Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Hamd-hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 168779" data-attributes="member: 5987"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">3556 - Amr İbnu Abese es-Sülemi radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Sizden kim abdest suyunu hazırlar, mazmaza ve istinşakta bulunur (ağzına ve burnuna su çeker) ve sümkürürse, mutlaka yüzünden, ağzından, burnundan hataları dökülür. Sonra Allah'ın emrettiği şekilde yüzünü yıkarsa, sakalın(ın bittiği mahallin) etrafından su ile birlikte yüzü ile işlediği günahlar dökülür. Sonra dirseklere kadar kollarını yıkayınca, ellerinin günahları su ile birlikte parmak uçlarından dökülür gider. Sonra başını meshedince, başının günahları saçın etrafından su ile birlikte akar gider. Sonra topuklarına kadar ayaklarını yıkayınca, ayaklarının günahları, parmak uçlarından su ile birlikte akar gider. Sonra kalkıp namaz kılar, Allah'a hamd ve senâda bulunur, O'na layık şekilde tazimini gösterir ve kalbinden Allah'tan başkasını(n korku ve muhabbetini) çıkarırsa, annesinden doğduğu gündeki gibi bütün günahlarından arınır." Müslim, Müsâfirin 294, (832).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">4316 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"İnsanlar (Kıyamet günü) diriltilecekleri zaman yerden ilk çıkacak olan benim. Onlar (huzur-u ilahiye) geldiklerinde (onlar adına) hatipleri ben olacağım. (Allah'ın rahmetinden) ümidlerini kestiklerinde (rahmet ve mağfireti) onlara ben müjdeliyeceğim. O gün Livâu'l-hamd (şükür sancağı) benim elimde olacak. Ademoğlunun Allah'a en kerim olanı da benim. Bunda fahr yok!" Tirmizi, Menakıb 2, (3614).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">5055 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Kıyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Âdem aleyhisselam'a gelip: "Evlatlarına şefaat et!" diye talepte bulunacaklar. O ise: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Benim şefaat yetkim yok. Siz İbrahim aleyhisselam'a gidin! Çünkü o Halilullah'tır" diyecek. İnsanlar Hz. İbrahim'e gidecekler. Ancak o da: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ben yetkili değilim! Ancak Hz. İsa'ya gidin. Çünkü o Ruhullah'tır ve O'nun kelamıdır!" diyecek. Bunun üzerine O'na gidecekler. O da: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ben buna yetkili değilim. Lâkin Muhammed aleyhissalatu vesselam'a gidin!" diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ben şefaate yetkiliyim!" diyeceğim. Gidip Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin verilecek. Önünde durup, Allah'ınilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım hamdlerle Allah'a medh u senâda bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım. Rabb Teâla: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ey Muhammed! Başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine getirilecektir! Şefaatte bulun, şefaatin kabul edilecektir!" buyuracak. Ben de: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum!" diyeceğim. Rabb Teâla: "(Çabuk onların yanına) git! Kimlerin kalbinde buğday veya arpa danesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar!" diyecek. Ben de gidip bunu yapacağım! Sonra Rabbime dönüp, önceki hamd u senâlarla hamd ve senâlarda bulunacağım, secdeye kapanacağım. Bana, öncekinin aynısı söylenecek. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Var, kimlerin kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanına döneceğim. Önceki yaptığım gibi yapacağım. Bana, evvelki gibi: "Başını kaldır!" denilecek. Ben de kaldırıp: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Var, kalbinde hardal danesinden daha az miktarda imannı olanları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben gidip bunu da yapacağım. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd u senâda bulunacağım, sonra secdeye kapanacağım. Bana: "Ey Muhammed! Başını kaldır ve (dilediğini) söyle, sana kulak verilecektir! Dile, talebin verilecektir! Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir!" denilecek. Ben de: "Ey Rabbim! bana Lailâhe illallah diyenlere şefaat etmem için izin ver!" diyeceğim. Rabb Teâla: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Bu hususta yetkin yok! -veya: "Bu hususta sana izin yok!- Lâkin izzetim, celâlim, kibriyâm ve azametim hakkı için lailâhe illallah diyenleri de ateşten çıkaracağım!" buyuracak."</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Buhari, Tevhid 36, 19, 37, Tefsir, Bakara 1, Rikak 51; Müslim, İman 322, (193).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">5121 - Cerîr İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir dolunay gecesi, aya baktı ve: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Siz şu ayı gördüğünüz gibi, Rabbinizi de böyle perdesiz göreceksiniz ve O'nu görmede bir sıkışıklığa düşmeyeceksiniz (herkes rahatça görecek). Artık, güneşin doğma ve batmasından önce hiç bir namaz hususunda size galebe çalınmamasına gücünüz yeterse bunu yapın (namazları vaktinde kılın, vaktini geçirmeyin)." </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Cerir der ki: "Resûlullah, sonra şu ayeti okudu: "Rabbini güneşin doğmasından ve batmasından önce hamd ile tesbih et" (Tâ-ha 13).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Buhari, Mevâkitu's-Salât 6, 26, Tefsir, Kâf 1, Tevhid 24; Müslim, Mesacid 211, (633); Ebu Davud, Sünnet 20, (4729); Tirmizi, Cennet 16, (2554).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">5327 - Ebu İdrîs el-Havlânî, Ebu Zerr radıyallahu anh'tan anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, azîz ve celil alan Rabbinden naklen anlattığına göre, Rabb Teâla şöyle buyurmuştur: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım: Öyleyse birbirinize zulmetmeyin. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Hidayet verdiklerim dışında hepiniz dâll (doğru yoldan sapmışlar)sınız. Öyleyse benden hidayet isteyin de sizi hidayet edeyim! </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Benim yedirdiklerim hâriç, hepiniz açlarsınız. Öyleyse benden yiyecek isteyin de size yiyecek vereyim! </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Benim giydirdiklerim hariç hepiniz çıplaklarsınız! Öyleyse benden giyinme talep edin de sizleri giydireyim! </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Sizler gece ve gündüz hata işliyorsunuz. Ben ise bütün günahları affederim. Öyleyse benden mağfiret talep edin de sizleri bağışlayayım. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Bana zarar verme mevkiine ulaşamazsınız ki bana zarar veresiniz! Bana fayda sağlama mertebesine de ulaşamazsınız ki bana menfaat sağlayasınız. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Şayet sizlerin öncekileri sonrakileri; insî olanları, cinnî olanları hepsi de sizden en müttakî bir insanın kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümde hiç bir şeyi zerre miktar artırmazdı. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Eğer sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insî olanlarınız, cinnî olanlarınız sizden en fâcir bir kimsenin kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümden zerre kadar bir eksiklik hâsıl etmezdi. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Eğer sizlerin öncekileri ve sonrakileri, insî olanları, cinnî olanları bir düzlükte toplanıp bana talepte bulunsaydınız, ben de her insana istediğini verseydim, bu, benim nezdimde olandan, iğnenin denize batırıldığı zaman hasıl ettiği eksilme kadar bir noksanlık ancak meydana getirirdi. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ey kullarım! Bunlar sizin amelleriniz, onları sizin için sayıyorum. Sonra bunların karşılığını size ödeyeceğim. Öyleyse sizden kim bir hayırla karşılaşırsa Allah'a hamd etsin. Kim de hayır değil de başka bir şey bulursa, kendinden başka bir şeyi levmetmesin (kınamasın, başına geleni kendinden bilsin)." Müslim, Birr 55, (2577); Tirmizî, Kıyamet 49, (2497).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">5340 - İmam Mâlik'e ulaştığına göre, Hz. İsa İbnu Meryem aleyhisselâm şöyle buyurmuştur: "Allah'ın zikri dışında çok kelam etmeyin, kalpleriniz katılaşır. Çünkü katı kalp Allah'tan uzaktır, fakat bunu bilemezsiniz. Kendiniz efendiler imişcesine insanların günahlarına bakmayın, bilakis, kullar olarak kendi günahlarınıza bakınız. Çünkü insanlar(ın birkısmı) belaya maruzdur, (birkısmı âfiyete mazhardır, bela (imtihan) sahiplerine merhamet edin. Mazhar olduğunuz afiyete de hamd edin."</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Muvatta, Kelâm 8, (2, 986).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">5594 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize hâcet duasını öğretti. Şöyleydi: "Hamd Allah'a mahsustur. O'ndan yardım dileriz, O'ndan af talep ederiz, nefsimizin şerlerinden, amellerimizin kötülerinden O'na sığınırız. Allah kime hidayet verirse onu saptıracak yoktur. Allah kimi de saptırmışsa, onu da hidayete erdirecek yoktur. Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Muhammed'in O'nun kulu ve resûlü olduğuna da şehadet ederim. Ey iman edenler, adını zikrederek birbirinize talepte bulunduğunuz Allah'tan ve aranızdaki akrabalık bağın(ı koparmak)tan korkun! Şurası muhakkak ki Allah üzerinizde murâkıbtır" (Nisa 1). "Ey iman edenler! Allah'tan hakkıyla korkun. Sakın ha müslümanlar olmaktan başka şekilde ölmeyin" (Âl-i İmrân 102). "Ey iman edenler Allah'tan korkun ve sağlam bör söz söyleyin. Tâ ki Allah sizin işlerinizi salaha çıkarsın ve günahlarınızı da affetsin. kim Allah ve Resûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab 70-71). Ebu Davud, Nikah 33, (2118); Tirmizi, Nikah 16, (1105); Nesai, Cum'a 24, (3, 105).</span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">5809 - Ebu Dâvud merhum, Abdu'l-Kays heyetinde dahil olan Zâri'den naklettiği ve uzunca bir kıssanın da bulunduğu rivayetinde şu ziyadeye yer verir: "Resûlullah aleyhissâlatu vesselâm kendisine bunları söyleyince o (Eşecc): </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ey Allah'ın Resûlü! Bu iki hasletle ben (şahsi gayretimle) mi ahlâklandım yoksa Allah mı cibilliyetime (yaratılışıma, tabiatıma) koydu?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm da: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Allah Teâla Hazretleri seni o iki haslet üzere yarattı!" buyurdular. Bu cevap üzerine Eşecc: </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Allah ve Resûlünün sevdiği iki haslet üzere beni yaratan Allah'a hamd olsun!" dedi."</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ebu Dâvud, Edeb 161, (5225).</span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: darkred"><strong>selman sivridilli</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 168779, member: 5987"] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]3556 - Amr İbnu Abese es-Sülemi radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Sizden kim abdest suyunu hazırlar, mazmaza ve istinşakta bulunur (ağzına ve burnuna su çeker) ve sümkürürse, mutlaka yüzünden, ağzından, burnundan hataları dökülür. Sonra Allah'ın emrettiği şekilde yüzünü yıkarsa, sakalın(ın bittiği mahallin) etrafından su ile birlikte yüzü ile işlediği günahlar dökülür. Sonra dirseklere kadar kollarını yıkayınca, ellerinin günahları su ile birlikte parmak uçlarından dökülür gider. Sonra başını meshedince, başının günahları saçın etrafından su ile birlikte akar gider. Sonra topuklarına kadar ayaklarını yıkayınca, ayaklarının günahları, parmak uçlarından su ile birlikte akar gider. Sonra kalkıp namaz kılar, Allah'a hamd ve senâda bulunur, O'na layık şekilde tazimini gösterir ve kalbinden Allah'tan başkasını(n korku ve muhabbetini) çıkarırsa, annesinden doğduğu gündeki gibi bütün günahlarından arınır." Müslim, Müsâfirin 294, (832).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]4316 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"İnsanlar (Kıyamet günü) diriltilecekleri zaman yerden ilk çıkacak olan benim. Onlar (huzur-u ilahiye) geldiklerinde (onlar adına) hatipleri ben olacağım. (Allah'ın rahmetinden) ümidlerini kestiklerinde (rahmet ve mağfireti) onlara ben müjdeliyeceğim. O gün Livâu'l-hamd (şükür sancağı) benim elimde olacak. Ademoğlunun Allah'a en kerim olanı da benim. Bunda fahr yok!" Tirmizi, Menakıb 2, (3614).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]5055 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Kıyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Âdem aleyhisselam'a gelip: "Evlatlarına şefaat et!" diye talepte bulunacaklar. O ise: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Benim şefaat yetkim yok. Siz İbrahim aleyhisselam'a gidin! Çünkü o Halilullah'tır" diyecek. İnsanlar Hz. İbrahim'e gidecekler. Ancak o da: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Ben yetkili değilim! Ancak Hz. İsa'ya gidin. Çünkü o Ruhullah'tır ve O'nun kelamıdır!" diyecek. Bunun üzerine O'na gidecekler. O da: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Ben buna yetkili değilim. Lâkin Muhammed aleyhissalatu vesselam'a gidin!" diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Ben şefaate yetkiliyim!" diyeceğim. Gidip Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin verilecek. Önünde durup, Allah'ınilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım hamdlerle Allah'a medh u senâda bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım. Rabb Teâla: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Ey Muhammed! Başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine getirilecektir! Şefaatte bulun, şefaatin kabul edilecektir!" buyuracak. Ben de: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum!" diyeceğim. Rabb Teâla: "(Çabuk onların yanına) git! Kimlerin kalbinde buğday veya arpa danesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar!" diyecek. Ben de gidip bunu yapacağım! Sonra Rabbime dönüp, önceki hamd u senâlarla hamd ve senâlarda bulunacağım, secdeye kapanacağım. Bana, öncekinin aynısı söylenecek. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Var, kimlerin kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanına döneceğim. Önceki yaptığım gibi yapacağım. Bana, evvelki gibi: "Başını kaldır!" denilecek. Ben de kaldırıp: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyeceğim. Bana yine: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Var, kalbinde hardal danesinden daha az miktarda imannı olanları da ateşten çıkar!" denilecek. Ben gidip bunu da yapacağım. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd u senâda bulunacağım, sonra secdeye kapanacağım. Bana: "Ey Muhammed! Başını kaldır ve (dilediğini) söyle, sana kulak verilecektir! Dile, talebin verilecektir! Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir!" denilecek. Ben de: "Ey Rabbim! bana Lailâhe illallah diyenlere şefaat etmem için izin ver!" diyeceğim. Rabb Teâla: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Bu hususta yetkin yok! -veya: "Bu hususta sana izin yok!- Lâkin izzetim, celâlim, kibriyâm ve azametim hakkı için lailâhe illallah diyenleri de ateşten çıkaracağım!" buyuracak."[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Buhari, Tevhid 36, 19, 37, Tefsir, Bakara 1, Rikak 51; Müslim, İman 322, (193).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]5121 - Cerîr İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir dolunay gecesi, aya baktı ve: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Siz şu ayı gördüğünüz gibi, Rabbinizi de böyle perdesiz göreceksiniz ve O'nu görmede bir sıkışıklığa düşmeyeceksiniz (herkes rahatça görecek). Artık, güneşin doğma ve batmasından önce hiç bir namaz hususunda size galebe çalınmamasına gücünüz yeterse bunu yapın (namazları vaktinde kılın, vaktini geçirmeyin)." [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Cerir der ki: "Resûlullah, sonra şu ayeti okudu: "Rabbini güneşin doğmasından ve batmasından önce hamd ile tesbih et" (Tâ-ha 13).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Buhari, Mevâkitu's-Salât 6, 26, Tefsir, Kâf 1, Tevhid 24; Müslim, Mesacid 211, (633); Ebu Davud, Sünnet 20, (4729); Tirmizi, Cennet 16, (2554).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]5327 - Ebu İdrîs el-Havlânî, Ebu Zerr radıyallahu anh'tan anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, azîz ve celil alan Rabbinden naklen anlattığına göre, Rabb Teâla şöyle buyurmuştur: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım: Öyleyse birbirinize zulmetmeyin. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Hidayet verdiklerim dışında hepiniz dâll (doğru yoldan sapmışlar)sınız. Öyleyse benden hidayet isteyin de sizi hidayet edeyim! [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Benim yedirdiklerim hâriç, hepiniz açlarsınız. Öyleyse benden yiyecek isteyin de size yiyecek vereyim! [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Benim giydirdiklerim hariç hepiniz çıplaklarsınız! Öyleyse benden giyinme talep edin de sizleri giydireyim! [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Sizler gece ve gündüz hata işliyorsunuz. Ben ise bütün günahları affederim. Öyleyse benden mağfiret talep edin de sizleri bağışlayayım. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Bana zarar verme mevkiine ulaşamazsınız ki bana zarar veresiniz! Bana fayda sağlama mertebesine de ulaşamazsınız ki bana menfaat sağlayasınız. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Şayet sizlerin öncekileri sonrakileri; insî olanları, cinnî olanları hepsi de sizden en müttakî bir insanın kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümde hiç bir şeyi zerre miktar artırmazdı. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Eğer sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insî olanlarınız, cinnî olanlarınız sizden en fâcir bir kimsenin kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümden zerre kadar bir eksiklik hâsıl etmezdi. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Eğer sizlerin öncekileri ve sonrakileri, insî olanları, cinnî olanları bir düzlükte toplanıp bana talepte bulunsaydınız, ben de her insana istediğini verseydim, bu, benim nezdimde olandan, iğnenin denize batırıldığı zaman hasıl ettiği eksilme kadar bir noksanlık ancak meydana getirirdi. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ey kullarım! Bunlar sizin amelleriniz, onları sizin için sayıyorum. Sonra bunların karşılığını size ödeyeceğim. Öyleyse sizden kim bir hayırla karşılaşırsa Allah'a hamd etsin. Kim de hayır değil de başka bir şey bulursa, kendinden başka bir şeyi levmetmesin (kınamasın, başına geleni kendinden bilsin)." Müslim, Birr 55, (2577); Tirmizî, Kıyamet 49, (2497).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]5340 - İmam Mâlik'e ulaştığına göre, Hz. İsa İbnu Meryem aleyhisselâm şöyle buyurmuştur: "Allah'ın zikri dışında çok kelam etmeyin, kalpleriniz katılaşır. Çünkü katı kalp Allah'tan uzaktır, fakat bunu bilemezsiniz. Kendiniz efendiler imişcesine insanların günahlarına bakmayın, bilakis, kullar olarak kendi günahlarınıza bakınız. Çünkü insanlar(ın birkısmı) belaya maruzdur, (birkısmı âfiyete mazhardır, bela (imtihan) sahiplerine merhamet edin. Mazhar olduğunuz afiyete de hamd edin."[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Muvatta, Kelâm 8, (2, 986).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]5594 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize hâcet duasını öğretti. Şöyleydi: "Hamd Allah'a mahsustur. O'ndan yardım dileriz, O'ndan af talep ederiz, nefsimizin şerlerinden, amellerimizin kötülerinden O'na sığınırız. Allah kime hidayet verirse onu saptıracak yoktur. Allah kimi de saptırmışsa, onu da hidayete erdirecek yoktur. Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Muhammed'in O'nun kulu ve resûlü olduğuna da şehadet ederim. Ey iman edenler, adını zikrederek birbirinize talepte bulunduğunuz Allah'tan ve aranızdaki akrabalık bağın(ı koparmak)tan korkun! Şurası muhakkak ki Allah üzerinizde murâkıbtır" (Nisa 1). "Ey iman edenler! Allah'tan hakkıyla korkun. Sakın ha müslümanlar olmaktan başka şekilde ölmeyin" (Âl-i İmrân 102). "Ey iman edenler Allah'tan korkun ve sağlam bör söz söyleyin. Tâ ki Allah sizin işlerinizi salaha çıkarsın ve günahlarınızı da affetsin. kim Allah ve Resûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab 70-71). Ebu Davud, Nikah 33, (2118); Tirmizi, Nikah 16, (1105); Nesai, Cum'a 24, (3, 105).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]5809 - Ebu Dâvud merhum, Abdu'l-Kays heyetinde dahil olan Zâri'den naklettiği ve uzunca bir kıssanın da bulunduğu rivayetinde şu ziyadeye yer verir: "Resûlullah aleyhissâlatu vesselâm kendisine bunları söyleyince o (Eşecc): [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Ey Allah'ın Resûlü! Bu iki hasletle ben (şahsi gayretimle) mi ahlâklandım yoksa Allah mı cibilliyetime (yaratılışıma, tabiatıma) koydu?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm da: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Allah Teâla Hazretleri seni o iki haslet üzere yarattı!" buyurdular. Bu cevap üzerine Eşecc: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]"Allah ve Resûlünün sevdiği iki haslet üzere beni yaratan Allah'a hamd olsun!" dedi."[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Calibri][SIZE=4][COLOR=darkred]Ebu Dâvud, Edeb 161, (5225).[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Calibri][COLOR=darkred][B]selman sivridilli[/B][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Hamd-hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst