Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Hamd-hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 168778" data-attributes="member: 5987"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">2592 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ)'in anlattığına göre, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sabah namazının son rekatinin rükusundan başını kaldırınca semi'allâhu limen-hamideh Rabbenâ ve leke'l-hamd dedikten sonra şöyle söylediğini işitmiştir: "Allahım falancaya falancaya lânet et." Allah Teâlâ Hazretleri bunun üzerine şu meâldeki âyeti indirdi: "(Kullarımın) işinden hiçbir şey sana ait değildir. (Allah) ya onların tevbesini kabul eder, yahud onları, kendileri zâlim (kimse)ler oldukları için, azablandırır" (Al-i İmrân 128).</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Buharî, Tefsîr, Âl-i İmrân 9, Megâzi 21, İ'tisâm 17; Tirmizî, Tefsîr Âl-i İmrân (3007); Nesâî, İftitah 121, (2, 203).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">2798 - Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "İmam, kendisine uyulmak için meşru kılınmıştır. Öyleyse o tekbir getirdi mi siz de tekbir getirin. Rükûya gidince siz de rükûya gidin. "Semi'allahu li-men hamideh" (Allah kendisine hamdedeni işitir) deyince "Allahümme Rabbenâ leke'l-hamd'' (Ey rabbimiz hamdler sanadır) deyin. O ayakta namaz kılarsa siz de ayakta kılın, oturarak kılarsa siz de hepiniz oturarak namaz kılın.''</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Buharî, Ezan 74, 82 ; Müslim, Salât 86-89, (414-417); Ebu Dâvud, Salât 69, (603, 604) ; Nesâî, İftitâh 30, (2, 141-142).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">2847 - İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) teşehhüd okuyunca şu mealde zikirde, duada bulunurdu: "Hamd Allah'adır, O'na sığınır, O'ndan mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden de O'na sığınırız. Allah kime hidâyet verirse onu kimse sapıtamaz, kimi de sapıtırsa onu kimse hidayete götüremez. Şehâdet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Resûlüdür. O'nu hak ile, Kıyametten önce müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdi. Kim Allah ve Resûlüne itaat ederse doğru yolu bulmuştur. Kim de o ikisine isyan ederse, (bilsin ki) sadece kendisine zarar verir, Allah'a hiç bir zarar verermez."</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Ebu Dâvud, Salât 229, (1097, 1098).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Bir rivayette hadîse şu ziyadeyi yaptıktan sonra gerisini aynen rivayet etmiştir: "....Cum'a günü teşehhüd'den sonra.....''</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">2851 - Ebu Dâvud'un diğer bir rivayetinde: "Allah'a hamd ile başlamayan her kelâm kesiktir" denmiştir. Ebu Dâvud, Edeb 21, (4840).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">2980 - Ubâdetu'b'nu's-Sâmit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Geceleyin kim uyanırsa şunu söylesin:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Allah'tan başka ilâh yoktur, O birdir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd de O'na aittir, O herşeye kâdirdir. Hamd Allah'a aittir, Allah münezzehtir, Allah büyüktür, bütün amel ve ibadetler için gereken güç ve kuvvet Allah'tandır.</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Sonra aleyhissalatu vesselam buyurdular: "Rabbim beni affet!'' desin veya dua ederse duasına cevap verilir. Eğer abdest alır ve namaz kılarsa namazı kabûl edilir.'' Buharî, Teheccüd 21.</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">3030 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a yağmur kıtlığından şikâyet edildi. Bunun üzerine bir minber getirilmesini söyledi. Musallaya minber kuruldu. Halka, oraya gidilecek gün tesbit edidi.'' </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Hz. Âişe devamla der ki: "Güneşin kızıllığı ufukta görülür görülmez yola çıktı. Musallaya varıp minbere oturdu. Tekbir getirdi. Allah'a hamdetti. Sonra: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Sizler memleketinizin kuraklığıa uğradığından, yağmurun normal yağma zamanında gelmeyip gecikmesinden şikayetlendiniz. Allah (celle celaluhu) kendisine dua etmenizi emrediyor. Duanıza icabet edeceğini vaadetti" buyurdular ve sonra şöyle dediler. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Hamd âlemlenin Rabbine aittir. O, Rahman ve Rahim'dir, âhiret gününün sâhibidir. Allah 'tan başka ilah yoktur, O dilediğini yapar. Ey Rabbimiz, sen kendisinden başka ilah olmayan Allah'sın. Sen zenginsin, biz fakiriz. Üzerimize yağmur indir. İndirdiğini bize kuvvet ve güç kıl. Ecel zamanımıza kadar yetecek kıl!" </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Bunu söyledikten sonra ellerini kaldırdı. O kadar yukarı kaldırdı ki, koltuk altı beyazlığı göründü. Sonra sırtını halka dönderdi, elbisesini ters çevirdi, elleri bu sırada hep kalkmış vaziyette idi. Sonra tekrar halka yöneldi: Minberden indi ve iki rek'at namaz kıldı. Anında Allah bulut hâsıl etti. Gök gürledi. Şimşek çaktı. Allah'ın izniyle yağmur başladı. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Resullullah daha mescidine dönmeden seller aktı. Aleyhissalâtu vesselam, cemaatin sığınağa dönmekteki acelelerini görünce azı dişleri görününceye kadar güldü. Ve: "Şehadet ederim ki, Allah her şeye kâdirdir ve ben de Allah'ın kulu ve Resulüyüm" buyurdular." Ebü Dâvud, Salât 260, (1173).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">3040 - Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'nin anlattığına göre, kendisine: "Cenaze üzerine nasıl namaz kılarsın?" diye sorulmuştu. Dedi ki: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Ailesinin evinden takibe başlarım, yere kondu mu tekbir getirir, Allah'a hamd, Resulüne salat eder, sonra şu duayı okurum: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Ya Rabbi o senin abdindirr, abdinin oğludur, cariyenin oğludur. O, senden başka ilah olmayıp sadece senin ilah olduğuna, Muhammed7in senin kulun ve elçin olduğuna şehadet ederdi, sen onu (bizden) daha iyi bilirsin. Ay Allahım, eğer o muhsin ise ona yapacağın ihsanı artır. Eğer kötüllerden ise, günahlarını affet. Ey Allahım, bizi (ona kılınan namazın) ecrinden mahrum etme, ondan sonra bize fitne verme." Muvatta, Cenaiz 17, (228).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">3067 - Abdullah İbnu Ebi Evfâ (radıyallatıu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Kimin Allah'a veya herhangi bir insana ihtiyacı hâsıl olursa önce abdest alsın, abdesti de güzel yapsın, sonra iki rek'at namaz kılsın, sonra Allah Teâla Hazretlerine senâda bulunsun, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a salât okusun, sonra şu duayı okusun: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Halim, kerim olan Allah'tan başka ilâh yoktur. Arş-ı Azam'ın Rabbi noksan sıfatlardan münezzehtir. Hamd âlemlerin Rabbine âittir. Rahmetine vesile olacak amelleri, mağfiretini celbedecek esbabı (hakkımda yaratmanı) taleb ediyor, her çeşit günahtan koruman için yalvarıyor, her çeşit iyilikten zenginlik, her çeşit günahtan selâmet diliyorum. Rabbim! Affetmediğin hiçbir günahımı, kaldırmadığın hiçbir sıkıntımı bırakma! Hangi amelden razı isen onu ver, ey rahim olan, bana en ziyade rahmet gösteren Rabbim!'' Tirmizi, Salât 348, (479); İbnu Mâce, İkamet 189, (1384).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">3209 - Ebu Sinân anlatıyor: "Oğlum Sinan'ı defnettiğimde kabrin kenarında Ebu Talha el-Havlani oturuyordu. Defin işinden çıkınca bana: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Sana müjde vermeyeyim mi?'' dedi. Ben: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Tabii, söyle!'' dedim. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Ebu Musa el-Eş'ari (radıyallahu anh) bana anlattı'' diye söze başlayıp Resulullah'ın şu sözlerini nakletti: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Bir kulun çocuğu ölürse, Allah meleklere şöyle söyler: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Kulumun çocuğunu kabzettiniz mi?" </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Evet" derler. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Yani kalbinin meyvesini elinden mi aldınız?'' Melekler yine: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Evet" derler. Allah tekrar sorar: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Kulum (bu esnâda) ne dedi?'' </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Sana hamdetti ve istircâda bulundu'' derler. Bunun üzerine Allah Teâla hazretleri şöyle emreder: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">"Öyleyse, kulum için cennette bir köşk inşa edin ve bunu Beytu'l-hamd (hamd evi) diye isimlendirin.''</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray">Tirmizi; Cenâiz, 36; (1021).</span></span></span></strong></p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkslategray"><strong>selman sivridilli</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 168778, member: 5987"] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]2592 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ)'in anlattığına göre, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sabah namazının son rekatinin rükusundan başını kaldırınca semi'allâhu limen-hamideh Rabbenâ ve leke'l-hamd dedikten sonra şöyle söylediğini işitmiştir: "Allahım falancaya falancaya lânet et." Allah Teâlâ Hazretleri bunun üzerine şu meâldeki âyeti indirdi: "(Kullarımın) işinden hiçbir şey sana ait değildir. (Allah) ya onların tevbesini kabul eder, yahud onları, kendileri zâlim (kimse)ler oldukları için, azablandırır" (Al-i İmrân 128).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Buharî, Tefsîr, Âl-i İmrân 9, Megâzi 21, İ'tisâm 17; Tirmizî, Tefsîr Âl-i İmrân (3007); Nesâî, İftitah 121, (2, 203).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]2798 - Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "İmam, kendisine uyulmak için meşru kılınmıştır. Öyleyse o tekbir getirdi mi siz de tekbir getirin. Rükûya gidince siz de rükûya gidin. "Semi'allahu li-men hamideh" (Allah kendisine hamdedeni işitir) deyince "Allahümme Rabbenâ leke'l-hamd'' (Ey rabbimiz hamdler sanadır) deyin. O ayakta namaz kılarsa siz de ayakta kılın, oturarak kılarsa siz de hepiniz oturarak namaz kılın.''[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Buharî, Ezan 74, 82 ; Müslim, Salât 86-89, (414-417); Ebu Dâvud, Salât 69, (603, 604) ; Nesâî, İftitâh 30, (2, 141-142).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]2847 - İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) teşehhüd okuyunca şu mealde zikirde, duada bulunurdu: "Hamd Allah'adır, O'na sığınır, O'ndan mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden de O'na sığınırız. Allah kime hidâyet verirse onu kimse sapıtamaz, kimi de sapıtırsa onu kimse hidayete götüremez. Şehâdet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Resûlüdür. O'nu hak ile, Kıyametten önce müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdi. Kim Allah ve Resûlüne itaat ederse doğru yolu bulmuştur. Kim de o ikisine isyan ederse, (bilsin ki) sadece kendisine zarar verir, Allah'a hiç bir zarar verermez."[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Ebu Dâvud, Salât 229, (1097, 1098).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Bir rivayette hadîse şu ziyadeyi yaptıktan sonra gerisini aynen rivayet etmiştir: "....Cum'a günü teşehhüd'den sonra.....''[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]2851 - Ebu Dâvud'un diğer bir rivayetinde: "Allah'a hamd ile başlamayan her kelâm kesiktir" denmiştir. Ebu Dâvud, Edeb 21, (4840).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]2980 - Ubâdetu'b'nu's-Sâmit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Geceleyin kim uyanırsa şunu söylesin:[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Allah'tan başka ilâh yoktur, O birdir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd de O'na aittir, O herşeye kâdirdir. Hamd Allah'a aittir, Allah münezzehtir, Allah büyüktür, bütün amel ve ibadetler için gereken güç ve kuvvet Allah'tandır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Sonra aleyhissalatu vesselam buyurdular: "Rabbim beni affet!'' desin veya dua ederse duasına cevap verilir. Eğer abdest alır ve namaz kılarsa namazı kabûl edilir.'' Buharî, Teheccüd 21.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]3030 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a yağmur kıtlığından şikâyet edildi. Bunun üzerine bir minber getirilmesini söyledi. Musallaya minber kuruldu. Halka, oraya gidilecek gün tesbit edidi.'' [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Hz. Âişe devamla der ki: "Güneşin kızıllığı ufukta görülür görülmez yola çıktı. Musallaya varıp minbere oturdu. Tekbir getirdi. Allah'a hamdetti. Sonra: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Sizler memleketinizin kuraklığıa uğradığından, yağmurun normal yağma zamanında gelmeyip gecikmesinden şikayetlendiniz. Allah (celle celaluhu) kendisine dua etmenizi emrediyor. Duanıza icabet edeceğini vaadetti" buyurdular ve sonra şöyle dediler. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Hamd âlemlenin Rabbine aittir. O, Rahman ve Rahim'dir, âhiret gününün sâhibidir. Allah 'tan başka ilah yoktur, O dilediğini yapar. Ey Rabbimiz, sen kendisinden başka ilah olmayan Allah'sın. Sen zenginsin, biz fakiriz. Üzerimize yağmur indir. İndirdiğini bize kuvvet ve güç kıl. Ecel zamanımıza kadar yetecek kıl!" [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Bunu söyledikten sonra ellerini kaldırdı. O kadar yukarı kaldırdı ki, koltuk altı beyazlığı göründü. Sonra sırtını halka dönderdi, elbisesini ters çevirdi, elleri bu sırada hep kalkmış vaziyette idi. Sonra tekrar halka yöneldi: Minberden indi ve iki rek'at namaz kıldı. Anında Allah bulut hâsıl etti. Gök gürledi. Şimşek çaktı. Allah'ın izniyle yağmur başladı. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Resullullah daha mescidine dönmeden seller aktı. Aleyhissalâtu vesselam, cemaatin sığınağa dönmekteki acelelerini görünce azı dişleri görününceye kadar güldü. Ve: "Şehadet ederim ki, Allah her şeye kâdirdir ve ben de Allah'ın kulu ve Resulüyüm" buyurdular." Ebü Dâvud, Salât 260, (1173).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]3040 - Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'nin anlattığına göre, kendisine: "Cenaze üzerine nasıl namaz kılarsın?" diye sorulmuştu. Dedi ki: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Ailesinin evinden takibe başlarım, yere kondu mu tekbir getirir, Allah'a hamd, Resulüne salat eder, sonra şu duayı okurum: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Ya Rabbi o senin abdindirr, abdinin oğludur, cariyenin oğludur. O, senden başka ilah olmayıp sadece senin ilah olduğuna, Muhammed7in senin kulun ve elçin olduğuna şehadet ederdi, sen onu (bizden) daha iyi bilirsin. Ay Allahım, eğer o muhsin ise ona yapacağın ihsanı artır. Eğer kötüllerden ise, günahlarını affet. Ey Allahım, bizi (ona kılınan namazın) ecrinden mahrum etme, ondan sonra bize fitne verme." Muvatta, Cenaiz 17, (228).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]3067 - Abdullah İbnu Ebi Evfâ (radıyallatıu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Kimin Allah'a veya herhangi bir insana ihtiyacı hâsıl olursa önce abdest alsın, abdesti de güzel yapsın, sonra iki rek'at namaz kılsın, sonra Allah Teâla Hazretlerine senâda bulunsun, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a salât okusun, sonra şu duayı okusun: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Halim, kerim olan Allah'tan başka ilâh yoktur. Arş-ı Azam'ın Rabbi noksan sıfatlardan münezzehtir. Hamd âlemlerin Rabbine âittir. Rahmetine vesile olacak amelleri, mağfiretini celbedecek esbabı (hakkımda yaratmanı) taleb ediyor, her çeşit günahtan koruman için yalvarıyor, her çeşit iyilikten zenginlik, her çeşit günahtan selâmet diliyorum. Rabbim! Affetmediğin hiçbir günahımı, kaldırmadığın hiçbir sıkıntımı bırakma! Hangi amelden razı isen onu ver, ey rahim olan, bana en ziyade rahmet gösteren Rabbim!'' Tirmizi, Salât 348, (479); İbnu Mâce, İkamet 189, (1384).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]3209 - Ebu Sinân anlatıyor: "Oğlum Sinan'ı defnettiğimde kabrin kenarında Ebu Talha el-Havlani oturuyordu. Defin işinden çıkınca bana: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Sana müjde vermeyeyim mi?'' dedi. Ben: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Tabii, söyle!'' dedim. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Ebu Musa el-Eş'ari (radıyallahu anh) bana anlattı'' diye söze başlayıp Resulullah'ın şu sözlerini nakletti: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Bir kulun çocuğu ölürse, Allah meleklere şöyle söyler: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Kulumun çocuğunu kabzettiniz mi?" [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Evet" derler. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Yani kalbinin meyvesini elinden mi aldınız?'' Melekler yine: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Evet" derler. Allah tekrar sorar: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Kulum (bu esnâda) ne dedi?'' [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Sana hamdetti ve istircâda bulundu'' derler. Bunun üzerine Allah Teâla hazretleri şöyle emreder: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]"Öyleyse, kulum için cennette bir köşk inşa edin ve bunu Beytu'l-hamd (hamd evi) diye isimlendirin.''[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray]Tirmizi; Cenâiz, 36; (1021).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkslategray] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkslategray][/COLOR][/SIZE] [FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkslategray][B]selman sivridilli[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Hamd-hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst