Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 64: Allah'ın eli cemaatle beraberdir.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 389323" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Kim itaatten dışarı çıkar ve cemaatten ayrılır ve bu halde ölürse, cahiliye ölümü ile ölür." </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">[Buhârî, Ahkâm 4; Müslim, İmâret 53, (1848); Nesâî, Tahrim 28, (7, 123); İbnu Mace, Fiten 7, (3948).]</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Ebû Hüreyre'nin bir rivâyetinde şöyle gelmiştir: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Kim itaatten çıkar, cematten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körükörüne çekilmiş (ummiyye) bir bayrak altında savaşır, asabiyet (ırkçılık) için gadablanır veya asabiyete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse bu ölüm de cahiliye ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip iyi olana da, kötü olana da ayırım yapmadan vurur, mü'min olanlarına hurmet tanımaz, ahid sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim." </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">[Müslim, İmâret 53, (1848); Nesâî, Tahrim 28, (7, 123); İbnu Mâce, Fiten 7, (3948).]</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">AÇIKLAMA:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Son iki hadiste, cemaat, asabiyyet, ummiyye bayrak gibi, bilhassa zamanımızda Müslümanların iyice bilmeleri zaruret halini almış bazı tâbirler var:</span></span> </span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">CEMAAT MESELESİ</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"... Aslında cemaate uyulması ile alâkalı Nebevî emir bundan ibaret değildir. Bu mevzuda gelen birçok rivâyet, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ısrarla cemaate uymayı, cemaatten ayrılmamayı emrettiğini gösterir. Bir iki tanesini kaydedelim:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Size cemaati tavsiye ederim, ayrılıktan da sakının, zîra şeytan iki kişiden uzak durur. Cennetin ortasını isteyen, cemaatten ayrılmasın."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Allah ümmetimi dalalet üzere toplamaz. Allah'ın eli cemaatledir. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">“Cemaatten ayrılan ateşe gider."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Cemaat rahmet, ayrılık azabtır."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Kim cemaatten bir karış ayrılır, sonra da ölürse cahiliye ölümü ile ölmüş olur... boynundaki İslâm bağını çıkarıp atmış olur."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">CEMAATTEN MAKSAD NEDİR</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Yukarıda kaydettiklerimizle cemaatin ehemmiyeti anlaşılmış olmakla beraber, bizim için henüz müphem olan nokta, cemaatten kastedilen şeyin ne olduğudur. Acaba uymakla mükellef olduğumuz şey nedir? Bu husus zikredilen hadislerde açıkca gözükmüyor.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Nitekim âlimler de "cemaat" tâbiri ile kastedilen şey hususunda ihtilaf etmiş, bundan "Ashab", "ehl-i ilim", "ümmetin ekseriyeti", "diğer dinlerin mensuplarına karşı da -vacib meselelerde ihtilâfa düşmedikçe- Müslümanların cemaati" vs... kastedilebileceğini ileri sürmüşlerdir.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">İbnu'l-Mübârek, <span style="color: red">din büyüklerinin, etrafında toplanmış bulundukları şeylerin "cemaat" olduğu</span> görüşünü benimsediği için, kendisine buradaki cemaatten sorulunca: "Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer'dir" cevabını verir. Onların ölmüş bulundukları hatırlatılınca da başka isimler... ve en sonunda da devrindeki salih ve muttaki bir kimsenin ismini vererek, tek kişiyi "cemaat" olarak vasıflandırır.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Adil imamı ve âlim kişiyi "cemaat" olarak kabul eden, bu görüşü benimseyen İbnu'l-Arabî daha vâzıh bir ifade ile: "İslam'ın cemaati adalet ve ilimdir" yorumuna ulaşır.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Kanaatimizce, hadiste uyulması vacib olduğu belirtilen cemaat hakkında âlimlerin yaptığı bu yorumların hepsinin bir doğruluk, haklılık yönü vardır. Ancak herbirinin haklılığı mutlak olmayıp hususî şartlar, değişik zaviye ve nokta-i nazarlarla kayıtlıdır.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Bütün hadisler gözönüne alındıkta ve daha umumî şartlar muvâcehesinde bu görüşlerden biri üzerine sabit kalmak oldukça zor ve tekellüflü olacaktır. Bu sebeple burada mevzubahis olan cemaatten "sevâdul-âzam"ı, yani büyük ekseriyeti anlamamız daha uygun olacaktır:<span style="color: red"><u> İlmî meselelerde âlimlerin ekseriyetini</u></span>, herkesi ilgilendiren içtimâî meselelerde efrâd-ı milletin ekseriyetini vs..</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Nitekim, umumiyetle, ilim adamları, bu tâbir ile "sevâdul-âzam" yâni, ihtilaf durumunda "<span style="color: red">ekseriyetin bulunduğu [ilmi] taraf</span>" kastedildiğini kabul etmiştir. Delil olarak şu hadisi gösterirler. "Benî İsrail yetmiş bir fırkaya ayrılmıştır, benim ümmetim ise yetmiş iki fırkaya ayrılacaktır. Bu fırkalardan biri hariç, hepsi ateştedir. Ateşe gitmeyecek olan fırka, cemaattir."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Cemaatten, ekseriyetin kastedildiğini ifade eden başka rivâyetler de gelmiştir. Bunlardan birinde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "<span style="color: red">Ümmetim dalâlet üzerine toplanmaz, öyle ise aralarında ihtilâf görürseniz, size sevâd-ı âzamı iltizam etmeyi tavsiye ederim (aleyküm bisevâdil-âzam)</span><span style="color: black">"</span> buyurmaktadır.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Hadiste gelen "sevâd-ı âzam" tâbiri ile ekseriyetin kastedildiği âlimlerce belirtilmiştir.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Suyûtî, sevâdu'l-âzamı "doğru yolda gitmek üzere birleşenlerin ekseriyeti" diye izah eder.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">İhtilaf ve fitne zamanlarında ekseriyet tarafın iltizam edilmesi gereğini ifade eden daha vazıh bir rivâyet Ebû Mes'udi'l-Ensârî'den gelmektedir. Mezbur (radıyallâhu anh)'dan, Hz. Osman fitnesi sırasında bu durumla alâkalı olarak Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'den bir işittiği varsa onu, yoksa şahsî kanaatini söylemesi istendiği vakit şu tavsiyede bulunur: "<span style="color: red">Size ümmet-i Muhammed'in ekseriyetine uymayı tavsiye ederim (aleyküm bi-uzmi ümmet-i Muhammed). Zîra Allah, ümmet-i Muhammed'i dalalet üzerine toplamaz</span>."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">İbnu Kaadı Simavî'nin Fetâva's-Sagir'den naklen Câmiu'l-Fusûleyn'den kaydettiği bir görüş de bizim için aydınlatıcı mahiyettedir: "Eğer Hz. Ali olmasaydı, ehl-i kıble ile savaşı aklımız almazdı. Hz. Ali ve O'na tabi olanlar ehl-i adl'dir, hasmı ve ona tâbi olanlar da buğât'dır (âsilerdir). Zamanımızda kimin ehl-i adl, kimin bâği olduğu hususundaki hüküm, galebe çalana (ekseriyete) göredir. Âdil veya âsi olanı bilemeyiz, zîra hepsi de dünyayı taleb ediyorlar."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Bu meselede son olarak İbnu'l-Arabî'nin "cemaate uyup, ondan ayrılmama" emrini muhtevî hadisten çıkardığı hüküm de burada kayda değer. O, mevzuunu ettiğimiz hadisten iki hüküm çıkarır:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">1- <span style="color: red">Ümmet bir meselede icma edip anlaştıktan sonra arkadan gelenlerin aynı meselede yeni bir görüş ortaya atmaları caiz değildir</span>.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">2- Müslümanlar bir imam (lider) [halife] üzerine birleştikten sonra onun üzerine arkadan niza ve ihtilâf çıkarmak helâl değildir.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">CEMAATTEN AYRILANLARI TEL'İN:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Müslümanları bir taraftan birliğe çağırırken, diğer taraftan da ayrılanları, nifak ve ihtilâf çıkaranları lânetlemektedir. Bu mevzuda da pek çok rivâyet gelmiştir. Birkaç tanesini daha kaydedeceğiz:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"<span style="color: red">Benden sonra bir takım şerler, fesadlar ortaya çıkacak. Bu zamanda, her kimin cemaatten ayrıldığını veya -birlik halinde olan- ümmet-i Muhammed'in birliğini bozmayı arzu ettiğini görecek olursanız, kim olursa olsun onu öldürün. Zîra Allah'ın eli (hıfzı, yardımı) (birlik içinde olan) cemaatle beraberdir, zîra şeytan, cemaatten ayrılanla beraberdir</span>."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Müslim'in bir rivâyetinde aynı mâna şu şekilde tekrar edilir: "<span style="color: red">Siz bir lider etrafında birlik haline iken, kim size gelerek birliğinizi bozmak, cemaatinizi dağıtmak isterse, onu mutlaka öldürün</span>."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şu hadiste cemaatte ısrar edişinin, Müslümanlar için cemaatin lüzumunun iki mühim sebebini de açıklar: "Allah ümmetimi -veya Muhammed ümmetini- dalâlet üzere birleştirmeyecektir ve Allah'ın eli (himayesi, yardımı, zaferi vs.) cemaat üzerindedir. Kim ayrılırsa, gideceği yer ateştir."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">TEFRİKA ÇIKARACAK ŞEYLERDEN KAÇINMAK:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Şurası muhakkak ki, içtimâî heyette vukua gelecek bir çatlama, bir kopukluk bilâhere kapanması mümkün olmayacak kadar zor bir yaradır. Öyle ise bütün imkânları seferber edip, böyle bir çatlamaya önceden mani olmalı, herhangi bir kopukluğa müncer olacak her çeşit sebepleri önceden bertaraf etmelidir. İslam'ın fitne, fesad, nifak, tefrika gibi çeşitli tâbirlerle ifade edip şiddetle yasakladığı şey işte budur. "<span style="color: red">Hepiniz toptan Allah'ın ipine sarılın, parçalanıp ayrılmayın</span>..." âyetinde geçen, parçalanıp ayrılmayın tâbirine bir kısım âlimler, "<span style="color: blue">kendisinden ayrılık, tefrika çıkacak olan şeyi, mevcut kaynaşma ve beraberliği izale edecek şeyi ihdas etmeyin</span>" şeklinde anlamıştır.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">CEMAAT YOKSA:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Yukarıda kaydedilen hadislere dikkat edilecek olursa, onlarda beyan edilen irşadlar "bir şahsın etrafında" birliğin bulunduğu veya ekseriyetin teveccüh etmiş bulunduğu belli bir istikamet, veya muayyen bir şahsın bulunma durumlarıyla alâkalıdır. Halbuki, insan cemiyetinde daha farklı ahvallerin zuhuru da mümkündür. Bu mevzular mevzubahis edilince hemen akla gelecek başka durumlar da vardır. Nitekim, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in muhatapları cemaatin, yani ekseriyetin bulunmama ihtimalini de gözönüne alarak, o durumlarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini sormuşlardır. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Buharî'de gelen cevabı "inzivaya çekilmek" şeklindedir:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"...Ey Allah'ın Resûlü, bahsettiğiniz fitne devrine ulaşırsak ne tavsiye edersiniz?"</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Müslümanların cemaatine ve imamına uy."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Ya onların cemaatleri ve imamları yoksa?"</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"(O takdirde) mevcut fırkaların hepsini terket. Hatta bir ağacın köküne dişlerinle tutunmuş vaziyette olsan bile, ölüm sana gelinceye kadar öyle kal (ve fakat fitneye karışma)."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Hadiste geçen "bir ağacın köküne dişlerinle tutunmuş vaziyette olsan bile..." tabirinden, <span style="color: blue">karışmamak sebebiyle</span> <span style="color: darkred">maruz kalınacak sıkıntı her ne olursa olsun, insanların kınaması, ayıplaması nevinden mânevî; açlık, susuzluk vs. nevinden maddî olan tahammülü zor her çeşit zorluklara, darlıklara, meşakkatlere tahammülün kinâye edildiği şârihlerce belirtilmiştir</span>.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000">UMMİYE BAYRAK</span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000">Âlimlerin bir kısmı, bununla, gayesi, hedefi belli olmayan mübhem bir umurun kastedildiğini söylemiş, misal olarak bir kavmin asabiyet için yaptığı savaşı göstermiştir. Şahsî ihtiras ve gadab yolunda yapılan mukâtelenin de buraya girdiğini ayrıca belirtmişlerdir. Bayrak tâbirine yer verilmesini nazar-ı dikkate alan bazıları, bu tâbirle hak mı bâtıl mı olduğu meçhul olan bir iş üzerine toplanmış kimselerin kinaye edildiğini söylemişlerdir. Şu halde, hadis, bu çeşit savaşlara katılmayı yasaklamaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000">ASABİYET</span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000">Sıkca geçen ve kavmiyetçilik, ırkçılık gibi tâbirlerle tercüme ettiğimiz bu kelime, -İbnu'l-Esîr'in açıklamasına göre- "kavmine zulümde yardım eden kimse" mânasına gelen asabî'den gelir. Lügat yönünden asabî, asabesi için öfkelenen ve onları himaye eden kimse demektir. Asabe ise, bâba cihetinden gelen akrabalara denir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">"Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim de Allah'ın Resulü bulunduğuma şehadet eden kimsenin kanı, üç hal dışında helal değildir:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">* Zina yapan dul.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">* Cana can kısas.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Dinden çıkıp cemaatten ayrılan."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">[Buharî, Diyat 6; Müslim, Kasâme 25, (1676); Ebu Davud;, Hudud 1, (4352); Tirmizî, Diyat 10, (1402); Nesâî, Tahrim 5, (7, 90, 91), Kasâme 5, (8, 13).]</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">…….</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">İbnu Dakîku'l-Îd hadisle ilgili olarak şunu da söyler: "Hadiste geçen "cemaatten ayrılan" tabirinden şu hüküm de çıkmaktadır: "<span style="color: red">Bundan murad icma ehline muhalefettir</span>." Böylece, "İcmaya muhalefet eden kâfir olur" diyenlerin görüşü, hadisten destek bulur.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Bu görüş, bazı alimlere nisbet edilmiştir ve bu zayıf da değildir. Çünkü icmaya göre meseleler bazan şeriat sahibinden tevatürle habere dayanır -ki namazın farziyyeti böyledir- bazan da tevatüre dayanmaz. Önceki kısmı inkar eden, icmaya muhalefeti için olmasa da tevatüre muhalefeti için tekfir edilir. <span style="color: red">Ancak ikinci kısım icmaya muhalif olan tekfir edilmez</span>."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">İcmayı inkar edenin tekfiri hususunda şu görüş de ileri sürülmüştür: "Dinin bir vacibi olduğu zarureten bilinen şeyin inkarı diye kayıtlamak gerekir; beş vakit namaz gibi."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="color: #080000"><span style="color: #080000"><span style="font-size: 12px">Bazıları: "Vacib olduğu tevatürle bilinen şeyin inkarı küfrü gerektirir" demiş, misal olarak âlemin hudusu meselesini göstermiştir. İyaz ve başkaları "âlemin kıdemini iddia edenin tekfir edileceğine icma edildiğini" naklederler.</span></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 389323, member: 1004566"] [FONT=tahoma][COLOR=#080000][COLOR=#080000][SIZE=3]Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Kim itaatten dışarı çıkar ve cemaatten ayrılır ve bu halde ölürse, cahiliye ölümü ile ölür." [/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3][Buhârî, Ahkâm 4; Müslim, İmâret 53, (1848); Nesâî, Tahrim 28, (7, 123); İbnu Mace, Fiten 7, (3948).][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Ebû Hüreyre'nin bir rivâyetinde şöyle gelmiştir: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Kim itaatten çıkar, cematten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körükörüne çekilmiş (ummiyye) bir bayrak altında savaşır, asabiyet (ırkçılık) için gadablanır veya asabiyete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse bu ölüm de cahiliye ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip iyi olana da, kötü olana da ayırım yapmadan vurur, mü'min olanlarına hurmet tanımaz, ahid sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim." [/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3][Müslim, İmâret 53, (1848); Nesâî, Tahrim 28, (7, 123); İbnu Mâce, Fiten 7, (3948).][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]AÇIKLAMA:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Son iki hadiste, cemaat, asabiyyet, ummiyye bayrak gibi, bilhassa zamanımızda Müslümanların iyice bilmeleri zaruret halini almış bazı tâbirler var:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]CEMAAT MESELESİ[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"... Aslında cemaate uyulması ile alâkalı Nebevî emir bundan ibaret değildir. Bu mevzuda gelen birçok rivâyet, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ısrarla cemaate uymayı, cemaatten ayrılmamayı emrettiğini gösterir. Bir iki tanesini kaydedelim:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Size cemaati tavsiye ederim, ayrılıktan da sakının, zîra şeytan iki kişiden uzak durur. Cennetin ortasını isteyen, cemaatten ayrılmasın."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Allah ümmetimi dalalet üzere toplamaz. Allah'ın eli cemaatledir. [/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]“Cemaatten ayrılan ateşe gider."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Cemaat rahmet, ayrılık azabtır."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Kim cemaatten bir karış ayrılır, sonra da ölürse cahiliye ölümü ile ölmüş olur... boynundaki İslâm bağını çıkarıp atmış olur."[/SIZE][/COLOR] [SIZE=3][COLOR=red]CEMAATTEN MAKSAD NEDİR[/COLOR][/SIZE] [COLOR=#080000][SIZE=3]Yukarıda kaydettiklerimizle cemaatin ehemmiyeti anlaşılmış olmakla beraber, bizim için henüz müphem olan nokta, cemaatten kastedilen şeyin ne olduğudur. Acaba uymakla mükellef olduğumuz şey nedir? Bu husus zikredilen hadislerde açıkca gözükmüyor.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Nitekim âlimler de "cemaat" tâbiri ile kastedilen şey hususunda ihtilaf etmiş, bundan "Ashab", "ehl-i ilim", "ümmetin ekseriyeti", "diğer dinlerin mensuplarına karşı da -vacib meselelerde ihtilâfa düşmedikçe- Müslümanların cemaati" vs... kastedilebileceğini ileri sürmüşlerdir.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]İbnu'l-Mübârek, [COLOR=red]din büyüklerinin, etrafında toplanmış bulundukları şeylerin "cemaat" olduğu[/COLOR] görüşünü benimsediği için, kendisine buradaki cemaatten sorulunca: "Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer'dir" cevabını verir. Onların ölmüş bulundukları hatırlatılınca da başka isimler... ve en sonunda da devrindeki salih ve muttaki bir kimsenin ismini vererek, tek kişiyi "cemaat" olarak vasıflandırır.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Adil imamı ve âlim kişiyi "cemaat" olarak kabul eden, bu görüşü benimseyen İbnu'l-Arabî daha vâzıh bir ifade ile: "İslam'ın cemaati adalet ve ilimdir" yorumuna ulaşır.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Kanaatimizce, hadiste uyulması vacib olduğu belirtilen cemaat hakkında âlimlerin yaptığı bu yorumların hepsinin bir doğruluk, haklılık yönü vardır. Ancak herbirinin haklılığı mutlak olmayıp hususî şartlar, değişik zaviye ve nokta-i nazarlarla kayıtlıdır.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Bütün hadisler gözönüne alındıkta ve daha umumî şartlar muvâcehesinde bu görüşlerden biri üzerine sabit kalmak oldukça zor ve tekellüflü olacaktır. Bu sebeple burada mevzubahis olan cemaatten "sevâdul-âzam"ı, yani büyük ekseriyeti anlamamız daha uygun olacaktır:[COLOR=red][U] İlmî meselelerde âlimlerin ekseriyetini[/U][/COLOR], herkesi ilgilendiren içtimâî meselelerde efrâd-ı milletin ekseriyetini vs..[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Nitekim, umumiyetle, ilim adamları, bu tâbir ile "sevâdul-âzam" yâni, ihtilaf durumunda "[COLOR=red]ekseriyetin bulunduğu [ilmi] taraf[/COLOR]" kastedildiğini kabul etmiştir. Delil olarak şu hadisi gösterirler. "Benî İsrail yetmiş bir fırkaya ayrılmıştır, benim ümmetim ise yetmiş iki fırkaya ayrılacaktır. Bu fırkalardan biri hariç, hepsi ateştedir. Ateşe gitmeyecek olan fırka, cemaattir."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Cemaatten, ekseriyetin kastedildiğini ifade eden başka rivâyetler de gelmiştir. Bunlardan birinde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "[COLOR=red]Ümmetim dalâlet üzerine toplanmaz, öyle ise aralarında ihtilâf görürseniz, size sevâd-ı âzamı iltizam etmeyi tavsiye ederim (aleyküm bisevâdil-âzam)[/COLOR][COLOR=black]"[/COLOR] buyurmaktadır.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Hadiste gelen "sevâd-ı âzam" tâbiri ile ekseriyetin kastedildiği âlimlerce belirtilmiştir.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Suyûtî, sevâdu'l-âzamı "doğru yolda gitmek üzere birleşenlerin ekseriyeti" diye izah eder.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]İhtilaf ve fitne zamanlarında ekseriyet tarafın iltizam edilmesi gereğini ifade eden daha vazıh bir rivâyet Ebû Mes'udi'l-Ensârî'den gelmektedir. Mezbur (radıyallâhu anh)'dan, Hz. Osman fitnesi sırasında bu durumla alâkalı olarak Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'den bir işittiği varsa onu, yoksa şahsî kanaatini söylemesi istendiği vakit şu tavsiyede bulunur: "[COLOR=red]Size ümmet-i Muhammed'in ekseriyetine uymayı tavsiye ederim (aleyküm bi-uzmi ümmet-i Muhammed). Zîra Allah, ümmet-i Muhammed'i dalalet üzerine toplamaz[/COLOR]."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]İbnu Kaadı Simavî'nin Fetâva's-Sagir'den naklen Câmiu'l-Fusûleyn'den kaydettiği bir görüş de bizim için aydınlatıcı mahiyettedir: "Eğer Hz. Ali olmasaydı, ehl-i kıble ile savaşı aklımız almazdı. Hz. Ali ve O'na tabi olanlar ehl-i adl'dir, hasmı ve ona tâbi olanlar da buğât'dır (âsilerdir). Zamanımızda kimin ehl-i adl, kimin bâği olduğu hususundaki hüküm, galebe çalana (ekseriyete) göredir. Âdil veya âsi olanı bilemeyiz, zîra hepsi de dünyayı taleb ediyorlar."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Bu meselede son olarak İbnu'l-Arabî'nin "cemaate uyup, ondan ayrılmama" emrini muhtevî hadisten çıkardığı hüküm de burada kayda değer. O, mevzuunu ettiğimiz hadisten iki hüküm çıkarır:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]1- [COLOR=red]Ümmet bir meselede icma edip anlaştıktan sonra arkadan gelenlerin aynı meselede yeni bir görüş ortaya atmaları caiz değildir[/COLOR].[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]2- Müslümanlar bir imam (lider) [halife] üzerine birleştikten sonra onun üzerine arkadan niza ve ihtilâf çıkarmak helâl değildir.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]CEMAATTEN AYRILANLARI TEL'İN:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Müslümanları bir taraftan birliğe çağırırken, diğer taraftan da ayrılanları, nifak ve ihtilâf çıkaranları lânetlemektedir. Bu mevzuda da pek çok rivâyet gelmiştir. Birkaç tanesini daha kaydedeceğiz:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"[COLOR=red]Benden sonra bir takım şerler, fesadlar ortaya çıkacak. Bu zamanda, her kimin cemaatten ayrıldığını veya -birlik halinde olan- ümmet-i Muhammed'in birliğini bozmayı arzu ettiğini görecek olursanız, kim olursa olsun onu öldürün. Zîra Allah'ın eli (hıfzı, yardımı) (birlik içinde olan) cemaatle beraberdir, zîra şeytan, cemaatten ayrılanla beraberdir[/COLOR]."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Müslim'in bir rivâyetinde aynı mâna şu şekilde tekrar edilir: "[COLOR=red]Siz bir lider etrafında birlik haline iken, kim size gelerek birliğinizi bozmak, cemaatinizi dağıtmak isterse, onu mutlaka öldürün[/COLOR]."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şu hadiste cemaatte ısrar edişinin, Müslümanlar için cemaatin lüzumunun iki mühim sebebini de açıklar: "Allah ümmetimi -veya Muhammed ümmetini- dalâlet üzere birleştirmeyecektir ve Allah'ın eli (himayesi, yardımı, zaferi vs.) cemaat üzerindedir. Kim ayrılırsa, gideceği yer ateştir."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]TEFRİKA ÇIKARACAK ŞEYLERDEN KAÇINMAK:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Şurası muhakkak ki, içtimâî heyette vukua gelecek bir çatlama, bir kopukluk bilâhere kapanması mümkün olmayacak kadar zor bir yaradır. Öyle ise bütün imkânları seferber edip, böyle bir çatlamaya önceden mani olmalı, herhangi bir kopukluğa müncer olacak her çeşit sebepleri önceden bertaraf etmelidir. İslam'ın fitne, fesad, nifak, tefrika gibi çeşitli tâbirlerle ifade edip şiddetle yasakladığı şey işte budur. "[COLOR=red]Hepiniz toptan Allah'ın ipine sarılın, parçalanıp ayrılmayın[/COLOR]..." âyetinde geçen, parçalanıp ayrılmayın tâbirine bir kısım âlimler, "[COLOR=blue]kendisinden ayrılık, tefrika çıkacak olan şeyi, mevcut kaynaşma ve beraberliği izale edecek şeyi ihdas etmeyin[/COLOR]" şeklinde anlamıştır.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]CEMAAT YOKSA:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Yukarıda kaydedilen hadislere dikkat edilecek olursa, onlarda beyan edilen irşadlar "bir şahsın etrafında" birliğin bulunduğu veya ekseriyetin teveccüh etmiş bulunduğu belli bir istikamet, veya muayyen bir şahsın bulunma durumlarıyla alâkalıdır. Halbuki, insan cemiyetinde daha farklı ahvallerin zuhuru da mümkündür. Bu mevzular mevzubahis edilince hemen akla gelecek başka durumlar da vardır. Nitekim, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in muhatapları cemaatin, yani ekseriyetin bulunmama ihtimalini de gözönüne alarak, o durumlarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini sormuşlardır. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Buharî'de gelen cevabı "inzivaya çekilmek" şeklindedir:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"...Ey Allah'ın Resûlü, bahsettiğiniz fitne devrine ulaşırsak ne tavsiye edersiniz?"[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Müslümanların cemaatine ve imamına uy."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Ya onların cemaatleri ve imamları yoksa?"[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"(O takdirde) mevcut fırkaların hepsini terket. Hatta bir ağacın köküne dişlerinle tutunmuş vaziyette olsan bile, ölüm sana gelinceye kadar öyle kal (ve fakat fitneye karışma)."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Hadiste geçen "bir ağacın köküne dişlerinle tutunmuş vaziyette olsan bile..." tabirinden, [COLOR=blue]karışmamak sebebiyle[/COLOR] [COLOR=darkred]maruz kalınacak sıkıntı her ne olursa olsun, insanların kınaması, ayıplaması nevinden mânevî; açlık, susuzluk vs. nevinden maddî olan tahammülü zor her çeşit zorluklara, darlıklara, meşakkatlere tahammülün kinâye edildiği şârihlerce belirtilmiştir[/COLOR].[/SIZE][/COLOR] UMMİYE BAYRAK Âlimlerin bir kısmı, bununla, gayesi, hedefi belli olmayan mübhem bir umurun kastedildiğini söylemiş, misal olarak bir kavmin asabiyet için yaptığı savaşı göstermiştir. Şahsî ihtiras ve gadab yolunda yapılan mukâtelenin de buraya girdiğini ayrıca belirtmişlerdir. Bayrak tâbirine yer verilmesini nazar-ı dikkate alan bazıları, bu tâbirle hak mı bâtıl mı olduğu meçhul olan bir iş üzerine toplanmış kimselerin kinaye edildiğini söylemişlerdir. Şu halde, hadis, bu çeşit savaşlara katılmayı yasaklamaktadır. ASABİYET Sıkca geçen ve kavmiyetçilik, ırkçılık gibi tâbirlerle tercüme ettiğimiz bu kelime, -İbnu'l-Esîr'in açıklamasına göre- "kavmine zulümde yardım eden kimse" mânasına gelen asabî'den gelir. Lügat yönünden asabî, asabesi için öfkelenen ve onları himaye eden kimse demektir. Asabe ise, bâba cihetinden gelen akrabalara denir. [COLOR=#080000][SIZE=3]İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]"Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim de Allah'ın Resulü bulunduğuma şehadet eden kimsenin kanı, üç hal dışında helal değildir:[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]* Zina yapan dul.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]* Cana can kısas.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Dinden çıkıp cemaatten ayrılan."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3][Buharî, Diyat 6; Müslim, Kasâme 25, (1676); Ebu Davud;, Hudud 1, (4352); Tirmizî, Diyat 10, (1402); Nesâî, Tahrim 5, (7, 90, 91), Kasâme 5, (8, 13).][/SIZE][/COLOR] [SIZE=3]…….[/SIZE] [COLOR=#080000][SIZE=3]İbnu Dakîku'l-Îd hadisle ilgili olarak şunu da söyler: "Hadiste geçen "cemaatten ayrılan" tabirinden şu hüküm de çıkmaktadır: "[COLOR=red]Bundan murad icma ehline muhalefettir[/COLOR]." Böylece, "İcmaya muhalefet eden kâfir olur" diyenlerin görüşü, hadisten destek bulur.[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Bu görüş, bazı alimlere nisbet edilmiştir ve bu zayıf da değildir. Çünkü icmaya göre meseleler bazan şeriat sahibinden tevatürle habere dayanır -ki namazın farziyyeti böyledir- bazan da tevatüre dayanmaz. Önceki kısmı inkar eden, icmaya muhalefeti için olmasa da tevatüre muhalefeti için tekfir edilir. [COLOR=red]Ancak ikinci kısım icmaya muhalif olan tekfir edilmez[/COLOR]."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]İcmayı inkar edenin tekfiri hususunda şu görüş de ileri sürülmüştür: "Dinin bir vacibi olduğu zarureten bilinen şeyin inkarı diye kayıtlamak gerekir; beş vakit namaz gibi."[/SIZE][/COLOR] [COLOR=#080000][SIZE=3]Bazıları: "Vacib olduğu tevatürle bilinen şeyin inkarı küfrü gerektirir" demiş, misal olarak âlemin hudusu meselesini göstermiştir. İyaz ve başkaları "âlemin kıdemini iddia edenin tekfir edileceğine icma edildiğini" naklederler.[/SIZE][/COLOR][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 64: Allah'ın eli cemaatle beraberdir.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst