Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hanım Sahabiler
Hansa Hatun
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 7363" data-attributes="member: 12"><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Meşhur kadın şair sahabilerden: HANSA HATUN</span></span></strong></p><p></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Peygamber efendimiz zamanında, Amr’ın kızı olan meşhur kadın şair Hansa, çok güzel kahramanlık şiirleri söylerdi. Müslüman olduktan sonra, İslâm, onu üstün bir feragat ve fedakârlık timsali yapmış ve imanda kemale erdirmişti. Dört çocuğu Kadisiye harbinde şehit olduğu hâlde, cesaret ve sebatında asla bir sarsılma olmamıştı. Şehit anası olmanın verdiği teselli, ona evlat acısını bile unutturmuştu.</span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Başka söze ne hacet?</span></span></strong></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hansa Hatun, Kadisiye muharebe meydanına giderek, çocuklarını şu tarihi sözleriyle coşturmuştur: </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">“Benim kahraman evlatlarım! Allaha yemin ederim ki, Ondan başka ibadet edilecek bir mabud yoktur. Siz aynı ananın ve aynı babanın çocuklarısınız. Ben kocama ihanet etmiş bir kadın olmadığım gibi, babanız da mazisi lekeli bir insan değildir. Hem de ben, zorla değil de kendi isteğimle İslâmiyeti kabul ettim. Ve yine kendi arzumla hicret ettim. Sizler işte böyle tertemiz bir maziye sahipsiniz.</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Sizden; gireceğiniz savaşta bu asaletinize uygun bir cesaret ve kahramanlık bekliyorum. Din düşmanlarına ilk hücum eden sizler olmalısınız. Sizlerin arkada değil, daima en ön safta çarpıştığınızı görmeliyim. Çünkü bu harp, eski savaşlarımız gibi adi, basit çıkarlar uğruna yapılan çapulculuk ve yağmacılık hareketi değildir. </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Elleriyle yaptıkları putlara tapan, kız çocuklarını diri diri gömecek kadar vahşete devam eden putperestlere, doğruyu ve hakkı gösterme hareketidir. Kısaca bu cihadda emir Allahtan, kumanda da Resulullah efendimizdendir. Başka söze ne hacet?” </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Bu sözlerden sonra çocuklarını ayrı ayrı kucaklayan Hz. Hansa, ilave ederek diyor ki: </span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">“Ya İslâmın zafer bayrağını Kadisiye’de dalgalandıracaksınız; yahut da din uğruna şehit olduğunuzu duyacağım!.." </span></span></strong></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Bir annenin çocuklarına karşı böyle kahramanca konuşması, orada bulunan diğer mücahidleri de coşturuyor ve Kadisiye’de İslâmın zafer bayrağının dalgalanmasına sebep oluyordu.</span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Şehit anası</span></span></strong></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Nitekim öyle de olmuştur. Hasta yatağında yatarken dört oğlunun da şehadet haberi getirilince, haberi getirenlere sordu: </span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Yani ben, şehit anası mı oldum şimdi?</span></span></strong></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Evet, şehit anası, hem de dört şehit anası...</span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Zafer kimlerde?</span></span></strong></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Zafer, müslümanlarda... Şimdi Kadisiye’de İslâmın bayrağı dalgalanıyor! </span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">“İslâmın bir zaferi için dört oğlum da feda olsun!” </span></span></strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">diyen Hansa Hatun, ellerini kaldırarak şöyle yalvarıyor: </span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Ya Rabbi! Bana emanet ettiğin dört kahramanı, yine senin dinin uğrunda feda etmiş bulunuyorum. </span></span></strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Artık beni şehit anaları defterine kaydet! Benim için şehit anası olmak kâfi ikramdir. Bunu bana nasip eyle!</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Her ne zaman Hansa Hatun’dan söz edilse, Resulullah efendimiz, onun için, <strong>“Örnek bir İslâm kadını” </strong>buyururlardı.</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hansa Hatun, ilk önce, Süleymoğulları kabilesinden Revaha bin Abdülaziz Selmi isimli bir zat ile evlenmişti. Onun vefatından sonra Mirdas bin Ebi Amir ile evlendi. </span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Medine’nin yolunu tuttu </span></span></strong></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Risalet güneşi Mekke’de doğup da dünyayı aydınlattığı zaman, bu güneşin aydınlığı her tarafa yayıldı. Hz. Hansa’nın gözü de bu nur ile aydınlandı. Kendi kabilesinden birkaç kişiyi de yanına katarak Medine’nin yolunu tuttu. Huzuru saadete vararak İslâmiyet ile şereflendi.</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hansa Hatun, devrinin meşhur şairlerindendir. Peygamber efendimiz, onun şiirlerini bir hayli dinlediler. Bu hanımın fesahat ve belagatını takdir buyurdular.</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hz. Hansa, ilk olarak şairliğe şöyle başlamıştı: </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Arada sırada bir-iki şiir söylüyordu. Fakat Esedoğulları kabilesi ile onun kabilesi arasındaki savaşta, öz kardeşi Muaviye öldürüldü. Diğer üvey kardeşi Sahr da mizrakla yaralandı. Hansa Hatun bir sene kadar kardeşine ihtimamla baktı, fakat yara bir türlü iyileşmedi. Sahr da bu yaradan kurtulamayıp, o da öldü. </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hz. Hansa da bu iki kardeşinin ayrılığından müteessir olup, bunlar için mersiye söylemeye başladı ve şair olup ortaya çıktı.</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hz. Ömer, Hansa Hatunun çocuklarının Kadisiye’de şehit olmaları üzerine, şehitlerin çocuklarının her biri için senelik iki yüz dirhem maaş bağladı ve Hz. Hansa’nın ismi de şehit çocukları ile birlikte anıldı.</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Birgün Hansa Hatun, Hz. Aişe’nin huzuruna gelmişti. Başında matem işareti vardı. Hz. Aisş de Hz. Hansa’yı böyle görünce dedi ki: </span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Ey Hansa, böyle yapma! Bu şekilde matem tutmayı dinimiz yasaklamıştır.</span></span></strong></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hz. Hansa da şöyle cevap verdi: </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Ben bunu bilmiyordum, böyle yapmanın men edildiğinden haberim yoktu. Fakat bunu böyle yaptığımın bir sebebi vardır. </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hansa Hatun böyle söyledikten sonra, bu sebebi şöyle anlattı: </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">“Cahiliye devrinde, babamın, beni verdiği kocam çok müsrif bir kimseydi. Kendisinin de, benim de, bütün varımı, yoğumu dağıttı. Kumara verdi. Bunun için parasız, pulsuz kalıp muhtaç duruma düştük. Kardeşim Sahr malını ikiye bölüp, bize bir şeyler vermişti. Az zaman sonra bu mal da heba olup gitti. </span></span></p><p><strong><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hep dağıtıyor</span></span></strong></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Kardeşim Sahr, benim parasız kalıp muhtaç duruma düstüğümü görmüş ve buna çok üzülmüştü. Geride kalan diğer hisseden de bana yine verdi. Karısı kendisine, dedi ki: </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Bu böyle olmaz, sen daha ne zamana kadar kız kardeşin Hansa’ya malını vermekte devam edeceksin? Onun kocası hep kumar oynuyor ve nesi var, nesi yoksa hep dağıtıyor.</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Sahr karısına cevaben şu şiiri söyledi: </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- Yemin ederim ki, ona malımın iyisini vereceğim, o afife bir kadındır. Eğer ben ölürsem, o da kendi başörtüsüyle benim matemimi tutar.” </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Bunları anlatan Hansa Hatun sözlerini şöyle bitirdi: </span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">- İşte ben de onun matemi için böyle yapıyordum.</span></span></p><p><span style="color: #3366ff"><span style="font-family: 'Verdana'">Hz. Hansa 646 yılında vefat etti..</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 7363, member: 12"] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Meşhur kadın şair sahabilerden: HANSA HATUN[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Peygamber efendimiz zamanında, Amr’ın kızı olan meşhur kadın şair Hansa, çok güzel kahramanlık şiirleri söylerdi. Müslüman olduktan sonra, İslâm, onu üstün bir feragat ve fedakârlık timsali yapmış ve imanda kemale erdirmişti. Dört çocuğu Kadisiye harbinde şehit olduğu hâlde, cesaret ve sebatında asla bir sarsılma olmamıştı. Şehit anası olmanın verdiği teselli, ona evlat acısını bile unutturmuştu.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Başka söze ne hacet?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hansa Hatun, Kadisiye muharebe meydanına giderek, çocuklarını şu tarihi sözleriyle coşturmuştur: [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]“Benim kahraman evlatlarım! Allaha yemin ederim ki, Ondan başka ibadet edilecek bir mabud yoktur. Siz aynı ananın ve aynı babanın çocuklarısınız. Ben kocama ihanet etmiş bir kadın olmadığım gibi, babanız da mazisi lekeli bir insan değildir. Hem de ben, zorla değil de kendi isteğimle İslâmiyeti kabul ettim. Ve yine kendi arzumla hicret ettim. Sizler işte böyle tertemiz bir maziye sahipsiniz.[/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Sizden; gireceğiniz savaşta bu asaletinize uygun bir cesaret ve kahramanlık bekliyorum. Din düşmanlarına ilk hücum eden sizler olmalısınız. Sizlerin arkada değil, daima en ön safta çarpıştığınızı görmeliyim. Çünkü bu harp, eski savaşlarımız gibi adi, basit çıkarlar uğruna yapılan çapulculuk ve yağmacılık hareketi değildir. [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Elleriyle yaptıkları putlara tapan, kız çocuklarını diri diri gömecek kadar vahşete devam eden putperestlere, doğruyu ve hakkı gösterme hareketidir. Kısaca bu cihadda emir Allahtan, kumanda da Resulullah efendimizdendir. Başka söze ne hacet?” [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Bu sözlerden sonra çocuklarını ayrı ayrı kucaklayan Hz. Hansa, ilave ederek diyor ki: [/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]“Ya İslâmın zafer bayrağını Kadisiye’de dalgalandıracaksınız; yahut da din uğruna şehit olduğunuzu duyacağım!.." [/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Bir annenin çocuklarına karşı böyle kahramanca konuşması, orada bulunan diğer mücahidleri de coşturuyor ve Kadisiye’de İslâmın zafer bayrağının dalgalanmasına sebep oluyordu.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Şehit anası[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Nitekim öyle de olmuştur. Hasta yatağında yatarken dört oğlunun da şehadet haberi getirilince, haberi getirenlere sordu: [/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Yani ben, şehit anası mı oldum şimdi?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Evet, şehit anası, hem de dört şehit anası...[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Zafer kimlerde?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Zafer, müslümanlarda... Şimdi Kadisiye’de İslâmın bayrağı dalgalanıyor! [/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]“İslâmın bir zaferi için dört oğlum da feda olsun!” [/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]diyen Hansa Hatun, ellerini kaldırarak şöyle yalvarıyor: [/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Ya Rabbi! Bana emanet ettiğin dört kahramanı, yine senin dinin uğrunda feda etmiş bulunuyorum. [/FONT][/COLOR][/B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Artık beni şehit anaları defterine kaydet! Benim için şehit anası olmak kâfi ikramdir. Bunu bana nasip eyle![/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Her ne zaman Hansa Hatun’dan söz edilse, Resulullah efendimiz, onun için, [B]“Örnek bir İslâm kadını” [/B]buyururlardı.[/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hansa Hatun, ilk önce, Süleymoğulları kabilesinden Revaha bin Abdülaziz Selmi isimli bir zat ile evlenmişti. Onun vefatından sonra Mirdas bin Ebi Amir ile evlendi. [/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Medine’nin yolunu tuttu [/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Risalet güneşi Mekke’de doğup da dünyayı aydınlattığı zaman, bu güneşin aydınlığı her tarafa yayıldı. Hz. Hansa’nın gözü de bu nur ile aydınlandı. Kendi kabilesinden birkaç kişiyi de yanına katarak Medine’nin yolunu tuttu. Huzuru saadete vararak İslâmiyet ile şereflendi.[/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hansa Hatun, devrinin meşhur şairlerindendir. Peygamber efendimiz, onun şiirlerini bir hayli dinlediler. Bu hanımın fesahat ve belagatını takdir buyurdular.[/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hz. Hansa, ilk olarak şairliğe şöyle başlamıştı: [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Arada sırada bir-iki şiir söylüyordu. Fakat Esedoğulları kabilesi ile onun kabilesi arasındaki savaşta, öz kardeşi Muaviye öldürüldü. Diğer üvey kardeşi Sahr da mizrakla yaralandı. Hansa Hatun bir sene kadar kardeşine ihtimamla baktı, fakat yara bir türlü iyileşmedi. Sahr da bu yaradan kurtulamayıp, o da öldü. [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hz. Hansa da bu iki kardeşinin ayrılığından müteessir olup, bunlar için mersiye söylemeye başladı ve şair olup ortaya çıktı.[/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hz. Ömer, Hansa Hatunun çocuklarının Kadisiye’de şehit olmaları üzerine, şehitlerin çocuklarının her biri için senelik iki yüz dirhem maaş bağladı ve Hz. Hansa’nın ismi de şehit çocukları ile birlikte anıldı.[/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Birgün Hansa Hatun, Hz. Aişe’nin huzuruna gelmişti. Başında matem işareti vardı. Hz. Aisş de Hz. Hansa’yı böyle görünce dedi ki: [/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Ey Hansa, böyle yapma! Bu şekilde matem tutmayı dinimiz yasaklamıştır.[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hz. Hansa da şöyle cevap verdi: [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Ben bunu bilmiyordum, böyle yapmanın men edildiğinden haberim yoktu. Fakat bunu böyle yaptığımın bir sebebi vardır. [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hansa Hatun böyle söyledikten sonra, bu sebebi şöyle anlattı: [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]“Cahiliye devrinde, babamın, beni verdiği kocam çok müsrif bir kimseydi. Kendisinin de, benim de, bütün varımı, yoğumu dağıttı. Kumara verdi. Bunun için parasız, pulsuz kalıp muhtaç duruma düştük. Kardeşim Sahr malını ikiye bölüp, bize bir şeyler vermişti. Az zaman sonra bu mal da heba olup gitti. [/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hep dağıtıyor[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Kardeşim Sahr, benim parasız kalıp muhtaç duruma düstüğümü görmüş ve buna çok üzülmüştü. Geride kalan diğer hisseden de bana yine verdi. Karısı kendisine, dedi ki: [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Bu böyle olmaz, sen daha ne zamana kadar kız kardeşin Hansa’ya malını vermekte devam edeceksin? Onun kocası hep kumar oynuyor ve nesi var, nesi yoksa hep dağıtıyor.[/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Sahr karısına cevaben şu şiiri söyledi: [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- Yemin ederim ki, ona malımın iyisini vereceğim, o afife bir kadındır. Eğer ben ölürsem, o da kendi başörtüsüyle benim matemimi tutar.” [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Bunları anlatan Hansa Hatun sözlerini şöyle bitirdi: [/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]- İşte ben de onun matemi için böyle yapıyordum.[/FONT][/COLOR] [COLOR=#3366ff][FONT=Verdana]Hz. Hansa 646 yılında vefat etti..[/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Hanım Sahabiler
Hansa Hatun
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst