Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 42 : Kıymetini bilemediğimiz iki büyük nimet: "Sıhhat ve Boş Vakit"
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="pendüender" data-source="post: 348265" data-attributes="member: 1023459"><p><strong>Cevap: Hadis Sohbetleri 42 : Kıymetini bilemediğimiz iki büyük nimet: "Sıhhat ve Boş</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">Vaktini boşa geçiren bir insan gereği gibi ölümü, cenneti, cehennemi derin düşünemez. Halbuki mümin, herkes gibi kendisinin de süratle ölüme doğru gittiğini, dünyadaki her şeyin imtihanın bir gereği olarak yaratıldığını aklından çıkarmaması gerektiğini bilir. Bu nedenle Allah’ın gün içinde kendisine gösterdiği acizliklerini düşünüp kendisini Allah’a yaklaştıracak konulara yönelir. Örneğin, Müslümanların Kuran ahlakını insanlara anlatma konusunda verdikleri samimi fikri mücadeleyi gördüğü halde, şeytanın ona süslü gösterdiği hayatı tercih eden, hayatını boş amaçlar uğruna harcayan birini düşünelim. Ahirette, hesap gününde bu kişiye bu yönde çaba harcamak varken, neden boş işlerle vakit geçirdiği elbette ki sorulacaktır. Dolayısıyla mümin bir kişi, hesap gününde böyle bir durumla karşılaşmadan, vicdanını kullanarak böyle bir tavırdan sakınmalıdır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">Kuran’ın, “Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına cehd etmiyorsunuz (çaba harcamıyorsunuz)?” (Nisa Suresi, 75) ayetinde bildirildiği gibi, müminler hayatlarını, Allah’ın razı olacağı umulan şekilde Allah’ın rızası için çalışarak, tebliğ yapıp, derin düşünerek, İslam ahlakını yaymak için çaba göstererek geçirmelidirler. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">Bu gerçeğin bilincinde olan bir kişinin tek bir anını bile boşa geçirmemesi Allah’ın rızasına uygun olandır. Kuran’da bu yönde samimi çaba gösteren müminler şöyle müjdelenmişlerdir:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">“İman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: “Bu daha önce de rızıklandığımızdır” derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.” (Bakara Suresi, 25)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">Müminler Dünyada Kendilerine Verilen Zamanın Çok Değerli Bir Nimet Olduğunun Bilincindedirler</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">Yüce Allah’ın samimi iman eden kullarına vaat ettiği cennet nimetleri, bir insanın dünyada elde edebileceği her şeyden çok daha üstün ve kıymetlidir. Bu nedenle müminler kendilerine sunulan ve ne zaman biteceği yalnızca Rabbimiz tarafından belirlenen ömürlerini, Yüce Allah’ın rızasını kazanmaya ve sonsuz cennet hayatına layık olmaya adarlar. Bu amaçla Yüce Allah’ın rızasını kazanacak salih amellerde bulunmaya büyük bir özen ve titizlik gösterir, vakitlerini daha iyi kullanmak için ince hesaplar yaparlar. Örneğin, günlük rutin işlerini pratik bir şekilde yaparak, bunlara harcadıkları zamanı ellerinden geldiğince azaltırlar, güne erken başlar veya yapacaklarını bir gün önceden planlarlar. Ahiret günü, yapmış oldukları her salih amelden Allah’ın razı olacağını umdukları için kendilerine nimet olarak sunulan işleri ertelemez ve büyük bir şevkle hemen yaparlar.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">Müminler zamanlarını Allah’ın rızasına uygun olarak değerlendirmenin büyük bir ecir kaynağı olduğunu bildiklerinden daima Rabbimiz’in “Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.” (İnşirah Suresi, 7) hükmüne uygun şekilde hareket ederler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">Bediüzzaman’ın hayatı Müslümanlara zamanlarını Allah’ın rızasına uygun değerlendirmeleri konusunda yol gösterecek çok hikmetli bir örnektir...</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">Bediüzzaman Said Nursi dünya nimetlerini hep eksiklikleriyle birlikte düşünmüş, eksiksiz olanın ise ancak ahirette olduğunu bilerek hareket etmiştir. Bu nedenle vaktini dünyaya yönelerek gereksiz yere harcamamış ve önündeki zamanın tümünü ahiretini kazanmaya ayırmıştır. Allah’ın ona verdiği imkanların tümünü O’nun rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak için harcamıştır. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri’ne yaşarken çok zulüm yapılmıştır. Bediüzzaman Hazretleri’nin içinde bulunduğu ortamda yaşayan ve iman etmeyen birçok insan, tüm vaktini kendisini bu zulümden kurtarmaya, öldürülmekten korunmak için tedbirler almaya, kaçmaya ya da saklanmaya ayırırdı. Örneğin Said Nursi Hazretleri’ni çok kez zehirlemeye çalışmışlardır. Hatta bir keresinde hayatı mucize eseri kurtulmuştur. Böyle bir durumdaki insanların çoğu, çevresindekilerden kaçar, kimseyle konuşmak istemez, ikram edilenleri geri çevirir, evinden dışarı hiç çıkmamaya özen gösterir, sürekli korku ve tedirginlik içinde yaşarlar. Bütün vakitlerini kendilerini korumak için tedbir almaya ayırır ve tüm dikkatlerini kendi yaşamlarını devam ettirmeye yöneltirler. Ancak Bediüzzaman Hazretleri gereken tedbirleri aldıktan sonra Allah’a tevekkül etmiş, Allah’ın dilemesi dışında kendisine kimsenin zarar veremeyeceğini bildiği için dikkatinin ve vaktinin tümünü İslam dinine hizmete ayırmıştır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000">İnsanlardan kaçmak yerine aksine insanlarla görüşebilmek, konuşabilmek, onlara tebliğ yapabilmek, tavsiyelerde bulunmak ve onları uyarmak için elinden geleni yapmıştır. Sahip olduğu tüm imkanları müminleri ve mazlum insanları korumaya, Allah’ın dinini tebliğ etmeye ayırmıştır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #FF0000"></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="pendüender, post: 348265, member: 1023459"] [b]Cevap: Hadis Sohbetleri 42 : Kıymetini bilemediğimiz iki büyük nimet: "Sıhhat ve Boş[/b] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR="#FF0000"]Vaktini boşa geçiren bir insan gereği gibi ölümü, cenneti, cehennemi derin düşünemez. Halbuki mümin, herkes gibi kendisinin de süratle ölüme doğru gittiğini, dünyadaki her şeyin imtihanın bir gereği olarak yaratıldığını aklından çıkarmaması gerektiğini bilir. Bu nedenle Allah’ın gün içinde kendisine gösterdiği acizliklerini düşünüp kendisini Allah’a yaklaştıracak konulara yönelir. Örneğin, Müslümanların Kuran ahlakını insanlara anlatma konusunda verdikleri samimi fikri mücadeleyi gördüğü halde, şeytanın ona süslü gösterdiği hayatı tercih eden, hayatını boş amaçlar uğruna harcayan birini düşünelim. Ahirette, hesap gününde bu kişiye bu yönde çaba harcamak varken, neden boş işlerle vakit geçirdiği elbette ki sorulacaktır. Dolayısıyla mümin bir kişi, hesap gününde böyle bir durumla karşılaşmadan, vicdanını kullanarak böyle bir tavırdan sakınmalıdır. Kuran’ın, “Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına cehd etmiyorsunuz (çaba harcamıyorsunuz)?” (Nisa Suresi, 75) ayetinde bildirildiği gibi, müminler hayatlarını, Allah’ın razı olacağı umulan şekilde Allah’ın rızası için çalışarak, tebliğ yapıp, derin düşünerek, İslam ahlakını yaymak için çaba göstererek geçirmelidirler. Bu gerçeğin bilincinde olan bir kişinin tek bir anını bile boşa geçirmemesi Allah’ın rızasına uygun olandır. Kuran’da bu yönde samimi çaba gösteren müminler şöyle müjdelenmişlerdir: “İman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: “Bu daha önce de rızıklandığımızdır” derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.” (Bakara Suresi, 25) Müminler Dünyada Kendilerine Verilen Zamanın Çok Değerli Bir Nimet Olduğunun Bilincindedirler Yüce Allah’ın samimi iman eden kullarına vaat ettiği cennet nimetleri, bir insanın dünyada elde edebileceği her şeyden çok daha üstün ve kıymetlidir. Bu nedenle müminler kendilerine sunulan ve ne zaman biteceği yalnızca Rabbimiz tarafından belirlenen ömürlerini, Yüce Allah’ın rızasını kazanmaya ve sonsuz cennet hayatına layık olmaya adarlar. Bu amaçla Yüce Allah’ın rızasını kazanacak salih amellerde bulunmaya büyük bir özen ve titizlik gösterir, vakitlerini daha iyi kullanmak için ince hesaplar yaparlar. Örneğin, günlük rutin işlerini pratik bir şekilde yaparak, bunlara harcadıkları zamanı ellerinden geldiğince azaltırlar, güne erken başlar veya yapacaklarını bir gün önceden planlarlar. Ahiret günü, yapmış oldukları her salih amelden Allah’ın razı olacağını umdukları için kendilerine nimet olarak sunulan işleri ertelemez ve büyük bir şevkle hemen yaparlar. Müminler zamanlarını Allah’ın rızasına uygun olarak değerlendirmenin büyük bir ecir kaynağı olduğunu bildiklerinden daima Rabbimiz’in “Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.” (İnşirah Suresi, 7) hükmüne uygun şekilde hareket ederler. Bediüzzaman’ın hayatı Müslümanlara zamanlarını Allah’ın rızasına uygun değerlendirmeleri konusunda yol gösterecek çok hikmetli bir örnektir... Bediüzzaman Said Nursi dünya nimetlerini hep eksiklikleriyle birlikte düşünmüş, eksiksiz olanın ise ancak ahirette olduğunu bilerek hareket etmiştir. Bu nedenle vaktini dünyaya yönelerek gereksiz yere harcamamış ve önündeki zamanın tümünü ahiretini kazanmaya ayırmıştır. Allah’ın ona verdiği imkanların tümünü O’nun rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak için harcamıştır. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri’ne yaşarken çok zulüm yapılmıştır. Bediüzzaman Hazretleri’nin içinde bulunduğu ortamda yaşayan ve iman etmeyen birçok insan, tüm vaktini kendisini bu zulümden kurtarmaya, öldürülmekten korunmak için tedbirler almaya, kaçmaya ya da saklanmaya ayırırdı. Örneğin Said Nursi Hazretleri’ni çok kez zehirlemeye çalışmışlardır. Hatta bir keresinde hayatı mucize eseri kurtulmuştur. Böyle bir durumdaki insanların çoğu, çevresindekilerden kaçar, kimseyle konuşmak istemez, ikram edilenleri geri çevirir, evinden dışarı hiç çıkmamaya özen gösterir, sürekli korku ve tedirginlik içinde yaşarlar. Bütün vakitlerini kendilerini korumak için tedbir almaya ayırır ve tüm dikkatlerini kendi yaşamlarını devam ettirmeye yöneltirler. Ancak Bediüzzaman Hazretleri gereken tedbirleri aldıktan sonra Allah’a tevekkül etmiş, Allah’ın dilemesi dışında kendisine kimsenin zarar veremeyeceğini bildiği için dikkatinin ve vaktinin tümünü İslam dinine hizmete ayırmıştır. İnsanlardan kaçmak yerine aksine insanlarla görüşebilmek, konuşabilmek, onlara tebliğ yapabilmek, tavsiyelerde bulunmak ve onları uyarmak için elinden geleni yapmıştır. Sahip olduğu tüm imkanları müminleri ve mazlum insanları korumaya, Allah’ın dinini tebliğ etmeye ayırmıştır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 42 : Kıymetini bilemediğimiz iki büyük nimet: "Sıhhat ve Boş Vakit"
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst