Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 8 : Daha Vakti Var Deme ...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 262158" data-attributes="member: 1"><p><span style="font-family: 'tahoma'">Ustadımız Bediüzzaman bu asrın bazı hastalıklarından bir kaçını aşağıdaki ders ile bizlere göstererek ilacınıda vermiş. Hatta bu ders için bu hadis-i şerifin bir dersidir diyebiliriz :</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><em>................................</em></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><em>İkinci mesele: </em>Otuz birinci âyetin işaretinin beyanında,</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />5 <span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px">يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا </span></span>bahsinde denilmiş ki: Bu asrın bir hassası şudur ki, hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı bakiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani, kırılacak bir cam parçasını baki elmaslara bildiği halde tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Ben bundan çok hayret ediyordum. Bugünlerde ihtar edildi ki, nasıl bir uzv-u insanî hastalansa, yaralansa, sair âzâ vazifelerini kısmen bırakıp onun imdadına koşar. Öyle de, hırs-ı hayat ve hıfzı ve zevk-i hayat ve aşkı taşıyan ve fıtrat-ı insaniyede derc edilen bir cihaz-ı insaniye, çok esbapla yaralanmış, sair letâifi kendiyle meşgul edip sukut ettirmeye başlamış; vazife-i hakikiyelerini onlara unutturmaya çalışıyor.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Hem nasıl ki bir cazibedar sefihane ve sarhoşane şâşaalı bir eğlence bulunsa, çocuklar ve serseriler gibi, büyük makamlarda bulunan insanlar ve mesture hanımlar dahi o cazibeye kapılıp hakikî vazifelerini tatil ederek iştirak ediyorlar. Öyle de, bu asırda hayat-ı insaniye, hususan hayat-ı içtimaiyesi öyle dehşetli, fakat cazibeli ve elîm, fakat meraklı bir vaziyet almış ki, insanın ulvî latifelerini ve kalb ve aklını nefs-i emmaresinin arkasına düşürüp pervane gibi o fitne ateşlerine düşürttürüyor.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, hayat-ı dünyeviyenin muhafazası için, zaruret derecesinde olmak şartıyla, bazı umur-u uhreviyeye muvakkaten tercih edilmesine ruhsat-ı şer’iye var. Fakat, yalnız bir ihtiyaca binaen helâkete sebebiyet vermeyen bir zarara göre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Halbuki bu asır, o damar-ı insanîyi o derece şırınga etmiş ki, küçük bir ihtiyaç ve âdi bir zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umur-u diniyeyi terk eder.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, insaniyetin yaşamak damarı ve hıfz-ı hayat cihazı, bu asırda israfatla ve iktisatsızlık ve kanaatsizlik ve hırs yüzünden bereketin kalkmasıyla ve fakr u zaruret, maişet ziyadeleşmesiyle o derece o damar yaralanmış ve şerait-i hayatın ağırlaşmasıyla o derece zedelenmiş ve mütemadiyen ehl-i dalâlet nazar-ı dikkati şu hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celb etmiş ki, ednâ bir hâcât-ı hayatiyeyi büyük bir mesele-i diniyeye tercih ettiriyor.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Bu acip asrın bu acip hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın tiryak misâl ilâçlarının nâşiri olan Risale-i Nur dayanabilir; ve onun metîn, sarsılmaz, sebatkâr, hâlis, sadık, fedakâr şakirtleri mukavemet edebilir. Öyleyse, herşeyden evvel onun dairesine girmeli, sadakatle, tam metanet ve ciddî ihlâs ve tam itimadla ona yapışmak lâzım ki, o acip hastalığın tesirinden kurtulsun.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Umum kardeşlerimize birer birer selâm ve dua ediyoruz.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">[NOT]Dipnot-5 “Onlar dünya hayatını seve seve âhirete tercih ederler...” İbrahim Sûresi, 14:3.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">[/NOT]</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong>Kastamonu Lahikası</strong></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong></strong></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'">Şayet öyle değilmidir. En basitinden ve hayatımızda en çok yer eden şu televizyona nazar eder isek bu dersi ve hadis-i şerifi daha iyi tahlil edebilir ve hayatımızda tatkik edebiliriz. Adam işten gelir elini yüzünü yıkar yemeğini yer ve kumandayı eline alıp televizyonu açar, bazen konusu açıldığında bir kaç kelamda kendisi ekleyerek eleştirdiği programları keyifle izler ve namaz vaktinin geçtiğini düşünmeden kendisinin dahi eleştirdiği o programlar ile daha vakti var diyerek dalar vaktini zayi eder, ya uyku bastırır uyuya kalır ya uykunun ağırlığından bu akşamda şu ibadetleri yapmayım der yatağına gider.Hafazanallah.. Halbu ki bu hadis-i şerifi bilseydik ve bu ders ile kafamıza kazısak bu gelip geçici nefsin hoşuna giden cezbedarlıkların şeytanın desisesi ve oyunu olduğunu anlasak hayatımızı yeniden şekillendirmeye gayret ederdik. inşallah edeceğiz..</span> </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 262158, member: 1"] [FONT=tahoma]Ustadımız Bediüzzaman bu asrın bazı hastalıklarından bir kaçını aşağıdaki ders ile bizlere göstererek ilacınıda vermiş. Hatta bu ders için bu hadis-i şerifin bir dersidir diyebiliriz : [I] ................................ İkinci mesele: [/I]Otuz birinci âyetin işaretinin beyanında, [IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]5 [FONT=trebuchet ms][SIZE=6]يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا [/SIZE][/FONT]bahsinde denilmiş ki: Bu asrın bir hassası şudur ki, hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı bakiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani, kırılacak bir cam parçasını baki elmaslara bildiği halde tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş. Ben bundan çok hayret ediyordum. Bugünlerde ihtar edildi ki, nasıl bir uzv-u insanî hastalansa, yaralansa, sair âzâ vazifelerini kısmen bırakıp onun imdadına koşar. Öyle de, hırs-ı hayat ve hıfzı ve zevk-i hayat ve aşkı taşıyan ve fıtrat-ı insaniyede derc edilen bir cihaz-ı insaniye, çok esbapla yaralanmış, sair letâifi kendiyle meşgul edip sukut ettirmeye başlamış; vazife-i hakikiyelerini onlara unutturmaya çalışıyor. Hem nasıl ki bir cazibedar sefihane ve sarhoşane şâşaalı bir eğlence bulunsa, çocuklar ve serseriler gibi, büyük makamlarda bulunan insanlar ve mesture hanımlar dahi o cazibeye kapılıp hakikî vazifelerini tatil ederek iştirak ediyorlar. Öyle de, bu asırda hayat-ı insaniye, hususan hayat-ı içtimaiyesi öyle dehşetli, fakat cazibeli ve elîm, fakat meraklı bir vaziyet almış ki, insanın ulvî latifelerini ve kalb ve aklını nefs-i emmaresinin arkasına düşürüp pervane gibi o fitne ateşlerine düşürttürüyor. Evet, hayat-ı dünyeviyenin muhafazası için, zaruret derecesinde olmak şartıyla, bazı umur-u uhreviyeye muvakkaten tercih edilmesine ruhsat-ı şer’iye var. Fakat, yalnız bir ihtiyaca binaen helâkete sebebiyet vermeyen bir zarara göre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Halbuki bu asır, o damar-ı insanîyi o derece şırınga etmiş ki, küçük bir ihtiyaç ve âdi bir zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umur-u diniyeyi terk eder. Evet, insaniyetin yaşamak damarı ve hıfz-ı hayat cihazı, bu asırda israfatla ve iktisatsızlık ve kanaatsizlik ve hırs yüzünden bereketin kalkmasıyla ve fakr u zaruret, maişet ziyadeleşmesiyle o derece o damar yaralanmış ve şerait-i hayatın ağırlaşmasıyla o derece zedelenmiş ve mütemadiyen ehl-i dalâlet nazar-ı dikkati şu hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celb etmiş ki, ednâ bir hâcât-ı hayatiyeyi büyük bir mesele-i diniyeye tercih ettiriyor. Bu acip asrın bu acip hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın tiryak misâl ilâçlarının nâşiri olan Risale-i Nur dayanabilir; ve onun metîn, sarsılmaz, sebatkâr, hâlis, sadık, fedakâr şakirtleri mukavemet edebilir. Öyleyse, herşeyden evvel onun dairesine girmeli, sadakatle, tam metanet ve ciddî ihlâs ve tam itimadla ona yapışmak lâzım ki, o acip hastalığın tesirinden kurtulsun. Umum kardeşlerimize birer birer selâm ve dua ediyoruz. [NOT]Dipnot-5 “Onlar dünya hayatını seve seve âhirete tercih ederler...” İbrahim Sûresi, 14:3. [/NOT] [/FONT][FONT=Trebuchet MS][/FONT][RIGHT][FONT=Trebuchet MS][B]Kastamonu Lahikası [/B][/FONT][/RIGHT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=tahoma]Şayet öyle değilmidir. En basitinden ve hayatımızda en çok yer eden şu televizyona nazar eder isek bu dersi ve hadis-i şerifi daha iyi tahlil edebilir ve hayatımızda tatkik edebiliriz. Adam işten gelir elini yüzünü yıkar yemeğini yer ve kumandayı eline alıp televizyonu açar, bazen konusu açıldığında bir kaç kelamda kendisi ekleyerek eleştirdiği programları keyifle izler ve namaz vaktinin geçtiğini düşünmeden kendisinin dahi eleştirdiği o programlar ile daha vakti var diyerek dalar vaktini zayi eder, ya uyku bastırır uyuya kalır ya uykunun ağırlığından bu akşamda şu ibadetleri yapmayım der yatağına gider.Hafazanallah.. Halbu ki bu hadis-i şerifi bilseydik ve bu ders ile kafamıza kazısak bu gelip geçici nefsin hoşuna giden cezbedarlıkların şeytanın desisesi ve oyunu olduğunu anlasak hayatımızı yeniden şekillendirmeye gayret ederdik. inşallah edeceğiz..[/FONT] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Hadis Sohbetleri
Hadis Sohbetleri 8 : Daha Vakti Var Deme ...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst