Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
HANENİZİ MEDRESE YAPIN
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 35944" data-attributes="member: 1"><p><strong><u><span style="color: blue">HANENİZİ MEDRESE YAPIN</span></u></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong><span style="color: red">Her bir adam eğer hanesinde dört-beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük okula çevirsin.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Eğer yoksa, yalnız ise, çok alâkadar komşularından üç-dört zât birleşsin ve bu heyet bulundukları haneyi küçük bir okul ittihaz etsin.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Hiç olmazsa işleri ve vazifeleri olmadığı vakitlerde, beş-on dakika dahi olsa Risale-i Nur'u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle bir mikdar meşgul olsalar, hakikî talebe-i ulûmun sevablarına ve şereflerine mazhar oldukları gibi, İhlas Risalesi'nde yazılan beş nevi ibadete de mazhar olurlar . Hakikî ilim talebeleri gibi, onların maişetlerini temin hususundaki âdi muameleleri de bir nevi ibadet hükmüne geçebilir diye kalbe ihtar edildi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Evleriniz, Risalelerin hergün mütalaa edileceği okullar olmalıdır.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">İleride olma, kıdem sahibi olma sanki okumaya mani, okuma işi arkadan gelenlerin, çocukların işiymiş gibi bir büyük ihmal içindeyiz.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Önde olanlar çok az okuyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Her gün kemali hassasiyetle okumak ve müzakere etmek lazım.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bir gün ara verseniz kararmayla muhatap olursunuz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"> Nurlar, Kur’an'ın evrensel yorumudur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Risaleler doğrudan ruhlara, gönüllere Kur’anî aydınlığı verir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">En büyük keramet; keramet-i ilmiyedir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bu asırda bu kerametin nimetlerinden istifade etmenin yolu da, nurlardan istifade etmesini bilmekten geçer.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Velayet-i Kübrâ'nın bu asırdaki temsilcisi; Bediüzzamandır. Hatta, Efendimiz (A.S.V) dan sonraki dönemde Makam-ı Cem’in en üst seviyede temsilcisi; Bediüzzamandır.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Meslek sahabe mesleğidir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Madem bu mesleğin, bu çarkın içine girdik, o zaman ciddi bir gayret içinde olarak, bu mesleğin içinde iyi bir yer almaya bakmalıyız</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bundan sonra azıcık bu meslekten başınızı çıkarmaya kalksanız bitersiniz.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Hiçbir şeyi bu mesleğe alet etmeden, sâdıkâne içinde kalmaya bakmalısınız.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Size bugün mesleğiniz adına ne tevdi edilmiş ise tam manasıyla ifade etmeye bakın.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Sizden sonra geleceklerin vazifeleri sizi bugünden meşgul etmesin. Sizden sonra gelecekler farklı organizasyonlar içinde kendi devirlerine hitap edeceklerdir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Bugünden bunu düşünmek sizin işiniz değildir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bir taraftan kendimizi kamil manada yetiştirmeye, bir taraftan da insan yetiştirmeye arkadaşlarımızı motive etmeliyiz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Her söylediğiniz şey Allah rızasına payandalı olmalıdır.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Sözün bereketi Allah’ın memnuniyetinden geçer.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Birilerini memnun etmek için söylediğiniz şeylerde Allah yoksa, Allah’ı memnun edemezsiniz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Söylediğini Allah için söylemez, Allah için demezsen seni dilinden asarlar.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Söylediğiniz zaman birilerini karşınıza alacaksanız hiçbir şey söylememek daha iyidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Herkes her şeyi kavga meselesi yaptığı bir ortamda, her şeyi ifade etmemek daha evladır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Hakaik-i Kur’aniye'ye kalbinin açılmasını istiyorsan, bir erbain kadar kırk sene her gece aynen günebakan çiçekleri gibi gözünü ve gönlünü Cenab-ı Hakkın kapısından hiç ayırmadan beklemesini bileceksin.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Bir de yürekten “ kalbimi aç Allah’ım dedin de Allah açmadı mı?” Önemsediğiniz bazı şeylerin tabiatınızın bir yanı olması için ölesiye dua edebilmelisiniz. </span></strong></p><p><strong><span style="color: red">İnsan şirke savaş yapmak üzere vardır.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Senin misyonun bu olmalıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Böyle bir misyonu eda ederken kalkıp, işari, gizli ve remizli hangi şekilde olursa olsun, içinden geçen en hafif “Ben bu işin içindeyim, önündeyim, bu işi ben yapıyorum” mütalaaları senin işini bitirir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">İşte böyle içi bulandırılmış bir misyonla sen kendini putlaştırarak, şirkin içine girmiş oluyorsun.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Hizmet insanı olarak bütün meziyetini Rab’den bilmeli ve Cenab-ı Hakkın seni bu cemaatin içinde tutmasına bağlamalısın.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Cemaatten kopmayan, cemaatin velayet-i kübrasından istifade eder. Balın, kaymağın olduğu yer cemaattir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Tek başına 40 sene riyazat yapsanız, binlerce rekat namaz kılsanız, cemaatın avantajını hiç elde edemezsiniz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Cemaatle oturup-kalkan ebedi şekavete muhatap olmaz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Hizmet ederken küçük küçük bazı kaçaklar olduğunda, gecenin yarısında başını secdeye koyarak, derin bir iç sorgulamasıyla Rabbe teveccüh ederek, hep sen yaptın, hep sen yaptırıyorsun, ben yokum, hep sen varsın diyerek her türlü benini faaliyetin içinden çekecek ve silmeye ahd edeceksin. Mümin ancak Cenab-ı hakkın kendisine verdiği vesileliği mecazi olarak sahiplenebilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Kendi olarak değil, kendinden katiyen bilmez ve bilmemelidir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Adeti ilahi açısından iradenin hakkını verebilirsin.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Allah’ın emriyle, Allah’ın dilemesiyle mülk O’nun, hamd O’nun diyerek zikr adına her gün, sabah-akşam hep onu terennüm etmelisin.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Varı da yoğu da her şeyi ne varsa Allah diler anlayışını hem diline, hem de gönlüne nakşedebilmelisin. “Havl ve kuvvet O’na aittir” düşüncesinden hiç sapmadan bütün hayatını buna göre ele almalısın.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"></span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Sana söyleten O, inandıracak O, kabul ettirecek O, dinlettirecek O, müessir ettirecek yine O, hep O inancıyla her şeyi Allah’ta birlemeğe ve şirkleri sıfırlamaya kendini mahkum etmelisin.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Burada hesap yanlışlığı yaparak, hesap yanlışlığı içine girerek her şeyden pay isteme, her şeyin içine benini sokma yanlıştır.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Ellerimizi açtığımız zaman bizim hacetimiz Müslümanların problemleri olmalıdır, hizmet endeksli olabilmelidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Bunu isterken de bulandırmamak esas olmalı, eğer sen kendini içine katarsan, dünyevi taleplerle müracaatta bulunursan bulandırırsın.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Tevazu, hacalet ve mahfiyet içinde O’nun büyüklüğü ve sonsuzluğunu düşünerk, kendini sıfırlayarak kapının tokmağına vurabiliyorsan...</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">onun dergahına müracaat edebiliyorsan et, yoksa etme.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">İstediğiniz şeyler ne kadar büyük olursa olsun hakkınızda hayırlıysa, hayırlı olacaksa olsun demesini de bilin ve ısrar etmeyin.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red"> Biz İslam’ın özünü hakkıyla anlayamadık.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Sanki bir kanun kitabı gibi katı, aşılmaz kalıplar şeklinde mütalaa ettik ve ele aldık.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Nasıl yapsak, nasıl ele alsak da, bütün gönüllerin kabul edeceği bir ifadeyi kullanabilsek.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">O güzellikler mozaiğini nasıl bir araya getirerek sunabilsek...</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Mümin kendini gafilane saldığı an bir sıkıntı ve musibet isabet edebilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">İnsan sürekli göze bakarken, hem geze hem de arpacığa nazar ederken hep O’na bakmalı, O’nunla bakabilmelidir.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Değerlendirmeler, şekillendirmeler, nazarlar hep O’na göre olmalıdır. Göz ondan kaydığı an ya araban bir yere vurur, ya eline iğne batar ya bardağı kırarsın.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Gerçek mü’min isen hemen bir şey isabet eder.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Mü’minlik aynı şoförlük gibidir bir elin direksiyondayken bir gözün aynada diğer elin viteste diğer gözün de hep yolda olmalıdır.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">En ufak bir ihmal kazaya sebebiyet verir. Yakın olanların uzak olmaya hakları yoktur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Yakın olanlar hiç mi hiç uzak davranışlar içine girmemelidir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Nefsi hiç boş bırakmaya gelmez, nefse verilen bir boşluk ve şans seni O’ndan uzak kılar.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Sen artık yakınlardansın uzak durmaya uzak kalmaya hiç mi hiç şansın yok.</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Nice yıllar geldi geçti artık biz O’nunla yaşamanın yabancısı haline geldik.</span></strong></p><p> <strong><span style="color: red">Bayram gelmiş benim neyime, kan damlar artık gönlüme. Müslümanlığın hayatın içine girmesine, hayata hayat kılınmasına fırsat tanımak istemiyenler var. Nereye gidecek bu insanlık, neyle doldurulacak bu metafizik boşluk..?</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">İnsanların manevi boşluğunu cine, fala, Satanistliğe sevk ediyorlar. Din olmasında ne olursa olsun anlayışı var. İrtica-mirtica bunların hepsi bahane, esas olan hedef şaşırtmaca şuurluca dine karşı olma...</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">Eskiden gerici diyorlardı, şimdi ise ne olduğu, ne anlama geldiği milletçe bilinmeyen ve ürkütücü bir mana takılan irtica kelimesini kasıtlı olarak kullanıyorlar.</span></strong></p><p></p><p><span style="color: beige">Düzenleyen ; Lem'alar : Konu Aslen Mirac Nickli Uyeye Aittir..</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 35944, member: 1"] [b][u][color=blue]HANENİZİ MEDRESE YAPIN[/color][/u] [color=red]Her bir adam eğer hanesinde dört-beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük okula çevirsin. Eğer yoksa, yalnız ise, çok alâkadar komşularından üç-dört zât birleşsin ve bu heyet bulundukları haneyi küçük bir okul ittihaz etsin. Hiç olmazsa işleri ve vazifeleri olmadığı vakitlerde, beş-on dakika dahi olsa Risale-i Nur'u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle bir mikdar meşgul olsalar, hakikî talebe-i ulûmun sevablarına ve şereflerine mazhar oldukları gibi, İhlas Risalesi'nde yazılan beş nevi ibadete de mazhar olurlar . Hakikî ilim talebeleri gibi, onların maişetlerini temin hususundaki âdi muameleleri de bir nevi ibadet hükmüne geçebilir diye kalbe ihtar edildi. Evleriniz, Risalelerin hergün mütalaa edileceği okullar olmalıdır. İleride olma, kıdem sahibi olma sanki okumaya mani, okuma işi arkadan gelenlerin, çocukların işiymiş gibi bir büyük ihmal içindeyiz. Önde olanlar çok az okuyor. Her gün kemali hassasiyetle okumak ve müzakere etmek lazım. Bir gün ara verseniz kararmayla muhatap olursunuz. Nurlar, Kur’an'ın evrensel yorumudur. Risaleler doğrudan ruhlara, gönüllere Kur’anî aydınlığı verir. En büyük keramet; keramet-i ilmiyedir. Bu asırda bu kerametin nimetlerinden istifade etmenin yolu da, nurlardan istifade etmesini bilmekten geçer. Velayet-i Kübrâ'nın bu asırdaki temsilcisi; Bediüzzamandır. Hatta, Efendimiz (A.S.V) dan sonraki dönemde Makam-ı Cem’in en üst seviyede temsilcisi; Bediüzzamandır. Meslek sahabe mesleğidir. Madem bu mesleğin, bu çarkın içine girdik, o zaman ciddi bir gayret içinde olarak, bu mesleğin içinde iyi bir yer almaya bakmalıyız Bundan sonra azıcık bu meslekten başınızı çıkarmaya kalksanız bitersiniz. Hiçbir şeyi bu mesleğe alet etmeden, sâdıkâne içinde kalmaya bakmalısınız. Size bugün mesleğiniz adına ne tevdi edilmiş ise tam manasıyla ifade etmeye bakın. Sizden sonra geleceklerin vazifeleri sizi bugünden meşgul etmesin. Sizden sonra gelecekler farklı organizasyonlar içinde kendi devirlerine hitap edeceklerdir. Bugünden bunu düşünmek sizin işiniz değildir. Bir taraftan kendimizi kamil manada yetiştirmeye, bir taraftan da insan yetiştirmeye arkadaşlarımızı motive etmeliyiz. Her söylediğiniz şey Allah rızasına payandalı olmalıdır. Sözün bereketi Allah’ın memnuniyetinden geçer. Birilerini memnun etmek için söylediğiniz şeylerde Allah yoksa, Allah’ı memnun edemezsiniz. Söylediğini Allah için söylemez, Allah için demezsen seni dilinden asarlar. Söylediğiniz zaman birilerini karşınıza alacaksanız hiçbir şey söylememek daha iyidir. Herkes her şeyi kavga meselesi yaptığı bir ortamda, her şeyi ifade etmemek daha evladır. Hakaik-i Kur’aniye'ye kalbinin açılmasını istiyorsan, bir erbain kadar kırk sene her gece aynen günebakan çiçekleri gibi gözünü ve gönlünü Cenab-ı Hakkın kapısından hiç ayırmadan beklemesini bileceksin. Bir de yürekten “ kalbimi aç Allah’ım dedin de Allah açmadı mı?” Önemsediğiniz bazı şeylerin tabiatınızın bir yanı olması için ölesiye dua edebilmelisiniz. İnsan şirke savaş yapmak üzere vardır. Senin misyonun bu olmalıdır. Böyle bir misyonu eda ederken kalkıp, işari, gizli ve remizli hangi şekilde olursa olsun, içinden geçen en hafif “Ben bu işin içindeyim, önündeyim, bu işi ben yapıyorum” mütalaaları senin işini bitirir. İşte böyle içi bulandırılmış bir misyonla sen kendini putlaştırarak, şirkin içine girmiş oluyorsun. Hizmet insanı olarak bütün meziyetini Rab’den bilmeli ve Cenab-ı Hakkın seni bu cemaatin içinde tutmasına bağlamalısın. Cemaatten kopmayan, cemaatin velayet-i kübrasından istifade eder. Balın, kaymağın olduğu yer cemaattir. Tek başına 40 sene riyazat yapsanız, binlerce rekat namaz kılsanız, cemaatın avantajını hiç elde edemezsiniz. Cemaatle oturup-kalkan ebedi şekavete muhatap olmaz. Hizmet ederken küçük küçük bazı kaçaklar olduğunda, gecenin yarısında başını secdeye koyarak, derin bir iç sorgulamasıyla Rabbe teveccüh ederek, hep sen yaptın, hep sen yaptırıyorsun, ben yokum, hep sen varsın diyerek her türlü benini faaliyetin içinden çekecek ve silmeye ahd edeceksin. Mümin ancak Cenab-ı hakkın kendisine verdiği vesileliği mecazi olarak sahiplenebilir. Kendi olarak değil, kendinden katiyen bilmez ve bilmemelidir. Adeti ilahi açısından iradenin hakkını verebilirsin. Allah’ın emriyle, Allah’ın dilemesiyle mülk O’nun, hamd O’nun diyerek zikr adına her gün, sabah-akşam hep onu terennüm etmelisin. Varı da yoğu da her şeyi ne varsa Allah diler anlayışını hem diline, hem de gönlüne nakşedebilmelisin. “Havl ve kuvvet O’na aittir” düşüncesinden hiç sapmadan bütün hayatını buna göre ele almalısın. Sana söyleten O, inandıracak O, kabul ettirecek O, dinlettirecek O, müessir ettirecek yine O, hep O inancıyla her şeyi Allah’ta birlemeğe ve şirkleri sıfırlamaya kendini mahkum etmelisin. Burada hesap yanlışlığı yaparak, hesap yanlışlığı içine girerek her şeyden pay isteme, her şeyin içine benini sokma yanlıştır. Ellerimizi açtığımız zaman bizim hacetimiz Müslümanların problemleri olmalıdır, hizmet endeksli olabilmelidir. Bunu isterken de bulandırmamak esas olmalı, eğer sen kendini içine katarsan, dünyevi taleplerle müracaatta bulunursan bulandırırsın. Tevazu, hacalet ve mahfiyet içinde O’nun büyüklüğü ve sonsuzluğunu düşünerk, kendini sıfırlayarak kapının tokmağına vurabiliyorsan... onun dergahına müracaat edebiliyorsan et, yoksa etme. İstediğiniz şeyler ne kadar büyük olursa olsun hakkınızda hayırlıysa, hayırlı olacaksa olsun demesini de bilin ve ısrar etmeyin. Biz İslam’ın özünü hakkıyla anlayamadık. Sanki bir kanun kitabı gibi katı, aşılmaz kalıplar şeklinde mütalaa ettik ve ele aldık. Nasıl yapsak, nasıl ele alsak da, bütün gönüllerin kabul edeceği bir ifadeyi kullanabilsek. O güzellikler mozaiğini nasıl bir araya getirerek sunabilsek... Mümin kendini gafilane saldığı an bir sıkıntı ve musibet isabet edebilir. İnsan sürekli göze bakarken, hem geze hem de arpacığa nazar ederken hep O’na bakmalı, O’nunla bakabilmelidir. Değerlendirmeler, şekillendirmeler, nazarlar hep O’na göre olmalıdır. Göz ondan kaydığı an ya araban bir yere vurur, ya eline iğne batar ya bardağı kırarsın. Gerçek mü’min isen hemen bir şey isabet eder. Mü’minlik aynı şoförlük gibidir bir elin direksiyondayken bir gözün aynada diğer elin viteste diğer gözün de hep yolda olmalıdır. En ufak bir ihmal kazaya sebebiyet verir. Yakın olanların uzak olmaya hakları yoktur. Yakın olanlar hiç mi hiç uzak davranışlar içine girmemelidir. Nefsi hiç boş bırakmaya gelmez, nefse verilen bir boşluk ve şans seni O’ndan uzak kılar. Sen artık yakınlardansın uzak durmaya uzak kalmaya hiç mi hiç şansın yok. Nice yıllar geldi geçti artık biz O’nunla yaşamanın yabancısı haline geldik. Bayram gelmiş benim neyime, kan damlar artık gönlüme. Müslümanlığın hayatın içine girmesine, hayata hayat kılınmasına fırsat tanımak istemiyenler var. Nereye gidecek bu insanlık, neyle doldurulacak bu metafizik boşluk..? İnsanların manevi boşluğunu cine, fala, Satanistliğe sevk ediyorlar. Din olmasında ne olursa olsun anlayışı var. İrtica-mirtica bunların hepsi bahane, esas olan hedef şaşırtmaca şuurluca dine karşı olma... Eskiden gerici diyorlardı, şimdi ise ne olduğu, ne anlama geldiği milletçe bilinmeyen ve ürkütücü bir mana takılan irtica kelimesini kasıtlı olarak kullanıyorlar.[/color][/b] [color=beige]Düzenleyen ; Lem'alar : Konu Aslen Mirac Nickli Uyeye Aittir..[/color] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
HANENİZİ MEDRESE YAPIN
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst