Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 65:"Dünya, mü'mine hapishâne, kâfire cennettir."
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 391344" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px">Bismillahirrahmanirrahim</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ebu Hureyre (R.A.)dan rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir.”[SUP]1[/SUP] buyurmuşlardır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Katâde bin Nu'man (R.A.)dan rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“Allah Cebrail'i, bana gönderdiği suretlerin en güzelinde indirdi. Cebrail şöyle dedi: "Ey Muhammed, yüce Allah sana selâm söylüyor ve şöyle buyuruyor:</span></p><p><span style="font-size: 12px">“Ben dünyaya dostlarım için acı, bulanık, dar ve sıkıntılı olmasını vahyettim. Tâ ki, Bana kavuşmayı özlesinler. Ben dünyayı dostlarım için bir zindan, düşmanlarım için de bir Cennet olarak yarattım.”[SUP]2[/SUP]</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Dünyanın mümine zindan olmasından kasıt; dünya şehvetlerinden bazılarının mümine haram ve mekruh kılınması ve meşakkatli ibadetlerin emir buyrulmasıdır. Mümin öldüğü vakit rahata erer ve Allah Tealâ\'nın ona hazırladığı ebedi nimetlere, kedersiz rahatlara kavuşur. Dünyanın kâfire cennet oluşu ise, dünyada bütün arzu ve şehvetlerinin gerçekleşmesi itibariyledir. Kâfir öldüğü zaman ebedi azaba ve ebedi mutsuzluğa uğrayacaktır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Diğer bir bakış açısı da, dünya ve ahiret nispeti, karşılaştırması yönüyledir. Cenneti hak etmiş bir mümini düşünelim: Dünyada helal olan tüm lezzetleri tatmış. Aynı şekilde cehennemi hak etmiş bir kâfiri düşünelim: O da dünyada helal-haram ne kadar lezzet varsa tatmış olsun. Şimdi bu mümin ile kâfirin dünya ve ahiretini kıyaslayalım:</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Mümin kimse, Cennet ve Cemalullah gibi o kadar büyük nimetlerle karşılaşır ki, dünya hayatı bunun yanında zindan gibi kalır. Kâfir de ahirette öyle azap çekecektir ki, dünya onun yanında bir Cennet gibi kalacaktır. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Demek ki hadis-i şerifi <u>ahirete nispetle</u> müminin dünyası Cehennem, kâfirin dünyası da Cennettir şeklinde anlamak gerekir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu hadis-i şeriften ders çıkarmamız gereken birçok husus vardır: </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bunlardan biri dünyaya gerektiğinden fazla önem vermememiz gerektiğidir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bir hadis-i şerifte dünyanın Allah Teâlâ katında kusurlu bir oğlak ölüsü kadar kıymeti olmadığı ifade edilmektedir. Bundan dolayıdır ki, Rabbimiz dünya nimetlerini kâfir müslüman ayırmadan çalışan her kuluna vermektedir. Çok çalışan kâfirlere, az çalışan müslümanlardan daha fazla dünya nimeti vermesi de bundandır. Fakat ahiret nimetleri böyle değildir. Onların Allah katında kıymeti vardır. Binaenaleyh bu nimetleri özellikle müminlere ve rızasını kazananlara ihsan edecektir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Dünyanın imtihan yeri olduğunu unutmayacağız. İmtihanın rahat olmasını beklemek doğru değildir. Mümin dünyada rahatı değil, hizmeti aramalıdır. Dünyanın şerefi zenginlik, ahiretin şerefi ise takvadır. ALLAH Teâlâ için olan şeyler dışında dünya ve dünyadakiler lanetlenmiştir. Cenab-ı Hakk katında dünyanın sineğin kanadı kadar kıymeti olsa idi, oradan kâfirlere bir bardak su bile vermezdi. ALLAH Teâlâ hazretlerine karşı, seni kulluktan alıkoyan her şey dünyadır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu sebeple akıllı ve ferasetli mümin dünyayı kendisi için yalancı ve sahte bir cennet yapmak için çalışıp çabalamaz. O, böyle bir tuzağa düşmez. Dünya cennet değildir, cennet olmaz. Dünya imtihan yeridir. Dünyanın zenginlikleri geçicidir. Dünya aldatır, oyalar.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Elbette dünya için çalışmaya gerek yoktur denilemez. Dünyada ne kadar kalacaksan, onun için o kadar çalış; ahirette ne kadar kalacaksan onun için o kadar çalış.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Evet, dünyada rahatı aramayacağız. Ahiretimizi kazanmak için, ebedi rahatlık için, gerekirse rahatsız olacağız.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Dilimizde dolaşan “Dünyada rahatlık yoktur\" diye güzel bir söz vardır: Çünkü dünya hayatı acılarla, üzüntülerle, sıkıntılarla doludur. Bilhassa müminin başından belâlar eksik olmaz. Bunun sebebi müminin manen olgunlaşıp Cennete lâyık hale gelmesidir. Cenab-ı Hakk sevgili kullarına çeşitli musibetler verir; onları sabra, tahammüle davet ederek manen yükselmelerini sağlar. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Sabır ve tahammül gösterildiğinde mümin kullarının günahlarını silen, onlara manevî makam ve mertebeler ihsan eden Cenab-ı Hakk, işte böyle dünya hayatını belâ ve felaketlerle donatmıştır. Çile ve ıstırap eksik olmaz insanın hayatında. Bazen dünya yıkılacak olur. İnsan o kadar daralır, bunalır ki nerdeyse çıldıracak dereceye gelir. Ama mümin bütün bu hallerde huzurundan pek birşey kaybetmez. Çünkü o zahmette rahatı bulmuş insandır. Her şeyin Allah\'ın izni ve müsaadesiyle olduğuna inanır ve Ondan gelen her şeyi sabır ve tahammülle karşılar.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu işin görünen kısmıdır. Yoksa aslında kâfir dünyada da bir nevi Cehennem hayatı yaşamaktadır. Görünüşte şatafatlı, parlak bir hayat geçirmektedir, fakat içi ıstırap ve sıkıntılarla doludur. Çünkü inançsız insan, ölümü yokluk olarak görür. Her an darağacında asılacakmışçasına korku ve endişe içerisinde kalır. Lezzetleri bütün bütün kaçar. Hiçbir şeyden gerçek manada bir lezzet alamaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Mümin ise, dünyayı âhiretin bir bekleme salonu şeklinde görür. Dünyası ne kadar sıkıntılı ve ıstıraplı da olsa, gideceği yerde rahat edeceği düşüncesiyle sabreder, şükreder. Müminin dünyası âhiretine kıyasla zindan şeklindedir. Yoksa mümin dünyada da bir nevi Cennet hayatı yaşamaktadır. Bedenen zindanda bile olsa ruhen bahçelerde, saraylardadır. Çünkü mümin acı tatlı her şeyin Allah\'tan geldiğini bilir, Allah\'tan gelen her şeyi hoş karşılar, tahammül eder, sabreder.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu nedenle hadis-i şerifi bazı kimselerin anladığı gibi dünya hayatını mümin için gerçek bir zindan ve çile-sıkıntı yeri olarak anlamak doğru değildir. Dünyada neden kâfirler konfor ve rahat içinde yaşasınlar da Allah\'ın yeryüzündeki en sadık halifeleri olan Müslümanlar çile ve ıstırap çeksinler</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Böyle bir anlayış doğru değildir. Çünkü Müminin âhireti de cennettir, dünyası da. Mümin, imanın verdiği nur ve mutlulukla gerek ferdî, gerek ailevî ve gerekse toplum içinde huzurlu bir hayat yaşar. Dünyanın meşru her türlü nimetinden gerektiğince faydalanır. Onu dünya nimetlerinden uzaklaştıracak hiçbir gerekçe ve sebep yoktur. Allah, âhiret nimetlerini olduğu gibi dünya nimetlerini de mümin kulları için hazırlamıştır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Saadet kaynağı olan iman içte olduktan ve dünya nimetlerinden mümkün olduğunca faydalandıktan sonra dünya niçin zindana dönsün?</span></p><p></p><p><strong><u>dipnot</u></strong></p><p>(1) Müslim, Zühd: 1; Tirmizî, Zühd: 16; İbni Mâce, Zühd: 3; Müsned, 2:197,323</p><p>(2) Suyuti, Camiussagir, 3:53, No:2723, (1484)</p><p>Selam Ve Dua ile Mehmet Talu</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 391344, member: 1004566"] [SIZE=3]Bismillahirrahmanirrahim [/SIZE] [SIZE=3]Ebu Hureyre (R.A.)dan rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: “Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir.”[SUP]1[/SUP] buyurmuşlardır. Katâde bin Nu'man (R.A.)dan rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: “Allah Cebrail'i, bana gönderdiği suretlerin en güzelinde indirdi. Cebrail şöyle dedi: "Ey Muhammed, yüce Allah sana selâm söylüyor ve şöyle buyuruyor:[/SIZE] [SIZE=3]“Ben dünyaya dostlarım için acı, bulanık, dar ve sıkıntılı olmasını vahyettim. Tâ ki, Bana kavuşmayı özlesinler. Ben dünyayı dostlarım için bir zindan, düşmanlarım için de bir Cennet olarak yarattım.”[SUP]2[/SUP] Dünyanın mümine zindan olmasından kasıt; dünya şehvetlerinden bazılarının mümine haram ve mekruh kılınması ve meşakkatli ibadetlerin emir buyrulmasıdır. Mümin öldüğü vakit rahata erer ve Allah Tealâ\'nın ona hazırladığı ebedi nimetlere, kedersiz rahatlara kavuşur. Dünyanın kâfire cennet oluşu ise, dünyada bütün arzu ve şehvetlerinin gerçekleşmesi itibariyledir. Kâfir öldüğü zaman ebedi azaba ve ebedi mutsuzluğa uğrayacaktır. Diğer bir bakış açısı da, dünya ve ahiret nispeti, karşılaştırması yönüyledir. Cenneti hak etmiş bir mümini düşünelim: Dünyada helal olan tüm lezzetleri tatmış. Aynı şekilde cehennemi hak etmiş bir kâfiri düşünelim: O da dünyada helal-haram ne kadar lezzet varsa tatmış olsun. Şimdi bu mümin ile kâfirin dünya ve ahiretini kıyaslayalım: Mümin kimse, Cennet ve Cemalullah gibi o kadar büyük nimetlerle karşılaşır ki, dünya hayatı bunun yanında zindan gibi kalır. Kâfir de ahirette öyle azap çekecektir ki, dünya onun yanında bir Cennet gibi kalacaktır. Demek ki hadis-i şerifi [U]ahirete nispetle[/U] müminin dünyası Cehennem, kâfirin dünyası da Cennettir şeklinde anlamak gerekir. Bu hadis-i şeriften ders çıkarmamız gereken birçok husus vardır: Bunlardan biri dünyaya gerektiğinden fazla önem vermememiz gerektiğidir. Bir hadis-i şerifte dünyanın Allah Teâlâ katında kusurlu bir oğlak ölüsü kadar kıymeti olmadığı ifade edilmektedir. Bundan dolayıdır ki, Rabbimiz dünya nimetlerini kâfir müslüman ayırmadan çalışan her kuluna vermektedir. Çok çalışan kâfirlere, az çalışan müslümanlardan daha fazla dünya nimeti vermesi de bundandır. Fakat ahiret nimetleri böyle değildir. Onların Allah katında kıymeti vardır. Binaenaleyh bu nimetleri özellikle müminlere ve rızasını kazananlara ihsan edecektir. Dünyanın imtihan yeri olduğunu unutmayacağız. İmtihanın rahat olmasını beklemek doğru değildir. Mümin dünyada rahatı değil, hizmeti aramalıdır. Dünyanın şerefi zenginlik, ahiretin şerefi ise takvadır. ALLAH Teâlâ için olan şeyler dışında dünya ve dünyadakiler lanetlenmiştir. Cenab-ı Hakk katında dünyanın sineğin kanadı kadar kıymeti olsa idi, oradan kâfirlere bir bardak su bile vermezdi. ALLAH Teâlâ hazretlerine karşı, seni kulluktan alıkoyan her şey dünyadır. Bu sebeple akıllı ve ferasetli mümin dünyayı kendisi için yalancı ve sahte bir cennet yapmak için çalışıp çabalamaz. O, böyle bir tuzağa düşmez. Dünya cennet değildir, cennet olmaz. Dünya imtihan yeridir. Dünyanın zenginlikleri geçicidir. Dünya aldatır, oyalar. Elbette dünya için çalışmaya gerek yoktur denilemez. Dünyada ne kadar kalacaksan, onun için o kadar çalış; ahirette ne kadar kalacaksan onun için o kadar çalış. Evet, dünyada rahatı aramayacağız. Ahiretimizi kazanmak için, ebedi rahatlık için, gerekirse rahatsız olacağız. Dilimizde dolaşan “Dünyada rahatlık yoktur\" diye güzel bir söz vardır: Çünkü dünya hayatı acılarla, üzüntülerle, sıkıntılarla doludur. Bilhassa müminin başından belâlar eksik olmaz. Bunun sebebi müminin manen olgunlaşıp Cennete lâyık hale gelmesidir. Cenab-ı Hakk sevgili kullarına çeşitli musibetler verir; onları sabra, tahammüle davet ederek manen yükselmelerini sağlar. Sabır ve tahammül gösterildiğinde mümin kullarının günahlarını silen, onlara manevî makam ve mertebeler ihsan eden Cenab-ı Hakk, işte böyle dünya hayatını belâ ve felaketlerle donatmıştır. Çile ve ıstırap eksik olmaz insanın hayatında. Bazen dünya yıkılacak olur. İnsan o kadar daralır, bunalır ki nerdeyse çıldıracak dereceye gelir. Ama mümin bütün bu hallerde huzurundan pek birşey kaybetmez. Çünkü o zahmette rahatı bulmuş insandır. Her şeyin Allah\'ın izni ve müsaadesiyle olduğuna inanır ve Ondan gelen her şeyi sabır ve tahammülle karşılar. Bu işin görünen kısmıdır. Yoksa aslında kâfir dünyada da bir nevi Cehennem hayatı yaşamaktadır. Görünüşte şatafatlı, parlak bir hayat geçirmektedir, fakat içi ıstırap ve sıkıntılarla doludur. Çünkü inançsız insan, ölümü yokluk olarak görür. Her an darağacında asılacakmışçasına korku ve endişe içerisinde kalır. Lezzetleri bütün bütün kaçar. Hiçbir şeyden gerçek manada bir lezzet alamaz. Mümin ise, dünyayı âhiretin bir bekleme salonu şeklinde görür. Dünyası ne kadar sıkıntılı ve ıstıraplı da olsa, gideceği yerde rahat edeceği düşüncesiyle sabreder, şükreder. Müminin dünyası âhiretine kıyasla zindan şeklindedir. Yoksa mümin dünyada da bir nevi Cennet hayatı yaşamaktadır. Bedenen zindanda bile olsa ruhen bahçelerde, saraylardadır. Çünkü mümin acı tatlı her şeyin Allah\'tan geldiğini bilir, Allah\'tan gelen her şeyi hoş karşılar, tahammül eder, sabreder. Bu nedenle hadis-i şerifi bazı kimselerin anladığı gibi dünya hayatını mümin için gerçek bir zindan ve çile-sıkıntı yeri olarak anlamak doğru değildir. Dünyada neden kâfirler konfor ve rahat içinde yaşasınlar da Allah\'ın yeryüzündeki en sadık halifeleri olan Müslümanlar çile ve ıstırap çeksinler Böyle bir anlayış doğru değildir. Çünkü Müminin âhireti de cennettir, dünyası da. Mümin, imanın verdiği nur ve mutlulukla gerek ferdî, gerek ailevî ve gerekse toplum içinde huzurlu bir hayat yaşar. Dünyanın meşru her türlü nimetinden gerektiğince faydalanır. Onu dünya nimetlerinden uzaklaştıracak hiçbir gerekçe ve sebep yoktur. Allah, âhiret nimetlerini olduğu gibi dünya nimetlerini de mümin kulları için hazırlamıştır. Saadet kaynağı olan iman içte olduktan ve dünya nimetlerinden mümkün olduğunca faydalandıktan sonra dünya niçin zindana dönsün?[/SIZE] [B][U]dipnot[/U][/B] (1) Müslim, Zühd: 1; Tirmizî, Zühd: 16; İbni Mâce, Zühd: 3; Müsned, 2:197,323 (2) Suyuti, Camiussagir, 3:53, No:2723, (1484) Selam Ve Dua ile Mehmet Talu [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 65:"Dünya, mü'mine hapishâne, kâfire cennettir."
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst