Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 57:Hikmetin başı Allah korkusudur..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 380453" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px">Sahabilerin Allah Korkusu</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Sahabileri düşünen kimse onların hem ciddî bir amel ve çaba, hem de büyük bir korku içinde olduklarını görür. Biz ise, amelde gevşek hatta ihmalkâr olduğumuz gibi aynı zamanda korkudan uzakta, güven hissi içindeyiz.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İşte Ebû Bekir Sıddık</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">O: "Keşke bir mü'minin bedeninde bir tüy olsaydım" demiştir. Bunu Ahmed b. Hanbel zikretmiştir.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Yine onun zikrettiğine göre Ebû Bekir dilini tutar ve "İşte beni, belâlara bu soktu" derdi. Çok ağlar ve "Ağlayın, ağlayamazsanız ağlar gibi yapın" derdi. Namaza kalktığında, bedeni Allah korkusundan sanki bir odun kesilirdi. Bir kez ona getirilen bir kuşu elinde evirip çevirdi, sonra:</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Bir hayvan avlanmış, bir ağaç mutlaka kesilmişse, bu mutlaka Allah'ı tesbih ve tenzihi ihmalden dolayı olmuştur." dedi.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Vefat ederken Âişe'ye:</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Ey kızım, ben müslümanların malından şu abayı şu süt sağıcıyı ve şu köleyi almıştım. Bunları hızla Ömer'e götür" dedi.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ebû Bekir: "Vallahi şu meyvası yenen ve kesilip direk yapılan ağaç olsaydım" demişti. </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Katâde der ki: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bana ulaşan habere göre Ebû Bekir "Keşke hayvanların yediği bir ot olaydım" demiştir.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İşte Ömer... </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Tûr sûresini okurken "Şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacak" (Tûr, 7) ayetine ulaştığında hastalanıncaya kadar hüngür hüngür ağladı ve insanlar onun ziyaretine geldiler. Öleceği sıra oğluna: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Yazıklar olsun sana. Yanağımı toprağa koy. Belki Rabbim ona merhamet eder" dedi. Sonra üç kez: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Eğer bağışlanmazsam vay halime" dedi ve öldü. </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Gece Kur'an okurken bir âyetten ötürü dehşete düşüp hasta olduğu ve günlerce evinde kaldığı; insanların onu hasta sanarak ziyaret ettikleri olurdu. Yüzünde ağlamadan dolayı oluşmuş iki siyah çizgi vardı. </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İbn Abbas ona: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Allah senin vesilenle şehirler kurdurdu, seninle fetihler yaptırdı ve şöyle şöyle yaptırdı" dediğinde: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Keşke sevapsız ve günahsız olarak azaptan kurtulabilsem" dedi.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İşte Osman (r.a.) </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bir kabrin başında dursa sakalı yaşarana kadar ağlar ve:</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Şayet hangisine girmekle emrolunacağımı bilmeksizin cennet ile cehennem arasında bulunsam hangisine gideceğimi bilmeden önce kul olmayı tercih ederdim." derdi.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İşte. Hz. Ali ve korkusu... </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">En çok uzun emele düşmek ve hevâya uymaktan korkardı. Şöyle derdi: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Uzun emel ahireti unutturur, hevâ hevese uymak ise haktan engeller. Dikkat edin! Dünya çekmiş gidiyor, ahiret ise bize doğru gelmekte. Her ikisinin de adamları vardır. Siz dünya değil ahiretin adamlarından olun. Zira bugün amel var hesap yok, yarın hesap var amel yok."</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ebû Derdâ şöyle derdi: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Kıyamet günü en korktuğum şey bana: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Ey Ebû Derdâ, bildin. Peki bildiğinle nasıl amel ettin!" denilmesidir Yine şöyle derdi: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Ölümden sonra karşılaşacağınız şeyleri bilseydiniz iştahla yemek yemez, su içmez, gölgelenmek için evlere girmezdiniz. Dağlara çıkar göğüslerinize vurur ve kendiniz için ağlardınız. Aah, keşke dikilen ve meyvası yenen bir ağaç olsaydım"</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İbn Abbas'ın iki gözünün altında gözyaşından meydana gelmiş, ayak bağı gibi bir iz vardı.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ebû Zer şöyle derdi: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Keşke dikilen bir ağaç olsaydım, keşke yaratılmasaydım" </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Kendisine beytülmaldan maaş teklif edildiğinde:</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Bizde südünü içtiğimiz bir keçi, üzerinde eşya taşıdığımız merkeb, hizmet eden hizmetçi, bir de aba var ve ben bunların hesabından korkuyorum; öyleyken maaşın hesabını nasıl vereyim?"</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Temim-i Dârî bir gece, Câsiye sûresini okurken: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Yoksa kötülükleri işleyen kimseler kendilerine inanıp salih ameller işleyenler gibi davranacağımızı mı sandılar" (Câsiye, 21) âyetine geldiğinde bunu sabaha kadar ağlayarak tekrarladı durdu.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ebû Ubeyde Âmir b. Cerrah şöyle demiştir: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Keşke bir koç olsaydım. Sahibim beni kesseydi ve etimi yeselerdi; çorbamı içselerdi."</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İbrahim Temîmî derki: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Sözümle amelimi her karşılaştırışımda, yalancı olmaktan korkmuşumdur."</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İbn Ebi Melike şöyle demektedir: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Otuz sahabiye yetiştim hepsi de kendi hakkında korku içindeydi. Onların hiçbiri imanının Cebrail (a.s.) ve Mikail'in (a.s.) imanı gibi olduğunu söylemiyordu."</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Hasan-ı Basrî'den şöyle rivayet edilir: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Allah'tan (c.c.) sadece mü'min korkar, O'ndan ancak münafık güvende olur."</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Hz. Ömer Huzeyfe'ye: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Allah aşkına söyle, Rasûlullah sana benim ismimi de münafıklar arasında zikretti mi?" deyince, o "Hayır." demiş, sonra:</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Senden sonra hiç kimseye peygamberin söylediği isimler arasında olmadığını söylemeyeceğim" dedi.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Hocamızı şöyle derken işittim: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Onun kastı "senden başkasına münafıklıktan uzak olduğunu söylemeyeceğim" değildir. Aksine "Bu kapıyı kapatacağım; bana gelip "Rasûlullah beni münafıklar arasında zikretti mi? diye soranlara cevap vermeyeceğim" dir.</span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ben derim ki: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bunun benzeri Rasûlullah'ın, Ukkâşe'den (r.a.) sonra başka bir sahabinin kendisinden cennete hesapsız girecek yetmiş bin kişiden biri olması için dua etmesini istediğinde, söylediği: </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Ukkâşe senden önce davrandı" sözüdür. </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">O bu sözüyle bu hakkın diğer sahabilerin değil sadece onun olduğunu kastetmemiştir. Ancak şu vardı; eğer ona da dua etseydi başkaları teker teker kalkıp dua etmesini isterler, böylece bu kapı açılırdı. Belki de bunu hak etmeyen birisi kalkıp isterdi. O yüzden kapıyı kapamak en iyisiydi. </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">En doğrusunu Allah bilir. </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 380453, member: 1004566"] [SIZE=3]Sahabilerin Allah Korkusu Sahabileri düşünen kimse onların hem ciddî bir amel ve çaba, hem de büyük bir korku içinde olduklarını görür. Biz ise, amelde gevşek hatta ihmalkâr olduğumuz gibi aynı zamanda korkudan uzakta, güven hissi içindeyiz. İşte Ebû Bekir Sıddık O: "Keşke bir mü'minin bedeninde bir tüy olsaydım" demiştir. Bunu Ahmed b. Hanbel zikretmiştir. Yine onun zikrettiğine göre Ebû Bekir dilini tutar ve "İşte beni, belâlara bu soktu" derdi. Çok ağlar ve "Ağlayın, ağlayamazsanız ağlar gibi yapın" derdi. Namaza kalktığında, bedeni Allah korkusundan sanki bir odun kesilirdi. Bir kez ona getirilen bir kuşu elinde evirip çevirdi, sonra: "Bir hayvan avlanmış, bir ağaç mutlaka kesilmişse, bu mutlaka Allah'ı tesbih ve tenzihi ihmalden dolayı olmuştur." dedi. Vefat ederken Âişe'ye: "Ey kızım, ben müslümanların malından şu abayı şu süt sağıcıyı ve şu köleyi almıştım. Bunları hızla Ömer'e götür" dedi. Ebû Bekir: "Vallahi şu meyvası yenen ve kesilip direk yapılan ağaç olsaydım" demişti. Katâde der ki: Bana ulaşan habere göre Ebû Bekir "Keşke hayvanların yediği bir ot olaydım" demiştir. İşte Ömer... Tûr sûresini okurken "Şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacak" (Tûr, 7) ayetine ulaştığında hastalanıncaya kadar hüngür hüngür ağladı ve insanlar onun ziyaretine geldiler. Öleceği sıra oğluna: "Yazıklar olsun sana. Yanağımı toprağa koy. Belki Rabbim ona merhamet eder" dedi. Sonra üç kez: "Eğer bağışlanmazsam vay halime" dedi ve öldü. Gece Kur'an okurken bir âyetten ötürü dehşete düşüp hasta olduğu ve günlerce evinde kaldığı; insanların onu hasta sanarak ziyaret ettikleri olurdu. Yüzünde ağlamadan dolayı oluşmuş iki siyah çizgi vardı. İbn Abbas ona: "Allah senin vesilenle şehirler kurdurdu, seninle fetihler yaptırdı ve şöyle şöyle yaptırdı" dediğinde: "Keşke sevapsız ve günahsız olarak azaptan kurtulabilsem" dedi. İşte Osman (r.a.) Bir kabrin başında dursa sakalı yaşarana kadar ağlar ve: "Şayet hangisine girmekle emrolunacağımı bilmeksizin cennet ile cehennem arasında bulunsam hangisine gideceğimi bilmeden önce kul olmayı tercih ederdim." derdi. İşte. Hz. Ali ve korkusu... En çok uzun emele düşmek ve hevâya uymaktan korkardı. Şöyle derdi: "Uzun emel ahireti unutturur, hevâ hevese uymak ise haktan engeller. Dikkat edin! Dünya çekmiş gidiyor, ahiret ise bize doğru gelmekte. Her ikisinin de adamları vardır. Siz dünya değil ahiretin adamlarından olun. Zira bugün amel var hesap yok, yarın hesap var amel yok." Ebû Derdâ şöyle derdi: Kıyamet günü en korktuğum şey bana: "Ey Ebû Derdâ, bildin. Peki bildiğinle nasıl amel ettin!" denilmesidir Yine şöyle derdi: "Ölümden sonra karşılaşacağınız şeyleri bilseydiniz iştahla yemek yemez, su içmez, gölgelenmek için evlere girmezdiniz. Dağlara çıkar göğüslerinize vurur ve kendiniz için ağlardınız. Aah, keşke dikilen ve meyvası yenen bir ağaç olsaydım" İbn Abbas'ın iki gözünün altında gözyaşından meydana gelmiş, ayak bağı gibi bir iz vardı. Ebû Zer şöyle derdi: "Keşke dikilen bir ağaç olsaydım, keşke yaratılmasaydım" Kendisine beytülmaldan maaş teklif edildiğinde: "Bizde südünü içtiğimiz bir keçi, üzerinde eşya taşıdığımız merkeb, hizmet eden hizmetçi, bir de aba var ve ben bunların hesabından korkuyorum; öyleyken maaşın hesabını nasıl vereyim?" Temim-i Dârî bir gece, Câsiye sûresini okurken: "Yoksa kötülükleri işleyen kimseler kendilerine inanıp salih ameller işleyenler gibi davranacağımızı mı sandılar" (Câsiye, 21) âyetine geldiğinde bunu sabaha kadar ağlayarak tekrarladı durdu. Ebû Ubeyde Âmir b. Cerrah şöyle demiştir: "Keşke bir koç olsaydım. Sahibim beni kesseydi ve etimi yeselerdi; çorbamı içselerdi." İbrahim Temîmî derki: "Sözümle amelimi her karşılaştırışımda, yalancı olmaktan korkmuşumdur." İbn Ebi Melike şöyle demektedir: "Otuz sahabiye yetiştim hepsi de kendi hakkında korku içindeydi. Onların hiçbiri imanının Cebrail (a.s.) ve Mikail'in (a.s.) imanı gibi olduğunu söylemiyordu." Hasan-ı Basrî'den şöyle rivayet edilir: "Allah'tan (c.c.) sadece mü'min korkar, O'ndan ancak münafık güvende olur." Hz. Ömer Huzeyfe'ye: "Allah aşkına söyle, Rasûlullah sana benim ismimi de münafıklar arasında zikretti mi?" deyince, o "Hayır." demiş, sonra: "Senden sonra hiç kimseye peygamberin söylediği isimler arasında olmadığını söylemeyeceğim" dedi. Hocamızı şöyle derken işittim: Onun kastı "senden başkasına münafıklıktan uzak olduğunu söylemeyeceğim" değildir. Aksine "Bu kapıyı kapatacağım; bana gelip "Rasûlullah beni münafıklar arasında zikretti mi? diye soranlara cevap vermeyeceğim" dir. Ben derim ki: Bunun benzeri Rasûlullah'ın, Ukkâşe'den (r.a.) sonra başka bir sahabinin kendisinden cennete hesapsız girecek yetmiş bin kişiden biri olması için dua etmesini istediğinde, söylediği: "Ukkâşe senden önce davrandı" sözüdür. O bu sözüyle bu hakkın diğer sahabilerin değil sadece onun olduğunu kastetmemiştir. Ancak şu vardı; eğer ona da dua etseydi başkaları teker teker kalkıp dua etmesini isterler, böylece bu kapı açılırdı. Belki de bunu hak etmeyen birisi kalkıp isterdi. O yüzden kapıyı kapamak en iyisiydi. En doğrusunu Allah bilir. [/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 57:Hikmetin başı Allah korkusudur..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst