Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Hakim sordu: Niçin Risale-i Nur okuyorsun?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="GÖNÜLSIZIM" data-source="post: 208362" data-attributes="member: 11723"><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Son Şahitler'den Ali Tayyar, Bediüzzaman'la yaşadığı anılardan anlatıyor...</span></span></span></strong></em></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">1932'de Konya'nın Ereğli kazasının Ayrancı nahiyesinde doğdu. Bediüzzaman'ı 1955-1959 yıllarında muhtelif defalar ziyaret etmişti.</span></span></span></em></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Bizim de başımız feda olsun"</span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Yıl 1957. Hayat iksiri olan bu eserleri hem okuyup hem de muhtaç olanlara ulaştırma azmi ve gayreti içindeydik. Hakikatı bilmeyen bazı safdil Müslümanlar bizi adli mercilere şikayet ettiler. İhbar dilekçesinde benim de ismim vardı. Nahiyeden gelen başçavuş ve birkaç jandarma iki kardeşin evini, savcılığın emri üzerine aradılar. Bizim evi de arayacaklarını söylediler. Kanunlara saygılı olduğumu söyledim. 'Şayet arama emriniz varsa, buyurun arayın' dedim. Kitapları okuduğumu itiraf ettim. Başçavuş, arama emri olmadığını, kitapları kendiliğimden getirip teslim etmemi, bu yolun yanlış olduğunu, sonunda pişman olacağımı ısrarla söylüyordu.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Ben, bu kitapların müellifini idamla yargılanırken müdafaalarının birinde, 'Başımdaki saçlarım adedince başlarım bulunsa, her gün biri kesilse, hakikat-ı Kur'âniyeye feda olan bu baş zındıkaya teslim-i silâh etmeyecektir' dediğini naklettim. Bu yolun yanlış olmadığını söyledim. 'Eğer yaptığımız hizmetin suç olduğu tesbit edilirse, bu kudsî dâvâya bizim de başımız feda olsun' dedim.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Başçavuş bu sözüm üzerine hiddetle, 'Tamam! Sen kendini iyice kaptırmışsın. Fakat ben arama emri çıkartır, seninle hesaplaşırım' diyerek çekip gitti.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"İki veya üç ay sonra bir Cuma günüydü. Evimiz, bir polis jeepiyle gelen komiser, başçavuş, jandarmalar ve polisler tarafından sarıldı. Başçavuş bana hitaben, 'İşte arama emri!' diyerek elindeki kâğıdı bana doğru uzattı. Ben de 'Buyurun' dedim. Külliyatın tamamı evimde olmasına rağmen, arama olacağını bildiğim için, Sözler ve Lem'alar dışındaki eserleri kaldırmıştım. Başçavuş, sebebini anlayamadığım ani bir değişiklikle; 'Siz yalan söylemezsiniz. Bu hususta size itimat ediyorum. Ben aramayacağım. Evindeki kitapları kendin getir' dedi. Ben de mezkur kitapları getirip teslim ettim. Kitaplarımla beraber Ereğli adliyesine götürüldüm.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Mahkemede sorgu hakimi bana, 'Niçin bu kitapları okuyorsun? Okuyacak kitap mı bulamadın? İmam-ı Gazali'nin, İmam-ı Rabbani'nin, Mevlâna Celâleddin'in eserlerini okusana! Bunlar hükümet tarafından yasaklanmış, bunları okuma!' dedi.</span></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Niçin Risale-i Nur okuyorsun?"</span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Hakime hitaben, 'O kitapların hepsi kütüphanemde mevcut. Ama bu eserlerin yeri müstesnadır' deyince, Hakim yarı istihza, yarı hakikat şunları söyledi: 'Yani bunları okuyunca ne olmuşsun sanki!7</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Ben de cevaben, 'Bu kitapların hayatımda yaptığı yüzlerce değişlikten birini, müsaade edersiniz anlatayım' dedim. Ve şöyle devam ettim:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Muhterem Hakim Bey, biz göçebeyiz. Yaylalarımız ormanlıktır. Bu ormanları devletin görevli memurları bekler. Böyle olduğu halde, hiçbir ihtiyacımız yokken yarıçapı iki yüz santimetreye varan ardıç ağaçlarını, 'Bu ağacın lavı mı daha fazla yükselecek, yoksa şu ağacın mı?' diye keyif için yakardık. Asırlık ağaçlar, birkaç dakika içinde kül olur giderdi. Bu eserlerden, 'ağaçların bizim menfaatimiz için dağlarda ihtiyat ambarı gibi her türlü istifademize âmade oluşunu, havadaki gaza-ı muzırrayı tasfiye edişini, yağmuru çekişini, yaş kaldığı müddetçe de Yaratanı zikredişini' ve daha nice faydalarını okuduktan sonra, aynı muhitte yine koyunlarımızı otlatmamıza rağmen, artık kuru dallarını seçerek, pilâvımızı otlar yanmasın diye Say taşlarının üzerinde pişiriyorduk. Böylece bir değişikliğin, memleket ve millet için fevkalâde bir kazanç olduğunu takdir buyurmazsanız, vereceğiniz en ağır cezayı kemâl-i vicdan-ı kalble kabul ediyorum. Yoksa kitaplarımın iadesini ve dâvâmin beraatini talep ediyorum.'</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Sözlerimi bitirince, Hakim Bey başını sallayarak 'Anlıyorum evlâdım, anlıyorum evlâdım' dedikten sonra, 'Maznunun beraatine, kitapların Ankara İlâhiyat Fakültesinden bir heyet tarafından tetkikine' karar verdi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Üç ay sonra kitaplarımın faydalı eserler olduğu, okunmasının devletin lâiklik prensibine aykırı olmadığı, Türkiye'de din ve vicdan hürriyeti bulunduğu gerekçesiyle iade edildi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Biz aynı azim ve şevkle hizmetimize devam ediyorduk.</span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Necmettin Şahiner, Son Şahitler</span></span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="GÖNÜLSIZIM, post: 208362, member: 11723"] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Son Şahitler'den Ali Tayyar, Bediüzzaman'la yaşadığı anılardan anlatıyor...[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen][/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]1932'de Konya'nın Ereğli kazasının Ayrancı nahiyesinde doğdu. Bediüzzaman'ı 1955-1959 yıllarında muhtelif defalar ziyaret etmişti.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Bizim de başımız feda olsun"[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Yıl 1957. Hayat iksiri olan bu eserleri hem okuyup hem de muhtaç olanlara ulaştırma azmi ve gayreti içindeydik. Hakikatı bilmeyen bazı safdil Müslümanlar bizi adli mercilere şikayet ettiler. İhbar dilekçesinde benim de ismim vardı. Nahiyeden gelen başçavuş ve birkaç jandarma iki kardeşin evini, savcılığın emri üzerine aradılar. Bizim evi de arayacaklarını söylediler. Kanunlara saygılı olduğumu söyledim. 'Şayet arama emriniz varsa, buyurun arayın' dedim. Kitapları okuduğumu itiraf ettim. Başçavuş, arama emri olmadığını, kitapları kendiliğimden getirip teslim etmemi, bu yolun yanlış olduğunu, sonunda pişman olacağımı ısrarla söylüyordu.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Ben, bu kitapların müellifini idamla yargılanırken müdafaalarının birinde, 'Başımdaki saçlarım adedince başlarım bulunsa, her gün biri kesilse, hakikat-ı Kur'âniyeye feda olan bu baş zındıkaya teslim-i silâh etmeyecektir' dediğini naklettim. Bu yolun yanlış olmadığını söyledim. 'Eğer yaptığımız hizmetin suç olduğu tesbit edilirse, bu kudsî dâvâya bizim de başımız feda olsun' dedim.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Başçavuş bu sözüm üzerine hiddetle, 'Tamam! Sen kendini iyice kaptırmışsın. Fakat ben arama emri çıkartır, seninle hesaplaşırım' diyerek çekip gitti.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"İki veya üç ay sonra bir Cuma günüydü. Evimiz, bir polis jeepiyle gelen komiser, başçavuş, jandarmalar ve polisler tarafından sarıldı. Başçavuş bana hitaben, 'İşte arama emri!' diyerek elindeki kâğıdı bana doğru uzattı. Ben de 'Buyurun' dedim. Külliyatın tamamı evimde olmasına rağmen, arama olacağını bildiğim için, Sözler ve Lem'alar dışındaki eserleri kaldırmıştım. Başçavuş, sebebini anlayamadığım ani bir değişiklikle; 'Siz yalan söylemezsiniz. Bu hususta size itimat ediyorum. Ben aramayacağım. Evindeki kitapları kendin getir' dedi. Ben de mezkur kitapları getirip teslim ettim. Kitaplarımla beraber Ereğli adliyesine götürüldüm.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Mahkemede sorgu hakimi bana, 'Niçin bu kitapları okuyorsun? Okuyacak kitap mı bulamadın? İmam-ı Gazali'nin, İmam-ı Rabbani'nin, Mevlâna Celâleddin'in eserlerini okusana! Bunlar hükümet tarafından yasaklanmış, bunları okuma!' dedi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Niçin Risale-i Nur okuyorsun?"[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Hakime hitaben, 'O kitapların hepsi kütüphanemde mevcut. Ama bu eserlerin yeri müstesnadır' deyince, Hakim yarı istihza, yarı hakikat şunları söyledi: 'Yani bunları okuyunca ne olmuşsun sanki!7[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Ben de cevaben, 'Bu kitapların hayatımda yaptığı yüzlerce değişlikten birini, müsaade edersiniz anlatayım' dedim. Ve şöyle devam ettim:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Muhterem Hakim Bey, biz göçebeyiz. Yaylalarımız ormanlıktır. Bu ormanları devletin görevli memurları bekler. Böyle olduğu halde, hiçbir ihtiyacımız yokken yarıçapı iki yüz santimetreye varan ardıç ağaçlarını, 'Bu ağacın lavı mı daha fazla yükselecek, yoksa şu ağacın mı?' diye keyif için yakardık. Asırlık ağaçlar, birkaç dakika içinde kül olur giderdi. Bu eserlerden, 'ağaçların bizim menfaatimiz için dağlarda ihtiyat ambarı gibi her türlü istifademize âmade oluşunu, havadaki gaza-ı muzırrayı tasfiye edişini, yağmuru çekişini, yaş kaldığı müddetçe de Yaratanı zikredişini' ve daha nice faydalarını okuduktan sonra, aynı muhitte yine koyunlarımızı otlatmamıza rağmen, artık kuru dallarını seçerek, pilâvımızı otlar yanmasın diye Say taşlarının üzerinde pişiriyorduk. Böylece bir değişikliğin, memleket ve millet için fevkalâde bir kazanç olduğunu takdir buyurmazsanız, vereceğiniz en ağır cezayı kemâl-i vicdan-ı kalble kabul ediyorum. Yoksa kitaplarımın iadesini ve dâvâmin beraatini talep ediyorum.'[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Sözlerimi bitirince, Hakim Bey başını sallayarak 'Anlıyorum evlâdım, anlıyorum evlâdım' dedikten sonra, 'Maznunun beraatine, kitapların Ankara İlâhiyat Fakültesinden bir heyet tarafından tetkikine' karar verdi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Üç ay sonra kitaplarımın faydalı eserler olduğu, okunmasının devletin lâiklik prensibine aykırı olmadığı, Türkiye'de din ve vicdan hürriyeti bulunduğu gerekçesiyle iade edildi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]"Biz aynı azim ve şevkle hizmetimize devam ediyorduk.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen]Necmettin Şahiner, Son Şahitler[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Hakim sordu: Niçin Risale-i Nur okuyorsun?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst