Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Hamalın Helal Parası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 175888" data-attributes="member: 11795"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><em><strong>–Ahmet Efendi bana 50 kuruş borç verir misin, dedi Yusuf Ağa.</strong></em></span></span></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Ahmet Efendi şaşırdı. Böyle varlıklı bir ağanın kendisinin parasına ne ihtiyacı olabilirdi. Hamallıkla geçinen, eve zar zor ekmek götüren, kendi halinde biriydi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">–Vermesine veririm de, dedi. Senin benim 50 kuruşuma ne ihtiyacın var? Sen zengin, malı mülkü olan birisin, ağasın!</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Yusuf Ağa:</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Doğru söylüyorsun. Benim senin parana ihtiyacım yok. Allah’a şükür, yeterince param var. Ancak Hoca Efendi’ye karpuz götüreceğim. Bizim orada âdettir, büyük zatlara mevsimin ilk sebze ve meyvelerinden hediye götürülür. Sen hamal olduğun için paran helaldir. Benim parama haram karışmış olabilir. Hoca Efendi muhakkak anlar ve kabul etmeyebilir.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Peki, dedi Ahmet Efendi. Cüzdanını uzattı:</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Ne kadar istiyorsan al.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Yusuf Ağa 50 kuruş aldı ve pazara doğru gitti.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Kısa bir süre sonra, elinde iki Adana karpuzuyla Bediüzzaman’ın kapısını vurdu.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Kapıyı Bediüzzaman’ın talebesi açtı:</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Buyurun, dedi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Hoca Efendi’yi ziyarete gelmiştim, müsait mi acaba?</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Bir sorayım, dedi ve içeriye girdi. O sırada Bediüzzaman ayağa kalkmış ve kapıya kadar gelmişti.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Yusuf Ağayı elinde iki karpuzla görünce:</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Nedir onlar, dedi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">–Affedin Hocam, bizim tarafta âdettir. Âlimlere, büyük zatlara mevsimin ilk karpuzlarından hediye götürürüz. Kabul buyurursanız bunları size getirdim, dedi mahcup bir edayla...</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bu, Bediüzzaman’ın son derece hassas olduğu bir noktaydı. Hayatı boyunca kimseden karşılıksız bir şey almamıştı.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Yusuf Efendi, dedi, ben yetmiş yaşıma geldim, kimseden hediye kabul etmedim. Sen benim bu âdetimi nasıl bozarsın?</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Yusuf Ağa olduğu yerde kaldı. Zaten bir tereddütle gelmişti. Ne diyeceğini bilemedi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bu sırada Bediüzzaman elini iki kaşının arasına götürdü, derin bir düşünceye daldı.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bir süre sonra başını kaldırdı ve Yusuf Ağaya döndü. Tebessümle:</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Ben seni karpuzlarınla birlikte geri gönderecektim. Fakat onları muhacir hamalın parasıyla almışsın, onun hatırına kabul ediyorum.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">O anda Yusuf Ağanın dermanı kesildi, dizlerinin bağı çözüldü, daha fazla duramayarak karpuzları yere bıraktığı gibi kaçarcasına evden çıktı, gitti.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Aylar sonra, Yusuf Ağa birkaç yakınıyla birlikte yine Bediüzzaman’ı ziyarete geldi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bediüzzaman misafirlerini çok hoş karşıladı ve talebesine:</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Kardeşim misafirlerimize bir ikramda bulunalım, içerideki iki karpuzu kes getir, dedi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Talebesi diğer odaya geçti ve iple tavana asılı olan iki karpuzu yere indirdi. Daha dalından yeni koparılmış gibi taptazelerdi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Karpuzları dilimlere ayırıp tepsiye dizdi ve misafirlerin önüne koydu.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Ağa ile misafirleri getirilen karpuzları iştahla yediler.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Yusuf Ağa “Hocam Allah ziyade etsin, dedi ve geriye çekildi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Afiyet olsun kardeşim, dedi Bediüzzaman:</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">– Hatırladın mı bu karpuzları? Hani hamalın parasıyla alıp bana hediye getirmiştin.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Yusuf Ağa kıpkırmızı kesildi, sadece “Hocam", dedi ve devamını getiremedi.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Şaşkınlıktan dili tutulmuştu.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bediüzzaman gülümsedi:</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">–Kardeşim, ben sana demedim mi kimsenin hediyesini karşılıksız almıyorum, alamıyorum diye... İşte senin getirdiğin karpuzları da yiyemedim. Yine size nasip oldu. Afiyet olsun.</span></span></strong></em></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><em><strong><strong><u>Ömer Faruk Paksu'nun yazısı:</u></strong></strong></em></span></span><strong></strong></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><em><span style="font-size: 15px">(Bediüzzaman'la Yaşayan</span> <span style="font-size: 15px">Öyküler kitabından</span></em></span></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 175888, member: 11795"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][I][B]–Ahmet Efendi bana 50 kuruş borç verir misin, dedi Yusuf Ağa.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Ahmet Efendi şaşırdı. Böyle varlıklı bir ağanın kendisinin parasına ne ihtiyacı olabilirdi. Hamallıkla geçinen, eve zar zor ekmek götüren, kendi halinde biriydi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]–Vermesine veririm de, dedi. Senin benim 50 kuruşuma ne ihtiyacın var? Sen zengin, malı mülkü olan birisin, ağasın![/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Yusuf Ağa:[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Doğru söylüyorsun. Benim senin parana ihtiyacım yok. Allah’a şükür, yeterince param var. Ancak Hoca Efendi’ye karpuz götüreceğim. Bizim orada âdettir, büyük zatlara mevsimin ilk sebze ve meyvelerinden hediye götürülür. Sen hamal olduğun için paran helaldir. Benim parama haram karışmış olabilir. Hoca Efendi muhakkak anlar ve kabul etmeyebilir.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Peki, dedi Ahmet Efendi. Cüzdanını uzattı:[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Ne kadar istiyorsan al.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Yusuf Ağa 50 kuruş aldı ve pazara doğru gitti.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Kısa bir süre sonra, elinde iki Adana karpuzuyla Bediüzzaman’ın kapısını vurdu.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Kapıyı Bediüzzaman’ın talebesi açtı:[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Buyurun, dedi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Hoca Efendi’yi ziyarete gelmiştim, müsait mi acaba?[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Bir sorayım, dedi ve içeriye girdi. O sırada Bediüzzaman ayağa kalkmış ve kapıya kadar gelmişti.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Yusuf Ağayı elinde iki karpuzla görünce:[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Nedir onlar, dedi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]–Affedin Hocam, bizim tarafta âdettir. Âlimlere, büyük zatlara mevsimin ilk karpuzlarından hediye götürürüz. Kabul buyurursanız bunları size getirdim, dedi mahcup bir edayla...[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Bu, Bediüzzaman’ın son derece hassas olduğu bir noktaydı. Hayatı boyunca kimseden karşılıksız bir şey almamıştı.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Yusuf Efendi, dedi, ben yetmiş yaşıma geldim, kimseden hediye kabul etmedim. Sen benim bu âdetimi nasıl bozarsın?[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Yusuf Ağa olduğu yerde kaldı. Zaten bir tereddütle gelmişti. Ne diyeceğini bilemedi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Bu sırada Bediüzzaman elini iki kaşının arasına götürdü, derin bir düşünceye daldı.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Bir süre sonra başını kaldırdı ve Yusuf Ağaya döndü. Tebessümle:[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Ben seni karpuzlarınla birlikte geri gönderecektim. Fakat onları muhacir hamalın parasıyla almışsın, onun hatırına kabul ediyorum.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]O anda Yusuf Ağanın dermanı kesildi, dizlerinin bağı çözüldü, daha fazla duramayarak karpuzları yere bıraktığı gibi kaçarcasına evden çıktı, gitti.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Aylar sonra, Yusuf Ağa birkaç yakınıyla birlikte yine Bediüzzaman’ı ziyarete geldi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Bediüzzaman misafirlerini çok hoş karşıladı ve talebesine:[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Kardeşim misafirlerimize bir ikramda bulunalım, içerideki iki karpuzu kes getir, dedi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Talebesi diğer odaya geçti ve iple tavana asılı olan iki karpuzu yere indirdi. Daha dalından yeni koparılmış gibi taptazelerdi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Karpuzları dilimlere ayırıp tepsiye dizdi ve misafirlerin önüne koydu.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Ağa ile misafirleri getirilen karpuzları iştahla yediler.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Yusuf Ağa “Hocam Allah ziyade etsin, dedi ve geriye çekildi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Afiyet olsun kardeşim, dedi Bediüzzaman:[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]– Hatırladın mı bu karpuzları? Hani hamalın parasıyla alıp bana hediye getirmiştin.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Yusuf Ağa kıpkırmızı kesildi, sadece “Hocam", dedi ve devamını getiremedi.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Şaşkınlıktan dili tutulmuştu.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]Bediüzzaman gülümsedi:[/SIZE][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4]–Kardeşim, ben sana demedim mi kimsenin hediyesini karşılıksız almıyorum, alamıyorum diye... İşte senin getirdiğin karpuzları da yiyemedim. Yine size nasip oldu. Afiyet olsun.[/SIZE][/FONT][/B][/I] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][I][B][B][U]Ömer Faruk Paksu'nun yazısı:[/U][/B][/B][/I][/SIZE][/FONT][B] [I][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][I][SIZE=4](Bediüzzaman'la Yaşayan[/SIZE] [SIZE=4]Öyküler kitabından[/SIZE][/I][/FONT][/SIZE][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Hamalın Helal Parası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst