseler. [/B](Tirmizî, Zühd 62) [B]Konuşmak, [/B]insanlar arasındaki iletişimi, muhabbeti ve anlaşıp kaynaşmayı sağlayan büyük bir ilâhî lütuftur. Yani insanlar duygu ve düşüncelerini, arzu ve taleplerini çoğu kez konuşarak ifâde ederler. Bir kimsenin kullandığı dil ve üslûb, onu hayatta başarılı kılabildiği gibi hüsrâna da uğratabilir. Hatta kişinin dilini muhafaza etmesi, cenneti elde etme vesileleri arasında zikredilmiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) buyuruyor ki:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iffet ve nâmusunu koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm.” [/B](Buhârî, Rikâk, 23) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Bir başka hadis-i şerîf'te[B][I] “En faziletli kimdir?” [/I][/B]sorusuna Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Dilinden ve elinden Müslümanların emniyette olduğu kimsedir.” [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]mukâbelesinde bulunmuştur. (Buhârî, İmân, 4-5) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Fahr-i Kâinât Efendimiz (asm)[B] konuşma âdâbı[/B]yla alâkalı bir kısım kâideler koymuştur ki bunları şöyle sıralayabiliriz: [B]1. [/B]Açık ve anlaşılır bir şekilde muhâtabın seviyesine göre konuşulmalı, gerektiğinde önemli görülen ifâdeler tekrar edilmelidir. Nitekim ashâbın, fasih ve beliğ bir üslûp ile konuşan Peygamber Efendimiz (asm) hakkındaki şu tespitleri oldukça önemlidir:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in konuşması her dinleyenin rahatlıkla anlayabileceği şekilde açıktı.”[/B] (Ebû Dâvûd, Edeb, 18)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Konuştuğu zaman onun kelimelerini saymak isteyen sayabilirdi.”[/B] (Buhârî, Menâkıb, 23)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“İyice anlaşılmasını istediği kelime ve cümleleri, üç kere tekrar ederdi.” [/B](Tirmizî, Menâkıb, 9)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]Sözün, [/B]muhâtap tarafından iyice anlaşılabilmesi için bazen tekrar edilmesi gerekebilir. Bu sebeple Kur'ân-ı Kerîm'de câlib-i dikkat vâkıâlar önemine binâen bir kaç kez tekrarlanmıştır. Meselâ şeytanın emr-i ilâhîye isyân edip secde etmemesi yedi yerde, Musâ (as)'a îmân eden sihirbazların durumu ise dört yerde tekrarlanmıştır. Fahr-i Kâinât Efendimiz (asm), namaz kıldırırken dikkat çekici âyetleri bazen iki, bazen üç defâ tekrarlardı. Sahâbeye nasihat ve îkazda bulunurken, bir kısım ifâdeleri tekrarladığı olurdu. Allâh dostlarının sohbetlerinde de bu şekilde tekrarlara çokça rastlamak mümkündür. Ancak bunun telkin maksatlı olması, sıkıcı olmaması ve cemaatin seviyesine münâsip olması gerekir. Sözü anlayacak kimsenin bulunmadığı meclislerde konuşmak da nefesleri isrâf etmek mânâsına gelir. Zîrâ Meşhûrî'nin dediği gibi; [B]“Âkilân tâ söz mahallin bulmadıkça söylemez!”[/B] [B]2. Bilgiçlik taslama[/B] ve kendini başkalarına üstün gösterme niyetiyle yapmacık konuşmalarda bulunmak veya insanların anlayamadıkları kelimelerle onlara hitap etmek şiddetle yasaklanmıştır. Sevgili Peygamberimiz:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Şüphesiz ki Allâh Teâlâ, sığırın otu yerken ağzında evirip çevirdiği gibi, sözü ağzında evirip çevirerek lügat paralayan kimselere buğz eder.”[/B] buyurmuştur. ( Ebû Dâvûd, Edeb, 94)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Vazifesi hakkı ve hakîkati beyan olan Resülullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-, konuşmalarında hiçbir zaman san'at kaygısı taşımamıştır. Sevgili Peygamberimiz (asm), tertemiz duygular içinde, şefkat ve merhamet hisleriyle dolu olarak ve ruhûnun en tabiî ifâdeleriyle konuşmuştur. Böylece onun mübarek sözleri apayrı bir güzellikte ve şânına yakışır bir hüsn-ü edeb üzere olmuştur. [B]3. Bağırıp çağırmak [/B]sûretiyle yüksek sesle konuşulmamalıdır. Kişinin karşısında sağır varmışçasına bağırarak ya da kavga ediyormuş gibi öfkeli bir ses tonuyla konuşması, doğru değildir. Kibar ve nazik bir üslûbun benimsenmesi, her zaman için en isâbetli yoldur. Kur'an-ı Kerim'in beyânıyla Lokman -aleyhisselâm- oğluna söz konusu metodu şöyle tavsiye etmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“ (Yavrum!) Yürüyüşünde tabiî ol ve sesini alçalt. Unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” [/B](Lokman, 31/19) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Bir başka âyette de: [B]“Kullarıma söyle, en güzel sözü söylesinler! ”[/B] (İsrâ, 17/53) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]buyurmaktadır. Hatta Allâh Teâlâ, Hz. Musâ ile kardeşi Hârûn'u, Fıravun'a gönderirken onu yumuşak bir sözle uyarmalarını istemiş (Tâhâ 20/43-44), muhâtab kafir de olsa âdâb gereği güzel bir üslûbun kullanılmasını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte de, söylenecek güzel bir sözle bile cehennem azabından kurtulunabileceği ifâde edilir:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Yarım hurma vermek sûretiyle de olsa cehennemden korunun. Bunu da bulamayan (hiç olmazsa) güzel bir sözle cehennemden korunsun! ”[/B] (Müslim, Zekât, 68)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]4.[/B] İki kişinin, yanlarında bulunan üçüncü kişiyi dışlayarak aralarında[B] fısıldaşmalar[/B]ı yasaklanmıştır. Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) böyle bir tavrın, yalnız kalan kimsenin üzülmesine sebep olabileceğini belirtmektedir. (Buhârî, İsti'zân, 47) Olgun bir Müslüman ise mü'min kardeşini üzecek ve kalbini incitecek davranışlarda bulunmak istemez. [B]5. [/B]Bir mecliste herhangi bir konu görüşülüyor ise veya cevaplandırılmak üzere bir soru sorulmuşsa, ilk söz hakkı [B]meclisin büyüğü[/B]ne aittir. Bununla birlikte diğer kişiler de yeri geldiğinde edebe uygun bir şekilde fikirlerini beyân edebilirler. Nitekim bir hâdiseyi anlatmak için, yaşça en küçük olan Abdurrahman bin Sehl ilk önce söze başlayınca, Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-; [B]“Sözü büyüklerine bırak, sözü büyüklerine bırak!” [/B]buyurmuş, bunun üzerine olayı büyükler anlatmıştır. (Buhârî, Cizye, 12) Abdullah bin Ömer şöyle anlatır: “Birgün Allâh Resûlü ashâbına: [B]« Bana mü'mine benzeyen bir ağacı söyleyin!»[/B] buyurdu. Oradakiler çölde bulunan ağaçları tek tek saymaya başladılar. Gönlüme onun hurma ağacı olduğu düştü ve hemen söylemek istedim. Ancak orada benden büyük insanlar bulunduğundan konuşmaktan çekindim. Onlar cevâbı bilemeyip sükût ettiklerinde, [B]Efendimiz onun hurma ağacı olduğunu söyledi.”[/B] (Müslim, Münâfikîn, 64) [B]6. Az ve öz konuşmalı, [/B]lüzumsuz tafsilattan kaçınmalıdır. Diğer bir ifadeyle çok konuşmamayı, yerinde ve ölçülü konuşmayı âdet edinmek gerekir. Allâh Teâlâ mü'minlerin mümtaz hasletlerini sayarken:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“O kimseler ki boş söz ve işlerden yüz çevirirler.”[/B] (Mü'minûn, 23/3) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]buyurmakta, lüzumsuz sözlerle meşgul olmayı fâsıklık ve dalâlet olarak nitelendirmektedir. (Lokmân, 31/6) Peygamberimiz (asm) ise bu konuya şu hadisleriyle dikkat çekmektedir:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Allâh'ı zikretmeksizin çok konuşmayın! Allâh'ın zikri dışında çok söz söylemek kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanların ise Allâh'tan en uzak kimseler olduğunda şüphe yoktur.”[/B] (Tirmizî, Zühd, 62)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, kişinin iyi Müslüman oluşundandır.” [/B](Tirmizî, Zühd, 11)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Taşlıcalı Yahyâ, çok konuşanların çok hata yapacağını ifâde ile şöyle der:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][I][B]"Ehl-i dillerde bu mesel anılur; / Kim ki çok söyler ise çok yanılur."[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]7. Maddî veya manevî hiçbir faydası olmayan[/B], bilâkis zararı bulunan konuşmalardan şiddetle kaçınılmalıdır. Zîra:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”[/B] (Kaf, 50/18) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]âyet-i kerîmesi, insanın kendisine bahşedilen hayatın kelime kelime hesabını vereceğine dikkat çekmektedir. Nebî -sallallâhu aleyhi ve sellem- de şöyle buyurmuştur:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Allâh'a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun! ”[/B] (Buhârî, Edeb, 31, 85)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]8. Kişinin helâl mi haram mı,[/B] güzel mi çirkin mi, hayır mı şer mi henüz tam olarak kestiremediği bir sözü söylemesi de konuşma âdâbına aykırıdır. Hadis-i şerifte:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Kul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyleyiverir de bu yüzden cehennemin doğu ile batı arasından daha uzak bir yerine düşer gider.”[/B] buyrulmaktadır. (Buhârî, Rikâk, 23) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Nitekim atalarımız da,[B] “Bin düşün bir söyle”[/B] ve benzeri güzel sözleri söylerken bu hadislerden ilham almışlardır. [B] 9. İkili ilişkilerde insanı müşkil duruma sokacak anlamsız sözlerden kaçınmak,[/B] dostlukların devamı açısından fevkalâde ehemmiyeti hâizdir. Fahr-i Kâinât Efendimiz (asm):[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Ö zür dilemek zorunda kalacağın bir sözü söyleme!” [/B]buyurmuştur. (İbn-i Mâce, Zühd, 15)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]10. Mü'min her hâlükârda doğruyu konuşmalı,[/B] yalan söz ve yalan haberden şiddetle sakınmalıdır. Allâh Resûlü (asm) şöyle buyurmuştur:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“İnsan sabahlayınca, bütün âzâları dile mürâcaat eder ve (âdeta ona) şöyle derler; [I]«Bizim haklarımızı korumakta Allâh'tan kork! Biz ancak senin söyleyeceklerinle ceza görürüz. Biz, sana bağlıyız. Eğer sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen eğrilir, yoldan çıkarsan biz de sana uyar, senin gibi oluruz.»[/I] ” [/B](Tirmizî, Zühd, 61)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Kur'an-ı Kerîm ise aynı çerçevede bizlere şu uyarıda bulunmaktadır: [B]“ Ey îmân edenler! Allâh'tan korkun ve doğru söz söyleyin ki Allâh amellerinizi salih hâle getirsin ve günahlarınızı bağışlasın. ”[/B] (Ahzâb, 33/70-71)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]11. Gelecekle ilgili konuşurken “inşaallâh” demek,[/B] konuşma ile alâkalı bir diğer edeb kâidesidir. Kulun cüz'î irâdesi herhangi bir şeyin olması için kâfi bir sebep değildir. Önemli olan Allâh'ın dilemesidir. Zîra istikbale ait bir şey dilerken [B]“inşâallâh”[/B] demek, Allâh'ın irâdesinin farkında olmak ve onun irâdesinin üstünde bir irâde tanımamak demektir. Nitekim bir âyet-i kerîmede;[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“« İnşaallâh» ifâdesini kullanmadıkça hiçbir şey için, [I]«Bunu yarın yapacağım»[/I] deme! ”[/B] (Kehf 18/23-24)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]buyrulmaktadır. Bir hadis-i şerifte ise Süleyman -aleyhisselâm-'ın istikbâle mâtuf bir işinde, inşâallâh demediği için dileğinin gerçekleşmediği haber verilmektedir. (Buhârî, Eymân, 3) [B]Kulağın Adabı[/B] Allah Teâlâ insana iki kulak bir ağız vermiştir. İnsan iyi bir dinleyici olmalı ki güzel konuşabilsin. Kulak, hayırları dinleyip öğrenmek, Allah ve Rasûlü’nün, anne-babanın ve hocanın emirlerini dinleyip itaat etmek için lütfedilmiştir. Allah’ın âyetleri de işiten ve dinleyen kimseler içindir. Yalan sözü, dedikoduyu, gıybeti, insanı günaha götüren konuşmaları, başkalarının gizliliklerini dinlemesi onun aleyhinedir. Müstehcen şeyleri dinlemesi ise kulak zinasıdır. (Buhârî, İsti’zân 12, Kader 9; Müslim, Kader 20-21) Çünkü çirkin sözler insan üzerinde fenâ tesirler bırakır, aklını fikrini bozar. Her şeyi dinlemek, her işittiğini söylemek çoğu zaman insanı hataya sürükler. Nebî (s.a.v):[/COLOR][/SIZE][/FONT] [INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080][B]“Her duyduğunu nakletmesi kişiye yalan olarak yeter.”[/B] buyurur. (Müslim, Mukaddime 5)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/INDENT][FONT=arial black][SIZE=3][COLOR=#800080]Güzel ses ve sadâlar kulağa hoş gelir, lâkin düşkün olunduğunda vakti heder eder. İnsan, kulağının şükrü olarak bol bol Kur’an-ı Kerim ve nasihat dinlemelidir. Kur’an okunduğunu işittiğinde hemen susup can kulağıyla dinlemeli ki rahmete erebilsin. Duymadığı hâlde duyduk diyenler gibi olmamalı, boş söz duyunca hemen yüz çevirmelidir. [B]Allah Teâlâ cümlemizi, sözü dinleyip en güzeline tabi olan hâlis kullarından eylesin! Amin![/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 32 : Kafa karıştırıcı, anlaşılması zor sözler söylemek..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst