Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Hangi Gıybet Cinayettir ve Hangi Namazda Hac Sevabı Vardır?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 85841" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: black"><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: red">Soru</span></span></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: black"><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"></span><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkslategray"><strong>Demek o mükemmel hârika ferd, mutlak, mübhem bulunup, her yerde bulunması mümkün. Şu ibhâm itibâriyle, mantıkça kazıye-i mümkine sûretinde külliyetine hükmedilebilir. Demek şu nev'deki rivâyetler, vukuu bilfiil dâimî ve küllî değil. Zîrâ, kabulün mâdem şartları vardır; külliyet ve dâimîlikten çıkar. Belki, ya bilfiil muvakkattır, mutlaktır; veyahut mümkinedir, külliyedir. Bu iki parağraf arasındaki münasebeti ve ne demek istediğini açıklar mısınız?</strong></span></span></span></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"><strong>Cevabımız</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Değerli Kardeşimiz;</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Ayet ve hadislerde insanları hayra yönlendirmek ve kötü işlerden sakındırmak için bazı metotlar vardır. Bu metotlardan bir tanesi <strong><span style="color: blue">hayrın içinde mükemmel ve harika bir fert tasavvurunu yerleştirip, onu bulmak için insanlar teşvik ediliyor. Ya da şerrin ve kötü işlerin içinde feci ve kötü bir fert saklanıyor. </span></strong>Ta ki ona bulaşmamak ve isabet etmemek için herkes sakındırılsın. </span><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>Böylece insanlar kötülük ve şerlerden kendini muhafaza etsin.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Mesela</strong> Namazlar içinde iki rekatlık bir namaz vardır ki, <strong>bu namazı bulan,</strong> <span style="color: red"><strong>hac kadar sevap kazanır</strong></span>.Yalnız bu namaz <strong>müphemdir</strong>. Yani vakti ve keyfiyeti belirgin değildir. <u><strong>Bu yüzden bütün namazların bu iki rekat olma ihtimali vardır. </strong></u>Öyle ise bu iki rekatı arayan adam, <u><strong>bütün namazları aramak ve taramak zorundadır ki, o mükemmel iki rekatı bulabilsin.</strong></u> Şayet o mükemmel ve sevaplı iki rekatlık namaz, müphem değil de <strong>açık ve net olsa idi,</strong> o zaman insanlar o belirgin <u><span style="color: red"><strong>iki rekatı kılar, sair nafile olan namazlara iltifat etmezdi</strong></span></u> ibadet açısından bir<strong> durağanlık olurdu</strong> ve böylece hayırlı işlere set çekilmiş olurdu.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: red"><u>Yine gıybet günahı içinde öyle bir gıybet vardır ki, insan öldürmek kadar günahlıdır.</u></span></strong> Tabi yine bu feci gıybetin hal ve keyfiyeti <strong>müphemdir. Yani belirsizdir</strong>. O zaman <strong>bütün gıybetlerin bu feci gıybet olma ihtimal ve imkanı olabilir.</strong> Öyle ise gıybetin <strong>hepsinden uzak durmak en garantili yoldur</strong>. Böyle olunca, şahıs kendi aleminde der; <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: blue"><em>“madem şu feci gıybetin belirsiz olma hali bütün gıybetleri potansiyel olarak cinayet kadar günahlı ve tehlikeli yapıyor, öyle ise gıybetten uzak durmak en sağlam yoldur,"</em></span></span> der gıybete girmekten sakınır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bu metot; <strong> ayet ve hadislerin sıkça kullandığı bir metottur</strong>. <strong>Amaç </strong>insanları <strong><u><span style="color: blue">hayra teşvik, şerden sakındırmaktır.</span></u></strong> Ama <strong>hakikat-ı halde o iyi ve kötü fert manalar gerçektir.</strong> Yani insanları <u><strong><span style="color: red">sadece teşvik ve sakındırmak için konulmuş boş bir vaatten ibaret değildir.</span></strong></u> Hakikaten kim o iki rekat namaza isabet ederse <strong><span style="color: red"><u>hac sevabı alır;</u></span></strong> hakikaten <span style="color: blue"><strong><u>kim o feci gıybete tesadüf ederse, cinayet günahına düşer.</u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"><strong><u></u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Avam insanların yanıldığı bir nokta, her iki rekatın hac kadar sevaplı, her gıybetin cinayet kadar günahlı olduğunu tevehhüm etmeleridir. <strong>Bu tam bir safsatadır,</strong> hem de ayet ve hadislerin kıymetli ve mizanlı üslubuna <strong>zıt bir anlayıştır.</strong> Hac ve cinayet gibi azim umurun kıymetini <strong>hafife almaktır ki, ayet ve hadisler bundan münezzehtir.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><u><strong>Cümle açılımlarını tek tek verelim.</strong></u></span> <span style="color: blue"><strong><u>Demek o mükemmel hârika ferd, mutlak, mübhem bulunup, her yerde bulunması mümkün. Şu ibhâm itibâriyle, mantıkça kazıye-i m ümkine sûretinde külliyetine hükmedilebilir.</u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"><strong><u></u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>İzahı:</strong></span><span style="color: darkgreen"><strong><u>Özel bir fert, belirsiz bırakılırsa, bütün fertlerin o özel fert olma ihtimalini getirir. Mesele yüz koyun içinde özel bir koyun vardır, dersek ve bunu açık olarak işaret edip göstersek, diğer koyunlar özel koyun olma imkanından çıkar, sıradan koyunlar olur. Ama o özel koyunu belirsiz bırakıp, işaret etmesek, diğer koyunlar da değer kazanıp özel koyun kapsamına girerler.</u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"><strong><u></u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"><strong><u>Demek şu nev'deki rivâyetler, vukuu bilfiil dâimî ve küllî değil. Zîrâ, kabulün mâdem şartları vardır; külliyet ve dâimîlikten çıkar. Belki, ya bilfiil muvakkattır, mutlaktır; veyahut mümkinedir, külliyedir.</u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: blue"><strong><u></u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><strong><u>Ama hakikati halde ise özel koyun tektir, diğerleri ise sıradandır. Zira özel koyun olma şartları özeldir, nadirdir, külli değildir. O zaman diğer koyunlar hakikatte özel değil, sadece potansiyel olarak, yani imkan olarak özeldirler. <span style="color: red">Bu ikinci cümle</span> avamın her koyunu özel görme eğilimini bertaraf için kullanılmıştır. Birinci cümle ise her koyuna rağbeti artırmak içindir.</u></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Selam ve dua ile... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Sorularla Risale-i Nur Editör</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 85841, member: 27"] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=black][I][SIZE=4][COLOR=red]Soru [/COLOR][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkslategray][B]Demek o mükemmel hârika ferd, mutlak, mübhem bulunup, her yerde bulunması mümkün. Şu ibhâm itibâriyle, mantıkça kazıye-i mümkine sûretinde külliyetine hükmedilebilir. Demek şu nev'deki rivâyetler, vukuu bilfiil dâimî ve küllî değil. Zîrâ, kabulün mâdem şartları vardır; külliyet ve dâimîlikten çıkar. Belki, ya bilfiil muvakkattır, mutlaktır; veyahut mümkinedir, külliyedir. Bu iki parağraf arasındaki münasebeti ve ne demek istediğini açıklar mısınız?[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE][/I][/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=red][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=blue][B]Cevabımız [/B][/COLOR] Değerli Kardeşimiz; [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Ayet ve hadislerde insanları hayra yönlendirmek ve kötü işlerden sakındırmak için bazı metotlar vardır. Bu metotlardan bir tanesi [B][COLOR=blue]hayrın içinde mükemmel ve harika bir fert tasavvurunu yerleştirip, onu bulmak için insanlar teşvik ediliyor. Ya da şerrin ve kötü işlerin içinde feci ve kötü bir fert saklanıyor. [/COLOR][/B]Ta ki ona bulaşmamak ve isabet etmemek için herkes sakındırılsın. [/SIZE][SIZE=3][COLOR=red][B]Böylece insanlar kötülük ve şerlerden kendini muhafaza etsin. [/B][/COLOR] [B]Mesela[/B] Namazlar içinde iki rekatlık bir namaz vardır ki, [B]bu namazı bulan,[/B] [COLOR=red][B]hac kadar sevap kazanır[/B][/COLOR].Yalnız bu namaz [B]müphemdir[/B]. Yani vakti ve keyfiyeti belirgin değildir. [U][B]Bu yüzden bütün namazların bu iki rekat olma ihtimali vardır. [/B][/U]Öyle ise bu iki rekatı arayan adam, [U][B]bütün namazları aramak ve taramak zorundadır ki, o mükemmel iki rekatı bulabilsin.[/B][/U] Şayet o mükemmel ve sevaplı iki rekatlık namaz, müphem değil de [B]açık ve net olsa idi,[/B] o zaman insanlar o belirgin [U][COLOR=red][B]iki rekatı kılar, sair nafile olan namazlara iltifat etmezdi[/B][/COLOR][/U] ibadet açısından bir[B] durağanlık olurdu[/B] ve böylece hayırlı işlere set çekilmiş olurdu. [B][COLOR=red][U]Yine gıybet günahı içinde öyle bir gıybet vardır ki, insan öldürmek kadar günahlıdır.[/U][/COLOR][/B] Tabi yine bu feci gıybetin hal ve keyfiyeti [B]müphemdir. Yani belirsizdir[/B]. O zaman [B]bütün gıybetlerin bu feci gıybet olma ihtimal ve imkanı olabilir.[/B] Öyle ise gıybetin [B]hepsinden uzak durmak en garantili yoldur[/B]. Böyle olunca, şahıs kendi aleminde der; [FONT=Comic Sans MS][COLOR=blue][I]“madem şu feci gıybetin belirsiz olma hali bütün gıybetleri potansiyel olarak cinayet kadar günahlı ve tehlikeli yapıyor, öyle ise gıybetten uzak durmak en sağlam yoldur,"[/I][/COLOR][/FONT] der gıybete girmekten sakınır. Bu metot; [B] ayet ve hadislerin sıkça kullandığı bir metottur[/B]. [B]Amaç [/B]insanları [B][U][COLOR=blue]hayra teşvik, şerden sakındırmaktır.[/COLOR][/U][/B] Ama [B]hakikat-ı halde o iyi ve kötü fert manalar gerçektir.[/B] Yani insanları [U][B][COLOR=red]sadece teşvik ve sakındırmak için konulmuş boş bir vaatten ibaret değildir.[/COLOR][/B][/U] Hakikaten kim o iki rekat namaza isabet ederse [B][COLOR=red][U]hac sevabı alır;[/U][/COLOR][/B] hakikaten [COLOR=blue][B][U]kim o feci gıybete tesadüf ederse, cinayet günahına düşer. [/U][/B][/COLOR] Avam insanların yanıldığı bir nokta, her iki rekatın hac kadar sevaplı, her gıybetin cinayet kadar günahlı olduğunu tevehhüm etmeleridir. [B]Bu tam bir safsatadır,[/B] hem de ayet ve hadislerin kıymetli ve mizanlı üslubuna [B]zıt bir anlayıştır.[/B] Hac ve cinayet gibi azim umurun kıymetini [B]hafife almaktır ki, ayet ve hadisler bundan münezzehtir. [/B] [COLOR=red][U][B]Cümle açılımlarını tek tek verelim.[/B][/U][/COLOR] [COLOR=blue][B][U]Demek o mükemmel hârika ferd, mutlak, mübhem bulunup, her yerde bulunması mümkün. Şu ibhâm itibâriyle, mantıkça kazıye-i m ümkine sûretinde külliyetine hükmedilebilir. [/U][/B][/COLOR] [COLOR=red][B]İzahı:[/B][/COLOR][COLOR=darkgreen][B][U]Özel bir fert, belirsiz bırakılırsa, bütün fertlerin o özel fert olma ihtimalini getirir. Mesele yüz koyun içinde özel bir koyun vardır, dersek ve bunu açık olarak işaret edip göstersek, diğer koyunlar özel koyun olma imkanından çıkar, sıradan koyunlar olur. Ama o özel koyunu belirsiz bırakıp, işaret etmesek, diğer koyunlar da değer kazanıp özel koyun kapsamına girerler. [/U][/B][/COLOR] [COLOR=blue][B][U]Demek şu nev'deki rivâyetler, vukuu bilfiil dâimî ve küllî değil. Zîrâ, kabulün mâdem şartları vardır; külliyet ve dâimîlikten çıkar. Belki, ya bilfiil muvakkattır, mutlaktır; veyahut mümkinedir, külliyedir. [/U][/B][/COLOR] [COLOR=green][B][U]Ama hakikati halde ise özel koyun tektir, diğerleri ise sıradandır. Zira özel koyun olma şartları özeldir, nadirdir, külli değildir. O zaman diğer koyunlar hakikatte özel değil, sadece potansiyel olarak, yani imkan olarak özeldirler. [COLOR=red]Bu ikinci cümle[/COLOR] avamın her koyunu özel görme eğilimini bertaraf için kullanılmıştır. Birinci cümle ise her koyuna rağbeti artırmak içindir.[/U][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Selam ve dua ile... Sorularla Risale-i Nur Editör[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Hangi Gıybet Cinayettir ve Hangi Namazda Hac Sevabı Vardır?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst