Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Hasta yatağında Hekimoğlu'nun rüyası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 137499" data-attributes="member: 8283"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>1950 yılın da Bir rüya gördüm. Tren de gidiyorum. Dediler ki "Bediüzzaman Said Nursi de butren de seyahat ediyor."</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>"Hemen fırladım, Bediüzzaman'ın yanına gitmeye koyuldum. Üçüncü mevki bir kompartımanda sekiz kişi oturmuş, pencerenin dibinde de Bediüzzaman Hazretleri vardı. Ben içeri girip, Üstad'ın elini öpmek istedim. Fakat kapının önündeki adam hemen ayağa kalktı, beni göğüsleyerek dışarı çıkardı:</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>"Sen kimsin?" dedi. Ben de,</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>"Risale-i Nur dağıtıyorum" diye cevap verdim.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Bu sözümü duyan Bediüzzaman, dışarı çıktı. Koridorda onunla karşı karşıya geldik. Bediüzzaman'ın elini tuttum, öpmeye başladım. İki defa öptüm. Bu sırada Bediüzzaman gayet sinirli bir şekilde bağırdı:</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>"Elimi öp, şekeri öpme!"</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Dikkat ettim, Bediüzzaman'ın avucunun içi şeker doluydu. Ben de iki defa bu şekerleri öpmüşüm. Üçüncüsünde Bediüzzaman'ın elini öptüm ve uyandım...</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Rüyayı kendim tabir ettim: Şimdi ben bu hizmetin şekerleme tarafındayım fakat çileli zamanlar da gelecek...</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Nitekim öyle oldu...</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Mahkemelerde, hapishanelerde, karakollarda dolaştırıldım. Allah'ın lütfuyla tahkiki iman derslerinden geri kalmadım.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Şu anda hastanede yatıyorum. Ameliyat oldum. Elhamdülillah ameliyatlar, tedaviler isabetli yürüyor. Hastalık, Allah'ın gönderdiği bir hediyedir. Çünkü hastalığı veren Allah'tır. Allah'ın yarattıklarında kötülük yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Takvimleri yazanlara muvakkit denir. Şair diyor ki:</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>"Muvakkit vakti ne bilsin? Gel de onu hastaya sor!"</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Yatakta yatıyorum. Kımıldayamıyorum. Yeme içme yok. Bekliyorum. Saat karşımda; sanki durmuş. Şunu bir daha anlıyor insan; elim, ayağım, gözüm diyoruz. Hiç de bizim değil! Hani insan Ankara'ya gider gelir ya, ben de ahirete gittim geldim. Ahirete gidip gelmenin yorgunluğunu hissediyorum...</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>"Türlü derde deva buldum ben elimle çok zaman,</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Kimse bilmez bir tabibe ben de muhtacım şimdi."</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Durgun sular, akıntı olmadığında bulanır, rüzgâr esmese hava kirlenir. Hayat bir bütündür. Sağlık hastalıkla, iyilikler musibetlerle çalkalanır. İnsan bazen dünya hayatına o kadar dalıyor ki, ölüm aklına bile gelmiyor. Çevresindeki insanlara ölümü yakıştırıyor fakat ölümün bir gün kendi kapısını çalacağını düşünmüyor. Hastalık burada devreye giriyor, "Ey insan, ölüm var, ahiret var, aklını başına al" diyor. Bakıyor, geçen zaman geri gelmiyor. Ömrünün sınırlı olduğu gerçeğini anlıyor. Şimdi ben dönüp maziye bakıyorum, ömrüm bir kuş tüyü gibi uçup gitmiş. Sanki bir gün bile yaşamamışım...</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Rüyadan anladığıma göre, hayatımın üçüncü devresinde iman hakikatleriyle daha çok meşgul olacağım. Allah'tan istediğim budur, duam budur... İyileşeceğim, yürüyeceğim. Ümitliyim. O ümitle bekliyorum...</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 137499, member: 8283"] [FONT=Comic Sans MS][B]1950 yılın da Bir rüya gördüm. Tren de gidiyorum. Dediler ki "Bediüzzaman Said Nursi de butren de seyahat ediyor." "Hemen fırladım, Bediüzzaman'ın yanına gitmeye koyuldum. Üçüncü mevki bir kompartımanda sekiz kişi oturmuş, pencerenin dibinde de Bediüzzaman Hazretleri vardı. Ben içeri girip, Üstad'ın elini öpmek istedim. Fakat kapının önündeki adam hemen ayağa kalktı, beni göğüsleyerek dışarı çıkardı: "Sen kimsin?" dedi. Ben de, "Risale-i Nur dağıtıyorum" diye cevap verdim. Bu sözümü duyan Bediüzzaman, dışarı çıktı. Koridorda onunla karşı karşıya geldik. Bediüzzaman'ın elini tuttum, öpmeye başladım. İki defa öptüm. Bu sırada Bediüzzaman gayet sinirli bir şekilde bağırdı: "Elimi öp, şekeri öpme!" Dikkat ettim, Bediüzzaman'ın avucunun içi şeker doluydu. Ben de iki defa bu şekerleri öpmüşüm. Üçüncüsünde Bediüzzaman'ın elini öptüm ve uyandım... Rüyayı kendim tabir ettim: Şimdi ben bu hizmetin şekerleme tarafındayım fakat çileli zamanlar da gelecek... Nitekim öyle oldu... Mahkemelerde, hapishanelerde, karakollarda dolaştırıldım. Allah'ın lütfuyla tahkiki iman derslerinden geri kalmadım. Şu anda hastanede yatıyorum. Ameliyat oldum. Elhamdülillah ameliyatlar, tedaviler isabetli yürüyor. Hastalık, Allah'ın gönderdiği bir hediyedir. Çünkü hastalığı veren Allah'tır. Allah'ın yarattıklarında kötülük yoktur. Takvimleri yazanlara muvakkit denir. Şair diyor ki: "Muvakkit vakti ne bilsin? Gel de onu hastaya sor!" Yatakta yatıyorum. Kımıldayamıyorum. Yeme içme yok. Bekliyorum. Saat karşımda; sanki durmuş. Şunu bir daha anlıyor insan; elim, ayağım, gözüm diyoruz. Hiç de bizim değil! Hani insan Ankara'ya gider gelir ya, ben de ahirete gittim geldim. Ahirete gidip gelmenin yorgunluğunu hissediyorum... "Türlü derde deva buldum ben elimle çok zaman, Kimse bilmez bir tabibe ben de muhtacım şimdi." Durgun sular, akıntı olmadığında bulanır, rüzgâr esmese hava kirlenir. Hayat bir bütündür. Sağlık hastalıkla, iyilikler musibetlerle çalkalanır. İnsan bazen dünya hayatına o kadar dalıyor ki, ölüm aklına bile gelmiyor. Çevresindeki insanlara ölümü yakıştırıyor fakat ölümün bir gün kendi kapısını çalacağını düşünmüyor. Hastalık burada devreye giriyor, "Ey insan, ölüm var, ahiret var, aklını başına al" diyor. Bakıyor, geçen zaman geri gelmiyor. Ömrünün sınırlı olduğu gerçeğini anlıyor. Şimdi ben dönüp maziye bakıyorum, ömrüm bir kuş tüyü gibi uçup gitmiş. Sanki bir gün bile yaşamamışım... Rüyadan anladığıma göre, hayatımın üçüncü devresinde iman hakikatleriyle daha çok meşgul olacağım. Allah'tan istediğim budur, duam budur... İyileşeceğim, yürüyeceğim. Ümitliyim. O ümitle bekliyorum...[/B][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Hasta yatağında Hekimoğlu'nun rüyası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst